T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:05/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:07/06/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:05/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ D…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:05/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:07/06/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:05/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili ile davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında ticari ilişki kapsamında cari hesap ekstresi çerçevesinde mal alım satımı gerçekleştiğini ve buna istinaden davalı tarafa 05.06.2016 tarihli 100.000,00 TL bedelli keşide yeri Samsun olan çekin düzenlendiğini, davalı tarafın söz konusu çeki 65.855,32 TL üzerinden Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu ettiğini, müvekkilinin cari hesap ekstresi kapsamında tüm borcunu ödediğini, son olarak cari hesap kapsamında kalan 263.275,00 TL tutarlı borcun 100.000,00 TL'sinin ... plakalı araçla olmak üzere kalan kısmın ise taksitler halinde ödendiğini, müvekkili ile karşı tarafa ait ticari defterler ve muhasebe kayıtları incelendiğinde taraflar arasında herhangi bir alacak-borç ilişkisi kalmadığının ve müvekkilinin tüm borcunu ödemiş olduğunun ortaya çıkacağını belirterek öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının durdurulmasını, Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen 05.06.2016 tarihli ve 100.000,00 TL bedelli çekte takibe konu edilen 76.025,82 TL tutarındaki borçtan müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Denizli mahkemelerinin yetkili olduğunu, menfi tespit davasının davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hak veya hukuki ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan dava olduğunu, işbu davanın menfi tespit davası olmadığını, müvekkiline böyle bir dava açılamayacağını, davanın zamanaşımı süresinde açılmadığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin davacı taraftan Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve Denizli 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarında borçlu olduğunu, işbu dosyalara herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu takiplerin BK'nın 100. maddesine uygun olarak yapıldığını, davacı tarafından yapılan ödeme iddiasının hangi dosyaya mahsuben yapıldığının bilinmediğini, müvekkili şirket yetkilisi tarafından davacı tarafla hiç bir protokol imzalanmadığını, takip konusu dosyaya ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek yetkisiz Mahkemede açılan davanın yetki yönünden reddine, haksız açılan davanın reddine davacı taraf aleyhine %20 tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davalı tarafça davacı tarafın delil olarak dayandığı 14.07.2016 tarihli protokolün davalı şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığından bahisle kabul edilmediği, davalı tarafı bağlamayacağı savunulmuş ise de; ticari defterlere yapılan kayıtların bu protokolle uyumlu olduğu bilirkişi raporlarından anlaşılmakta olup bu nedenle protokolün geçerli olduğu, taraflarca benimsendiği kanısına varılmıştır.Davalı defterlerindeki davalının bakiye alacağının kaynağı ... plakalı ... marka aracın protokolde 100.000,00 TL değer biçilmesi ve noterde yapılan araç satış sözleşmesinde aracın satış bedelinin 100.377,00 TL olarak belirtilmesine rağmen davalı tarafın ticari defterlerinde aracın 72.000,00 TL bedelle satıldığı yönünde kayıt yapılmasından kaynaklandığı bilirkişi raporlarından anlaşılmakla; protokolde öngörülen edimlerin yerine getirilmiş olması nedeniyle davacının davalı şirkete borcunun kalmadığı, protokolü imzalayan ... şirketi temsile yetkili değilse de, yetkisiz temsilci konumundaki bu kişinin imzaladığı protokol hükümlerinin davalı şirket tarafından benimsenerek zımni onay verildiği dolayısıyla davalı şirketi bağlayacağı kanaatine varıldığından sübut bulan davanın kabulüne" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının Denizli 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen 100.000,00 TL bedelli çeki cari hesap kapsamında ödediğini iddia ederek menfi tespit davası açtığını, davacının borcunu kabul etmekle birlikte takipten sonra cari hesap borcunu defaten ödediğini savunduğunu, icra takibi konusu olan çek ile ilgili olarak takip öncesi ödenen miktar, asıl alacak, işlemiş faiz, çek tazminatı, icra giderleri ve vekalet ücretleri gibi kalemler bulunduğunu, taraflar arasında bu takip dışında iki adet daha icra dosyası bulunduğunu, bilirkişi raporunda belirtilen ödemelerin icra takiplerinden sonra defaten yapılmaya başlandığını, iddianın yetkisiz temsilci tarafından imzalanan ve takiplerden sonra düzenlenen belgede yer aldığını, ödemelerin 09.08.2016 tarihinde başlayıp 10.07.2017 tarihine kadar parça parça yapıldığını ve bu ödemelerin cari hesaba yapıldığını, takip konusu yapılan üç adet çeke istinaden hiçbir ödeme yapılmadığını, İİK'nın 72. maddesi uyarınca borç ödenmiş ise bir yıl içinde genel mahkemede dava açılması gerektiğini, aksi takdirde bu tür davaların İcra Hukuk Mahkemesi'nde takibin iptaline yönelik açılabileceğini, kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gözetilerek davanın kambiyo senedi ile sınırlı çözümlenmesi gerekirken cari ilişkiye girilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişinin ticari defterlere bakarak davacının davalı müvekkiline borcu olmadığı kanaatine varılmasının hukuken mümkün olmadığını, ilgili icra dosyalarına mahsuben ya da istinaden ödeme yapıldığına dair imzalı bir belge bulunmadığını, bilirkişinin ancak bu dosyalara ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığına dair inceleme yapabileceğini, kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraftan mahsup edileceği hükmünün bulunduğunu, davacı tarafın yaptığı ödemeler icra dosyalarına mahsuben yapılmış olsa dahi, bu ödemelerin cari hesaba mahsup edilmesinin ve bahsi geçen geçersiz protokol gereğince tüm icra dosyalarının ödendiğinin kabulünün mümkün olmadığını, bu icra dosyalarında takibin BK'nın 100. maddesine göre yapıldığını ve ödemelerin öncelikle feri alacaklardan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin bu protokolün yetkisiz kişi tarafından yapılmasını onaylamadığını, vekalet ücreti alacağından feragat edildiğine dair açık bir beyan bulunmadığını, menfi tespit davasının davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hakkın mevcut olmadığının tespiti için açılabileceğini, davacının borcu ödediğini beyan etmesi nedeniyle bu davanın menfi tespit davası niteliğinde olmadığını ve hukuki yarar bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava; İİK'nın 72. maddesi uyarınca kambiyo senedine dayalı icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı tarafın şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığından bahisle kabul etmediği 14.07.2016 tarihli protokolün şirketin sigortalı çalışanı ... tarafından imzalanmış olduğu, tarafların ticari defterlerine yapılan kayıtların bu protokolle uyumlu olduğu, protokol uyarınca belirlenen ödemelerin protokolde belirlendiği tarihlerde ve belirtildiği şekilde yapılmış olduğu, bu nedenle yetkisiz temsilci tarafından imzalanan protokolün davalı tarafça benimsendiğinin ve geçerli olduğunun kabulü gerektiği, davalının ticari defterlerindeki bakiye alacağının kaynağının ... plakalı aracın satış bedelinin 72.000,00 TL olarak kaydedilmesinden kaynaklandığı ancak ... plakalı ... marka araca protokolde 100.000,00 TL değer biçildiğinin ve noterde yapılan araç satış sözleşmesinde de aracın satış bedelinin 100.377,00 TL olarak belirtildiğinin görüldüğü, resmi noter senedindeki bedele itibar edilmesi gerektiği, davalı şirket tarafından benimsenerek zımni onay verildiği kabul edilen protokolün dava konusu icra takibinden sonra imzalanmış olduğu, protokolde öngörülen edimlerin yerine getirilmiş olması nedeniyle davacının davalı şirkete borcunun kalmadığının anlaşıldığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davalının istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 5.193,32 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 1.298,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.894,99 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 6-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava tarihindeki miktar itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05/12/2025 ...