T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/769 KARAR NO : 2025/1774 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.11.2022 NUMARASI : 2021/438 Esas 2022/1112 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11.12.2025 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.11.2022 tarih 2021/438 Esas 2022/1112 Karar sayılı kar…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/769 KARAR NO : 2025/1774 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.11.2022 NUMARASI : 2021/438 Esas 2022/1112 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11.12.2025 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.11.2022 tarih 2021/438 Esas 2022/1112 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 13.03.2021 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalıya ait ... plakalı araçların karıştıkları trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, değer kaybının tahsili için karşı aracın sigorta şirketi olan davalı şirkete başvuru yaptıklarını, davalı sigorta şirketi tarafından 12.464,27 TL ödeme yapıldığını, ancak ödemenin eksik olduğunu, bakiye değer kaybı alacaklarının mevcut olduğunu, ayrıca davacının onarım süresince aracını kullanımdan mahrum kaldığını ve maddi zarara uğradığını iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca 100,00 TL araç mahrumiyet bedeli tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı işletenden tahsiline karar verilmesi talep etmiştir. CEVAP : Davalı sigorta şirketi vekili, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, aracın onarımının kasko sigortacısı dava dışı ... A.Ş. tarafından yapıldığını, hasar onarım bedeli olan 41.723,91 TL'nin davalı şirkete rücu edildiğini, davacı tarafından değer kaybı talebinde bulunulduğunu ve değer kaybının 17.031,13 TL olarak hesap edildiğini, müvekkili şirketin teminat limitinin kaza tarihi itibariyle 43.000,00 TL olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybı zararı yönünden 13.464,27 TL, hasar onarım bedeli için de 30.575,73 TL olmak üzere 43.040,00 TL kasko sigortacısı ... A.Ş.'ne ödendiğini, yapılan ödeme ile teminat limitinin dolduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait araçta oluşan hasarın aracın kasko sigortacısı dava dışı şirket tarafından karşılandığı; kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün etken olduğu, davacı tarafa ait ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda etken olmadığı, kaza nedeniyle davacıya ait araçta 30.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği, aracın onarım süresinin 20 gün olduğu, araç mahrumiyet zararının 6.000,00 TL olabileceği, dava konusu sigorta poliçesinin 43.000,00 TL limitli olduğu, yapılan proporsiyon hesabı sonrası davacı tarafa 12.464,27 TL değer kaybı tutarı ve ... A.Ş.'ne 30.575,73 TL hasar onarım bedelinin ödendiği, bu çerçevede toplam 43.040,00 TL ödeme yapılmış olduğu, yapılan bu ödeme ile ZMS Sigorta poliçe teminat limitinin dolduğu, davalı sigorta şirketinin başkaca bir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı, değer kaybı tutarının 30.000,00 TL olarak tespit edildiği, sigorta şirketi tarafından ödenen 12.464,27 TL bedelin mahsubu sonrası bakiye değer kaybı tutarının 17.535,73 TL olduğu, davacı tarafından değer kaybı zararının tazmini istemi ile davalı şirkete başvurulduğu tarih itibariyle davalı şirket tarafından öncelikli olarak yapılan başvurunun yanıtlanması gerektiği halde davalı tarafından bu ödemenin eksik yapılarak kasko sigortacısı şirkete daha sonraki bir tarihte yapılan başvuruya istinaden teminat limitinin sonlandırılması söz konusu olduğundan, davalı şirketin bu konuda davacıya karşı teminat sorumluluk ve limitinin değerlendirilmesi ve önceliğin başvuruya göre davacıya verilmesi gerektiği halde davalı tarafın istemi eksik şekilde yerine getirdiği, davacı yönünden teminat limiti kadar sorumluluğunun devam ettiğinin kabulü gerektiği, dava dışı şirkete yapılan ödeme gerekçe gösterilerek bu şekilde sorumluluğun sona erdiğinin kabulünün davalı tarafın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, 6.000,00 TL araç mahrumiyet zararının davalı gerçek kişiden tahsili gerektiği, ancak kısa kararda sehven bu bedelden davalı sigorta şirketinin de sorumlu olduğu gösterildiği, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği kuralı dikkate alınarak bu hususun değiştirilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 17.535,73 TL değer kaybı zararı ile 6.000,00 TL araç mahrumiyet zararı olmak üzere toplam 23.535,73 TL tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden (sigorta teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) ödeme tarihi olan 16.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... A.Ş. vekili, müvekkili tarafından davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle onarım bedeli ve değer kaybı olmak üzere poliçe limitinin tamamı ödenerek sorumluluğun son bulduğunu, KTK'nun 96. maddesindeki hükme göre, garameten ödeme ilkesinin bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade ettiğini, somut uyuşmazlıkta kazaya karışan araç sayısının fazla olması nedeniyle zarar gören sayısının da fazla olduğunu, bu durumda poliçenin tamamının zarar görenlerin ve halefiyet ilkesi gereği zarar gören yerine geçenlerin zararlarının tamamının karşılanamayacağı düşünülerek zarar görenlerin başvurularının beklendiğini, başvurular tamamlandıktan sonra tazminat ödemesine başlandığını, davacı tarafın kasko sigortacısı olan ... A.Ş. tarafından aracın onarımının yapıldığını ve 41.723,91 TL hasar onarım bedelinin müvekkili şirkete rücu edildiğini, aynı zamanda davacı tarafından da değer kaybı talebinde bulunulduğunu, değer kaybının 17.031,13 TL olarak tespit edildiğini, müvekkili sigorta şirketinin teminat limitinin kaza tarihi itibariyle 43.000,00 TL olduğunu, davacının aracında meydana gelen zarar nedeniyle aynı anda iki talep olduğundan proposyon hesabı yapılarak değer kaybı talepleri yönünde davacı tarafa 12.464,27 TL ve davacının aracının hasar onarım bedeli için ise 30.575,73 TL ... A.Ş.'ye rücuen ödendiğini, toplam 43.040,00 TL ödeme yapıldığını, teminat limitinin dolduğunu, araç mahrumiyet tazminatı olarak talep edilen zarar dolaylı zarar olduğundan ve dolaylı zararlar teminat dışı olduğundan müvekkili şirketin bu zarardan sorumluluğunun bulunmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklı bakiye değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur" şeklinde düzenlemeye yer verilmekle birlikte hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır. (Yargıtay 17. HD 24/12/2020 tarih ve 2019/4525 E. - 2020/9051 K., 11.11.2020 tarih ve 2019/6656 E. - 2020/6920 K., Yargıtay 4. HD 11.10.2021 tarih ve 2021/5604 E. - 2021/6493 K. sayılı ilamları) Bununla birlikte proporsiyon adın verilen hesaplama yöntemi ise 6102 sayılı TTK'nın 1535 vd maddelerinde belirtilen eksik ya da yanlış bildirim sebebiyle yasanın 1439/2 maddesinde düzenlenen hususun bulunması halinde ya da yine aynı yasanın 1462. maddesine göre sigorta bedeli, sigorta değerinden az olduğu takdirde, sigorta edilmiş menfaatin bir kısmının zarara uğraması hâlinde sigortacının, aksine sözleşme yoksa, sigorta bedelinin sigorta değerine olan oranına göre tazminat ödeyeceğine yönelik düzenlemenin bulunması halinde ortaya çıkacaktır. Bu nedenle oranlamaya dayalı yapılan ödemeye esas hesaplama yöntemine ise uygulamada proporsiyon adı verilmektedir. Halefiyet ise bir kişinin hukuken diğerinin yerine geçmesi anlamına gelir. 6102 sayılı TTK m. 1472/1. maddesinde sigorta tazminatını ödeyen sigortacının, hukuken sigorta ettirenin (başkası hesabına sigortada sigortalının) yerine geçeceği ifade edilmiştir. Bu nedenle hukukumuzda yasal halefiyete ilişkin olarak tazminat alacağının yasa uyarınca sigortacıya geçmesi ilkesi benimsenmiştir. Yasal halefiyet zarar sigortalarında söz konusu olup, mal sigortaları bakımından TTK m. 1472 hükmünde, sorumluluk sigortaları bakımından TTK m. 1481 hükmünde düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz’î haleftir.(Yargıtay HGK'nın 05/02/2019 tarih ve E. 2017/17-1088 E - 2019/65 K ). Dolayısı ile davacı yanın arıcının kasko firması olan ... A.Ş.'ye hasar yönelik davalı yanca yapılan ödemenin halefiyet prensibi gereği doğrudan davacıya yapılan bir ödeme olduğunun kabulü gerekir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.3. "Sigortanın Kapsamı" başlıklı maddesi kapsamında davalı sigortanın sorumluluğu kaza tarihi itibariyle yayımlanan teminat limiti ile sınırlı olacağından somut olayda davalı yanın araç başına teminat limiti 43,000,00 TL'dir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, somut olayda 13.03.2021 tarihinde davalı yana ZMMS ile sigortalı motosikletin davacının aracına arkadan çarpması ile meydana geldiği anlaşılan trafik kazası neticesi davacının davalı şirkete 15.04.2021 tarihinde değer kaybı tazminatı ödenmesi için başvuru yaptığı, davalı şirket tarafından proporsiyon hesabı yapılarak 16.06.2021 tarihinde davacıya 12.464,27 TL kısmi değer kaybı ödemesi yapıldığı, akabinde davacı aracının kaskocusu konumundaki dava dışı ... şirketine 28.06.2021 tarihinde 30.575,73 TL ödeme yapıldığı, böylece limitin tüketildiği anlaşılmaktadır. Dava dışı ... A.Ş. tarafından alınan 21.06.2021 tarihli kasko ekspertiz raporunun davacının davalı şirkete başvuru tarihi olan 16.06.2021 tarihinden sonra düzenlendiği anlaşılmakla, davalı şirketin başvuru tarihi itibariyle davacının ödeme talebini karşılaması gerekirken, proporsiyon hesabı yapılmasının yerinde olmadığı, bu yönden ilk derece mahkemesince değer kaybı talebi yönünden verilen kararda bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Ne var ki, ilk derece mahkemesi gerekçesinde de işaret edildiği üzere, davacının ikame araç zararı davalı sigorta şirketi teminatı kapsamında bulunmadığından, bu tazminattan sadece davalı işletenin sorumlu tutulması gerekirken, aksi yönde hüküm kurulması isabetli değildir. Davalı sigorta şirketi vekilinin bu istinaf sebebi yerindedir. Bu durumda, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.11.2022 tarih 2021/438 Esas 2022/1112 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davanın KABULÜ ile, 17.535,73 TL değer kaybı tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 13.03.2021 tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden (sigorta teminat limiti olan 30.535,73 TL ile sınırlı olmak kaydı ile) temerrüt tarihi olan 16.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 6.000,00 TL araç mahrumiyet zararının kaza tarihi olan 13.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, Kabul edilen bedel üzerinden hesaplanan 1.607,72 TL harçtan, peşin alınan 461,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.146,42 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... A.Ş. 854,08 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT 13/2. md göre 23.535,73 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... A.Ş. 17.535,73 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 127,10 TL başvuru harcı, 402,00 TL tamamlama harcı, 1.100,00 TL bilirkişi ücreti, 240,45 TL tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 1.869,55 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... A.Ş. 1.392,81 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun mad.18/A-13 hükmü uyarınca dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davada haksız çıkan davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı ... A.Ş. 983,40 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak Hazineye gelir kaydına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı ... A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 492,00 TL'den oluşan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.