T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1313 Esas KARAR NO : 2025/1552 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/06/2025 NUMARASI : 2024/404 Esas, 2025/636 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 20/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1313 Esas KARAR NO : 2025/1552 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/06/2025 NUMARASI : 2024/404 Esas, 2025/636 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 20/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile dava dışı ... İnşaat San. Turizm ve Tic. A.Ş. arasında 12.03.2022 başlangıç, 12.03.2023 bitiş tarihli ticari paket sigorta poliçesi imzalandığını, 28.03.2022 tarihinde dava dışı sigortalı ... İnşaat'a ait İhsaniye-İstanbul şantiyesinde hırsızlık olayı meydana geldiğini, meydana gelen hırsızlık sonucunda Bozdağ marka ... Satrali çalıştırılmak istendiğinde makinenin çalışmadığının fark edildiğini, yapılan incelemede kabloların hırsızlık olayı neticesinde kesilerek alındığının anlaşıldığını, Jandarma tarafından düzenlenen tespit tutanağı ile şantiyenin güvenlik hizmetlerini yürüten ... ... Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti.nin kusuru sebebiyle hasarın meydana geldiğini, tutanakta yer alan ifadelerden de anlaşılacağı üzere gerekli güvenlik önlemlerini almayan, işini gerekli şekilde yapmayan davalının kusuru nedeniyle hasarın meydana geldiğini, düzenlenen eksper raporu uyarınca hırsızlık sonrası meydana gelen hasarın toplam 7.700,00 Euro olduğunu, bu bedelin 19.10.2022 tarihinde dava dışı sigortalısına ödendiğini, müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, müvekkilinin rücu hakkına ilişkin olarak davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiğini belirterek davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hırsızlığın gerçekleştiği iddia edilen tarihlerde müvekkili şirket tarafından sigortalı firmaya güvenlik hizmeti verildiğinin tespit edilemediği, gerçekleştiği iddia edilen hırsızlıktan kaynaklı zararın müvekkili şirketten tazmininin mümkün olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, sigortalı firma tarafından poliçede belirtilen önlemlerin alınmadığını, olayın nasıl gerçekleştiği belli olmadan müvekkili şirkete kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, hasara uğradığı iddia edilen ... santraline sigorta poliçesinde rastlanmadığını, poliçe kapsamında olmayan ... Santrali için sigorta firması tarafından ödeme yapılması ve yapılan ödemenin de müvekkiline rücu edilmek istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini belirterek husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ek ve kök bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere, davaya konu 28.03.2022 tarihinde meydana gelen hırsızlık hasarı davacı sigorta şirketince tanzim edilen ***********-2 nolu Ticari Paket Sigorta poliçesi vadesinde ve teminat kapsamında meydana geldiği, hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu davacı sigorta şirketi tarafından 19.10.2022 tarihinde sigortalısına 7.700,00 Euro hasar tazminatı ödendiği, davalının kusur ve sorumluluğu tespit edilemediği değerlendirmesi yapıldığı, meydana gelen hasarın davalı ... ... Güvenlik Şirketi kusur ve sorumluluğu kapsamında meydana geldiğine ilişkin davalının hırsızlığa konu yere güvenlik hizmeti verdiğine ilişkin dosya kapsamında bir bilgi belge bulunmadığı dolayısıyla davalının sorumluluğunun ve dolayısıyla davalı sıfatının bulunmadığı gerekçesi ile davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; dava dilekçesi eklerinde dosyaya sundukları görgü tespit tutanağı tarihi ile hasar ekspertiz raporundaki görgü tespit tutanağı tarihlerinin aynı olduğunu, sigortalı şirketin güvenlik hizmetlerini yürütmekle sorumlu olan davalının, meydana gelen olaya ilişkin olarak % 100 oranında kusurlu ve sorumlu olduğunu, davalının kusuru sebebiyle hasarın meydana geldiğinin Jandarma tarafından düzenlenen olay yeri görgü tespit tutanağı ile sabit olduğunu, bilirkişi raporunda belirtilen gerekçeler ile davalıya kusur atfedilmediğini, ancak araç giriş çıkışlarındaki kontrolün şantiyenin güvenlik hizmetlerini yürüten davalının sorumluluğunda olduğu, yalnızca olay yerindeki kameraların çalışmamasının ve -kabul anlamına gelmemekle birlikte- yeterli önlem alınmamasının davalının sorumluluğunu kaldıramayacağını, davalının personelleri işlerini gerekli ciddiyet ve hassasiyet ile yaparak şantiye alanını yeterli düzeyde devriye atmak suretiyle kontrol etmiş olsaydı bu hırsızlık olayının meydana gelmeyeceği gibi oldukça önemli hususların göz ardı edildiğini, tarafların ve dava konusunun aynı olduğu Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/405 E. sayılı dosyasına sunulan 24/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda davalıya %50 kusur atfedildiğini, davalının %100 olan kusur oranı %50 olarak eksik ve hatalı hesaplanmış olsa da işbu dosyaya ilişkin raporun, davalının yaşanan hırsızlık olaylarında kusurlu ve sorumlu olduğunu gözler önüne serdiğini, bilirkişi raporu ile de 7.700,00-Euro hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğu ve müvekkili şirketin davalının kusuru oranında rücu imkanının bulunduğunun ispatlandığını, alacağın varlığı ve miktarı belirli olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, dava dışı sigortalıya ödenen sigorta tazminatının hasar sorumlusu olduğu iddiasıyla davalıdan tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy 14. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile 7.700,00 Euro asıl alacak, 411,37 Euro işlemiş faizi olmak üzere 8.111.37 Euro'nun tahsili talebiyle icra takibinin başlatıldığı, davalının 16/10/2023 tarihli itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davacının 03/05/2024 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içinde iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamından; davacı ile dava dışı sigortalı ... İnşaat San Tur ve Tic A.Ş arasında 12/03/2022 başlangıç, 12/03/2023 bitiş tarihli Ticari Paket Sigorta Poliçesinin imzalandığı, sigortalıya ait İhsaniye İstanbul şantiyesinde 28/03/2022 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiği hırsızlık sonucu sigortalının uğradığı zarara karşılık davacı tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamından; davacı ile dava dışı sigortalı ... İnşaat San Tur ve Tic A.Ş arasında 12/03/2022 başlangıç, 12/03/2023 bitiş tarihli Ticari Paket Sigorta Poliçesinin imzalandığı, sigortalıya ait İhsaniye İstanbul şantiyesinde 28/03/2022 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiği iddiasıyla hırsızlık sonucu sigortalının uğradığı zarara karşılık davacı tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece uyuşmazlık konusunda bilirkişi heyetinden rapor alınmış ve yapılan yargılama sonucunda; meydana gelen hasarın davalı ... ... Güvenlik Şirketi kusur ve sorumluluğu kapsamında meydana geldiğine ve davalının hırsızlığa konu yere güvenlik hizmeti verdiğine ilişkin dosya kapsamında bir bilgi belge bulunmadığı gerekçesi ile davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; dava dışı sigortalıya ait şantiyede meydana gelen hırsızlık olayından doğan zarar nedeniyle davalı güvenlik şirketine husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.6102 sayılı TTK'nun 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Davacı vekili dava dilekçesinde Jandarma tarafından düzenlenen Olay Yeri Görgü ve Tespit Tutanağı ile şantiyenin güvenlik hizmetlerini yürüten davalının kusuru sebebiyle hasarın meydana geldiğini iddia etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki savunmasında, hırsızlığın gerçekleştiği iddia edilen tarihlerde müvekkili tarafından sigortalı firmaya güvenlik hizmeti verildiğinin tespit edilemediğinden husumet itirazında bulunmuştur.Davacı ile davalı arasında imzalanan bir güvenlik hizmet sözleşmesi dosya kapsamında bulunmamaktadır.Dosya kapsamına sunulan Jandarma tarafından tutulan 30.03.2022 tarihli tespit tutanağı incelendiğinde, olay yerinde işletme idari işler şefi olarak görevli ...'ün olay ile ilgili beyanlarına yer verilerek, olayı gören tanık olmadığı, olay yerini gösteren kamera kayıtlarının olmadığı, olay ile ilgili şüpheli aracın ve şahısların tespitine yönelik çalışmaların devam ettiğine dair tutanağın düzenlendiği belirtilmiştir. Sigortalı şirketin şantiye şefi tutanaktaki beyanında; işletmenin güvenliğinin 15 özel güvenlik görevlisince vardiye usulü ile 12 şer saatte günde 5 kişi ile sağlandığını, ancak hırsızların tesise ne zaman ne şekilde girdiğinin şu ana kadar tespit edilemediğini, bu olaylardan sonra hem tesisin hem de kendileri adına tedirginlik yaşadıklarını, çünkü güvenlik görevlilerin işlerini gerekli ciddiyet ve hassasiyet ile yapmadıklarını, özel güvenlikçilerin ihmalinin olduğunu, şantiye alanının yeterli düzeyde devriye atmak suretiyle kontrol etmiş olsalardı bu hırsızlık olayının meydana gelmeyeceğini, ortada bir başı boşluk olduğunu, hırsızlık alanında uzun süren bir hırsızlık olduğunu, bu zaman zarfında hiç bir güvenlik görevlisinin bu olayı görmediğini beyan ettiği belirtilmiştir. 31.12.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporda özetle; 28.03.2022 tarihinde İhsaniye-İstanbul şantiyesinde yapılan incelemede kabloların kesilerek alındığı bu yüzden makinelerin çalışmadığı, hasarın giderilebilmesi için KDV dahil toplam 7.700,00 Euro bedel gerektiği, dosya kapsamında sunulan resim ve hasarın giderilebilmesi için gereken parça & işçilik giderleri karşılaştırıldığında kadri maruf sayılmasının uygun olacağı, yaşanan hırsızlık olaylarındaki güvenlik firmasının ... ... Güvenlik Ve Koruma Hizmetleri Limited Şirketi olduğuna dair bir bilgi belge bulunmadığından bu firma ile ilgili bir kusur değerlendirmesi yapılmadığı, hasarın geçerli olan sigorta poliçesi vadesi ve teminat kapsamında meydana geldiği, hasar tazminatı ödendiği tespitleri yapıldığı, davalının kusur ve sorumluluğu tespit edilemediği değerlendirmesi yapıldığı, mahkeme tarafından meydana gelen hasarın davalı ... ... Güvenlik Şirketi kusur ve sorumluluğu kapsamında meydana geldiğine hükmedilmesi durumunda , davacı sigorta şirketi yönünden TTK 1472 Halefiyet prensibi koşulları oluşacağı, ödediği 7.700,00 Euro tazminatı davalının kusuru nispetinde rücuen talep edebileceği belirtilmiştir. 25.05.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; yaşanan hırsızlık olaylarındaki güvenlik firmasının ... ... Güvenlik Ve Koruma Hizmetleri Limited Şirketi olduğuna dair bir bilgi belge bulunmadığından,... ... Güvenlik Ve Koruma Hizmetleri Limited Şirketi'nin kusuru ve sorumluluğu olmadığı, 1.hırsızlık olayının 9 mart 2022, 2.hırsızlık olayının 28 Mart 2022, 3.hırsızlık olayının 29 Mart 2022 günü olduğu, poliçenin 1. ve 2.hırsızlık olayının arasındaki 12 Mart 2022 günü başladığı, Yapılan bu 3 hırsızlık olaylarında çalınan malzemelerin ağırlığı ve hacmi düşünüldüğünde,el ile götürülemeyeceği,hırsızlık olayının içeriden biri yardımıyla yapılmış olabileceği,ancak araçla dışarı çıkarılabileceği ve araç giriş çıkışlarında da kontrol olduğuna dair bir belge görülmediğinden ve olay yerlerindeki kameraların çalışmaması nedeniyle işyerinin gerekli güvenlik alt yapısını oluşturmadığı, yaşanan hırsızlık olaylarında dava dışı ... İnşaat Sanayi Turizm Ve Ticaret A.ş.'nin yeterli sayıda ve gece görüşlü kamera koymadığı,kameralar vasıtası ile gelen görüntülerin aktarılması amacıyla uygun kablolama yapmadığı,kenar çitleri ve çevre duvarlarını güvenli şekilde tutmadığı,yeterli ışıklandırma sağlamadığı,2020 yılında Güvenlik keşif raporlarına istinaden bir iyileştirme yapıldığına dair belgede olmadığından ve tüm bu durumlar değerlendirildiğinde,yaşanan hırsızlık olayında ... İnşaat Sanayi Turizm Ve Ticaret A.Ş. 'nin de kusurunun olduğu, dosya konusu olaya ilişkin davacı tarafın sunduğu Görgü Tespit tutanağı ile Hasar Ekspertz Raporu'ndaki Görgü Tespit tutanağının aynı olmadığı,Tüm bu tespitlerden sonra TTK 1472 Halefiyet Kuralı gereği rücu şartlarının oluşması şartlarından olan hasarın geçerli olan sigorta poliçesi vadesi ve teminat kapsamında meydana geldiği, hasar tazminatı ödendiği tespitleri yapıldığı, davalının kusur ve sorumluluğu tespit edilemediği değerlendirmesi yapıldığı, mahkeme tarafından meydana gelen hasarın davalı ... ... Güvenlik Şirketi kusur ve sorumluluğu kapsamında meydana geldiğine hükmedilmesi durumunda , davacı sigorta şirketi yönünden TTK 1472 Halefiyet prensibi koşulları oluşacağı, ödediği 7.700,00 Euro tazminatı davalının kusuru nispetinde rücuen talep edebileceği belirtilmiştir. 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 5/6 fıkrası; "Bu şirketler tarafından üçüncü kişi, kurum ve kuruluşlara sağlanacak koruma ve güvenlik hizmetleri, hizmetin başladığı gün mesai saati bitimine kadar ilgili valiliğe yazılı olarak bildirilir. Acil ve geçici nitelikteki koruma ve güvenlik hizmetlerinde süre kaydı aranmaz." hükmünü içermektedir.Dairemizin 2025/1432 E sayılı dosyası ile istinaf incelemesi yapılan Bakırköy 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/405 E sayılı dosyasında, halefiyet esasına dayalı olarak davacı sigorta şirketi tarafından davalı aleyhine, aynı şantiyede aynı tarihlerde farklı bir iş makinesinin hırsızlık olayı neticesinde elektrik şebeke ve iç tesisat kablolarının çalındığı iddiasıyla dava açıldığı anlaşılmış ve benzer nitelikteki Bakırköy 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/405 E sayılı davasında, İstanbul İl Jandarma Komutanlığına müzekkere yazılarak poliçede riziko adresi olarak belirtilen adreste bulunan ... İnşaat Şantiye alanına ait özel güvenlik izin belgesi, Özel güvenlik komisyon kararı ve koruma güvenlik planının bir suretinin gönderilmesinin talep edildiği, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nın 25/10/2024 tarihli cevabi yazısında, kayıtlarında ve Polnet sisteminde yapılan incelemede İst... adresinde bulunan ... İnşaat San Tur ve Tic A.Ş adına Özel Güvenlik İzin belgesi verilmediği, herhangi bir delil ve belge bulunmadığından gönderilemediğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamına davalı ile düzenlenmiş bir güvenlik hizmet sözleşmesi sunulmadığı, davalının davaya konu olay sırasında güvenlik hizmetini verdiğini ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, her ne kadar davalı tarafından cevap dilekçesi ekinde bir kısım risk raporları sunulmuş ise de bu raporların tarihinin 2020 yılına ait olduğu, somut davada ise olay tarihinin 2022 yılında olduğu, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nın Bakırköy 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/405 E salıyı dosyasına gönderdiği 25/10/2024 tarihli cevabi yazısında, poliçedeki riziko adresinde sigortalı adına Özel Güvenlik İzin belgesi verilmediğinin belirtildiği, bununla birlikte Jandarma tarafından tutulan tutanakta da olay yerindeki güvenlik firması bilgisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu hali ile dosya kapsamına göre, olay tarihi itibariyle hırsızlık olayının meydana geldiği iddia edilen şantiyenin güvenliğinin davalı güvenlik şirketi tarafından sağlandığının davacı tarafından ispat edilemediğinden ilk derece Mahkemesi kararınında bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesine göre esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/404 Esas, 2025/636 Karar sayılı ve 23/06/2025 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.20/11/2025