T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/396 Esas KARAR NO : 2025/1692 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2021 NUMARASI : 2020/46 Esas, 2021/879 Karar DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ18/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/396 Esas KARAR NO : 2025/1692 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2021 NUMARASI : 2020/46 Esas, 2021/879 Karar DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ18/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eski milli futbolcu olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin şöhretinden yararlanmak istediğini, bu kapsamda davalının müvekkili ile reklam sözleşmesi yapmak istediğini, müvekkilinin de davalı ile işbirliği sözleşmesi imzalanacağına güvenerek mail yoluyla çeşitli yazışmaların yapıldığını, daha sözleşme imzalanmadan müvekkilinin davalı tarafından Erzurum iline götürüldüğünü, orada çeşitli temaslarda bulunarak davalı şirketin reklam ve pazarlama faaliyetinin yapıldığını, müvekkilinin davalı ile anlaşma yapacağına inanarak bu görüşmeleri yaptığını, davalının müvekkili adına kart vizit bastırdığını, müvekkilinin gidiş - geliş uçak biletleri ile Erzurum da kaldığı süre boyunca tüm masraflarının davalı tarafından ödendiğini, müvekkilinin imzalanacak sözleşme kapsamında çeşitli görüşmeler yaptığını, fakat davalı tarafın dürüstlük kuralına aykırı olarak müvekkilinin hak ettiği ücreti ödemediğini, bunun üzerine yapılan iş karşılığında davalı adına takibe konu faturanın düzenlenerek ödenmesinin istenildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının haksız yere takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe dayanak faturadaki unvan ile dava dilekçesinde belirtilen unvan farklı olduğundan davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının davasına dayanak olarak ileri sürdüğü sebepler gözetildiğinden davanın tazminat davası olarak açılması gerektiğini, sözleşme görüşmelerinden dolayı tazminat talep edilebilmesi için de karşı tarafın kusurlu olması ve bir zararının bulunması gerektiğini, somut olayda bu şartların gerçekleşmediğini, reklam ve tanıtım için birlikte çalışma teklifinin davacı tarafından müvekkiline iletildiğini, davacıdan gelen teklif sonrası sözleşme detaylarının taraflar arasında sürekli görüşüldüğünü, bu süreçte davacının Avrasya Belediyeler Birliği'nin davetlisi olarak kendi bireysel faaliyetleri için Erzurum'a geldiğini, dolayısıyla davalının Erzurum'a geliş amacının müvekkilinin tanıtımını yapmak ve pazarlamasına katkı sağlamak olmadığını, müvekkili tarafından sözleşme görüşmelerinin devam etmesi nedeniyle ve davacının talebi doğrultusunda uçak biletinin alındığını, davacının müvekkili adına görüşmeler yaptığı iddiasının doğru olmadığını, Erzurum Belediyesi ile müvekkili görüşmelerinin Temmuz ayında başladığını, davacının ise Ekim ayında Erzurum'a geldiğini, işbirliği görüşmeleri başladıktan sonra davacı ve temsilcisi tarafından görüşecekleri şirketlerin yöneticilerine verilmek üzere her birinin piyasa değeri 1.500,00 TL olan 5 adet masaüstü isimliğin müvekkiline yaptırıldığını, müvekkilinin görüşülecek kişilerle tanıştırılacağı ve bu kişilere ürün satılmasına aracılık edileceğine yönelik vaatlerde bulunulduğunu, isimlik yaptırılmasına ilişkin taleplere ilişkin whatsapp görüşmelerinin dosyaya sunulduğunu, davacının kendisine menfaat sağlamak üzere müvekkilini bu hususta kandırdığını, davacının kendi sosyal medyasında paylaştığı isimliklerin kendi şirketi namına verildiğini gösterir paylaşımlarda bulunduğunu, bu süreçte asıl müvekkilinin zarara uğradığını, varsa zararını davacının ispat etmesi gerektiğini, sözleşme görüşmelerinin sona erme sebebinin davacının müvekkilini sömürmeye çalışması olduğunu, kusurlu tarafın davacı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; tarafların ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfında olduğu, taraflar arasında ticari defterlere işlenmiş nitelikte bir ticari ilişki olmadığı, var olduğu iddia edilen ticari ilişkiye dair sözleşme bulunmadığı, davacı tarafça davalı tarafa tanıtım hizmetin verildiğinin davacı tarafça iddia edildiği, davalı tarafça bu hususun inkar edildiği, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulmadığının her iki tarafın da kabulünde olduğu, davacı tarafın "..." sorumluluğuna dayandığı, davalı taraf ise kusurunun bulunmadığını savunduğu, davacı tarafça kesilen faturada "... ... Eşya Firmasının Pazarlama Faaliyeti Kapsamında Erzurum İline Gidilerek Tanıtım ve Organizasyon Hizmetinin Sağlanması" açıklamasının bulunduğu, davacı tarafça davalı tarafa tanıtım ve organizasyon hizmeti sağlanması içeriğiyle fatura tanzim edildiği, itirazın iptali davalarında takibe bağlılığın alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcut olduğu, her ne kadar davacı tarafça dava sebebi olarak "..." sorumluluğuna dayanılmış ise de kesilen faturada herhangi bir zarardan bahsedilmediği, bu durumda faturada yer alan "... ... Eşya Firmasının Pazarlama Faaliyeti Kapsamında Erzurum İline Gidilerek Tanıtım ve Organizasyon Hizmetinin Sağlanması" işinin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun tespiti gerektiği, fatura tanzim ederek tebliğ ettiren ve yalnızca kendi ticari kayıtlarında yer alan bu alacağa ilişkin hizmetin teslim edildiğinin ispat yükünün davacıya düşeceği, tanıklardan hiçbirisinin dava konusu tanıtım işine dair beyanda bulunmadığı, Yargıtay'ın ticari nitelikli mal ve hizmet alım satım sözleşmelerinde tanık ile ispatı yeterli görmediği, dava itirazın iptali davası ise de davacı tarafından dava dilekçesinde "..." sorumluluğuna dayanıldığından bu hususta yapılan değerlendirmede davanın ispatlanamadığı, görüşmecilerin bu yükümlülüklere kusurlu olarak aykırı davranıp, görüşmelerin başlamasıyla aralarında kurulan güven ilişkisini ihlal ettikleri takdirde bundan doğan zarardan sorumlu olacakları, davacı tarafın davalı tarafın kusurlu hareketini ispat ile mükellef olduğu, dinlenen tanıklardan hiçbirisinin davalının kusuruna dair beyanda bulunmadığı, böylece davacının ispat külfetini yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalı şirket ile yapılan sözleşme görüşmelerine dayanak teşkil eden deliller incelenmeksizin karar verilemeyeceğini, dava dilekçesi ekinde sunulan ve delilleri arasında yer alan; WhatsApp uygulaması aracılığıyla müvekkilinin "..." ismiyle kaydettiği davalı şirket personeli ile yapılan görüşmelerinde Erzurum'a gidiş geliş uçak biletlerinin karşılandığını, müvekkili adına kartvizit basıldığı ve kartvizitin üzerinde açıkça "..., Yönetim Kurulu Başkanı" ve ... Reklam'ın ambleminin ve ticari unvanının "... Reklam Sanayi Tic. Ltd. Şti." yazdığını, ayrıca yine aynı uygulama aracılığı ile ... ..." ismiyle kaydedilen şirket personeli ile yapılan görüşmeden de anlaşılacağı üzere karşı tarafça yine uçuş bilgilerinin iletildiğini, müvekkiline Erzurum Büyükşehir Belediyesi Başkanı'na hediye forma götürülmesine ilişkin danışıldığını, tüm bunların sözleşme görüşmeleri faaliyeti kapsamında yapıldığını ispatladığını, ticari ilişkinin varlığının tespitinde belgelerle ispat müessesesinin tanık beyanından önce geleceğini, dilekçelerine dayanak delilleri araştırılmaksızın salt ticari defter incelemesine ve tanık beyanına dayanılarak karar verilmesinin yasaya aykırılık teşkil ettiğini, sözleşme öncesi sorumluluk (... sorumluluğu) kapsamında giderilmesi talep edilen zararın menfi zarar olduğunu, dava konusu olayda müvekkilinin, davalı şirketçe satın alınan uçak biletleri ile Erzurum'a gittiğini, aralarındaki ticari iş gereği gerçekleştirilmesi kararlaştırılan iş ve işlemleri yaptığını, her şeyden önce müvekkilinin sözleşmenin akdedileceğine duyduğu güven ve inanç ile hareket ederek emek ve mesaisini harcadığını, ortada her ne kadar kurulmamış bir sözleşme var ise de sözleşme görüşmelerinde tarafların niyet ve irade beyanlarının sözleşmeyi kurmaya yönelik olduğunu, sadece sözleşmenin kurulmasına ilişkin görüşmelerde bulunup istişare etmeleriyle kalınmadığını, ayrıca dava konusu seyahatin gerçekleştirilmesinin dahi aralarındaki iş ilişkisinden kaynaklandığını, nitekim davalı şirketin müvekkilinin iş seyahati için uçak biletlerini karşılaması, müvekkilini kendi bünyesinde gösterecek şekilde kartvizit bastırması, müvekkilinin de davalı ile aralarındaki ilişki gereği Erzurum'a gitmesi ve sözleşmenin kurulmasına yönelik eylemlerde bulunması gibi hususların dahi zımnen sözleşmenin kurulduğuna işaret ettiğini, sözleşmenin kurulmasına yönelik görüşmelerle kalınmayıp tarafların ayrıca sözleşme kurulmuş gibi hareket etmelerinin dahi sözleşmenin zımni olarak akdedildiğini kanıtladığını, müvekkilinin davalı şirketin reklamını yaptığını, sözleşmenin kurulmasına yönelik gerçekleştirilen tüm bu eylemler sonucunda müvekkilinin hak ettiği icra takibine konu olan 23.600,00 TL'nin ödenmesi gerektiğini, sözleşme görüşmelerinden doğan sorumlulukta davacının kusuru ispatlamakla yükümlü olmadığını, davalı tarafın açıkça dürüstlük kuralını ihlal ettiğini, müvekkili ile davalı şirket arasındaki iş gereği her iki tarafın da ifa etmekle yükümlü olduğu eylemleri yerine getirdiğini, müvekkilinin Erzurum'a giderek ve görüşülmesi konuşulan kişi ve kurumları ziyaret ederek kendisine düşen sorumluluğu gereği gibi yerine getirdiğini, bunun karşılığında müvekkilinin hak ettiği ve ödenmesi kararlaştırılan 23.600,00 TL yi davalı tarafın ödemeyerek kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini, dolayısıyla borçlu davalı tarafın TBK m.112 gereğince kendisine kusur yüklenemeyeceğini ispat etmekle yükümlü olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, davalı adına düzenlenen fatura alacağının ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş olup karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; 23.10.2019 tarihinde 10.10.2019 tarih 23.600,00 TL tutarlı “... ... Eşya firmasının pazarlama faaliyeti kapsamında Erzurum iline gidilerek tanıtım ve organizasyon hizmeti sağlanması” açıklamalı faturaya istinaden ilamsız icra takibine başlanıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğinden sonra davalı borçlunun borca ve ferilerine yasal süresinde itirazı üzerine takibin durduğu, ödeme emrine itirazın davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir belgeye icra dosyasında rastlanılmadığından iş bu itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmakla işin esasının incelenmesine geçilmiştir.Uyuşmazlık, davaya ve takibe konu hizmetin sözleşme görüşmeleri kapsamında davacı tarafından yerine getirilip getirilmediği noktasında toplanmaktadır.Davalı taraf, davacı tarafından faturaya konu hizmetin verilmediğini savunmuştur.02.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, davacının davalıdan, rapor muhteviyatındaki açıklamalar ışığında (tamamıyla davacının sunduğu açık cari hesap ilişkisinden hareketle) 120.A001 numaralı ... ... ve Reklamcılık Tic.Ltd.Şti. hesabında takip tarihi itibariyle açık cari hesap bakiyesi tutarı olan 23.600,00 TL kadar alacaklı gözüktüğü, davalı defterlerinde, dava konusu alacağın dayanağı faturanın kayıtlı olmadığı, davacı lehine bir alacak kaydı bulunmadığı, dava dosyasına davacı tarafından “ilk taslak sözleşme” metni sunulmuş olmakla taraflar arasında imzalanan mevcut yazılı bir sözleşme sunulmadığı, dava dosyasına takip konusu alacağın dayanağı 10.10.2019 tarih A ... seri sıra numaralı 23.600,00 TL tutarlı “... ... Eşya firmasının pazarlama faaliyeti kapsamında Erzurum iline gidilerek tanıtım ve organizasyon hizmeti sağlanması” faturasının sunulduğu, söz konusu faturanın; davacı/alacaklı şirket tarafından davalı/borçlu unvanının “... ... ve Reklamcılık Ticaret Ltd. Şti.” olarak düzenlenmiş olduğu, faturanın bedeli ödenmediği, yani açık fatura olduğu, faturada davalı unvanı ... ... Eşya Reklam San.Tic.Ltd.Şti. olması gerekirken ... ... ve Reklamcılık Ticaret Ltd.Şti. Olarak hatalı yazılması haricinde faturanın usulüne uygun olarak düzenlendiği, dosya içeriğinde, takip konusu alacağın dayanağı faturanın davalıya tebliğ edilip edilmediğinin görülemediği, faturaya davalı tarafça Ticaret Kanunu'nun 21/2 maddesi hükmü uyarınca yasal süre olan 8 gün içinde itiraz edilip edilmediğinin de görülemediği, davacı/alacaklı vekilinin 23.10.2019 tarihli Büyükçekmece 2.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip talebinde toplam alacağı takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek faiz ve değişen oranlardaki faiz talep etmiş ise de huzurdaki itirazın iptali davasını açan dilekçesinde faiz talep etmediği, davaya esas takip talebinde öngörülen faiz istemi gözetilerek Mahkemenin alacağa hükmetmesi durumunda, davacının asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari işlerdeki avans oranında faiz isteyebileceği, ancak davacı vekilinin takip talebindeki soyut faiz talebine bağlı kalınarak kanuni faiz oranında faiz talep edebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir. Davacı tarafından dosyaya delil olarak sunulan e-mail yazışması incelendiğinde, takibe konu faturanın 17.10.2019 tarihinde davalı şirkete gönderildiği, davalı şirket tarafından aynı gün e-mail cevabi yazısıyla faturaya itiraz edildiği görülmüştür.Takibe ve davaya konu faturanın, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerinde ise kayıtlı olmadığı dosya kapsamında alınan mali bilirkişi raporunda tespit edilmiştir. Bu tespitlere göre, davacı tarafın takibe konu 10.10.2019 tarihli 23.600,00 TL tutarlı“... ... Eşya firmasının pazarlama faaliyeti kapsamında Erzurum iline gidilerek tanıtım ve organizasyon hizmeti sağlanması” açıklamalı faturaya konu reklam ve pazarlama faaliyetini sözleşme görüşmeleri kapsamında yerine getirdiğini ispatlaması gerekecektir.Dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarından fatura içeriği hizmetin yerine getirildiğine yönelik olarak görgüye dayalı bir beyan bulunmamaktadır. Dava dilekçesi ekinde sunulan e-mail yazışmalarındaki kartvizitin basılması, belediye başkanına hangi formanın götürüleceği ve uçak bileti parasının ödenmesi gibi hususlar davacı tarafından takibe konu fatura içeriği hizmetin yerine getirildiğini ispat edici mahiyette değildir. Yukarıda belirtilen tespitler uyarınca davacı tarafından takibe konu fatura içeriği hizmetin davalı adına yapıldığı ispatlanamadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece Mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/46 Esas, 2021/879 Karar sayılı ve 23/11/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/12/2025