T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2211 KARAR NO : 2025/2257 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2021/263 Esas 2022/201 Karar KARAR TARİHİ : 04/03/2022 DAVA :Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 02/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince veri…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2211 KARAR NO : 2025/2257 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2021/263 Esas 2022/201 Karar KARAR TARİHİ : 04/03/2022 DAVA :Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 02/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü TARAFLARIN İDDİA, SAVUNMA İLE YARGILAMA SÜRECİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/12/2019 tarihinde meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde ..... plakalı araç sürücüsü ....'in tam ve asli kusurlu olduğunu, davacı müvekkilinin ise kusursuz olduğunu, kaza nedeniyle yaralanan müvekkilinde maluliyet zararı meydana geldiğini, kazaya sebep olan .... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesinin (Trafik Poliçesi) .....A.Ş tarafından 49698538 poliçe numarası ile tanzim edildiğini, poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri 27/01/2019-27/01/2020 olup kaza tarihini kapsadığını, ZMM poliçesinde kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatı 360.000-TL olduğunu, ancak teminat limitleri 01/07/2019 tarihinden itibaren kişi başına 390.000-TL'ye yükseltildiğini, Sigorta Genel Şartları A.1 “Sigorta Teminat Limitleri Kaza Tarihi itibariyle uygulamaya esas alınır..” maddesi gereğince kaza tarihi olan 11/12/2019 da poliçe teminat limitinin 390.000 TL'ye yükseltilmiş olması sebebiyle davalı sigorta şirketinin ZMM poliçesinden dolayı sorumlu olacağı teminat limitinin de 390.000TL olduğunu, davacı müvekkilinin trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını, uzun süre çalışamadığını, ömür boyunca diğer insanlara göre daha fazla güç ve efor sarfederek çalışmak zorunda kalacağını, yaşı ilerledikçe yaralanmanın sebep olduğu maluliyet nedeniyle çok daha fazla efor ve güç sarfedeceğini, zararının karşılığı olarak şimdilik 1.500,00 TL maddi tazminatın davalı ...'den kaza tarihinden davalı Sigorta Şirketinden ihbar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, aksi halde yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen (davalı Sigorta Şirketinden poliçe Teminat Limiti ile Sınırlı Olarak müştereken ve müteselsilen) alınarak davacıya verilmesine, davacının yaralanması sebebiyle çekilen sıkıntıların duyulan elem ve ızdırabın bir nebze olsun hafifletilmesi için 30.000 TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, aksi halde yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine (Davalı Sigorta Şirketi Manevi Tazminattan Sorumlu değildir.) karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 10/02/2022 tarihli dilekçe ile; davada maddi tazminat bakımından davalılardan ... Sigorta ile haricen anlaşma sağlandığını ve ... Sigorta tarafından maddi tazminat ödemesi yapıldığını, harici Sulh Anlaşması gereğince davacının maddi tazminat davasından feragat edeceğini, davalı ... Sigortanın da davadan feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmeyeceğini ve bu yönde mahkemeye beyanda bulunacağını, ... Sigorta A.Ş’nin feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığına dair mahkemeye beyanda bulunması halinde geçerli olacak şekilde maddi tazminat davasından feragat ettiklerini beyan ettiklerini, davalı ...’e karşı dava konusu manevi tazminat talepleri yönünden davanın devam ettiğini belirtmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin dava konusu trafik kazası bakımından olası sorumluluğunun 01.06.2015 tarihinde yapılan değişiklik ile yeniden düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartları uyarınca belirlenmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, mahkeme dosyasında mübrez bilgi ve belgelerin hiçbirinin tarafların kusur oranlarını tespit etmeye elverişli bulunmadığını, dava konusu kazanın davacı tarafın kusuru ile meydana geldiğini, bu nedenle haksız davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... Sigorta vekili 14/02/2022 tarihli dilekçe ile; müvekkili şirket aleyhine açılmış olan davadan sulh nedeniyle feragat edildiğini, tarafların birbirinden yargılama gideri ve vekalet alacağı talebi olmadığını belirterek, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... davaya cevap dilekçesi vermemiş, 06/102021 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında tutanağa geçirilen imzalı beyanında; kazanın 12/12/2019 tarihinde sabah saat 06:30'da şiddetli yağmurun yağdığı yağmurlu bir günde meydana geldiğini, kazaya karışan motosikletli davacının önünde giden dolmuşu şerit ihlali yapmak suretiyle solladığı sırada yağmurun etkisiyle motosikletinin kayması üzerine kendisinin kullandığı aracın ön sağ tekerleğinin olduğu yere yan taraftan çarpmak suretiyle gerçekleştiğini, davacının bu şekilde yere düştüğünü, motor ayağının üzerine devrildiği için bacak kemiğinin çatladığını, kendisinin çarpmadığını, olay tarihinden sonra sağlık ve trafik ekiplerini kendisinin aradığını, davacının tekel bayisi işlettiği için tedavi süresince hastaneye ve işyerine bizzat kendi aracıyla getirip götürdüğünü, hastane masraflarını kendisinin karşıladığını, davacının eşine elden 450,00 TL ve 5.000,00-TL nakit ödeme ve davacıya kask, motor sürücü kıyafeti, eşofman takımı, ayakkabı alması halinde davacı olmayacaklarını söylediklerini, kendisinin kabul ettiğini, parayı denkleştireceği sırada uyuşmazlık görüşmelerine çağrıldığını, arabulucu huzurunda parayı vermeyi kabul ettiğini, ancak davacı tarafın parayı kabul etmediğini ve davayı açtığını belirterek, davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davanın trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine yönelik olduğu, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragate ilişkin özel yetki bulunduğu ve davacı vekilinin maddi tazminat talebinden feragat ettiklerini bildirdiği, manevi tazminat talebine yönelik olarak da tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davacının yaralanma biçimi, iyileşme süresi, duyduğu acı, davalı ...'in kusur durumu, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye neden olmaması ve hakkaniyet ilkesi, hak ve nesafete uygun olarak paranın satın alım gücü de dikkate alınarak; davacının davalı ... Sigorta A.Ş.'ne yönelik maddi tazminat talebine ilişkin davasının feragat nedeniyle reddine, davalı ...'e yönelik manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11/12/2019 tarihi itibariyle yasal faiziyle davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. DELİLLER : ATK raporu, İzmir 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/338 esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları, tanık beyanları, tüm dosya kapsamı. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; kendini çok iyi ifade edemediğini, durumunun olmamasından dolayı avukat tutamadığını, para cezalarının yasalara uygun olmadığını belirterek, kararı istinaf etmiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın istinaf başvuru dilekçesindeki aleyhe olan hiçbir hususu kabul etmediklerini, istinaf başvuru dilekçesinde bulunması zorunlu olan hususların davalının istinaf dilekçesinde bulunmadığını, bu sebeple davalının istinaf başvurusunun esasa girilmeden usulden reddini talep ettiklerini, davalının istinaf başvurusunda sebepler ve gerekçelerin de bulunmadığını, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak inceleme yapılmasını, usul ve yasaya aykırı olan istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık; yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda gösterilen gerekçelerle maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince;inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.Ayrıca 357/1.fıkra son cümle gereğince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Bilindiği üzere; sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine karşı dava açabilir. İşleten, sürücü ve sigorta şirketi zarar görene karşı TBK'nun 61 inci maddesi uyarınca farklı sorumluluk nedenleriyle ama müteselsilen sorumludurlar. Ayrıca, 6098 Sayılı TBK'nun 56/2 inci fıkrasında da, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda veya ölüm halinde zarar görene veya yakınlarına uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, 11/12/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağında; 11/12/2019 günü saat 06:40 sıralarında davalı sürücü ...'in kendisine ait olan idaresindeki .... plakalı aracıyla.... sokağı takiben Ordu caddesi kavşağına geldiğinde Ordu Caddesine sağa doğru manevra yapmak istediği esnada aracının sağ ön köşe tampon kısımlarıyla Ordu Caddesini takiben Saim Çıkrıkçı Caddesi istikametinden gelip Yeşilyurt Polis Merkezi istikametine seyreden sürücü .... idaresindeki .. ... plakalı motosikletin ön kısımlarına çarpması , çarpmanın etkisiyle motosikletin sol yan kısımlarının üzerine devrilmesi ve sürücü .....'ın yaralanması neticesi yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda ....plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nun 57/1-a maddesini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, diğer sürücünün kusurunun olmadığı tespit edilmiştir. Olayla ilgili İzmir 50. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/338 Esas sayılı dosyada yapılan yargılama sırasında trafik bilirkişisinden alınan 05/04/2021 tarihli raporda; bu kazanın oluşumunda .... Plakalı araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Kanununun; 57/1-a “kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak, dikkatli olmamak, hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek" kuralını ihlal ettiği, 52/1-a maddesi “Aracın hızını kavşaklara yaklaşırken dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken,dönemeçli yollarda ilerlerken,yaya geçitlerine hemzemin geçitlerine, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken,yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmamak, 53/1-a “Sağa dönüş kurallarına riayet etmemek” kurallarını ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda asli olarak kusurlu olduğunu, ..... plakalı motosiklet sürücüsü .....'ın bu kazanın oluşumun da kusurunun bulunmadığı bildirilmiş, ceza mahkemesince bu kusur raporu esas alınarak davalının taksirle kemik kırığı oluşacak derecede bir kişinin yaralanmasına neden olduğundan bahisle TCK un 89/1,89/2-b maddeleri uyarınca cezalandırılmasına hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeden 19/10/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu karar hukuk hakeme bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, ceza dosyasındaki deliller serbestçe değerlendirilebilir. Bu kapsamda; İlk derece mahkemesince ceza yargılaması sırasında trafik bilirkişisinden alınan ve trafik kazası tespit tutanağı ile uyumlu olduğu anlaşılan 05/04/2021 tarihli raporunda tespit edilen kusur durumuna göre; davalı sürücünün asli kusurlu kabul edilerek davacının vücudunda hayat fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırıkları oluşacak şekilde bedensel yaralanması nedeniyle oluşan manevi zararından davalı araç sürücüsü ve işleteni olarak davalı ...'in sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı ...'in analın hususlara değinen istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Keza, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulundan alınan 18/01/2022 tarihli raporda;davacının geçirdiği trafik kazası nedeniyle oluşan sol femur (uyluk kemiği) medial kondilinde nondeplase avülsiyon kırığına bağlı gelişen diz ekleminde hareket kısıtlılığı nedeniyle kişinin engellilik oranı 45 (beş) olarak bulunduğu, tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) ay olarak kabulünün uygun olacağı bildirilmiştir. 6098 Sayılı TBK'nun 56. maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Eldeki davada; kazanın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, kaza nedeniyle davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği ve ağırlığı, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme ve fakirleşme aracı olmaması, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, hak ve nesafet kaideleri, istinaf başvurusunda bulunanın sıfatı, yukarıda açıklanan ilkeler ile birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının fazla olmadığı belirlendiğinden, davalı ...'in istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davalı ...'in istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ...'in istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... tarafından peşin yatırılan 220,70-TL istinaf yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar tarihi itibari ile alınması gereken 1.366,20-TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 342,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,20-TL harcın davalı .....'dan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin davalı..... üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avanslarının yatıranlara iadesine, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 02/12/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.