TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:08/08/2025 NUMARASI:2025/434 Esas, 2025/443 Karar DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ :16/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; G…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/194 KARAR NO:2026/345 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:08/08/2025 NUMARASI:2025/434 Esas, 2025/443 Karar DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ :16/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ile ilgili Tahkim Merkezi'nin 2024/DA-210 sayılı dosyası tahtında verilen 29.07.2025 tarihli tahkim kararına dayalı olarak ihtiyati haciz talebine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati haciz kararının kabulü kararına karşı yanın yaptığı itirazın reddine dair verilen karara karşı; davalı vekili ( karşı yan/) tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.İhtiyati haciz talep eden vekili; taraflar arasında imzalanan 03.08.2022 tarihli Sözleşmeye istinaden taraflar arasında çıkan uyuşmazlık kapsamında; İstanbul Tahkim Merkezi'nin 2024/DA-210 sayılı dosyasında tahkim yargılamasının görüldüğünü, işbu yargılama sonucunda verilen 29.07.2025 tarihli karar ile; hakediş alacağı adı altında 1.028.387,00-USD, işbu alacağa 28.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari işlere uygulanan avans faizi ile birlikte 157.639,05-USD, ayrıca mahrum kalınan kar adı altında 133.357,00-USD, konaklama ve ulaşım bedeli olarak 70.334,00-USD, SGK prim gecikme faizi olarak 1.922.443,00-TL, muhtasar vergisi gecikme faizi olarak 512.365,00-TL, yargılama gideri adı altında 2.483.089,12-TL, hakem sekreteri ücreti olarak 22.250,00-TL ve vekalet ücreti olarak 1.140.663,75-TL olmak üzere toplam 1.389.717,05-USD ile toplam 6.080.810,87-TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verildiğini, hakem kararlarının mahkeme ilamı hükmünde olduğunu, dolayısıyla yukarıda sözü edilen alacağın ilama dayalı olduğunu ve işbu alacakalarının teminata bağlanmadığını, bununla birlikte davalının Mersin ilinin, Silifke ilçesinde yapımı devam eden; ... şantiyesinde,... A.Ş. ve ... A.Ş. firmalarının alt yüklenicisi olarak çalışan, ortakları ... Şirketi, ... Şirketi ve ... Şirketi olan bir Türk şirketi olduğunu ve ilgili şantiyede yaşanan çeşitli olumsuzluklar nedeniyle; davalının menkul ve gayrimenkul mallarını alacaklılardan kaçırmak amacıyla üçüncü kişilere devretme ve bu şekilde alacaklılardan mal kaçırma hazırlıklarına başladıklarına ilişkin çeşitli haberler olduğunun kamuoyu nezdinde bilindiğini, İcra İflas Kanunu'nun "İhtiyati Hacizde Teminat" başlıklı 259. maddesinin 2. fıkrası "Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz." hükmünü içerdiğinden; teminat istenmeyeceğini, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; İstanbul Tahkim Merkezi'nin 2024/DA-210 sayılı dosyasından verilen 29.07.2025 tarihli tahkim kararına istinaden toplam 1.389.717,06-USD ve toplam 6.080.810,87-TL alacağın tahsilini teminen, davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının İcra İflas Kanunu'nun 259/2. Maddesi uyarınca teminatsız olarak ihtiyaten haczedilmesi talep etmiştir.Mahkemece 08.08.2025 tarihli karar ile; Hakem kararları ilam hükmünde olduğundan İİK 259/2 maddesine göre teminat alınmasına yer olmadığı, faiz alacağının bu aşamada hesaplanmasının mümkün olmadığı, gerekçesi ile;1.232.078,00 USD ve 6.080.810,00 TL toplam 56.251.027,03 TL üzerinden ihtiyati haciz talebinin teminatsız kabulüne, karar verilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden karşı yan vekili 28/07/2025 tarihli dilekçesi ile; haciz talep eden şirket tarafından 11/08/2025 tarihinde İstanbul 1. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, Mahkemenin yetkisiz olduğunu, ihtiyati hacze konu hakem kararına karşı iptal davasının açılması, iptal davasının açılmasının; Milletlerarası Tahkim Kanunu 15/A maddesi uyarınca hakem kararının icrasını kendiliğinden durdurulması, davalı şirketin muayyen yerleşim yerinin olduğu ve mal kaçırma ihtimalinin blunmadığının göz önünde bulundurulması gerektiğini, yetkili mahkemenin Mersin Asliye Ticaret Mahkemelerinin olduğunu, taraflar arasında 03/08/2022 tarihli ... no'lu sözleşmenin akdedildiğini, sözleşmede tahkim şartının bulunduğunu, karşı tarafın, davalıdan sözleşme kapsamında birtakım alacaklarının bulunduğu iddiasıyla; ISTAC 2024/DA-210 sayılı dosyası ile tahkim davasını ikame ettirdiğini, tahkim davası kapsamında 05/11/2024 tarihli 4 nolu ara kararının 1. bendi uyarınca davalı şirketin yabancı sermayeli olması nedeniyle; Tahkim davasında Milletlerarası Tahkim Kanununun uygulanacağına karar verildiğini, MTK uyarınca yetkili mahkemenin Türkiye'de davalının yerleşim yeri veya olağan oturma yeri ya da işyerinin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi olacağını, ihtiyati hacze konu hakem kararına karşı iptal davasının açılması MTK 15/A maddesi uyarınca kararının icrasını durdurduğunu, Hakem Kararına karşı davalı şirketin İstanbul BAM 53. Hukuk Dairesinin 2025/7 Hakem sayılı dosyası ile tehir-i icra talepli olarak iptal davasının açtıklarını, icra takiplerinin MTK md. 15/A uyarınca durdurulduğunu, iptal davasının derdest olduğunu, ihtiyati haciz için başlatılan İstanbul 1. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasının MTK 15/A maddesi uyarınca takibin durdurulması için talepte bulunulmuş ise de dosyanın ihtiyati haciz aşamasında olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verildiğini, belirterek; uyuşmazlığa bakmakla yetkili mahkemelerin Mersin Mahkemeleri olması nedeniyle mahkemenin yetkisizliğine, itirazlar uyarınca ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 04.09.2025 tarihli karar ile;Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin; 9-2. Maddesinde "Sözleşmeden doğan veya onunla ilgili herhangi bir itilaf, uyuşmazlık, ayrılık veya talep, ilgili anda yürürlükte bulunan İstanbul Tahkim Merkezi Kurallarına( ISTAC) göre çözümlenir. İtilaflar üç hakemle halledilecek, tahkim dili Türkçe, tahkim Yeri İstanbul olacaktır." ve ".......her tahkim kararı taraflar arasında bağlayıcı olacaktır." hükmünün yer aldığını, Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 17. Maddesinde "bu kanunda düzenlenen konularda, aksine hüküm bulunmadıkça, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uygulanmaz." hükmü bulunmakta olup, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nda hakem kararının icrası ile ilgili bir düzenleme bulunmadığından; kararın icrası hususunda İcra İflas Kanunu hükümlerinin uygulanacağını, hakem kararları ilam hükmünde olup; İcra İflas Kanunu 34. Maddesi gereği; alacaklı taraf ilamların icrasını her icra dairesinden talep edebileceği, kaldı ki ihtiyati haczin, bir borç ilişkisinde, alacaklı olan tarafın alacağını güvence altına almak ve alacağı tahsil edebilme kabiliyet ve imkanının artırılabilmesi için öngörülen, geçici ve koruyucu nitelikte bir hukuki müessese olduğundan; dosyada ilamın icrası mahiyetinde değerlendirme yapılamayacağını, ihtiyat haciz İİK 257-268 maddeleri arasında düzenlenmiş olup, İcra İflas Kanununun 259/2 Maddesine göre alacağın ilama dayanması durumunda teminat aranmayacağı, İcra iflas kanunu 259/3 Maddesine göre ise alacağın ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise teminat gerekip gerekmediğinin mahkemenin takdirinde olduğu, ihtiyati haciz kararına itirazın; İcra İflas Kanunu 265. Maddesinde düzenlendiği, İİK 265/1 madddesinde; "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir" denildiğini, Kanunda düzenlenen sebepler dışında ihtiyati haciz kararına borçlu tarafın itiraz edilmesi mümkün olmayıp, ihtiyati hacze itiraz edenin mahkemenin yetkisine yapmış olduğu yetki itirazının, ihtiyati hacze dayanak tahkim kararı ilam hükmünde olduğundan HMK 390/1 maddesinin kıyasen uygulanması neticesinde; ihtiyati haciz dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebileceği, ihtiyati hacze itiraz eden taraf her ne kadar Milletlerarası Tahkim Kanunu 3. Maddesi gereği yetkili mahkemenin aleyhine ihtiyati haciz verilenin ikametgahı mahkemesi olan Mersin mahkemeleri olduğuna yönelik itirazda bulunmuş ise de; Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 3. Maddesindeki düzenlemenin tahkim yargılaması sırasında mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlere yönelik bir düzenleme olduğu, tahkim kararına dayalı ihtiyati haciz talebinde Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 3. Maddesi değil, İcra İflas Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, bu sebeple tahkim kararına dayalı ihtiyati haciz kararını vermeye mahkemenin yetkili olduğu, İİK 257. Maddesinde belirtilen şartların varlığı halinde tahkim kararına karşı iptal davası açılmasının; ihtiyati haciz kararının geçici koruma tedbiri olması hasebiyle ihtiyati haciz verilmesine engel olmadığı, ihtiyati hacze itiraz eden tarafın, hakem kararında icra edilebilirlik şerhi bulunmadığından ilam hükmünde olmadığını belirtmiş ise de Milletlerarası Tahkim Kanunu 15/B maddesinin kararın icra edilebilirliğine yönelik bir düzenleme olduğu,ihtiyati haczin geçici hukuki koruma olması sebebiyle; ihtiyati haczi talep edilebilmesi için kararın icra edilebilirlik şerhinin bulunmasına gerek olmadığı, ihtiyati hacze itiraz edenin 09/09/2025 tarihli dilekçesi ile ihtiyati haciz talep edenin süresi içerisinde esas takibe geçmediğinden ihtiyati haczin hükümsüzlüğüne dair ek karar verilmesini talep etmiş ise de ihtiyati haciz talep edenin, ihtiyati hacze konu kararın icrasını İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden talep ettiği, işbu icra dosyasının incelenmesinde; ihtiyati hacizlerin ihtiyati haciz talep eden vekilinin yokluğunda verildiği ve bu haciz kararlarının ihtiyati haciz talep eden vekiline 03/09/2025 tarihinde tebliğe çıkartılmış olup yasaya gereği tebligat alacak vekiline 08/09/2025 tarihinde yapılmış sayıldığı, bu nedenle ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin ihtiyati haczin hükümsüz kaldığına ilişkin itirazın yerinde görülmediği, gerekçesi ile ihtiyati hacze yapılan itiraz reddine karar verilmiştir.Karşı yan vekili istinaf dilekçesi ile;ihtiyati haciz için yetkili mahkemenin Mersin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı şirketin yabancı sermayeli olması nedeniyle;Tahkim Davasında Milletlerarası Tahkim Kanununun (“MTK”) uygulanacağına karar verildiğini, Yargıtay 6. HD., 2014/3906 E. 2014/4941 K. 14.4.2014 T. İlamında; “Tahkim yargılaması öncesi veya tahkim yargılaması sırasında taraflardan birinin istemi üzerine mahkemece verilen ihtiyati tedbir ya da ihtiyati haciz kararı, hakem veya hakem kurulu kararının icra edilebilir hale gelmesiyle ya da davanın hakem veya hakem kurulu tarafından reddedilmesi halinde kendiliğinden ortadan kalkar '' düzenlemesi bulunmaktadır. Maddeye göre tahkim yargılamasından önce veya tahkim yargılaması sırasında ihtiyati hacze karar verilmesi mümkün bulunduğuna göre, kararın verilmesinden sonra da ihtiyati hacze karar verilebilir. Bu itibarla mahkemece, İİK 257 maddesinde yazılı şartlar göz önüne alınarak, davacının ihtiyati haciz isteminin değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.” denildiğini, yetkili mahkemenin MTK md. 3 uyarınca, davalı Mersin’de faaliyet gösterdiğinden,Mersin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, icrası durdurulan bir ilam bulunması sebebiyle ihtiyati haczin şartlarından olan borcun vadesinin gelmiş olması şartının mevcut olmadığını, davalı şirketin muayyen yerleşim yeri olup mal kaçırma ihtimali olmadığını, ihtiyati haciz şartlarından olan vadenin gelmesi koşulunun yerine gelmediğini, ihtiyati hacze konu hakem kararının, icra edilebilirlik şerhi bulunmadığından; ilam niteliğinde olmadığını, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/8495 E. 2023/2210 K. 30.03.2023 T. ilamında; “MTK anlamında icra edilebilirlik şerhi taşıyan ve HMK anlamında hakemler tarafından verilen hakem kararları ilam kavramına dahildir ve ilamlı icra hükümlerine göre icraya konur.” denildiğini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında; 03.08.2022 tarihli ...no'lu sözleşmesi akdedilmiştir.Somut olayda; talep eden vekili; İstanbul Tahkim Merkezi'nin 2024/DA-210 sayılı dosyasında verilen alacak olan toplam 6.080.810,87-TL' için ihtiyati haciz talep etmiş, mahkemece bu kararın ilam hükmünde olması sebebi ile teminatsız şekilde ihtiyati haciz kararı verilmiştir.Davalı yan bu kararın iptali için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 2025/7 hakem dosyası ile dava açmış, dava reddedilmiş ve halen Yargıtay aşamasındadır. Talep eden ise İstanbul 41. Asliye Hukuk Mahkemesinde , karara konu hakem kararının icra edilebilirlik şerhini almak için dava açmış, is bu davda ise Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş, kararın istinaf edilmesi sonucu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53 Hukuk Dairesi tarafından; 2026/84 E., 2026/93 K sayılı, 23.01.2026 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Yurt içinde (Türkiye’de) verilmiş bir hakem kararına dayanarak ihtiyati haciz talep edilmesi süreci, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine tabidir. Süreç, kararın kesinleşip kesinleşmediğine ve icra edilebilirlik durumuna göre iki ana başlıkta toplanır. Hakem Kararı Verildikten Sonra İhtiyati Haciz'de; hakem kararı olsa bile, bu karar doğrudan bir "ilam" (mahkeme kararı) gibi icra edilemez. İhtiyati haciz bu aşamada kritik bir koruma sağlar. İcra edilebilirlik şerhi öncesi, yani kararın uygulanabilir olduğunu gösteren belge alınana kadar geçen sürede ihtiyati haciz talep edilebilir. Hakem kararı, alacağın varlığını gösteren çok güçlü bir delildir. Mahkemeler genellikle bu kararı "yaklaşık ispat" için yeterli görerek ihtiyati haciz talebini kabul edebilir.Hakem kararına dayalı olarak; ihtiyati haciz talebi; ticari bir iş ise, asliye ticaret mahkemesinden, genel bir alacak ise asliye hukuk mahkemesinden talep edilebilir. Teminat alınıp, alınmayacağı ise mahkemenin takdirindedir ve hakem kararına dayalı ihtiyati haciz taleplerinde uygulamada teminat alınmayabilir. Bu nedenlerle mahkemece; teminat aranmaksızın ihtiyati haczin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, karşı yan vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 08/08/2025 tarih ve 2025/434 Esas, 2025/443 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, karşı yan vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasınaYER OLMADIĞINA, 3-Karşı yanca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.