9. Hukuk Dairesi 2008/14577 E. , 2010/294 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (İş) DAVA :Davacı, yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, Türkiye Şeker Fabrikaları A…
**9. Hukuk Dairesi 2008/14577 E. , 2010/294 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (İş) DAVA :Davacı, yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ Genel Müdürlüğüne bağlı Ereğli Bahri Dağdaş şeker fabrikasında çalışmaktayken emekli olduğunu, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, ücretinin de ödenmediğini, sözleşmelerinin geçici işçi statüsünde olsa da zincirleme olarak yenilendiğini, daimi işçi gibi çalıştırıldığını, işyerinin özelleştirme kapsamında davalıya devredildiğini belirterek, yıllık izin ücreti alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, özelleştirme ve hisse devrinden önce gerçekleşen emeklilik nedeniyle davanın husumetten reddi gerektiği, davacının daimi işçi olmayıp kampanya işçisi olduğu, yıllık izin hakkından yararlanamayacağı savunularak davanın reddi talep edilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporunda yer alan hesaplamalar doğrultusunda söz konusu alacak hüküm altına alınmıştır. Karar davalı vekilince temyize getirilmiştir. Uyuşmazlık davacının mevsimlik işçi konumunda olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Çalışmanın sadece yılın belirli bir döneminde sürdürüldüğü veya tüm yıl boyunca çalışılmakla birlikte çalışmanın yılın belirli dönemlerinde yoğunlaştığı işyerlerinde yapılan işler mevsimlik iş olarak tanımlanabilir. Söz konusu dönemler işin niteliğine göre uzun veya kısa olabilir. Her zaman aynı miktarda işçi çalıştırmaya elverişli olmayan ve işyerinde yürütülen faaliyetin niteliğine göre işçilerin her yıl belirli sürelerde yoğun olarak çalıştıkları ve fakat yılın diğer döneminde işçilerin iş sözleşmelerinin ertesi yılın faaliyet dönemi başına kadar ara vermeyi gerektiren işler mevsimlik iş olarak değerlendirilebilir. Mevsimlik iş sözleşmeleri 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesindeki hükümlere uygun olarak, belirli süreli olarak yapılabileceği gibi belirsiz süreli olarak da kurulabilir. Tek bir mevsim için yapılmış belirli süreli iş sözleşmesi, mevsimin bitimi ile kendiliğinden sona erer ve bu durumda işçi ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamaz. Buna karşılık, işçi ile işveren arasında mevsimlik bir işte belirli süreli iş sözleşmesi yapılmış ve izleyen yıllarda da zincirleme mevsimlik iş sözleşmelerle çalışılmışsa iş sözleşmesi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11/son maddesi uyarınca belirsiz süreli nitelik kazanacaktır.