TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/04/2025 NUMARASI : 2017/132 Esas, 2025/409 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1667 KARAR NO : 2026/178 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/04/2025 NUMARASI : 2017/132 Esas, 2025/409 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davası olup davanın kısmen kabulüne dair karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. Davacı vekili; ... villalarının bitki, rulo çim, sulama sistemi ve çevre düzenlemesi işinin, davalı ...'nın yetkilisi ile varılan mutabakat neticesinde, müvekkili şirket tarafından üstlendiğini, davalı ...'nın ortak ve yöneticileri olan ... ve... ile anlaşma yapıldığını, sözleşme aşamasında davalı şirketin ... şirketlerinden olan ... Ltd. Şti. ile sözleşme imzalanmasının talep edildiğini, kurucusu ... olan bu şirketin yöneticileri yine ... ve...'ın kardeşleri olan ... ve ... ... olduğu anlaşıldığından sözleşmenin imzalandığını, müvekkilinin 29.03.2015 tarihinde sözleşmeye konu işe başladığını, sözleşmede belirtilen işler dışında davalı ...'nın yöneticilerinin talimatı ile sözleşme gereği 110.497,86 TL'lik iş yapılması gerekirken ek taleplerle beraber 223.379,96 TL'lik iş yapıldığını, 19.05.2015 tarihinde iş bitim belgesinin ... ve ... ... tarafından imzalanmak suretiyle müvekkiline verildiğini, bu kapsamda müvekkiline bir ödeme yapılmadığını, 185.000,00 TL tutarında 3 adet çek alındığını, 60.000,00 TL tutarındaki çekin tahsil edildiğini, 75.000,00 TL ve 50.000,00-TL tutarlarındaki çeklerin ödenmediğini, bu çeklerden 50.000,00 TL'lik çekin icra takibine konulduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile haklı davanın kabulü ile 50.000,00 TL alacağın davalılardan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .. Ltd. Şti.; davacı tarafından şirkete karşı İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla fatura alacağından dolayı icra takibi yapıldığını, takibe şirket tarafından itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, davacıya verilen çeklerden 60.000,00 TL'lik çekin ödendiğinin davacının kabulünde olduğu, bahsi geçen diğer çeklerin Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile takibe konulduğunu ve halen icra takip dosyasının açık olduğunu, bu takipten ötürü çekte borçlu görünen diğer borçlu şirkete karşı haciz işlemleri de uygulandığını, 07.05.2015 tarihinde yapılan hisse devir sözleşmesi sonrasında ...'ın şirket yetkilisi olmadığını, davacının bahsetmiş olduğu ... veya...'ın ... firmasının yetkilisi olmadığını, kendisinin yetkili olduğunu, alacaklı ile sözleşme akdeden tarafın ... firması olduğunu, ... firması olmadığını belirterek, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... . A.Ş. vekili, davacı taraf her ne kadar ... firmasına karşı bu davayı açmış ise de, müvekkil firmanın alacaklı olduğunu iddia eden davacı firma ile aralarında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, dosyaya ibraz edilen sözleşmenin müvekkili firma tarafından yapılmadığının açıkça belli olduğunu, davacı vekili dilekçesinde müvekkil firmanın yetkililerinin ... ve ... olduğunu iddia etmiş ise de müvekkili firmanın yetkilisi... olduğunu, davacı tarafın sözleşmenin tarafi olan ... firmasından alacağını tahsil edemediğinden müvekkili ... firmasından alacağı tahsil yoluna girmiş olduğunu belirterek, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... ... Yönetimi, ... yönetimi ile alacaklı olduğunu iddia eden davacı firma arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, ... yönetiminin sözleşmenin tarafı olmadığını, sözleşmenin tarafının ... firması olduğunu, ... yönetiminin husumet sıfatı bulunmadığını belirterek, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın usul ve/veya esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı ... . A. Ş. yönünden tüzel kişilik perdesinin aralanması talebi incelendiğinde, getirtilen sicil kayıtlarına göre davalı ...'nın yönetim kurulunda ... ve... olup yetkilisinin ... ve eski yetkilisinin ... olduğu, davalı ...'un ise kuruluşta şirket ortağı ve temsilcisi ... olup, kendisine şirketi tek başına münferit imzası ile temsil ve ilzam yetkisi verilmiş olduğu, ...'ın şirketteki tüm hisselerini 14.11.2013 tarihinde ...'a devir ve temlik ederek şirket ortaklığından ayrılmış olduğu, 17.04.2017 tarihinde şirketin tasfiyesine karar verildiği, ..., ... ve ...'ın kardeş oldukları, şirketlerin mali incelemesi sonucunda 2013-2014 ve 2015 yılları arazında yüklü miktarlarda alış veriş olup 2015 yılında ...'un ...'dan alacaklı olmasına rağmen ... firmasına banka ödemesi ve çekler şeklinde ödemeler yapmış olduğu, ... BS Satış Bildirimlerinin 2013 yılında “%100” diğer davalı ... firmasına ait olduğu, 2014 yılında ... ve ... ... firması için yapılan BS Bildirimleri toplamının ... BS Bildirimlerinin %86'sını oluşturduğu, davalı şirketler arasında organik bağın mevcut olduğu, davacı şirketin üzerine düşen sözleşmesel edimi yerine getirmesine rağmen 2015 yılından beri alacağını alamayarak zarara uğramış olduğu, davalı ... şirketinin tasfiye edildiği, tanık beyanlarına göre de sözleşmenin imzalanması sırasında ... yetkililerinin de bulunduğu, işin yapılması aşamasında ... yetkilisinden talimat alındığı ve dahi ödeme hususlarının da bu yetkililerce konuşulduğunun beyan edilmiş olduğu, dürüstlük kuralına aykırı biçimde sırf alacaklıdan mal kaçırma kastı ile davalı ... şirketi ile sözleşme yapılması istenilmiş olduğu somut delillerle sabit olduğundan davalı ... şirketinin davalı ... şirketi ile alacaktan sorumlu olduğu ve tüzel kişilik perdesinin aralanması gerektiği anlaşılmış olmakla bu davalılar yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece ... ... ... Yönetimi kendisini vekil ile temsil ettirdiği gerekçesiyle AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği, ancak yargılama aşamasında Silivri ... adına vekaletname ibraz edilmediğini, bu nedenle vekalet ücretine ilişkin kararın hatalı olduğunu, davalı ...'nın sorumlu olduğu miktarın yanlış hesaplandığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... ... vekili istinaf dilekçesi ile, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere müvekkili ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, alacak hakkının ancak hukuki ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebileceğini, İstanbul (Anadolu) 3. İcra Hukuk mahkemesinin 2015/523 E. ve 2015/737 K. Sayılı kararının gerekçesinin de müvekkili ile ... arasında organik bağ bulunmadığını ispatlar nitelikte olduğunu, tüzel kişilik perdesinin aralanması koşullarının oluşmadığını, davada tanık dinlenilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalılardan ... Ltd Şti iş sahibidir.Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/1092 E.- 2021/992 K. Sayılı ilamı ile Davalı ... Ltd.Şti.'nin işbu yargılama dosyası ile sınırlı olarak ihyasına karar verilmiştir. Davacı, davalı ...'nın yetkilisi ile varılan mutabakat neticesinde davalılardan ... Ltd Şti ile sözleşme yaptığını, bu sözleşmeye göre ... villalarının bitki, rulo çim, sulama sistemi ve çevre düzenlemesi işinin yapılmasının kararlaştırıldığını, bir kısım iş bedellerinin ödenmediğini, davalılar arasında organik bağ olduğunu ileri sürerek alacaklı olduğu tutarın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... İnşaat, davacıya olan borcu kabul etmekle birlikte diğer davalılarla organik bağ bulunduğu hususunu reddetmiştir. Diğer davalılar, borçlu yüklenici davalı ... ile organik bağlarının bulunmadığını, sözleşmenin tarafı olmadıklarını beyan ederek davanın reddini talep etmişlerdir. Mahkemece, davalılar ... ile ... arasında organik bağ bulunduğu kabul edilerek davacının alacaklı olduğu 50.000,00-TL alacağın davalılardan tahsiline, ... ... Yönetimi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Tanık ... beyanında, "Tarafları tanırım, ben davacı şirkette muhasebe evrak işlerine bakarım, 2015 yılında davacı ile davalılardan ... arasında Silivri'deki ... villarının bahçelerine bitki dikim sözleşmesi yapıldı, sözleşme imzalandığı zaman ben de oradaydım, sözleşmeyi davacı şirket adına ben imzaladım, ... adına ise tam olarak hatırlamıyorum, ... veya ... sözleşmeyi imzaladı, ... ... da sözleşmeyi düzelterek paraf attı, işleri tarif eden...'dı, ... ...'ı ... şirketinin yetkilisi olarak tanıyorum, işlerle ilgili talimatları...'dan aldık, sözleşme gereği biz üzerimize düşen edimlerimizi yerine getirdik, ödemeler hususunda ise ... şirketinin yetkilisi ... hanım ile görüştüm, ödemeler hususunda da ... ile görüştüm, davacı şirketin davalılardan 50.000 ve 70.000 TL'lik 2 adet çek ile 38.000 TL alacağı devam etmektedir, bu işle ilgili olarak... 60.000 TL bedelli bir çek vermişti, bu çeki davacı şirket tahsil etti" şeklinde ifade vermiştir. Tanık ... ... beyanında, "Ben tarafları tanırım, ... Grupta bahçıvan olarak 2014 den yılından 2016 veya 2017 yılına kadar 3,5 yıl çalıştım, emekli oldum, davacı şirket bahçe peyzaj işi yaptı, sulama sistemleri yaptı, ... de çalışıyordum, ...... yönetiyordu, maaşımı ... ödüyordu, peyzaj işleri yapımında ... ... emir veriyordu, ... ve ... aynı şirkettir" şeklinde ifade vermiştir. 30/03/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin sunduğu ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfının bulunması, ticari defterleri ile müstenidatı belgelerin birbiri ile uyumlu olması, davalı ... Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfının bulunmaması, taraf şirketlerin ticari defterlerinin mutabık olması nedenleriyle davalı şirketin 38.379,96 TL borçtan sorumlu olduğu, davacı şirketin takip tarihi itibariyle 3095 sayılı kanuna göre değişen oranlara faiz talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. 12/04/2018 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacı şirket vekilinin dilekçesindeki talepleri kök raporda değişiklik yapılmasını gerektirecek mahiyette görülmediğini son karar ve takdirin mahkemeye ait olduğu görüşü bildirilmiştir. 08/10/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması şartlarının oluşmadığı, bu bakımdan ... şirketinin sözleşmeden kaynaklanan borcu nedeniyle diğer davalılar ... ... şirketinin ve ... ... ... Yönetimi'nin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir. 11/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda; ... şirketinin sözleşmeden kaynaklanan borcu nedeniyle diğer davalılar ... ... şirketinin ve ... ... ... Yönetimi'nin sorumlu tutulabilmesi, ancak davalı asıl borçlu ... şirketi ile davalılardan ... ... şirketinin tüzel kişilik perdelerinin kaldırılarak her üç davalının aynı kişi sayılmasıyla mümkün olabileceği, tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak davalıların tümünün aynı kişi sayılabilmesi için, davacının alacağını semeresiz bırakmak amacıyla davacının borçlusu ... şirketinin malvarlığının usulsuz işlemler ile diğer davalılar ... ... şirkete ve ... ... ... Yönetimi'ne aktarılmış olup olmadığının tespitinin gerektiği, borçlu ... şirketinden diğer davalılara usulsüz bir mal aktarımının bulunup bulunmadığının tespitinin ancak bütün davalıların ticari defter ve kayıtlarının bir mali müşavir tarafından incelenmesi ile mümkün olabileceği, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin uzmanlık alanı dışında kaldığı, her ne kadar daha önce mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış ise de, alınan raporda sadece borçlu ... şirketinin defterlerini incelediği, diğer davalıların defterlerinin incelemediği ve usulsuz bir mal aktarımının bulunup bulunmadığı yönünde herhagi bir inceleme yapmadığı, bu bakımdan bilirkişi raporunun değerlendirme yapmaya elverişsiz olduğu, sonuç ve kanaati bildirilmiştir. 05/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda; Davalılardan ... Ltd. Şti. ve ... ... ... Yönetimi yapılan tebligata rağmen incelemeye iştirak etmemiş ve ticari defterlerini sunmadığını, diğer davalı ... ... A.Ş. vekili tarafından verilen 20.08.2020 havale tarihli dilekçe ile incelenmesi istenilen 2015, 2016 ve 2017 yılı ticari defterlerinin başka mahkemelerde bilirkişi incelemesinde olduğundan inceleme gününde ibraz edilemeyeceğinin belirtildiği, davacı şirket vekili ise yerinde inceleme talebinde bulunmasına ve müteakip kez yapılan telefon görüşmelerine rağmen ticari defterlerini ibraz etmediğini, her ne kadar ara kararda ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de tarafların ticari defterleri ibraz edilmediğinden inceleme yapılamadığını beyan etmişlerdir. 01/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda; sözleşme bedeli 110.479,86 TL iken İş Bitirme Belgesinde, İş Bitimi Toplam Hakkediş Bedelinin 217.479,91 TL olarak belirtildiği, işin, sözleşmeye uygun biçimde zamanında teslim edildiği, davacı yan tarafından davalı ... şirketine toplam olarak KDV Hariç tutarı 189.305,-TL KDV dahil tutarı 223.379,96 TL olan 16 adet fatura düzenlenmiş olduğu, davalı ... ticari defterlerinde de işbu faturaların kayıtlı olduğu ve BA Bildirimlerinde bildirilmiş olduğu, davacının davalı yandan 163.379,96 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından tahsil edilemeyen toplam tutarı 125.000 TL olan 2 adet çek için ve 38.379,96 TL için ayrı ayrı olmak üzere toplam 163.379,96 TL için icra takipleri yapılmış olduğu ve icra takiplerinin kesinleşmiş olduğu, davalı ... şirketine ait incelenen 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defterlerinde, davacı yan ile aralarında bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı, diğer davalı ... ile 2014 ve 2015 yılında ticari ilişkisinin olduğu, diğer davalı ... ... ... Yönetimi açıklaması ile bir cari harekete rastlanmamış olduğu, 2016 ve 2017 yılında ... adı altında cari hesap hareketi olmadığı, aynı cari hesap kodunu (320.019) ... A.Ş. olarak takip ettiği, davalı ... için oluşturulan Cari hesap ekstresi incelendiğinde 2015 yılında ...'un ...'dan alacaklı olmasına rağmen ... firmasına banka ödemesi ve çekler şeklinde ödemeler yapmış olduğu görülmekte olduğu, takdirin Mahkemeye ait olduğu, 2014 yılı ticari defterlerinin cari hesap ekstresi sunulmadığı için ve hareket çok fazla olduğu için örnekleme yolu ile yapılabilen tespitlerde, ... yevmiye defterinde 17.11.2014 tarihli 1528 yevmiye numaralı muhasebe kaydına göre, ... Eylül/2014 geçici vergi davalı ... tarafından ödenmiş gibi ... hesabına alacak kaydı girilmiş olduğu görülmekte olduğu, ... yevmiye defterinde ...'nın davalı ...'tan 2014 ve 2015 yılında Minibüs satın almış olduğu, davalılardan ... BA BS Bildirimleri incelendiğinde ... BS Satış Bildirimlerinin 2013 yılında “%100” diğer davalı ... firmasına ait olduğu, 2014 yılında ... ve ... ... firması için yapılan BS Bildirimleri toplamının ... BS Bildirimlerinin %86'sını oluşturduğu, 2015 yılında ... ve ... ... firması yapılan BS Bildirimleri toplamının ... BS bildirimlerinin %19'sını oluşturduğu, davalı şirketler arasındaki ilişkiye dair yapılan mali değerlendirmeler neticesinde ... ile ... arasında bir organik bağın bulunduğu ve davalı ...'un alacaklıların zarara uğratma kastıyla ... şirketi ile birlikte hareket edildiği kanaatine varması halinde; mezkur davalı şirketler bakımından tüzel kişilik perdesinin aralanması koşullarının oluştuğu sonucuna ulaşılabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Uyuşmazlık konusu olay ele alındığında; Davacı, sözleşmede belirtilen işler dışında davalı ...'nın yöneticilerinin talimatı ile sözleşme gereği 110.497,86 TL'lik iş yapılması gerekirken ek taleplerle beraber 223.379,96 TL'lik iş yapıldığını, 19.05.2015 tarihinde iş bitim belgesinin verildiğini, müvekkiline bir ödeme yapılmadığını, 185.000,00 TL tutarında 3 adet çek alındığını, 60.000,00 TL tutarındaki çekin tahsil edildiğini, 75.000,00 TL ve 50.000,00-TL tutarlarındaki çeklerin ödenmediğini, bu çeklerden 50.000,00 TL'lik çekin icra takibine konulduğunu belirterek, icra takibine konulan 50.000 TL'ye hükmedilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... vekili cevabında, 60.000 TL tutarındaki çeki ödediklerini ancak kalan kısmı ödemediklerini ve icra takibine itiraz da etmediklerini beyan etmiştir. Görüleceği üzere, davacının davalılardan ...'tan alacaklı olduğu hususu ve alacağın miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dolayısıyla, dava dilekçesi ile talep edilen 50.000 TL yönünden gerek 01.06.2023 tarihli bilirkişi raporu içeriği ve gerekse de davalının ikrarı göz önüne alındında davacının alacağı sübuta ermiştir. Bu nedenle davalılardan ... yönünden 50.000 TL alacağa hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur. Davalılardan ... ... ... Yönetimi ile davacı arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Öte yandan, bu davalı ile diğer davalılar arasında organik ilişkiyi gösterebilecek bir durum da söz konusu değildir. Bu nedenle davalı ... ... ... Yönetimi hakkında pasif husumet yokluğundan dolayı davanın reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Bununla birlikte, söz konusu davalı yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirmemesine rağmen davalı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi hatalı olup, davacı vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerinde görülmüştür. Mahkemece, her ne kadar davalılardan ... ... ile ... firmaları arasında organik bağ olduğu gerekçesiyle tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle ... ... aleyhine de 50.000 TL alacak yönünden hüküm kurulmuş ise de, ...'nın yönetim kurulunda ... ve... olup yetkilisinin ... ve eski yetkilisinin ... ; davalı ...'un ise kuruluşta şirket ortağı ve temsilcisinin ... olması; ...'ın şirketteki tüm hisselerini 14.11.2013 tarihinde ...'a devir ve temlik ederek şirket ortaklığından ayrılması, ..., ... ve ...'ın kardeş olmaları, şirketlerin mali incelemesi sonucunda 2013-2014 ve 2015 yılları arasında yüklü miktarlarda alış veriş olması, 2015 yılında ...'un ...'dan alacaklı olmasına rağmen ... firmasına banka ödemesi ve çekler şeklinde ödemeler yapması, ... BS Satış Bildirimlerinin 2013 yılında “%100” diğer davalı ... firmasına ait olması, 2014 yılında ... ve ... ... firması için yapılan BS Bildirimleri toplamının ... BS Bildirimlerinin %86'sını tekabül etmesi hususları bir arada düşünüldüğünde, davalılar arasında bir ticari ilişkinin varlığını gösterdiği, ancak tüzel kişilik perdesinin aralanmasına yeter derecede bir yoğunluk olmadığı, öte yandan ... ...'un kötü niyetli olarak ...'un malvarlığını kendine aktardığına ve bu nedenle ...'un alacaklılarının alacaklarına ulaşamadığına dair somut bir delil de bulunmaması karşısında, davalı ...'nın sorumluluğuna gidilemeyeceği değerlendirilmiştir. Hal böyle iken, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi yerine diğer davalı ... ile birlikte davacının 50.000 TL tutarındaki alacağından sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı görülmüş, davalı vekilinin istinafı bu nedenle yerinde görülmüştür.Yukarıda değinilen nedenlerle, davalı ... ... Limited Şirketi yönünden açılan davanın davanın pasif husumet ehliyeti bulunmadığından reddi, ayrıca Davalı ... ... ... Yönetimi lehine hükmedilen avukatlık ücretinin kaldırılması için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, ancak bu hususların yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle Dairemizce yeniden hüküm kurulabileceği değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin usulden, davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE 2-BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 15/04/2025 tarih ve 2017/132 Esas, 2025/409 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davalı ... ... ... Yönetimi yönünden açılan davanın davanın pasif husumet ehliyeti bulunmadığından REDDİNE, 4-Davalı ... Limited Şirketi yönünden açılan davanın REDDİNE, 5- Davalı ... Limited Şirketi yönünden açılan davanın KABULÜ ile, 50.000,00-TL alacağın dava tarihi olan 09/02/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 3.415,50 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 853,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,62 TL harcın davalı ... İnş. şirketinden alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yatırılan 853,88 TL peşin harcın davalı ... İnş. Şirketinden alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan toplam 8.139,85 TL yargılama giderinin davalı ... İnş. şirketinden alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ... İnş. Şirketinden alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı ... şirketi, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davacı ile davalı ... ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 2-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinaf eden taraflar üzerinde BIRAKILMASINA, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere12/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.