İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin 3 fabrikasında ... ve karton üretimi yapan kendi sektörünün ülkemizdeki en büyük firmalarından biri olduğunu, davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş. Müvekkil şirketten satın aldığı ... ürünlerinin borcu karşılığında 260.000-TL meblağlı bir ç…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1500 KARAR NO : 2025/4173 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/01/2024 NUMARASI : 2019/473 Esas - 2024/29 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin 3 fabrikasında ... ve karton üretimi yapan kendi sektörünün ülkemizdeki en büyük firmalarından biri olduğunu, davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş. Müvekkil şirketten satın aldığı ... ürünlerinin borcu karşılığında 260.000-TL meblağlı bir çek ciro ederek müvekkili şirkete teslim ettiğini, sözü edilen çekin müvekkil şirket tarafından süresinde bankaya ibraz edildiğinde, İstanbul Anadolu 9. ATM nin 2019/82 esas sayılı dosyasından verilen tedbir kararı nedeniyle işlem yapılmadığı, banka tarafından şerh edildiğini, taraflarınca edinilen bilgiye göre bu mahkemede açılan davada, müvekkil şirketin lehtarı olduğu çekle ilgili olarak ... ... isimli bir kişinin çekin kendisine ait olduğunu ileri sürerek zayi kararı verilmesi ve tedbir talebinde bulunduğunun öğrenildiğini, davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş.'nin teklifi üzerine mutabık kalınarak toplam 114.076 kg ürün 333.800,57-TL bedelle 19.12.2018 tarihinde satıldığını, bu satışa ilişkin olarak keşidecinin imzalı ve kaşeli teklif formunu Mahkememize sunduklarını, ... ... San. ve Tic. A.Ş. ürünler karşılığı KDV dahil 333.800,57-TL tutarlı sipariş ile birlikte 31.03.2019 vadeli çek ve kalan tutarın 25.12.2018 tarihinde banka havalesi ile ödeyeceğini, ekli ıslak imzalı ve kaşeli teklif formu ile kabul ve beyan ettiğini, ilgili siparişine karşılık 260.000-TL tutarında 31.03.2019 vadeli kendisine keşide edilmiş... Muk. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. Firmasının çekini müvekkil şirkete ciroladığını, çek zayi davası açabilmenin birinci şartının, dava açan kişinin çekin meşru hamili olması yani çeki meşru bir yolla elinde bulunduran kişi olması gerektiğini, dava konusu çekin açıklandığı üzere, alıcı firma tarafından müvekkil şirkete borca karşılık verilmiş bir çek olduğunu ve müvekkil şirket elinde bulunduğunu, zaten vadesinde bankaya ibraz olunmasından da çekin müvekkil şirket elinde bulunduğu açıkça ortada olduğunu, bu nedenle davalılardan müştereken ve müteselsilen 100.000 TL manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu, müvekkil şirketin çek üzerindeki tedbir nedeniyle de maddi olarak da kayba uğradığını, çekin davalıların sahte beyanları ve belgeleri üzerine verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle tahsil edilmeyince, çekin ciro edildiği firmaya çek bedeli nakit olarak ödenmek zorunda kalındığını, ayrıca, çekin tedbir kararı nedeni ile tahsil edilmemesi ve ciro edilen son hamile ödeme yapılması nedeniyle, ilave finansman maliyeti de oluştuğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebinin olduğunu, davayı açmadan önce taraflarınca zorunlu arabuluculuk yoluna da başvurulduğunu, davalı ... ... yalnızca İstanbul Anadolu 9. ATMdeki davayı da açmakla kalmadığı, ayrıca İstanbul Anadolu 10. ATM nin 2019/571 esas sayılı dosyasıyla da aynı şekilde müvekkil şirketin elinde bulunan farklı bir çeke ilişkin olarak aynı belgeler ve iddialarla çekin kendisine ait olduğunu ileri sürerek zayi kararı verilmesi için de dava açtığını, davalı ... firması ve davalı ... İnatçı isimli kişinin iki farklı olayda, ikisinin de aynı yöntemi kullanarak aynı gerçekdışı beyanlara dayanarak hareket etmiş olmaları organize bir planlama içinde olduklarını ve kötüniyetlerini açıkça ortaya koyduğunu, açıklanan nedenlerle, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000-TL maddi tazminat ile 100.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, İstanbul Anadolu 9. ATMnin 2019/82 E. sayılı dosyasına yatan 39.000-TL teminat üzerine teminatın iade edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.Davacı vekili talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 42.479,39 TL'ye yükseltmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk Derece Mahkemesince; "...Davalılardan ... A.Ş.'nin davacıya ciro ettiği ve davacı tarafından dava konusu edilen keşidecisinin... ... Ltd. Şti., vade tarihi 31.03.2019 olan, 8032958 seri nolu, 260.000,00 TL tutarlı çekin dava dışı ... Madencilik A.Ş.'ne 26.02.2019 tarihinde ciro edildiği, ciro edilen söz konusu çekin dava dışı ... Madencilik A.Ş. tarafından bankaya ibraz edildiği, çekin karşılıksız çıktığı, karşılıksız çıkan 260.000,00 tutarlı çek bedelinin davacı tarafından dava dışı ... Madencilik A.Ş.'ne 05.04.2019 tarihinde banka üzerinden ödendiği, işbu çekin zilyetliğinde iken kaybolduğundan bahisle iptaline ilişkin davalı ... tarafından iptal davası açıldığı, zayi nedeniyle iptal davasında dosyamız davacısının gerçek hamil olduğundan bahisle müdahale talebinde bulunduğu, iptal davası davacısının süresinde istirdat davasını açmadığı ve dosyayı takipsiz bıraktığı, iptal davasının açılmamış sayılmasına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı firma, dava konusu çekte davalı ...'un hak sahipliği olmamasına rağmen zayi nedeniyle iptal davası açtığı ve bu davada ödemeden men şeklinde tedbir kararı verilmesine sebebiyet verdiği, tedbir kararı bulunduğundan gerçek hak sahibi olan davacının ticari ilişki içerisinde bulunduğu ciro ile çeki devrettiği ... firmasının bankadan ödemeyi alamaması nedeniyle davacının nakit ödemek durumunda kaldığı bedel nedeniyle maddi ve manevi açıdan zarara uğradığı iddiası ile eldeki davanın açıldığı, dava konusu bahse konu keşidecisinin... ... Ltd. Şti. olduğu, vade tarihi 31.03.2019 olan, 8032958 seri nolu, 260.000,00 TL tutarlı çekin incelenmesinde davalı ...'un hak sahipliğinin bulunmadığı, zaten davalı şirket yetkilisi ve davalı ... hakkında açılan ceza soruşturması ve yapılan ceza kovuşturmasında davalı ... ile davalı şirket arasında çalışma ilişkisi- ticari ilişkinin bulunduğunun kabul edildiği, davalı ... ceza yargılamasında kendisine 2.000 ila 20.000 TL gibi rakamlar arasında değişen birden fazla çek verildiğini beyan ettiği halde eldeki davaya konu 260.000,00 TL bedelli çekin iptali için dava açılıp tedbir kararı aldırıldığı, davalı taraf bu durumun yanlışlık olduğunu ileri sürmüş ise de bu çek haricinde yine İA 10 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/571 esas sayılı dosyası üzerinden görülen dosyamız davacısının müdahil olduğu dava ile; keşidecisi ... ... San. Ve Tic. A.Ş. olan, ... Avcılar Şubesine ait, keşide tarihi 28/02/2019, çek numarası ... olan, 139.093,93 TL lik çekin kaybolduğundan bahisle davalı ... tarafından iptal davası açılmış olduğu, kendisine davalı firma tarafından 2.000,00 TL - 20.000,00 TL bedelli çekler verildiğini ifade eden davalı ...'un davacının/ davacı müşterisinin hak sahibi olduğu iki farklı biri 260.000,00 TL, diğeri ise 139.093,93 TL bedelli iki ayrı çekte hak sahibi olmadığı halde hak sahibi olduğundan bahisle iptal davası açıp ödemeden men şeklinde tedbir kararı aldırdığı, davalı ... ile davalı firma arasında kendilerinin de kabul ettiği bir ticari ilişkinin bulunduğu, davalı tarafın yaptığı eylemler nedeniyle davacı müşterilerine ilgili bankanın ödeme yapamaması sonucu davacının ödemek zorunda kaldığı, davalı ... ve davalı yetkilisinin ağır ceza mahkemesindeki savunmaları da gözetildiğinde davalı tarafın eylemlerinin haksız eylem niteliğinde olup kusurlarının bulunduğu, bu haksız eylem sonucu davacının zarara uğrama ihtimalinin oluştuğu, 6098 sayılı TBK'nın 49 vd maddeleri gereğince kusurlu ve hukuka aykırı eylem nedeniyle bir kişiye zarar verilmesi ve zarar ile hukuka aykırı eylem arasında illiyet bağının olması halinde hukuka aykırı davranan kişinin sorumluluğu bulunduğu, zarar miktarı hususunda ise 6098 Sayılı TBK'nun 50. Maddesi uygulanması gerektiği, belirtilen hükümler uyarınca; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesinin ise hakime ait olduğu, Mahkememizce davacı vekiline maddi tazminat taleplerini somutlaştırma kapsamında süre verildiği ancak somutlaştırma yükümlülüğünün gereğinin yerine getirilmediği, fakat mali müşavir bilirkişinin raporunda tespit edilen davalı şirketin cari hesap borcu olan 42. 479,39 TL nin maddi tazminat olarak talep edildiği, dava dilekçesinde belirtilen ilave finansmana ilişkin zarar belgesinin sunulmadığı, davacı tarafça maddi tazminat taleplerinin ispata muhtaç kaldığı kanaatiyle maddi tazminat davasının reddine dair karar verilmiştir.Davacının manevi tazminat talebine yönelik yapılan incelemede; TBK madde 49" Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."Madde 58" Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir." hükümlerine amirdir. Hukuki durumun yukarıda açıklandığı şekilde gerçekleşmesi nedeniyle davalı tarafın eylemlerinin haksız olduğu, kusurlarının bulunduğu, davacı şirketin ticari itibarının zarar görme tehlikesinin yaratıldığı, davalı tarafın eylemlerinin davacı firmanın kişilik haklarına saldırı mahiyetinde bulunduğu, TBK 58. Madde kapsamında kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin manevi zararlarının tazmini talep edebileceği, ilgili ceza mahkemesinde davalı tarafın dolandırıcılık suçundan beraat ettikleri fakat eylemin haksız olduğu gerçeğinin değişmeyeceği, davacı tüzel kişinin ekonomik itibar ve onurunun TBK 58. Maddedeki korumadan faydalanması gerektiğinden davalıların manevi tazminat sorumluluğu doğduğu kanaatine varılmış, tarafların sosyal durumları, paranın alım gücü, olayın meydana geliş şekli, Türk Medeni Kanunu 2. Ve 3. Maddeleri gözetilerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulü cihetine gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 1)Davacının maddi tazminat davasının her iki davalı yönünden reddine,2)Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 60.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, aşan istemin reddine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, açmış oldukları davada tazminat koşullarının oluştuğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... İnatçı vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkilinin eyleminin bir haksız fiil değil, yasa ile kendisine tanınmış bir hakkın kullanılmasından ibaret olduğunu, davacının manevi tazminat gerektirecek bir zararı oluşmadığı gibi, şirketlerin böyle bir zararının oluşmasının mümkün olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Tasfiye Halinde ... ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkilinin davacı tarafı manevi zarara uğratan bir eylemi olmadığı gibi yargılama sırasında davacı tarafça manevi zarara uğradığına ilişkin somut bir delil ortaya konulamadığını beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davalı firmanın ticari ilişki kapsamında davacıya teslim ettiği çek hakkında davalı gerçek kişi tarafından haksız yere zayi sebebiyle iptal davası açılarak hakkında tedbir kararı aldırılması ve çekin karşılığının tahsil edilememesi sebebiyle uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Tüzel kişinin ekonomik faaliyetini yürütürken kazandığı saygınlık, onun kişisel değerleri içinde yer alır. Ticari şeref ve haysiyetin çiğnenmesi, onun ekonomik yaşam içindeki yerini ve durumunu sarsabilir. Tüzel kişinin kişilik haklarından olan onur ve saygınlığı onun korunan değerlerinin başında gelir. Tüzel kişinin ekonomik faaliyetleri de toplum tarafından değerlendirilmektedir. Bu değeri azaltan veya ortadan kaldıran kişiliği ihlale yönelik açıklamalar şeref ve haysiyete tecavüz niteliği taşır.Yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince, "bir tüzel kişinin kişisel haklarından olan adı, şerefi, onuru ve itibarı gibi varlıklarına yapılan saldırının manevi değerlerinde eksilmeye neden olacağı" kabul edilerek tüzel kişilerin manevi tazminat davası açabileceği belirlenmiş olmakla davalı ... İnatçı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf istemi yerinde değildir.İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. İspat yükü kendisine düşen davacının, dava konusu eylem sebebiyle maddi zarara uğradığı iddiasını ispat edemediği,davanın kabulünü gerektirir nitelik ve yeterliliği haiz bir delilin dosyaya kazandırılamadığı ve maddi tazminatın yasal koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf istemi yerinde değildir.HMK'nın 399. maddesine göre; "Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlasılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür. Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır. Tazminat davası açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren, bir yıl geçmesiyle zamanasımına uğrar."Kural olarak haksız ihtiyati tedbirden doğan sorumluluk kusura dayanmamaktadır. Eylem ile zararlı sonuç arasında uygun nedensellik bağının bulunması, tazminat sorumluluğu için gerekli ve yeterlidir. İhtiyati tedbir koyduranın kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı sonuca etkili değildir. İhtiyati tedbir, tamamen veya kısmen haksız ise ve bundan maddi zarar doğmuşsa, ihtiyati tedbir koyduran kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür.Buna karşılık, haksız ihtiyati tedbir koyduranın kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından olup, manevi tazminat yönünden B.K.’nun 49 ncu maddesindeki koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır. Bu itibarla, ihtiyati tedbir koyduranın kötü niyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, ağır olmasa da kusurlu olması da gerekmektedir.Dosyada mevcut delil durumuna göre, ispat yükü kendisine düşen davacının haksız fiil iddiasını ispat ettiği, davaya konu çek üzerinde hak sahibi olmayan davalıların kusurlu eylemiyle zarara sebebiyet verdiği ve dava konusu olayda manevi tazminat şartlarının oluştuğu anlaşıldığından davalılar vekillerinin bu yöne ilişkin istinaf istemi yerinde değildir.Manevi tazminatın miktarı yönünden yapılan istinaf istemine gelince;6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. o halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı yargıtay içtihadı birleştirme kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Somut olayda; olayın meydana geliş biçimi, davalıların eylemi, eylemin davacı üzerindeki etkisi, olay tarihi, paranın olay tarihindeki alım gücü ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı yerindedir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/473 Esas 2024/29 Karar sayılı 16/01/2024 günlü kararına yönelik taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.098,60 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.024,65 TL'nin mahsubuyla bakiye 3.073,95 TL harcın davalı ... ...'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.098,60 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.024,65 TL'nin mahsubuyla bakiye 3.073,95 TL harcın davalı Tasfiye Halinde ... ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,8-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/11/2025