TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/10/2021 NUMARASI: 2020/820 Esas, 2021/1003 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ (Eser sözleşmesinden kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 18/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınır…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/77 KARAR NO: 2026/198 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/10/2021 NUMARASI: 2020/820 Esas, 2021/1003 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ (Eser sözleşmesinden kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 18/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı iş sahibi tarafından davalı iş sahibi aleyhine başlattığı icra takibine, davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davalı şirketin, davacıdan gerek İstinye Hastanesi gerek ise de ...Hastanesi için koltuk döşeme yapmasını istediğini, davacının, davalının istediği koltukları teslim ettiğini, taraflar arasında herhangi bir anlaşmazlığın meydana gelmediğini, borçlunun borçlarını zamanında ödediğini, ancak daha sonra teslim edilen 05/03/2020 sevk tarihli koltukların bedellerini ödemediğini, davacının koltuk tamiri işleri hariç olmak üzere; yeni koltuk yapım işlerinde davalı şirkete fatura kestiğini ve bu faturaları davalı şirketin muhasebesine gönderdiğini, davalı tarafından ödenmesi gerekip de ödenmeyen 05/03/2020 tarihli 9.027,00-TL tutarlı fatura alacağının mevcut olduğunu, bu faturanın borçlu şirketin muhasebe kayıtlarında bulunduğunu, belirterek; itirazın iptalini ve haksız itiraz sebebi ile asıl alacağın % 20'sinden az olmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı yan; davaya cevap vermemiştir. Mahkemece 28.10.2021 tarihli karar ile; tarafların ticari defterlerinden, davaya konu 05/03/2020 tarihli 9.027,00 TL faturanın taraf defterlerine işlendiği, bu durumda takip konusu faturalara konu malların davalıya teslim edildiğinin sabit olduğu, davalı tarafça ödeme yapıldığının iddia ve ispat edilmediğinin anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasında davalının yapmış itirazının 9.027,00-TL asıl alacak yönünden kısmının iptali ile takibe 9.027,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın % 20'sine tekabül eden 1.805,40-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; takip dayanağı faturanın 05.03.2020 tarihli ve 9.027,00 TL bedelli olduğunu, bu faturanın davacı tarafından kesilerek; davalı şirkete gönderildiğini ve davalı şirket kayıtlarına girdiğini, tarafların sözleşme dışı işler yapan iki firma olduğunu, sözleşme dışı işler ve imalatların sayısı birden fazla olduğu için ve takip eden siparişler de olduğu için; ödemelerin bazı durumlarda fazladan/önden yapıldığını, tarafların defterlerinden, davacı yanın 2019 ve 2020 yıllarında işletme defteri mükellefi olduğunu, işletme defterinin yapısı itibarıyla tarafların borç-alacak ilişkisini göstermediğini, bu dönemde davacı tarafından davalıya 3 adet toplam 44.883,00 TL tutarında fatura düzenlendiğini ve süresinde defterlerine kaydettiği, davalı tarafından sunulan defterler incelendiğinde ise; davacının düzenlediği faturaları ticari defterlerine"davacıyı alacaklandıracak şekilde" kaydettiğini, bu faturalara karşılık toplamda 60.404,00 TL ödeme yaptığı ve ticari defterlerine göre davacıdan 15.521,00 TL alacaklı durumda bulunduğunun tespit edildiğini, bu tespite rağmen takibe konu faturanın ödendiğine dair açıklama ve belgenin bulunmadığından bahsederek; davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tarafların arasındaki ilişkinin sözleşmeye dayalı olmadığını, davalının dava öncesi temerrüde düşürülmediğini, bu sebeple davacının faiz talebi yönünden red kararı verilmesinde hukuka aykırı bir yön olmadığını, konunun hallinin yargılamayı gerektirmesi sebebi ile aleyhe %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi de bozma sebebi olduğunu belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında, yazılı bir eser sözleşmesi olmasa da, davacı yan davalı için koltuk döşeme işi yapmıştır.Davacı yüklenici vekili; davalı iş sahibi şirketin, davacı yükleniciden, gerek ......... Hastanesi gerek ise de ...Hastanesi için koltuk döşeme yapmasını istediğini, davacının, davalının istediği koltukları teslim ettiğini, taraflar arasında herhangi bir anlaşmazlığın meydana gelmediğini, borçlunun borçlarını zamanında ödediğini, ancak daha sonra teslim edilen 05/03/2020 sevk tarihli koltukların bedellerini ödemediğini, davacının koltuk tamiri işleri hariç olmak üzere; yeni koltuk yapım işlerinde davalı şirkete fatura kestiğini ve bu faturaları davalı şirketin muhasebesine gönderdiğini, davalı tarafından ödenmesi gerekip de ödenmeyen 05/03/2020 tarihli 9.027,00-TL tutarlı fatura alacağının mevcut olduğunu, bu faturanın borçlu şirketin muhasebe kayıtlarında bulunduğunu, belirterek; itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.Davalı iş sahibi ; davaya cevap vermemiştir.Mahkemece; tarafların ticari defterlerinden, davaya konu 05/03/2020 tarihli 9.027,00 TL faturanın taraf defterlerine işlendiği, bu durumda takip konusu faturalara konu malların davalıya teslim edildiğinin sabit olduğu, davalı tarafça ödeme yapıldığının iddia ve ispat edilmediğinin anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasında davalının yapmış itirazının 9.027,00-TL asıl alacak yönünden kısmının iptali ile takibe 9.027,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın % 20'sine tekabül eden 1.805,40-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Somut olayda, taraflar arasında süre gelen ticari iş ilişki olduğu, davacı yüklenicinin koltuk döşeme işi yaptığı, en son yaptığı işe dair düzenlediği ve davalı iş sahibine tebliğ ettiği, 9.027,00 TL lik faturanın ödenmemesi sebebi başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini talep etmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile davacı defterine göre davacı yüklenicinin, davalıdan 9.027,00 TL alacaklı olduğu, davalı defterine göre ise davalının davacıdan 15.521,00 TL alacaklı göründüğü, taraf defterlerinin birbirleri ile örtüşmediği anlaşılmış ise de davalı yan tarafından, davacının gönderdiği faturanın davalı defterine işli olduğu, bu faturaya davalı yan tarafından süresinde itiraz edilmediği veya davacı yana iade faturası düzenlenmediği, davalı yan tarafından davacının yaptığı iş hakkında eksik veya ayıplı olduğu iddiasında bulunulmadığı ve defteri işli faturanın ödenmiş olduğuna dair, istinaf aşamasında dahi herhangi yazılı delil de sunmadığından; davacı yan davalıyı temerrüde düşürmediğinden; işlemiş faiz dışlanarak; asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ve alacak itiraz edilmemiş faturaya dayalı olduğunda icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-BAKIRKÖY .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ..../10/2021 tarih ve 2020/.... Esas, 2021/.. Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 155,00TL harcın mahsubu ile bakiye 577,00 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3 -Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.