T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/60 Esas KARAR NO : 2026/229 DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) DAVA TARİHİ : 08/10/2021 KARAR TARİHİ : 16/03/2026 Mahkememizde görülmüş olan 13/11/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı iflas kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. H.D. ve devamında Yargıtay 6. H.D.'nin 12/11/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı karar ile kesinleşmesinden sonra bu sefer asıl dosyamızın davalıs…
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/60 Esas KARAR NO : 2026/229 DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) DAVA TARİHİ : 08/10/2021 KARAR TARİHİ : 16/03/2026 Mahkememizde görülmüş olan 13/11/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı iflas kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. H.D. ve devamında Yargıtay 6. H.D.'nin 12/11/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı karar ile kesinleşmesinden sonra bu sefer asıl dosyamızın davalısı olan tasfiye halinde ... A.Ş. 21/01/2026 tarihli yargılamanın iadesi davası açmakla işbu esas açılmış olup öncelikle talep karşı tarafa tebliğ edilmiş, karşı tarafın cevap dilekçesi üzerine dosya üzerinden karar vermek üzere ele alınmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dosyada davalı yargılamanın iadesi davasında davacı vekili sunmuş olduğu 21/01/2026 tarihli dilekçesi ile; dekont ve ödeme talimatlarında açıkça ve yazılı olarak davalı yanca ... ifadesinin ve diğer dekontların Türkçe tercümelerinin dosyaya sunulması sırasında tercümelerin usul hilesi yapılarak TMK 2.maddesine aykırı olacak şekilde dekontlarda yokmuş gibi dosyaya sunulduğu, bu durumun sanki hatalı çeviri yapılmış gibi bu hatalı çeviri üzerinden dosyanın yürümesini ve sondaj maliyeti ibaresinin hükme esas değerlendirmeye alınmamasına yol açtığını, bu şekilde davalı (asıl dosyada davacı) tercüme kaynaklı hile yaptığı, bu hilenin karara doğrudan tesis ettiği, bu sebeplerler de HMK 371-1 (f ve h ) bentleri uyarınca yargılamanın iadesi sebeplerinin oluştuğunu, yargılamanın sağlıklı yürütülmesinin asıl şartının hükme esas alınan belgenin içeriğinin dosyaya doğru şekilde yansıtılması olduğunu, ... (sondaj maliyeti) açıklaması Türkçe tercümede yok sayılarak böylece ödeme niteliği gerçeğinden kopartıldığını, bu hileli davranışın esasa etkili olduğunu, tüm bu nedenlerle ... 2. ATM ... Esas...Karar sayılı iflas kararının ve davasının iade-i muhakeme yolu ile yargılamanın iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı (asıl dosyada davacı)... cevap dilekçesinde; itirazın iptaline konu edilen 16/04/2018 tarihli kredi sözleşmesi başlıklı sözleşme ile davalı taraf 400.000 ABD doları belirli faiz oranı ile birlikte belirli vadede geri ödeyeceğini taahhüt etmiş olmakla, imzası davalı borçlu tarafından ikrar edilmiş, bu borç senedi karşısında davalı borçlunun bu kez söz konusu bedelin kredi-borç olarak tahsis edilmediği savunmasının hukuki bir değerinin olmadığı, karşı tarafın dilekçelerinde dosyada mübrez ödeme dekontlarındaki ... ifadesinin Türkçe çevirisinin sondaj maliyeti anlamına geldiği ve bu çevirinin ödenen miktarın kredi olmadığının savunulmasını açıkça kötü niyetli olarak konuyu çarpıtmak ve hali hazırda durumdan lehine sonuç alma çabası olduğu dosyaya sunulan iflas kararı öncesindeki tercümenin Türkçe yeminli tercüman tasdikli evraklar olduğu, hile durumunun bulunmadığı, bu nedenlerle yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Yargılamanın iadesini talep eden davacı asıl dosyada davalının talebi HMK 375-1-f-h maddesine dayanarak yargılamanın iadesi talebidir. Bu madde incelendiğinde; MADDE 375 (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir. f ) Bilirkişi veya tercümanın hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması, h) Lehine karar verilen tarafın karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması, Davacı tarafın yargılamanın iadesi nedeni saydığı bu iki bentler olan HMK 375-1-f bendi için yargılamanın yenilenmesi yapılabilmesi için HMK 375-2 maddesi gereğince kesinleşmiş bir ceza mahkumiyeti kararının bulunması gerekir. Bu şart HMK 114/2, 115/2 maddesi gereğince dava şartıdır. Yani yargılamanın bu bent yönünden iadesi için mutlaka kesinleşmiş bir ceza mahkumiyeti bulunması gerekir. Aksi takdirde yargılamanın iadesi davasının dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekir. Davacının dayandığı diğer bir bent ise HMK 375-1-h bendi olup her ne kadar davacı; dosyamızdaki iflas talep eden davalının (iflas dosyasında davacı) hileli davranışlarda bulunduğunu iddia etmiş ise de bu iddiasının dosyada alınan ve dosyaya ibraz edilen yeminli tercümeye dayanmaktadır. Dolayısıyla davacının talebinin konusu edilen hileli davranışın söz konusu Türkçe yeminli tercüme olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda ise sorumluluğun tekrar yeminli tercümeyi yapanda olduğu tartışmasızdır. Sonuç olarak öncelikle tercümenin hatalı olup olmadığı, hatalı ise yeminli tercümanın bunu hileli ve kasten yapıp yapmadığının tespitinin yanında eğer böyle hileli bir tercüme yapılmış ise iflas talep eden davalının ( asıl dosyada davacı) bu hileli davranışa iştirak ettiğinin ispatı gerekmektedir. Bunun için de öncelikle bir ceza yargılamasının bulunması ve HMK 375-1-f maddesi gereğince kesinleşmiş bir ceza mahkumiyetinin bulunması gerekmektedir. Tüm bunlar yapılmadan tercümede geçen iki kelimenin yanlış geçtiği ve hileli olarak geçtiğini iddia edip buna dayanarak yargılamanın iadesinin talep edilmesi mümkün değildir. Yani davacının yargılamanın yenilenmesine konu ettiği hileli tercümenin ve bunun da tercüman dışında davalının katkısı olduğu şeklindeki iddiasının öncelikle bir ceza yargılamasına konu edilip kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı alınması gerektiğinden dava şartı yerine gelmediğinden HMK 114-2, 115-2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda yazılı nedenlerle; 1-Davacının yargılamanın yenilenmesine konu ettiği hileli tercümenin ve bunun da tercüman dışında davalının katkısı olduğu şeklindeki iddiasının öncelikle bir ceza yargılamasına konu edilip kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı alınması gerektiğinden yargılamanın iadesini talep eden davacının davasında dava şartı yerine gelmediğinden HMK 114-2, 115-2 maddeleri gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harç peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.16/03/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...