9. Hukuk Dairesi 2025/9393 E. , 2026/983 K. "" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1677 E., 2025/1833 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/76 E., 2024/78 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rap…
9. Hukuk Dairesi 2025/9393 E. , 2026/983 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1677 E., 2025/1833 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/76 E., 2024/78 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 26.10.2016-29.03.2023 tarihleri arasında davalı işveren bünyesinde kasiyer olarak çalıştığını, son net ücretinin 8.600,00 TL olup ayrıca günde bir öğün yemek hizmetinden faydalandığını, tüm çalışma süresi boyunca haftada 45 saati aşan çalışmalar yaptığını, tüm resmî ve millî bayramlarda çalıştığını, yıllık ücretli izin hakları kullandırılmadığını ve karşılığının müvekkiline ödenmediğini, davacının ücret alacağı mahiyetindeki alacaklarının kendisine ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini 30.03.2023 tarihi itibarıyla haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, 2023 yılı Mart ayı ücreti, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 26.10.2016-29.03.2023 tarihleri arasında davalıya bağlı faaliyet gösteren işyerinde satış danışmanı olarak çalışmakta iken hiçbir bildirim yapmaksızın 29.03.2023 tarihinde işyerine gelmeyerek işi terk ettiğini, işyerinde mevzuatta öngörülen haftalık 45 saatlik çalışma süresine riayet edildiğini ve arızi olarak fazla çalışma yapılmış ise ücretinin imzalı bordroda gösterilerek ödendiğini, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde izinlerini kullandığını ve istisnai olarak kullanmadığı dönemlerde ise ücretinin ödendiğini, davacının herhangi bir alacağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini iddia etmesine rağmen davacının bakiye bir alacağı olmadığından iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanmadığı ancak yıllık ücretli izin ve ücret alacağının mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde belirtilen hususların dikkate alınmadığını, 2. İmzalı bordroların zorla imzalatıldığını ve bordrolar ile puantaj kayıtları arasında tutarsızlık olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesini haklı sebeple feshedip feshetmediği, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.