T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/458 KARAR NO : 2025/1559 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/10/2023 NUMARASI : 2021/963 Esas - 2023/996 Karar DAVACI :... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -.... DAVALILAR : 1- ... - ... ... : 2- ... - ..…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/458 KARAR NO : 2025/1559 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/10/2023 NUMARASI : 2021/963 Esas - 2023/996 Karar DAVACI :... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -.... DAVALILAR : 1- ... - ... ... : 2- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -.... DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 30/12/2021 KARAR TARİHİ :29/09/2025 KR. YAZIM TARİHİ :13/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; kargo şirketi olduğunu, 17.02.2021 tarihinde çeşitli firmalara ait malları Manisa'ya götürmesi için davalı ...'a ait ve diğer davalı ... ....'ın kullandığı; 45 .... plakalı çekici ile 45.... plakalı Tırsan marka Dorseye mal yüklendiğini, aynı tarihte tırın seyir halindeyken Orhangazi-Bursa yolunda meydana gelen yangın nedeniyle zarar gördüğünü, davalı ... ....'ın beyanına göre yangının çekici ön lastiğinde başlayarak tırdaki mallara sıçradığı, yangına Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Müdürlüğünce müdahale edildiği, sürücünün gerekli önlemleri almaması ve dikkatsizliği nedeniyle yangın çıktığını, taşınan mallar için 989.483,19 TL lik hasar meydana geldiğini, 929.483,19 TL'lik hasarın zarar gören firmalara kendilerince ödendiğini, hasarın 437.857,16 TL lik kısmının sigorta şirketi tarafından karşılandığını, dolayısıyla 491.626,03 TL lik hasarın ise davalılardan tazmin edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar cevap dilekçesinde özetle; davalı ... kendisine ait çekici ve dorse ile şehirlerarası yük taşımacılığı yaptığını, ...'ın ise bu araçta şoförlük yaptığını, davacı .... Kargo şirketinin aralarında sözleşmeye istinaden yıllardan beri nakliyesini yaptığını, malların davacı tarafından araca yüklendiğini, yükleme işinin davacı şirket sorumluluğunda ve şirket elemanlarının gözetiminde şirket elemanlarınca yapıldığını, şoförün araçtan uzak tutulduğunu, davalılara yanıcı madde taşıyacaklarının bildirilme kazanın sağ ön lastiğin bir anda patlaması nedeniyle yokuş aşağı gittiği için duramadığını, yükle birlikte 41.500 Kg ağırlık olan aracın durana kadar patlayan lastiğinin alev aldığını ve aracın yanmaya başladığını, şoför tarafından anında itfaiyeye bildirildiği ve itfaiye ile birlikte Jandarma ve AFAD ekiplerinin yangına müdahale ederek söndürüldüğünü, yanan maddelerin tiner solvent gibi yanıcı maddeler olduğunu için olaya AFAD'ın müdahale ettiğini, davacının yükleme yaptığı sırada kimyasal madde yüklü IBC tanklarını özellikle aracın ön tarafına yüklediğini ve üzerini de branda ile örtmek suretiyle gizlediğini, taşınan mallara gerçek değeri üzerinden sigorta yaptırmadığını, davacının alt taşıyıcıya zararı rücu edebilmesi için kusursuz olması gerektiğini, dava konusu olayda davacının mevzuata aykırı bir şekilde taşıma işini yaptırdığını, tekerlerin patlamasında ve buna bağlı olarak yangın çıkmasında davalıların kastı ve kusur olmadığını, araç bakım ve kontrollerinin zamanında yapıldığını, tüm malların yanmadığını ve bu malların davacı şirket tarafından kendi araçlarına yüklenerek götürüldüğünü dolayısıyla davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın KABULÜNE, 491.626,05 TL maddi tazminatın 17/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin, davanın kabulüne ilişkin gerekçeleri yerinde olmadığını, karara esas alınan bilirkişi raporu hatalı ve eksik incelemeye dayandığını, müvekkil araç şöförü ...'ın olayın meydana gelmesinde hiç bir kusuru bulunmamasına rağmen yerel mahkeme bilirkişi raporunda, müvekkili ...'ın % 50 oranında kusurlu olduğuna dair beyanları kabul etmek mümkün bulunmadığını, yine müvekkil araç sahibi ...'ın da olayın meydana gelmesinde hiç bir kusuru bulunmadığını, araçların periyodik tüm bakımlarını, düzenli ve eksiksiz yapıldığını, davacı şirket taşınacak malların içerisinde, kargo ile taşınması yasak kimyasal yanıcı maddeler olduğunu gayet iyi bilmekte ancak taşınması yasak olan malzemeleri, müvekkilleri kullanarak, ne taşıyacakları konusunda yanıltarak taşıtmak istediğini, yine, davacı şirket yüklenen malların gerçek değeri üzerinden sigorta yapmadığını, yarı bedeli üzerinden yani talep edilen değer üzerinden sigorta yaptırdığını, davacı şirketin burada da kusurlu davrandığını, hiç kimse kendi kusurundan kaynaklanan bir sorumluluğu başkasına devredemeyeceğini, bundan bir hak elde edemeyeceğini, davalı müvekkillerin kastı ve ağır kusuru bulunmadığından, davalı müvekkillere rücu şartları oluşmadığını, teknik nedenlere bağlı olarak meydana geldiği sabit olan yangın olayında ve akabinde bir kısım malların zarar görmesinde müvekkillerine atfı kabil kasıt ve ağır kusur bulunmadığını beyan ile yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddine karar verilmesini talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yangın sürücünün gerekli önlemleri almaması ve dikkatsizliği sonucu meydana geldiğini, lastiklerin tutuşmasıyla meydana geldiği itfaiye ve bilirkişi raporunda açıkça belirtildiğini, davalılar vekili kamyonda kimyasal maddeler olduğunu beyan etmekte ancak yangının çıkış nedeni nedeni bu kimyasal maddeler olmadığı gibi yangında, kimyasal maddeler de herhangi bir hasar da meydana gelmediğini, davacı şirketin, T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Ulaştırma hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğü'nün vermiş olduğu, 15.01.2021 tarihli, 15.01.2026 tarihine kadar geçerli, IST.U-NET.TMFB.34.18358 Numaralı, tehlikeli madde faaliyet belgesi mevcut olup bu belge dosya içerisinde bulunduğunu, davalı şirketin yangında hiç bir kusuru bulunmamakta, kusur tamamen davalılara ait bulunduğunu beyan ile davalıların istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 27/10/2023 Tarih - 2021/963 Esas - 2023/996 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı; kargo şirketi olduğunu, 17.02.2021 tarihinde çeşitli firmalara ait malları Manisa'ya götürmesi için davalı ...'a ait ve diğer davalı ... ...'ın kullandığı; 45 .... Plakalı çekici ile 45 ... Plakalı Tırsan marka Dorseye mal yüklendiğini, aynı tarihte tırın seyir halindeyken Orhangazi-Bursa yolunda meydana gelen yangın nedeniyle zarar gördüğünü, davalı ... ....'ın beyanına göre yangının çekici ön lastiğinde başlayarak tırdaki mallara sıçradığı, yangn nedeniyle 929.483,19 TL'lik hasarın zarar gören firmalara kendilerince ödendiğini, hasarın 437.857,16 TL lik kısmının sigorta şirketi tarafından karşılandığını, dolayısıyla 491.626,03 TL lik hasarın ise davalılardan tazmin edilmesini talep ettiği, davalılar cevap dilekçesinde; davacı tarafça davalılara yanıcı madde taşıyacaklarının bildirilmediğini, kazanın sağ ön lastiğin bir anda patlaması nedeniyle yokuş aşağı gittiği için duramadığını, yükle birlikte 41.500 Kg ağırlık olan aracın durana kadar patlayan lastiğinin alev aldığını ve aracın yanmaya başladığını, şoför tarafından anında itfaiyeye bildirildiği ve itfaiye ile birlikte Jandarma ve AFAD ekiplerinin yangına müdahale ederek söndürüldüğünü, tekerlerin patlamasında ve buna bağlı olarak yangın çıkmasında davalıların kastı ve kusur olmadığını, araç bakım ve kontrollerinin zamanında yapıldığını, tüm malların yanmadığını ve bu malların davacı şirket tarafından kendi araçlarına yüklenerek götürüldüğünü dolayısıyla davanın reddini talep ettiği, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, işbu karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşıma sözleşmesi kapsamında, davacının asıl taşıyıcı, davalıların da alt taşıyıcı olduğu, karayolu ile yurt içi taşıma sırasında, araçta çıkan yangın sonucu taşımaya konu malzemelerin hasarlanması sonucu davacının dava dışı firmalara ödediği hasar bedelinin alt taşıyıcı davalılardan rücuen tahsilini isteyip isteyemeyeceğine ilişkindir. Davacının ticari defterlerinde yangın nedeniyle taşıma yaptırılan firmalar tarafından kesilen yangında zayii olmuş toplam mal bedeli 929.483,21 TL olarak kaydedildiği, bu miktarın 437.857,16 TL'lik kısmı davacının sigortacısı Quick Sigorta tarafından karşılandığı, karşılanmayan 491.626,03 TL'nin yangının meydana geldiği 17/02/2021 tarihinden itibaren en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir. Mahkemece, lojistik, makine ve SMMM bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda, yukarıdaki gerekçe ile TTK 876 maddesi kapsamında davalı taşıyıcının sorumluluktan kurtulması için meydana gelen yangın nedeniyle kusursuzluğunu kanıtlayamadığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, tazminat hesabı ise, Ouick sigortadan hasar dosyası istenilmesine rağmen hasar dosyası gelmeden sadece davacının ticari defterleri incelenerek yapılmıştır. 6102 sayılı TTK.nun 875 maddesi uyarınca, taşıyıcı eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde uğradığı ziya ve hasardan sorumlu olup, hasar ve ziyanın kendi kusurundan doğmayan bir nedenden ileri geldiğini veya eşyadaki mevcut ayıp ve noksanlardan veyahut eşyanın mahiyetinden veya ambalajın kötü yapılmasından, gönderilen veya gönderenin fiilinden, yahut verdikleri emir ve talimatın takibinden meydana geldiğini ispat etmesi halinde TTK.nun 876 maddesi gereği sorumluluktan kurtulabilecektir. Taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli değildir. Esasen, ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kendisinin herhangi bir kusurunun olmadığını kanıtlamak zorundadır. Böylece, taşıyıcının sorumluluktan kurtulması daha zorlaştırılmıştır. Diğer yandan 6102 sayılı TTK'nun Özel durumlarda gönderenin kusursuz sorumluluğunu düzenleyen 864. maddesi; "(1) Gönderen, kusuru olmasa da; a) Yetersiz ambalajlamadan ve işaretlemeden, b) Taşıma senedine yazılan bilgilerdeki gerçeğe aykırılıklar ile yanlışlık ve eksikliklerden, c) Tehlikeli malın bu niteliği hakkında bildirimde bulunmamaktan, d) 860 ıncı maddenin birinci fıkrasında belirtilen belge ve bilgilerdeki eksikliklerden, gerçeğe aykırılıklardan, belge ve bilgilerin yokluğundan, kaynaklanan, taşıyıcının zararları ile giderlerini tazminle yükümlüdür." şeklindedir. Somut olayda; Lojistik uzmanı bulunan bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda oluşturulan mahkeme kararındaki, lastiğin patlaması sonucu şoförün aracı hemen durduramadığı, aracı durdurana kadar dava konusu yangının gerçekleştiği sabittir. Yangının, lastiğin patlaması sonucu şoförün aracı hemen durduramadığı, aracı durdurana kadar gerçekleştiği kabul edildiğine göre,TTK.nun 877 maddesi gereği lastiğin patlamasının bakım ve işletme kusuru oluşturması karşısında,davalı taraf TTK.nun 876 maddesi gereği,en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği bir sebepten hasarın gerçekleştiğini ispatlayabilmiş değildir. (Yargıtay 11.HD.29.02.2016 tarih 2015/14938E,2016/2190K sayılı kararı) Ancak davalı tarafça; davacının taşınacak malın cinsi ve niteliği konusunda araç şoförü ve sahibine bilgi vermediği, hatta bunu gizleyerek yaptığı ve taşınan malların tamamı için sigorta yaptırmadığı, bu nedenle davacının tam kusurlu kabul edilmesi gerektiği savunulmasına rağmen Mahkemece TTK 864/1-b ve c maddeleri göz önüne alınarak davacının müterafik kusurlu olup olmadığı değerlendirilmeden karar verildiği görülmektedir. Yine, gerçek zarar miktarı belirlenirken de Ouick Sigortadan eksper raporunun da bulunduğu hasar dosyası getirtilerek alanında uzman bilirkişi aracılığıyla hasar gören malların değeri belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davacının ticari defterleri incelenerek hasar görmüş olan mallara ait yansıtılan faturalardan yapılması hatalı olmuştur. Ayrıca davalılar tarafından sigorta şirketine ihbar yapılması talep edilmiş iken ihbar talebinin değerlendirilmemesi de hatalı olmuştur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacının taşınacak malın cinsi ve niteliği konusunda araç şoförü ve sahibine bilgi verip vermediği, gizlemek isteyip istemediği araştırılarak ilgili belgelerin (sevk ve taşıma irsaliyeleri, navlun faturaları vs.) ile hasar miktarının belirlenmesi için Quick Sigorta A.Ş.'den eksper raporunun da bulunduğu hasar dosyası eksiksiz olarak dosyaya getirtilmesi, TTK 864/1-b ve c maddeleri göz önüne alınarak davacının müterafik kusurlu olup olmadığı ve gerçek zarar miktarının ne kadar olduğu konularında uzman taşıma, makine ve kimya mühendislerinin bulunduğu bilirkişi kurulundan taraf ve mahkeme denetimine uygun gerekçeli rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi ve davanın davalıların talebi doğrultusundan ilgili sigorta şirketine ihbar edilmesi olmalıdır. Gerekçeli karar başlığında; davalılar vekilinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle heyete sunulur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalıların ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 27/10/2023 tarih, 2021/963 Esas ve 2023/996 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.29/09/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*