TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2023/715 KARAR NO : 2025/1583 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/12/2022 NUMARASI : 2016/728 Esas - 2022/1016 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 31/10/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özet…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2023/715 KARAR NO : 2025/1583 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/12/2022 NUMARASI : 2016/728 Esas - 2022/1016 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 31/10/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: 14/03/2016 tarihinde dava dışı ... adına kayıtlı, müvekkillerinin babası ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile trafik kazası geçirdiğini, davacıların annesi ... ile babası ...'ın hayatını kaybettiğini, babalarının ve annelerinin vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalan davacı ... için 100.000 TL, davacı ... için ise 150.000 TL tutarındaki maddi tazminatın olayın meydana geldiği tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsil edilerek davacılara verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL tutarında cenaze ve defin masrafının yasal faizi ile birikte hesaplanarak davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep etmiş; 30/05/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatını 237.298 TL'ye, cenaze giderleri talebini de 10.000 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince: "1-Anne ... yönünden; 1-a)... yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine, 47.156,59 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 2.500 TL cenaze giderinin 05/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,1-b)... yönünden davanın kısman kabul kısmen reddine, 17.374,87 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 2.500 TL cenaze giderinin 29/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Baba ... yönünden açılan davaların reddine," karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatını konu edinen davalarda, ölen kişinin kusuruna bakılmaksızın destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yargısal uygulamaların bu yönde olduğunu, davacıların zarar gören üçüncü kişi konumunda olduklarını, bu nedenle, baba ...'ın kusurlu olması sebebiyle baba yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davacıların uğradıkları zarara bağlı olarak talep ettikleri hakkın, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere, destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkı olduğunu, kazada ölen anne ...'ın ev hanımı olduğundan bahisle gelirinin ... asgari ücret olarak tespit edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, desteğinden yoksun kalınan ...'ın davacıların annesi olması ve destek durumunun yalnızca yaşamsal faaliyetten kaynaklandığının kabulü ile asgari ücreti seviyesine ... dâhil edilmemesinin isabetsiz olduğunu, kadının ev hanımı olarak geçirdiği hayatında meydana getirdiği katma değerin Devletçe tanındığını ve bu emeğin karşılığı olarak emeklilik imkânı tanındığını, hal böyle iken, ev hanımının evine sağladığı katma değerin yalnızca yaşamsal bir faaliyet olarak nitelendirilmesinin ve değer karşılığının ... asgari ücret olarak esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi (destekten yoksun kalma) tazminatı istemlidir. Destek ...'ın ölümü nedeniyle talep edilen tazminat bakımından; Tartışılması gereken hukuki sorun; desteğin kendi kusuruyla oluşan trafik kazasında ölmesine rağmen destek alacaklısı lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceğine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun(TTK) 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Yeni Genel Şartları 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartların C.10. maddesiyle 12/8/2003 gün ve 25197 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır.Yeni genel şartların C.11. maddesine göre; yeni genel şartlar, genel şartların yürürlük tarihi olan 01/06/2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Sigortacılık Kanunu 11. madde hükmüne göre ise, sigorta sözleşmesinin ana muhtevası müsteşarlıkca onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir.01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1. maddesinde "Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir" biçiminde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır" şeklinde düzenlenmiştir. Kapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı "Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır" biçiminde ifade edilmiştir. Anılan Genel Şartların A.6'ncı maddesinin (c) bendinde "İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri" ve (d) bendinde "Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri" zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır.Somut olayda; davacıların desteği ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı araçla tam kusuruyla neden olduğu 14/03/2016 tarihinde meydana gelen kaza sonucu kendisinin ve eşi destek ...'ın vefat ettiği; poliçenin düzenlenme tarihinin de 03/03/2016 olduğu anlaşılmaktadır. Davacılar, destek ...'ın tam kusuru ile neden olduğu kaza nedeniyle, desteğin kullandığı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçenin teminat başlangıç ve bitiş tarihleri 03/03/2016-03/03/2017 tarihleri olup davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamı ise 01/06/2015 tarihinde, yani poliçenin teminat başlangıç tarihi olan 03/03/2016 tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarına göre belirlenecektir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre, ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre somut olayda işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü desteğin üçüncü kişi olarak kabulü olanaklı değildir. Yine Genel Şartların A.6. maddesinin (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, somut olayda tam kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücünün destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir. Poliçenin teminat başlangıcı tarihinde yürürlükte bulunan KTK'de sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme de yoktur. Bu sebeplerle; destek ...'ın davaya konu trafik kazasında tam kusurlu olduğu ve davacıların desteğin idaresindeki aracın sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden destek tazminatı talep etme hakları bulunmadığının anlaşılması karşısında, davacılar desteği ...'ın ölümünden kaynaklanan zarar nedeniyle açtıkları davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Destek ...'ın ölümü nedeniyle talep edilen tazminat bakımından; Somut olayda destek ...'ın herhangi bir işte çalışmadığı, ev hanımı olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Mahkemece, hükme esas alınan aktüer raporunda desteğin ev hanımı olduğu ve asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilerek hesaplama yapılması yerindedir. Diğer yandan, davacıların zararının hesaplanması sırasında esas alınan asgari ücret, bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca, ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı ev hanımı olan davacılar desteği bakımından zararın hesaplanması sırasında dikkate alınamaması ve bu kabule göre düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesinde dosya içeriği, yargısal uygulamalar ile usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 359,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 255,6 TL istinaf karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/10/2025