16. Hukuk Dairesi 2005/8761 E., 2005/9860 K. 16. Hukuk Dairesi 2005/8761 E., 2005/9860 K. - KAMU MALLARI - KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİ - KESİN HÜKÜM - MER'A ARAŞTIRMASI- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 713 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 237 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 16 ] Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz is…
16. Hukuk Dairesi 2005/8761 E., 2005/9860 K. **16. Hukuk Dairesi 2005/8761 E., 2005/9860 K.** **- KAMU MALLARI - KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİ - KESİN HÜKÜM - MER'A ARAŞTIRMASI**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 713 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 237 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 16 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 2663 ve 4396 parsel sayılı 10000 ve 40800 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 2663 parsel sayılı taşınmaz tescil, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Mustafa, 4396 nolu parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Hamdi adına tesbit edilmiştir. Davacı S.... Belediye Başkanlığı, yasal süresi içerisinde taşınmazların mer'a olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine, taşınmazların mer'a olduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin mer'a olarak sınırlandırılmasına, özel siciline şerh edilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar Mustafa ve Hamdi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazların kamu orta malı niteliğinde mer'a olduğu ve bu tür yerlerin zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı ve ayrıca kamu malları ile ilgili uyuşmazlıklarda kesin hükme dayanılamayacağı gerekçe gösterilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli olmadığı gibi değerlendirme de dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 1- Çekişmeli ve temyize konu 2663 numaralı parselin davalı Mustafa'nın dayandığı tescil ilamı ile oluşan 23.12.1986 tarih 33 numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı ve tescil ilamında hazine ile S..... Belediye Başkanlığının davalı Mustafa'nın davacı olduğu yani tescil ilamının tarafları konusu ve hukuki sebebi ile bu davanın taraflarının konusunun ve hukuki sebebinin aynı olup önceki ilamın taraflar yönünden kesin hüküm oluşturduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık kamu mallarının söz konusu olduğu hallerde kesin hükme uyulup uyulmayacağı konusundadır. Bilindiği üzere kesin hükmün varlığı halinde bir başka delile dayanmak ve kesin hükmün arkasına geçip taşınmazın niteliğini delillerin doğru değerlendirilip değerlendirilmediğini tartışmak mümkün değildir. Kesinleşmiş mahkeme kararları herkes için ve bu arada mutlak surette mahkeme için de bağlayıcı niteİlktedir. Bu itibarla Hazinenin 2663 sayılı parselle ilgili davasının reddine taşınmazın tespitte olduğu gibi davalı Mustafa adına tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece kesin hüküm tartışmaya açılarak söz konusu parsel hakkında yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir. 2- Davalı Hamdi'nin 4396 sayılı parsele ilişkin temyizine gelince; Yukarıda da belirtildiği üzere Mahkemece taşınmazın kamu orta malı niteliğinde mer'a olduğu kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş isede; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mer'aya ilişkin uyuşmazlıklarda dinlenecek tüm yerel bilirkişi ve tanıkların komşu köyde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilmesi gerekir. Mahkemece aynı köyden seçilen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına değer verilerek hüküm kurulması doğru bulunmadığı gibi taşınmazın öncesinin kamu orta malı niteliğinde mer'a olup olmadığının yeterli şekilde araştırılmaması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmemesi, bilirkişi ve bir kısım tanıkların kadim tarla ile mer'aya doğru genişletilen bölüm hususundaki beyanlarına açıklık kazandırmadan taşınmazın tamamının mer'a olduğunun kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamaktadır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve uzman ziraat mühendisleri kurulu huzuru ile keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında davalı Hamdi'nin dayanağı olan satış senedi uygulanıp kapsamı belirlenmeli, dinlenecek yansız yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, tamamının veya bir bölümünün kamu orta malı mer'a niteliği taşıyıp taşımadığı, taşınmaz mer'aya doğru genişletilmiş ise bu genişletmenin ner-den başladığı, öncesinin şahsa ait ise kime ait olduğu ve kimden nasıl intikal ettiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı uzman ziraat mühendisleri kurulundan taşınmazın niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, uzman bilirkişi raporunun önceki raporla çelişmesi halinde bu çelişkinin nedeni üzerinde durulup giderilmeye çalışılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmen, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), 27.10.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.