1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin asıl işveren davalı ... Ortaklığına (...) ait kuyularda alt işverenler yanında numune alım işi yaptığını, ... ile ... Sosyal Hizmetler Danışmanlık, Bilgi, Veri ve Otomasyon Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasındaki işin muvazaalı olduğunu ileri sürerek müvekkilinin ilk işe girdiği tarihten itibaren asıl işveren işçisi olduğunun ve gerçek ücretinin tespiti ile kök ücret alacağı, fazla çalışma alacağı, ulusal bayram …
Uyuşmazlık, davalılar arasındaki hizmet alımına dair sözleşmenin muvazaalı olup olmadığı, davacının kök ücret yönergesinden yararlanıp yararlanamayacağı, emsali işçinin bulunmaması durumunda ücret araştırması yapılıp yapılamayacağı, talep edilen alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin doğru belirlenip belirlenmediği ile hükmedilen faiz noktalarında toplanmaktadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli kararında; işe başlatmama tazminatına, davacının işe başlatılmadığı 11.12.2015 tarihinden itibaren faiz işletilmiş olup sözü edilen karara karşı davalı Şirket tarafından istinaf başvurusunda bulunulmamıştır. Bu husus gözetilmeden işe başlatmama tazminatına, İlk Derece Mahkemesinin temyize konu olan son kararında dava tarihi olan 13.02.2017 tarihinden faiz işletilmesine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.