T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/668 KARAR NO : 2025/1624 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/10/2023 NUMARASI : 2022/574 Esas - 2023/550 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Manevi Taz…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/668 KARAR NO : 2025/1624 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/10/2023 NUMARASI : 2022/574 Esas - 2023/550 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 10/11/2022 KARAR TARİHİ : 09/10/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 27/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; daha önce davacıyla aracı olarak iş yapan davalının sikayetvar.com isimli siteye asılsız şikayette bulunduğunu, yalan ifadeler nedeniyle davacının ticari itibarına saldırı yapıldığını, davalı tarafından yapılan paylaşımın davacıyı rakiplerine ve müşterilere karşı kötü duruma düşürdüğünü, davalının, davacıya enerji kimlik belgeleri düzenlettiğini ancak oluşan bedeli ödemediğini beyan ederek; davacının kişilik haklarını saldırı içeren paylaşım nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın paylaşımı TTK'da yer verilen kötüleme yoluyla haksız rekabete yol açmanın tüm şartlarını taşımadığını, davalı, sıradan bir tüketici olmanın ötesinde, davacı ile aynı işkolunda faaliyet gösteren bir rakip firmadır; bu nedenle, yaptığı paylaşımların değerlendirilmesi, rekabet ortamındaki etik kurallar ve haksız rekabet potansiyeli göz önünde bulundurularak yapılması gerektiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/10/2023 Tarih - 2022/574 Esas - 2023/550 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacının, davalı ile daha önce iş yaptığını, davalının daha sonra yalan ifadeler ile şikayetvar.com isimli siteye asılsız şikayette bulunduğunu, davacının ticari itibarına saldırı yapıldığını beyan ederek 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili için eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada; taraflar arasında bir dönem ticari ilişki bulunduğu, ticari ilişki sonrası davalının internet sitelerinde (şikayetvar) davacı hakkında olumsuz yorumlar yaparak haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle, davacının manevi tazminat istemli eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği görülmektedir. Haksız rekabeti düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 54-(2) maddesi "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde haksız rekabeti tanımlamış, 6102 sayılı TTK'nın 55. maddesinde ise dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar başlığı altında haksız rekabet hallerinin başlıcaları sayılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 55-(1)-a) maddesinde, dürüstlük kuralına aykırı reklamlar satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar başlığı altında başlıca haksız rekabet hallerine yer verilmiştir. Bunlar arasında birinci bentteki, başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek hali de yer almaktadır. Aynı yasanın 56. maddesi ise "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların bulunması halinde manevi tazminata verilmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. " düzenlemesini içermektedir. Haksız rekabet varlığı için rekabet ilişkisi, yarar sağlama, kusur ve zarar gerekli olmamakla birlikte tazminat davaları bakımından davalının kusuru aranmaktadır. Diğer dava türleri için ise kusur aranmaz. Yine tespit, men ve eski hale iade davaları bakımından zararın varlığı dava şartı değildir. Zararın varlığı sadece tazminat davaları bakımından rol oynar (TK 56/1-d). 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine 6100 sayılı HMK’nın 190-(1) maddesine göre ise; ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Haksız fiillerde ispat yüküyle ilgili özel düzenleme getiren Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi gereği zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Haksız rekabet nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesinin temel şartı haksız rekabet fiilinin davacının kişilik haklarına zarar vermiş olmasıdır. Kötüleme, genel bir ifade ile bir kişi hakkında olumsuz intiba yaratılmasıdır. Ancak yaratılan olumsuz intibanın kişinin ticari hayatını da etkilemesi halinde haksız rekabet söz konusu olur. Kötülemenin haksız rekabet olarak nitelendirilebilmesi için, bir açıklamanın mevcut olması, bu açıklamanın başkalarının şahsı, malları, iş ürünleri, fiyatları, faaliyetleri ve ticari işleri hakkında olması, bu açıklamanın yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici olması gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 55-(1)-a)-1) maddesi gerekçesinde "Kötüleme soyut olaya göre karalamayı, perdelemeyi, değerini küçümsetmeyi ve düşürtmeyi kapsar... Kötüleme iki eylemle ifade edilmiştir: yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalar. Bu iki eylemin de nesnel bir değerlendirme ile gerçek olmaması gerekir; yani kötülemede bulunanın açıklamaları gerçekse haksız rekabet oluşmaz ... “yanıltıcı” kavramı; iş ürününe, faaliyete ... ilişkin açıklamanın veya nitelendirmenin, ... hedef kitlede veya kişilerde bıraktığı genel izlenimle, bunların açıklama konusunu olduğundan değişik ve olumsuz algılaması" şeklinde ifade edilmiştir. “Yanıltıcı” ibaresi, hedef kitle veya farklı bir deyişle muhatapla birlikte değerlendirilmelidir. Gereksiz yere incitici beyanlar, amacını aşan değer yargılarıdır; amacın aşılmasıyla yargılar (eleştiri de denilebilir), gerçek dışı veya gerçeğe uymayan, gerçekle bağdaşmayan veya gerçeğe ters hâle gelmiştir. Ölçüsüzlük ve üslup gerçek payının mevcudiyetine rağmen eleştiri kavramı ile uyuşmuyorsa, eleştiri (beyan) inciticidir. Ölçüsüzlük hatta gerçeğe uygunluk sınırını zorluyorsa, gene gereksiz yere inciticilikten söz edilir." açıklamaları yer almıştır. Şikayet, eleştiri ve ifade özgürlüğü hakkı anayasal haklardan olup, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile korunan kişilik hakkına saldırı bulunmuyorsa bu hakkın kullanılması engellenemeyecektir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; taraflar arasında davalının davacının işleri için bir dönem aracılık yaptığından bahisle bir ilişkinin başladığı, bu ilişki kapsamında taraflar arasında husumet oluştuğu, davacının davalı hakkında www.şikayetvar.com isimli internet sitesinde davacı hakkında yaptığı "Sehatek adlı enerji kimlik belgesi uzmanlığı şirketi olan firmanın bütün ekb'leri aynı sınıf oluyor ben şahsen çevre şehircilik Bakanlığına şikayette bulundum Allah'ın izniyle incelemeler neticesinde firmanın bütün ekb'leri iptal olacak.." ve "beni nasıl icraya verirsiniz, banka hesaplarına nasıl haciz koyarsınız.", "şirketi buna pişman edeceğim" paylaşımların genel olarak hoşa gitmeyen incitici söz niteliğinde olduğu, hakaret boyutuna ulaşmadığı, düşünceyi açıklama ve eleştiri hakkının sınırları kapsamında kaldığı, haksız rekabet kapsamında olmadığı gibi davacının kişilik haklarına saldırı boyutunda olmadığı, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, mahkemece; davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir (Benzer yönde; Dairemizin 28.11.2024 tarih, 2023/1170 Esas 2024/1712 karar sayılı ilamı; Yargıtay 11. HD. 15.09.2025 tarih, 2025/515 Esas, 2025/5350 Karar sayılı ilamı). Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Bakiye 345,55 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/10/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... *Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır. * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*