9. Hukuk Dairesi 2011/54330 E. , 2014/3888 K. "" MAHKEMESİ : SİLİVRİ 1. ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ TARİHİ : 28/10/2011 NUMARASI : 2011/246-2011/576 DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, maaş ücreti, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi alacağı, ulusal bayram ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz …
**9. Hukuk Dairesi 2011/54330 E. , 2014/3888 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SİLİVRİ 1. ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ TARİHİ : 28/10/2011 NUMARASI : 2011/246-2011/576 DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, maaş ücreti, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi alacağı, ulusal bayram ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş sözleşmesinin ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle feshehettiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, fazla çalışma, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Taraflar arasında ıslah yolu ile savunma dilekçesi ve tarafların delillerini sunma imkanının olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Islah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini, bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan ve karşı tarafın onayını gerektirmeyen bir yoldur. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 83. ve ardından gelen maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiş; 83.maddede, davanın her iki tarafının da, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği, ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurulabileceği; 84.maddede, ıslahın tahkikata tabi olan davalarda tahkikatın, tahkikata tabi olmayan davalarda ise yargılamanın bitimine kadar yapılabileceği belirtilmiştir. Sonraki hükümler, ıslahın şekline ve sonuçlarına ilişkin düzenlemeleri içermektedir. 5521 sayılı Kanun hükümleri arasında uyuşmazlıkla doğrudan ilgili olan “sözlü yargılama usulü” ile “ıslah” kurumuna yer verilmemiştir. Öyleyse, 5521 sayılı Kanunun 15. maddesinin yaptığı atıf dolayısıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK.)`nun konumuzu ilgilendiren hükümlerine değinmek gerekir. Buna göre, H.U.M.K.'nun 473. maddesi, sözlü yargılama usulünün sulh mahkemelerinde uygulanacağını öngörmüş, kanunda açıkça belirtilen hallerde ise, asliye mahkemelerinde de uygulanacağını belirtmektedir.