T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/844 Esas KARAR NO : 2026/265 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 20/12/2021 NUMARASI : 2020/541 Esas, 2021/1208 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ (Rücuen tazminat-İşyeri Sigorta Poliçesi kaynaklı) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/844 Esas KARAR NO : 2026/265 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 20/12/2021 NUMARASI : 2020/541 Esas, 2021/1208 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ (Rücuen tazminat-İşyeri Sigorta Poliçesi kaynaklı) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan dava dışı sigortalının işyerinde davalı şirket tarafından yangın merdiveni yenileme çalışmaları sırasında düşen kaynak ateşinin bodrumda bulunan kompresör odasına sirayet etmesi sonucu yangın çıktığını ve müvekkili sigortalının iş yerinin hasar uğradığını, davalı tarafından yapılan yangın merdiveni imalat işlemleri için bina yönetiminden ve bina sahibinden izin almadığını, hasar nedeniyle müvekkili tarafından dava dışı sigortalıya 30.902,00 TL ödendiğini, sigortalıya ödenen miktarın tahsili için davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, davalının icra takibine itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve bu miktarın % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalısının bodrum katta ... imalatı yaptığını, bu yerin kumaş imalatına uygun olmadığı gibi gerekli ruhsat vb idari izinlerin alınmadığını, sigortalıya ait kompresörün mevzuata ve yönetmeliğe uygun olmayacak bir şekilde mahallinde kullanıldığının tespit edildiğini, müvekkilinin tekstil ürünleri üzerine faaliyet gösterdiğini, iddia edildiği gibi yangın merdiveni imalatı işini yapmadığını, bina iş yerinde yasaya uygun bir yönetici bulunmadığını, sadece temizlik ve güvenliği sağlayan bir görevli bulunduğunu, bina maliki ve yöneticiden yazılı onay alma zorunluluğu bulunmadığı gibi, yapılan işlemlerden bina sahibinin ve diğer kiracıların bilgisinin bulunduğunu, yapımı ve tamiratının yapılmasının zorunlu bir mahalin, yapımı esnasında oluşabilecek bir hasarın sadece bir kişiye bağlanmasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın yangın merdiveninin tamir eden ...'e ihbarını talep ettiklerini, hasarın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Davacının sunduğu belgelerden davacının sigortalısına ait iş yerinde yangın çıktığı ve yangın neticesi dava dışı sigortalıya 30.902,00 TL ödendiği, yangın olayının meydana geldiği mahalde yangın uzmanından ve makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda davalının iş yerinde yapılan kaynak işlemi nedeniyle oluşan kıvılcımın alt katta bulunan dava dışı sigortalı iş yerinin merdiven boşluğundaki çöpleri tutuşturmasıyla yangının çıktığı, yangın olayında davalı adına iş yapan kaynak ustasının % 40 oranında, denetleme görevini yapmayan davalının % 30 oranında ve merdiven boşluğundaki çöplere tedbir almayan sigortalının % 30 oranında kusurlu olduğu ve sigorta şirketi tarafından tespit edilen zarar miktarının kadri maruf olduğunun belirtildiği, düzenlenen raporun denetime elverişli ve tekniğine uygun olması nedeniyle yeniden rapor alınmadığı ve davalı adına kaynak yapan kişinin kusurundan da işveren olması nedeniyle davalının sorumlu olduğu kabul edilmiş ve bu durumda davalının % 70 oranında kusurlu olduğu, davacının ödediği miktarın gerçek zarar ile uyumlu olduğu ve davalının bu zararın % 70 inden sorumlu olduğu ve davacının bu oranda davalıya rücu edebileceği kabul edilmiş ve buna göre davanın kısmen kabulüne, davalının Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 21.631,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminat talebinin ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; yangının davalının ihmalkarlığından çıktığından müvekkilinin hiç bir kusurunun bulunmadığını belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın tamamı yönünden kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; bilirkişi kök ve ek raporunun tutarsız, eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, itirazlarına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, bilirkişi raporunda davacının sigortalısının kusuruna konu hatalı tüm eylemlerinin neler olduğunun tespitinin yapılmadığını, davacının sigortalısının birden fazla kusurlu eyleminin bulunduğunu, yangın çıkış yolunun davacının sigortalısı tarafından demir pervazla kapatılmasının kusurlu bir eylem olduğunu yine sigortalıya ait kompresörün mevzuata ve yönetmeliğe uygun olmayacak şekilde mahalde kullanılmasının ayrı bir kusurlu eylem olduğunu, davacının sigortalısının, ... imalatı yapılan yerlerde bulunan pamuk uçuntuları ile ilgili gerekli temizliği yapmadığı, hasar miktarlarının tespiti yapılırken eksik inceleme yapıldığını, kompresörün ikinci el değerinin hesaplandığını, makinanın tamir edilmemesi halinde de bir değerinin bulunduğunu, buna ilişkin raporda bir değerlendirme ve tespit yapılmadığını, bilirkişi tarafından müvekkilinin denetleme ve kontrol yükümlülüğünü nasıl yerine getirmediğini veya getiremediğini açıklamadığını, her iki tarafa aynı kusur oranının yüklenmesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; iş yeri sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67 md ne dayalı iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davacı/ alacaklı tarafından davalı/ borçlu aleyhine rücuen tazminata dayalı 30.902,00 TL Asıl alacak ve 2.765,94 TL işlemiş faizden ibaret toplam 33.667,94 TL alacağın tahsili istemiyle 31/07/2019 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrini 29/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 02/12/2019 tarihinde süresi içinde borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edildiğine ilişkin evraka rastlanmadığı, davacı vekili tarafından İİK 67. Maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında; sigorta poliçesi, dava dışı sigortalıya ait iş yerinde çıkan yangın, sigorta şirketinin ödemeleri konusunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur.Uyuşmazlık; hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve yeterli olup olmadığı ile mahkeme kararını usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.Eksper raporunda; incelenen kamera kayıtlarından, kompresörün havalandırma bacasının çıktığı pencere boşluğundan saat 15.32 de içeriye düşen alevli bir parçanın yerde yanmaya devam ettiği, kompresör altındaki kablo ve plastik aksamı yakarak geliştiği ve kompresörün tamamen yanmasına neden olduğu, dış cephede yapılan incelemede, yeni çelik konstrüksiyon yangın merdiveni imalatının yapıldığının tespit edildiği, merdiveni yaptıran tarafın sigortalının üst kat komşusu olması nedeniyle, hasarla ilgili sorumluluğun kendilerine ait olabileceği ve rücu imkanının olduğu belirtilmiştir. İlk derece Mahkemesince alınan 23/02/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; ''Yangın esnasında ... bodrum katında faaliyet gösteren dava dışı sigortalı ... ... Ltd. Şti.'nin işyerinden taşınmış olduğu, iş yerini başka bir tekstil firmasının kullandığınırı görüldüğü, han içerisinde bulunan firmaların tekstil işi yaptıklarının görüldüğü, Sigorta eksperince tespit edilen 30.902,00TL'nin kadri maruf olduğu, binanın arka cephesinde bulunan yangın merdiveni, yan taraflarının metal kafes şeklinde kapatılması esnasında yapılan kaynak nedeniyle alt tarafa düşen kıvılcım ya da kaynak çapaklarının merdiven boşluğunda bulunan çöpleri tutuşturmasıyla yangının başladığı, üst katta bulunan ve tekstil işiyle iştigaf eden Davalı ... Ltd. Şti. işveren olarak, yangın merdiveni yan taraflarını çelik profillerle kapattırmak için (kaynak) ateşli çalışma yaptırdığı üstlenici firmayı denetleme ve kontrol etmediğinden yüzde 30 kusurlu olduğu, davalı ... ..., Ltd. Şti. ile anlaşarak yangın merdiveni yarı taraflarını profillerle kapatmak için ateşli kaynak çalışması yapan ve düşen çapak ve kıvılcımlar sonucu yangına sebebiyet veren ...'ün % 40 oranında kusurlu olduğu, davacının dava dışı sigortalısının, yukarıdan düşen çöplere tedbir almaması, yasaya aykırı olarak yarıgın kaçış yolunu kampresörün yarısını içeride yarısını dışarıda bırakarak kompresör sahası haline getirdiği nedeniyle % 30 oranında kusurtu bulunduğu'' belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan 15.06.2021 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda, kök raporunda belirttikleri kusur durumlarında herhangi bir değişiklik olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporlarına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosyada alınan bilirkişi raporu da dosya kapsamına uygun, teknik açıdan yeterli, gerekçeli olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK‘nun 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. ‘nci maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Somut davada, yangın merdivenine yapılan kaynak çalışması esnasında kaynak makinasından sıçrayan kıvılcımların merdiven boşluğunda bulunan çöpleri tutuşturmasından dolayı yangının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Dava dışı sigortalının kompresörün yarısını dışarıda bıraktığı ve merdivenlerde yangına sebebiyet verebilecek çöplere karşı tedbir almadığı davacının sigortalısının yangın nedeniyle güvenlik önlemi almadığı ve yangın kaçış yolunu kapatarak kompresör sahası yaptığı dikkate alındığında, dava dışı sigortalısına % 30 oranında kusur takdir edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davacı vekilinin sigortalının kusuru bulunmadığı yönündeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Davalı vekili bilirkişi raporunun eksik ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının birden fazla kusur oranı varken her iki tarafa aynı kusur oranının yüklenmesinin hakkaniyetten uzak ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmüştür. Davalı şirket tarafından yaptırılan tamirat tadilat esnasında, kaynak makinasından çıkan kıvılcımlarının merdiven boşluğunda bulunan çöplerin üzerine düşmesi sonucu yangının başladığı, davalının kaynak işlerini başlatmadan önce çalışma yaptırdığı kişiye kaynak yerini ve çevresini kontrol ederek kolay yanabilen maddeleri bu çevreden uzaklaştırılması gerektiği konusundaki denetleme ve kontrol görevini yerine getirmeden, yani davalının yeterli ve gerekli yangın güvenlik tedbirleri almadan kaynak işlerini başlattığı ve yangına sebep olduğu dikkate alındığında belirlenen kusur oranında bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer taraftan davacının sigortalısının da yukarıda açıklanan nedenlerle kusurlu kabul edildiği, ekspertiz raporunda kompresör makinesinin tamamen yandığı belirtilerek eskime tenzili ile sovtaj bedelinin düşülerek tazminat miktarı belirlenmiş, teknik bilirkişi raporunda da ekspertiz raporunda tespit edilen bedelin kadri maruf olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, davalı vekilinin hasar miktarını tespit edilirken eksik inceleme yapıldığı yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/541 Esas, 2021/1208 Karar sayılı ve 20/12/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/02/2026