9. Hukuk Dairesi 2025/9828 E. , 2026/1010 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3075 E., 2025/1709 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/621 E., 2022/835 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından …
9. Hukuk Dairesi 2025/9828 E. , 2026/1010 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3075 E., 2025/1709 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/621 E., 2022/835 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 18.05.2009 - 31.08.2011 tarihleri arasında davalı işverenlikte çalıştığını ve muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle işten ayrıldığını, 23.01.2013 tarihinden iş sözleşmesinin haksız yere feshedildiği 23.09.2021 tarihine kadar ... olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından ... Noterliğinin 23.09.2021 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarnamesi ile ... mağazasında çalışmakta iken reyondan 1 adet simit, 2 adet talaş böreği ve 1 adet ayran aldığı ve o sırada gelen müşteri ile ilgilendikten sonra 1 adet simit ürününün ödemesini yaptığı, diğer aldığı ürünleri ödemesini yapmadan tükettiği gerekçesiyle feshedildiğini, yapılan feshin haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olduğunu, davacının aldığı 1 adet simit ve 1 adet ayranın bedelini ödediğini, bahsi geçen böreği ise tüketmediğini, müvekkiline ait ... karta ait hesap hareketleri incelendiğinde bu durumun aşikar olacağını, davalının sırf feshe kılıf uydurma adına gerçeği saptırdığını ve fesih ihtarnamesinde gerçek dışı olgulara dayandığını, davacının ücretinin bordrolarda görüldüğü şekilde olduğunu, bir öğün yemeğin ve servisin işveren tarafından karşılandığını, bunun yanında yine bordrolarda görüldüğü şekilde ikramiye, prim, gıda yardımı, deterjan yardımı, yol parası, sosyal ve ayni yardım ve haklar ödendiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 18.05.2009-16.09.2010 tarihleri arasında müvekkili iş yerinde sezonluk personel olarak çalıştığını ve sözleşme bitiminde işten kendisi ayrıldığını, daha sonra 07.12.2010 tarihinde yeniden müracaatta bulunarak işe alındığını ve muvazzaf askerliğe gideceğinden askerlik sebebi ile iş sözleşmesinin sona erdiğini, bu çalışma süresinin 1 yıldan az olması nedeniyle kıdem tazminatı hakkı doğmadığını, davacının daha sonra 23.01.2013 tarihinde usta şarküter olarak işe alındığını, bu çalışması devam ederken 1 adet simit, 2 adet talaş böreği ve 1 adet ayran aldığını ve o sırada gelen müşteri ile ilgilendikten sonra 1 adet simidin ödemesini yaptığı ancak diğer ürünlerin ödemesini yapmadan tükettiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine disiplin kurulunda 24.08.2021 tarihli karar ile iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25. maddesi uyarınca sona erdirildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı hakkı bulunmadığını, davacının talaş böreğini tüketmediği iddiasının doğru olmadığını, işverenin güvenini kötüye kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tanıkların görgüye dayalı bilgilerinin olmadığını, davalı tarafça CD içerisinde kayıtlı hesap dökümünün sunulduğu, davacı tarafın aldığı ürünlere ilişkin somut delil sunulmadığı, davacıya uygulanan yaptırımın hakkaniyete uygun düşmediği, feshin haklı nedene dayanmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, fesih sebebi olan davranışının işyerine girişte iş sözleşmesi ile birlikte imzalamış olduğu personel alışveriş talimatına aykırı olduğu gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan bir davranış olduğunu, 2. Davacının işverenin güvenini kötüye kullanması sebebi ile konunun disiplin kuruluna götürüldüğünü, disiplin kurulunda 24.08.2021 tarihli karar ile iş sözleşmesine 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesi çerçevesinde son verildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatı hakkı bulunmadığını, 3. Bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, 4. Davacının hizmet süresinin hatalı tespit edildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatlarının ispat ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.