Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5269 E. , 2024/7373 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5269 Karar No : 2024/7373 TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ...
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5269 E. , 2024/7373 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5269 Karar No : 2024/7373 TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ...Mahallesi, ... Caddesi, ... parsel sayılı taşınmazın 520,00 m²'lik kısmının otopark olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle davacıdan 187.000,00-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğü'nün... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mülkiyet bilgisine ilişkin yapılan değerlendirmede dava konusu yeşil alan vasıflı taşınmazın davalı belediyenin mülkiyetinde ve sorumluluğunda olduğuna ilişkin tapu kaydı ya da herhangi bir belgenin bulunmadığı hususunun tespit edildiği, davalı idarenin 21/03/2018 tarihli dilekçesinde de, dava konusu yol ve yeşil alanda kalan taşınmazın imar uygulaması sonucu davalı idare lehine terk edildiği, kullanım ve tasarrufunun davalı idarede olduğu savunulmuş ise de; davalı idarenin özel mülkiyetinde olmadığı anlaşılan, imar planında yol ve yeşil alan olarak öngörülen alanın fuzulen işgal edildiğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği, cadde, sokak veya yeşil alan olarak kullanılan imar yollarının belediyelerin özel mülkiyetinde bulunmadığı, kaldı ki; davalı idarece ecrimisile konu alanın özel mülkiyetinde bulunduğu ya da 3194 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca devredildiği yolunda bir bilgi ve belgenin dava dosyasına sunulmadığı, bahse konu yerin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulaması sonucunda düzenleme ortaklık payı kapsamında yeşil alana terk edilen alanda kaldığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması nedeniyle bu nitelikteki bir yerin ilgili belediyeye protokol veya başka bir suretle terk veya devri yapılmamışsa bu alanların fuzulen işgal edilmesi halinde Hazine tarafından ecrimisil istenebileceği açık olduğundan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince dava konusu taşınmazın belediyenin özel mülkiyetinde olmadığı gerekçesiyle yetki yönünden işlemin iptaline karar verilmiş ise de; 3194 sayılı Kanun uyarınca bedelsiz terklerle ve düzenleme ortaklık payları (D.O.P.) sonucu elde edilen bu gibi sahaların başka maksatlarla kullanılmalarına olanak bulunmadığı, bu alanların belediye adına tapuya tescil olanağı da bulunmamakla birlikte imar planında münhasıran “park” olarak belirlenen sahanın, mülkiyetinin iktisabına gerek kalmaksızın imar programları çerçevesinde, niteliğine uygun şekilde tesisinden, işletilmesinden ve korunmasından doğrudan doğruya belediyelerin sorumlu olduğu, davada, 25/01/2018 tarihinde yerinde keşif sonunda düzenlenen bilirkişi raporunun incelenmesinden, nizalı taşınmaz için TÜİK-ÜFE artış oranları uygulanmak suretiyle 520,00 m² işgal alanı üzerinden, 10/05/2011-10/05/2016 döneminde 95.610,06 TL ecrimisil hesaplandığı, bilirkişi raporunun dayandığı veriler karşısında hükme esas alınacak nitelikte olduğu, ancak, ecrimisilin bir kamu alacağı olması ve ortada özel hukuk hükümlerinin tatbiki gereken herhangi bir sözleşmenin de bulunmaması halinde; ecrimisil hesabının, hesaplamada baz alınan yıla ait birim değerlerin, TÜİK veya ÜFE'ye göre değil Maliye Bakanlığınca yayımlanan "yeniden değerleme oranı" dikkate alınarak güncellenmesi suretiyle hesaplanması gerektiği, bilirkişilerce belirlenen 2015 yılı için yıllık 40,00 TL/m² birim değer ve 520,00 m² işgal alanı üzerinden "yeniden değerleme oranı" dikkate alınarak 10/05/2011-10/05/2016 tarihleri arası dönem için yeniden hesaplama yapıldığında, taşınmazın işgal döneminde ecrimisil getirisinin 92.244,89 TL olarak hesaplandığı, buna göre, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin, 92.244,89 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan 94.755,21-TL ecrimisile ait kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin 94.755,21-TL'lik kısmının iptaline, 92.244,85-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Davaya konu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden olduğu ve davalı idarenin ecrimisil isteme yetkisinin bulunmadığı, fuzuli şagil olmadığı, herkes tarafından kullanıldığı ve kontrolleri altında bulunmadığı ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Ecrimisil bedelinin hesaplanmasında cadde/sokak rayiç değerlerinin yüzde üçü baz alınarak yasal sınırın altına düşülmeyerek taşınmazın bulunduğu mevki olan ... Caddesi rayiç değerleri üzerinden hesaplama yapıldığı, tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmının onanmasına, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile iptal hükmüne ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Davacının temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyiz incelemesi yapılan karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 75. maddesinde, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde, "ecrimisil", Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın İdarece talep edilen tazminat; "fuzuli şagil" ise, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili idarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır. Anılan Yönetmelik hükümlerine dayanılarak çıkarılan 20/08/2011 tarih ve 28031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle 20/08/2011 tarihinde yürürlüğe giren 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin Tespit ve Takdir Edilmesi" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." 5. fıkrasında ise "Emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri belirlenmemiş olan Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerler için ecrimisil tespit ve takdirinde, birim değeri belirlenen en yakın emsal taşınmazın emlak vergisine esas metre kare birim değeri dikkate alınır." hükümleri yer almıştır. Dosyasının incelenmesinden, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... parsel sayılı taşınmazın 520,00 m²'lik kısmının otopark olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle davacıdan 281.465,00 TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... Belediye Başkanlığı Emlak ve İstimlak Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin düzenlendiği itiraz üzerine 187.000,00 TL tutarındaki ...tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin düzenlendiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü için Mahkemece yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve karara dayanak alınan bilirkişi raporunda; davaya konu yerin tapu kaydının olmadığı, imar planında yeşil alan ve yola terki mevcut alanda kaldığı, taşınmazın ... Caddesine yakın konumda olduğu, E-5 karayoluna 500 m. mesafede bulunduğu, beş emsalin aylık kira bedellerinin ortalaması alınarak 2015 yılı 40,00 TL/m² birim bedel üzerinden toplam 95.610,00 TL ecrimisil bedeli tespit edildiği görülmektedir. İşgal nedeniyle alınan bir tazminat olan ecrimisilin tutarının hesaplanmasında; taşınmazın mevkii, kullanım şekli, elde edilen gelir, altyapı, ulaşım kolaylığı, varsa önceki dönem kira ve emsal ecrimisil bedelleri gibi tüm faktörlerin etkili olduğu, ayrıca 336 sıra No.lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin %3'ünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edileceği hükmü ile emsal ecrimisil ve kira bedellerinin de dikkate alınması gerektiği kuşkusuzdur. Ecrimisil istenilen dava konusu taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan bir alan olup, ecrimisil istenilen dönemler ... tarihinde yürürlüğe giren ... sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nden sonraki döneme ilişkindir. Bu durumda; temyize konu mahkeme kararının dayanağı bilirkişi raporunda davalı idarenin kıymet takdirine esas aldığı taşınmazın emlak vergisine esas değerinin dikkate alınmayarak daha düşük bir bedelin esas alındığı, emlak vergisinin asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil belirlenmesi gerektiği kuralının açık olduğu göz önünde bulundurulduğunda, gerek duyulması halinde bilirkişilerden de ek rapor alınarak taşınmazın emlak vergi değerinin yüzde üçünden az olmayacak şekilde birim bedelin dava konusu döneme yeniden değerleme oranı uygulanarak bir karar verilmesi gerektiğinden temyize konu kararın iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, redde ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Anılan İdari Dava Dairesi kararının iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 16/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.