TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/05/2023 NUMARASI : 2022/304 Esas, 2023/513 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/967 KARAR NO : 2026/54 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/05/2023 NUMARASI : 2022/304 Esas, 2023/513 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : 1.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, tarafların ...Apartmanın'da komşu olduklarını , kentsel dönüşüm kapsamında binanın yeniden inşa edilmesi için tüm komşularla birlikte ... A.Ş. İle Bakırköy 52. Noterliği'nin ... yevmiye sayılı 15 Haziran 2016 tarihli müteahhitlik sözleşmesi imzaladıklarını , o dönem ki ... ... ile, en üst katta olmaları sebebiyle taraflarına ait olacak bir bölüm içeren projeyi onayladıklarını, bu şekilde en üst kata eklenen çatı arası piyes ile birlikte tapu üzerinde %24 olan arsa paylarının %30'a yükseldiğini, bu sebeple komşularıyla arsa payı alışverişi yapmaları gerektiğini, sonuç olarak m2 başına 900 Amerikan Doları ödeme yapılması gerektiğini, binanın sözleşmede belirtilen tamamlanma aşamalarında ... hak edişleri ile birlikte aynı oranda birkaç taksitte ödeneceğinin kararlaştırıldığını , ilk taksitin sözleşmenin noterde tasdiki anında ,ikinci taksitin inşaat ruhsatının alındığı zamanda ödendiğini , Davalı ... payına düşen miktarın...'nın (...vekili) hesabına yatırılmasını istediğinden , onun hesabına transfer ettiklerini, kaba inşaat bitiminde sıranın tapuların dağıtımına geldiğinde, kat malikleri ...'nın (...vekili) ve ...'un anlaşma dışına çıkarak paranın tamamının ödenmesini talep ettiklerini , 1. ve 2. No'lu daire maliklerinin tüm ödemeleri yapmazlarsa tapuları devretmeyeceklerini bildirdiklerini, 1. Ve 2. no'lu daire malikinin ödemeyi yapmadığını, bu sebeple tapu devrinin gerçekleşmediğini, bu sefer müteahhidin kat maliklerinin tapu paylarında değişiklik olmaksızın eski tapu üzerinden yeniden tapu düzenlettiğini, davalı şahıslar senet verilmesi halinde arsa payını devredeceğini bildirdiğini, müvekkilinin de kalan ödemeye dair olarak , inşaatın ince işçiliğinin bitiş tarihi olan 30.09.2017 tarihinde ve iskan alım tarihi olarak ön görülen 30.11.2017 tarihinde iki taksitte ödeneceğine dair teminat olmak üzere Amerikan Doları üzerinden senet imzaladıklarını, ...'nın senetlerle ilgili sözleşme imzalanmasına karşı çıktığını, senetlerin imzalanmasına rağmen arsa payı devrinin gerçekleştirilmediğini , senetlerin hile ve desise ile imzalatıldığını, inşaatın ince işçiliğinin halen bitmediğini , ... ...'ün ince işçiliğin Kasım 2017 de biteceğini yazılı olarak bildirdiğini, inşaatın 2017 sonunda biteceği öngörülmüşse de, müteahhidin 26.3.2018 tarihli yazılı beyanında bu sefer inşaatı 1 ay sonra bitireceğini taahhüt ettiğini , 07.08.2020 tarihli keşifte inşaatın %71 civarında olduğunun tespit edildiğini, senetlerin ödenmesi gerekenince işçiliğin tamamlanması aşamasına ve iskan alınması aşamasına henüz gelinmediğini, 15 Temmuz Darbe Girişiminde çıkarılan kanun doğrultusunda gayrimenkul satışlarında Türk Lirası kullanılacağını , Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar Kapsamında gayrimenkul satış bedellerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacağını, inşaatın tamamlanmadığını, iskanın alınmadığını, davalıların arsa payı devri koşuluyla verdikleri senetleri işleme koyduklarını, kimse kendi edimini yerine getirmeden karşı taraftan edimini talep edemeyeceğini belirterek , 30.09.2017 vade tarihli 5.608 USD miktarlı bono ile 30.09.2017 vade tarihli 5.608 USD miktarlı bonolar için ve Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini ve kötü niyetli icra takibi sebebiyle takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline kara verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, davacının borçlu olmadığını, usulüne uygun yazılı delille ispat etmek zorunda olduğunu, deliller incelendiğinde, icra takibine konu senetlerle alakalı, borçlu olmadığına veyahut senedin teminat olarak verildiğine dair her hangi bir yazılı belge mevcut olmadığını, davacının senetlerin hile ile imzalatıldığı iddiasının da mesnetsiz olduğunu , davaya konu senetlerin gayrimenkul satışından veya sözleşmeden kaynaklı olarak verilmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep ediliği, davalı tarafça davacı taraf aleyhine senede dayalı olarak 68.311,52 TL (11.217 usd x 6,09) asıl alacak, 26.151,69 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 94.462,81 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, takibe konu senedin lehtarının davalı olduğu, keşidecisinin davacı olduğu, senet üzerinde nakden ibaresinin yer aldığı, USD birimi ile düzenlendiğinin görülüğü, menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşeceği, fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşeceği, bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini içeren davada ispat yükü, kural olarak senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olduğu, davacı tarafın Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı olarak aleyhine başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği, takibe dayanak senedin incelenmesinde 30/09/2017 tanzim, 30/09/2017 vade tarihli 5.608,50 USD bedelli bononun nakden kaydı içerdiği, senedin bedelsizliğine dayalı işbu davada HMK m.190/1 uyarınca ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, senedin bedelsiz olduğuna, teminat amaçlı verilmiş olmasına rağmen teminat şartının gerçekleşmediğine dair davacı tarafça ispata elverişli yazılı delilin dosya kapsamına sunulamadığı, davacı vekilince dosyanın bilirkişiye tevdi talep edilmiş ise de uyuşmazlık konusu hususların Mahkemece re'sen değerlendirilmesi gerekli hukuki konulara ilişkin olduğundan talebin yerinde olmadığı, davacı asilin ve vekilinin 16/05/2023 tarihli duruşmada alınan beyanları uyarınca yemin deliline dayanmayacaklarının bildirildiği, davanın reddinin gerektiği, şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine, kötü niyet tazminatı taleplerinin şartlar oluşmadığından reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1-Toplantı tutanaklarındaki beyanlar ,mesaj ve mail yazışmaları dava konusu senetler davacı tarafından ortaya çıkacak m2 farkı sebebiyle davalının davacıya tapuda hisse devri yapması karşılığı olarak verildiğini, davalının hisse devri yapmaması sebebiyle senetlerin ödenmediğini , davacının oğlunun davalıyı temsil eden... ve diğer kat malikleri ile 11.10.2018 tarihli e posta yazışmaları olduğunu, 2-... ... nın davalı adına 2 Temmuz 2017 tarihinde yazdığı mesajında şerefiye için toplam 27.639,00 USD kabul ettiklerini, projeyi tasdik ve devir edeceklerini bildirdiğini, 3-Tanıklarının dinlendiğini, tam bu delillere rağmen davanın kabul edilmediğini, davalının senedi aldıktan sonra tapu payını devretmediğini , bilirkişi raporu alınsa idi bu durumun anlaşılacağını, söz konusu senetlerin şerefiye payı için verildiğini, nakden ifadesinin sonradan yazıldığını, 4-Bankaya ödenen miktarlar ile verilen senetler toplandığında, ...'nın mesajla talep ettiği miktarın ortaya çıktığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. Davacı arsa sahibi, davalı arsa sahibidir.Davacı vekili, müvekkilinin davalı kat maliki ... ve (...vekili) ... ve tüm komşuları ile birlikte kentsel dönüşüm sebebiyle ... ... ile 15 Haziran 2016 tarihli noterden Müteahhitlik Sözleşmesi yaptıklarını, müteahhitle birlikte arsa paylarının artmasını sağlayan projeyi onayladıklarını, arsa payları yükseldiği için diğer arsa sahiplerine ödeme yapılması konusunda anlaştıklarını, iki taksiti komşularına ödediklerini ancak davalıların geri kalan tüm ödeme verilmezse tapuyu vermeyeceklerini bildirdiklerini, bunun üzerine müvekkilinin kalan ödemeyi vadesi gelmediği için yapmadığını , müteahhidin de artışsız biçimde kat maliklerinin eski tapusunu çıkarttığını, davalı ile yeni bir anlaşma yaparak kalan bakiyenin ödenmesi ve tapunun verilmesi için 30.9.2017 vade tarihli ve 30.11.2017 vade tarihli 5.608 er USD lik bono verdiklerini, bonolardan birinin vade tarihinin ince işçiliğin bitim tarihi, birinin vade tarihinin ise iskan tarihi olduğunu , ancak ince işçiliğin bitirilmediği gibi , iskanında alınmadığını, inşaatın %71 düzeyinde olduğunu, senetlerin teminat amacıyla verildiğini vade tarihinin henüz gelmediğini, arsa payının devredilmediğini, senetler verilirken sözleşme yapılmamasından davalının yararlanarak senetleri icraya koyduğunu belirterek, borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir. Davalı vekili , davacının borçlu olmadığını ispat yükü altında olduğunu, davacının senetlerin teminat senedi olarak verildiğine dair her hangi bir yazılı delili bulunmadığını, davaya konu kambiyo senetlerinin gayrimenkul satışından ve sözleşmeden kaynaklanmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Yerel mahkemece, bononun nakden kaydı içerdiği, senedin bedelsizliğine dayalı işbu davada HMK m.190/1 uyarınca ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu, senedin bedelsiz olduğuna, teminat amaçlı verilmiş olmasına rağmen teminat şartının gerçekleşmediğine dair davacı tarafça ispata elverişli yazılı delilin dosya kapsamına sunulamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.Taraflar arasındaki dava menfi tespit davasıdır. Davacı, takip konusu senetleri şerefiye farkı olarak verdiğini ve tapuda davalı tarafça devir yapılmadığını belirtmektedir. Bu durumda senedin karşılıksız olduğunun ispat yükü , davacıya düşer.11.10.2018 tarihli e-posta yazışmasının davacının oğlu olduğu belirtilen ...'dan sadır olduğu, davacının kendisinden sadır olmadığı için davacıyı bağlamaz.Takip konusu bonoların veriliş nedeni senetlerin metninden anlaşılamadığına göre davacı bonoların verilme nedenini ve bu senetlerden dolayı borçlu bulunmadığını belgelendirmekle yükümlüdür. Bu nedenle, mahkemece ispatlamayan davanın reddine dair verilen karar doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/05/2023 tarih ve 2022/304 Esas, 2023/513 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 15/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.