9. Hukuk Dairesi 2020/1014 E. , 2020/4754 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hüküm, süresi içinde duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının …
**9. Hukuk Dairesi 2020/1014 E. , 2020/4754 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hüküm, süresi içinde duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının davalı Üniversite bünyesinde 14.11.2011 tarihinde imzalamış olduğu bir yıl süreli iş sözleşmesi çerçevesinde üniversitenin “Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı” bölümünde yardımcı doçent doktor unvanıyla öğretim üyesi olarak çalışmaya başladığını, davacının iş akdini 11.07.2012 tarihli görünen ancak davacının elinde 26.07.2012 tarihinde ulaşan fesih yazılarında “04.06.2012 tarihinden itibaren işe izinsiz ve mazeretsiz şekilde gelmediğiniz tespit edildiğinden 04.06.2012 tarihi itibarıyla iş akdiniz sona erdirilmiştir” şeklinde bir açıklamayla usulsüz, haksız ve gerçeğe aykırı bir gerekçeyle sona erdirildiğini, ödenmeyen ücretlerin tahsili için icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafça itiraz edildiğini belirterek ücret ve cezai şart talepli icra takibine vaki haksız itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C) Yargılama Safhası ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkeme ilk kararında, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 24.12.2012 tarihli, 2012/223 Esas ve 2012/282 Karar sayılı kararında da belirtildiği şekilde davacının sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin 2577 sayılı Kanunun 2'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (a) bendinde tanımı yapılan iptal davasına konu edilebilecek nitelikte birer idari işlem niteliği taşıdığı, bu işlemin hukuka uygunluğunun denetiminin de, Anayasayla bu denetim için oluşturulan idari yargının görev alanında bulunduğu davada idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararı davacı temyiz etmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 06.06.2013 gün ve 2013/17120 E., 2013/10586 K. sayılı kararı ile; “… Somut olayda davalı bir vakıf üniversitesi olup bu açıdan taraflar arasındaki ücret ve cezai şart alacaklarına ilişkin davasının çözümünde adli yargı yeri görevlidir. Bu durumda, mahkemece yargı yolu yanlışlığı nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. Yeniden yapılan yargılama sonunda Mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Direnme kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.03.2017 tarihli ve 2015/7-1739 E., 2017/524 K. sayılı ilamı ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.