Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1993-2016 tarihleri arasında davalı Şirketin yurt dışında bulunan şantiyelerinde elektrik kaynakçı ekip başı olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedilerek Türkiye’ye gönderildiğini, ücretinin saat başı net 5,68 USD olduğunu ayrıca üç öğün yemek, barınma ve ısınma giderlerinin davalı işveren tarafından karşılandığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline ka
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1993-2016 tarihleri arasında davalı Şirketin yurt dışında bulunan şantiyelerinde elektrik kaynakçı ekip başı olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedilerek Türkiye’ye gönderildiğini, ücretinin saat başı net 5,68 USD olduğunu ayrıca üç öğün yemek, barınma ve ısınma giderlerinin davalı işveren tarafından karşılandığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk ve dava konusu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir (..., Milletlerarası ... Hukuk, ..., 2022, s.315;..., Türk Milletlerarası ... Hukuku, ..., 2021, s.127). Buna göre Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Kanun'un 2. ve 8. maddelerinin bir gereğidir. Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 392. maddesinde belirtilen sürelerin Dairemizce daha önce bazı kararlarda hak düşürücü süre olduğu belirtilmişse de yeniden yapılan değerlendirmede, bu sürelerin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. Dava tarihi itibarıyla söz konusu zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalı tarafça usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde söz konusu sürelerin hak düşürücü süre olarak nitelendirilmesi hatalı ise de bu hata sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda ve yukarıda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.