Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının davalılara ait Umman'daki işyerinde 21.06.2013-14.06.2015 tarihleri arasında elektrik ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, çalışma süresi boyunca 07.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının davalılara ait Umman'daki işyerinde 21.06.2013-14.06.2015 tarihleri arasında elektrik ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, çalışma süresi boyunca 07.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davanın süresinde açılıp açılmadığı, zamanaşımı ve davalı... Şirketne husumet yöneltilip yöneltilemeyeceğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Umman Sultanlığı İş Kanunu'nun 7. maddesine göre "Hak ettiği tarihin üzerinden bir yıl geçmiş ise, işçinin bu Kanun’da belirtilen haklardan herhangi birini isteme hakkı düşer. Bu Kanun’dan öncesine ait hak taleplerinde ise bir yıllık süre, Kanun hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hesap edilir." Anılan maddede sözü edilen sürelerin Dairemizce daha önce bazı kararlarda hak düşürücü süre olduğu belirtilmişse de yeniden yapılan değerlendirmede; bu sürelerin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. Dava tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalılar tarafından usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince söz konusu sürelerin hak düşürücü süre olarak nitelendirilmesi hatalı olmakla birlikte, bu hata sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı... Şirketi vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.