T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:19/10/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:30/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:19/10/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:30/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili ile borçlular arasında imzalanan 30/05/2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerine müsteniden adı geçen firmaya kredi kullandırıldığını, borçlular ... ve ...'nın genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, davalı/borçlu tarafından kredi kullanma iradelerini teyit eden belge ve kredi sözleşmesi hakkında bilgi sahibi oldukları ve bu sözleşmeyi akdetmek istediklerine ilişkin beyan mevcut olduğunu, davalı firmanın imzalanan sözleşmeye istinaden kredi koşullarına uymaması ve borcunu zamanında ödememesi sebebiyle; borçlu ile kredinin müşterek borçlu müteselsil kefillerine Ankara 12. Noterliğinin 31 Ocak 2020 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ve 26 Mart 2021 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile borcun ödenmesi ihtar edilmiş ise de borçlular tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, söz konusu ihtarnamenin borçlulara usulüne uygun tebliğ edildiğini, kullandırılan krediye istinaden imzalatılan sözleşmede borçlu olmaları sebebiyle tüm alacak yönünden borçlular hakkında Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... D. İş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz talep edildiğini, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... D. İş ve ... K. sayılı dosyası üzerinden yapılan inceleme neticesinde borçlular hakkında 07.05.2021 tarihinde, Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden ihtiyati haciz kararı verildiğini, usulüne uygun olarak alınmış olan ihtiyati haciz kararı ile birlikte 07/05/2021 tarihinde borçlular hakkında 126.520,21-TL alacağın ödenmesi talebiyle Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, alınan ihtiyati haciz kararı da iş bu dosya üzerinden borçlular hakkında uygulandığını, dosya üzerinde yapılan incelemede davalılar tarafından Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe 17/05/2021 tarih ve 14/06/2021 tarihinde itiraz edildiğinin anlaşıldığını, takibin durduğunu, itiraz konusu takipte talep edilen faiz oranı, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerine uygun olduğunu, davalının itirazları yasa, usul ve yargıtay içtihatlarına aykırı olup takibi sürüncemede bırakmaya ve müvekkili bankanın alacağının tahsilini engellemeye yönelik olarak yapılmış itirazlar olduğunu beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalılar ... ve şirket vekili; müvekkilinin ve şirketinin davacıya muaccel hale gelmiş likit bir borcu bulunmadığını, davaya dayanak icra takibinde yazan ana para borcunun yanlış hesaplandığını, asıl alacak yanında fer-ilerinin hesabının hatalı olduğunu, kefillerin de sorumluluğunun olmadığını, müvekkilinin geçici ekonomik sıkıntıya girdiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "... bilirkişi rapor içeriği dikkate alınarak; Davacı banka Muratpaşa/Antalya şubesi ile davalı ... Ltd. Şirketi arasında, 31.05.2017 tarihli 300.000,00 TL. limitli genel kredi sözleşmesi bağıtlandığı, diğer davalılar ... ve ...’nın sözleşmenin devamında düzenlenen kefalet sözleşmesinde sözleşme limiti üzerinden müteselsil kefil oldukları, dosyaya ibraz edilen kredi hesabı ve kredi geri ödeme tablosunun incelenmesinde, davalı şirkete 01.06.2017 tarihinde ... kredi hesap numarasına kayıtlı yıllık bazda %13,75 akdi faizli aylık sabit taksit geri ödemeli 215.000,00 TL. üzerinden kullandırılan kredi hesabının 26.02.2020 tarihinde 117.466,05 TL. anapara bakiyesi üzerinden ... kredi numarası verilerek yapılandırıldığı, 27.07.2020 tarihinde ödemesiz dönem kapitalizesi olarak 3.305,16 TL. ilavesi ve krediye yapılan anapara ödemeleriyle 18.01.2021 tarihi itibariyle 102.679,79 TL. anapara bakiyesi bulunan kredi hesabına 14.10.2020 tarihinden itibaren düzenli anapara ve faiz tahsilatının yapılamadığı, 25.03.2021 kat tarihi itibariyle kredi hesabının 102.679,79 TL. anapara, 6.545,08 TL. faiz ve 327,25 TL. gider vergisi olmak üzere toplam 109.552,12 TL. kapitalize borç bakiyesi üzerinden kat edilmekle birlikte davacı banka icra ödeme emrinde 108.443,18 TL. olan asıl alacak talebiyle bağlı bulunduğu, 11.05.2021 takip tarihini takiben ve 28.02.2022 dava tarihi öncesinde kredi garanti fonundan 11.08.2021 tarihinde 90.947,34 TL. tahsil edilmiş olup, kredi garanti fonunun krediye kefil sıfatıyla ifade bulunduğu ölçüde kredi verenin haklarına halef olduğu, hazine desteğine ilişkin kamu düzenlemelerinde takip işlerinin kredi veren tarafınca yürütüleceği, yapılacak tahsilatın ise kefalet oranında kredi veren tarafınca KGF’ye aktarılacağı hususları göz önüne alındığında, davalılar aleyhine yapılan takibin takip tarihi üzerinden yapılan hesaplamaya esas olarak devam etmesi gerektiği, davalı şirkete genel kredi sözleşmesinin 16.maddesi kapsamında davalı şirket kredisinden davalı ...’nın kullanımına ... numaralı 10.000,00 TL. limitli ticari nitelikli kurumsal kredi kartlarının tahsis edildiği, davalı şirketin kredi kartı kullanımından doğan alacağına en son geri ödemenin 11.02.2021 tarihinde 1.500,00 TL. olarak yapıldığı, kredi kartı hesabının 02.03.2021 tarihli son hesap kesim döneminde dönem borcunun faiz ve faiz dışı ferileriyle 5.384,47 TL. olduğu ve 25.03.2021 kat tarihi itibariyle kart hesabının 5.384,47 TL. anapara alacağı üzerinden kat edildiği, 02.03.2021 tarihinden 25.03.2021 kat tarihine kadar 23 günlük %22,68 akdi faizi 78,02 TL. ve gider vergisi 3,90 TL’nin anapara alacağı 5.384,47 TL. üzerine kapitalize edilmesiyle kat tarihi itibariyle davacı bankanın talep edebileceği asıl alacak tutarı 5.466,39 TL. bulunduğu, 26.03.2021 tarihli kat ihtarnamesinin davalılara 29.03.2021 tarihinde tebligat kanunun 21.maddesi uyarınca tebliğ edildiği, dosyaya ibraz edilen noter tebliğ mazbatasında görüldüğü, buna göre üç günlük ihtar süresi dikkate alındığında davalıların 02.04.2021 tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunduklarının belirlendiği, taksitli krediden doğan banka alacağının yapılan hesaplamalar gereği; 108.443,18 Asıl alacak , 3.080,38 İşlemiş faiz alacağı, 154,02 Gider vergisi olmak üzere toplam 111.677,58 TL olduğu, Asıl alacak tutarının ip tarihinden itibaren %23,4 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olduğu, talep sınırları dikkate alındığında, kredi kartından doğan banka alacağının 5.466,39 Asıl alacak , 36,66 İşlemiş faiz alacağı, 1,83 Gider vergisi olmak üzere toplam: 5.504,88 TL olduğu, Asıl alacak tutarı takip tarihinden itibaren %26,28 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olduğu, davacı banka tarafınca, davalı asıl kredi borçlusu davalı şirkete kullandırılan ticari kart kredisi ve taksitli krediden doğan davacı banka alacağının davalı kefiller ... ve ...’nın kefalet limiti içerisinde bulunması nedeniyle, davalı kefiller banka alacağının tamamından ve kendi temerrüdünden sorumlu bulunduğu, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve davalı kefillerin her biri ayrı ayrı olmak üzere 02.04.2021 tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunan davalı kefillerin takip tarihi itibariyle kefalet sorumluluklarının asıl borçlu şirket için yapılan hesaplama ile aynı bulunduğu, taksitli ticari krediden doğan banka alacağına 11.05.2021 takip tarihini takiben ve 28.02.2022 dava tarihi öncesinde kredi garanti fonundan 11.08.2021 tarihinde 90.947,34 TL. tahsil edilmiş olup, kredi garanti fonunun krediye kefil sıfatıyla ifade bulunduğu ölçüde kredi verenin haklarına halef olduğu, hazine desteğine ilişkin kamu düzenlemelerinde takip işlerinin kredi veren tarafınca yürütüleceği, yapılacak tahsilatın ise kefalet oranında kredi veren tarafınca KGF’ye aktarılacağı hususları göz önüne alındığında, davalılar aleyhine yapılan takibin takip tarihi üzerinden yapılan hesaplamaya esas olarak devam etmesi gerektiği hususlarının kabulü ile, davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından 30.05.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nin akdedildiğini, davalı şirkete kredi kullandırıldığını, davalılardan ... ile ... işbu kredi sözleşmesini müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, ancak davalı şirket tarafından kredi koşullarına uyulmaması ve borcun zamanında ödenmemiş olması nedeniyle davalı şirket ile kefil olan davalılara Ankara 12. Noterliği 31.01.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile borcun ödenmesi hususunda ihtar gönderildiğini, ancak davalılar ihtara rağmen borcu ödemekten kaçındığını, müvekkili tarafından davalılar aleyhine Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalı tarafından asıl alacak ve tüm ferilerine itiraz edildiğini ve icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, uyuşmazlığın çözümü hususunda arabuluculuk yolu da dahil olmak üzere her türlü çözüm yolu denenmiş olmasına rağmen davalılar tarafından borcun ödenmesinin söz konusu olmadığını, bunun üzerine Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali talebiyle dava açılmasının gerektiğini, sözleşmenin davalılar tarafından 30.05.2017 tarihinde bilgilendirme formu ile beraber teslim alındığını, bu hususun davalının el yazısı ve imzası ile kayıt altına alındığını, bu nedenle müvekkili banka tarafından sözleşmeye ilişkin her türlü bilgilendirme ve açıklamalar yapıldığını, işbu sözleşmenin davalılar tarafından kabul ve imza edilmiş olmasına rağmen borcun ödenmemesi ve taraflarınca başlatılan takibe itiraz edilmesinin haksız ve kötü niyetli olduklarını, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılamada ... tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğunu, işbu rapora göre de borcun varlığı ve temerrüt hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini, müvekkili bankanın temerrüt hükümlerinin uygulanmasının haklı ve yerinde olduğunun, taraflarınca yapılan icra takibine ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığının ispat edildiğini, ancak bilirkişi raporunda taksitli kredinin takip tarihindeki asıl alacağı 111.677,58 TL ve ticari kredi kartının asıl alacağı 5.658,72 TL olduğu belirlenmiş olmakla beraber toplam 114.024,12 TL asıl alacak, 11.901,05 TL takip öncesi faiz alacağı mevcut olup faiz hesabının hatalı olduğunu, bu hususta bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin eksik olduğundan yeniden rapor alınması gerekirken eksik inceleme yapılarak bahsi geçen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda tespit edilen hususların eksik ve hatalı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, davalı asıl borçlu şirket ile diğer davalılar müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredinin ödenmeyen bakiye kısmının fer'ileri ile birlikte tahsiline yönelik başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı yanca davaya konu krediye ilişkin olarak icra takibinden önceki işlemiş faizin eksik ve hatalı hesaplandığı iddia edilerek bu husus istinaf istemi olarak ileri sürülmüştür. Taraflar arasındaki davaya konu Genel Kredi Sözleşmesinin 4. Maddesinde, sözleşmenin 1.maddesinde limiti belirlenen kredilerde taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça bankanın aynı tür krediler ve hesaplar için cari olan kredi faiz oranını akdi faiz olarak uygulayacağı; faiz dönemi, taksit vadesi vb. gecikmelerinde gecikme faizinin akdi faiz oranına göre azami %50 oranında ilave yapılmasıyla, müşterinin temerrüde düşmesi halinde ise; uygulanacak temerrüt faizinin akdi faiz oranının azami %100’ü ilavesiyle tespit edileceği hususları yazılı bulunmaktadır. Sözü edilen 4. Maddenin (d) bendinde; bankanın kullandırılacak kredinin türüne göre sabit faiz uygulamasının kararlaştırılmadığı hallerde uygulanacak faiz oranlarını günün koşullarına göre, belirleme hakkına sahip olduğu yazılı olup, davalı şirketin kullandığı taksitli kredinin akdi faizinin sabit yıllık bazda %13,75 olarak belirlendiği esas alındığında davacı bankanın taksitli kredi için %27,5 temerrüt faizi işletmesi ve talep etmesi mümkün bulunmakla birlikte davacı banka %23,4 faiz talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmenin ticari nitelikte olması nedeniyle TTK'nın 8. maddesine göre faiz serbestçe kararlaştırılabilir. Ancak; dosyada alınan bilirkişi raporu ve raporda değerlendirilen Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ilamlarında da belirtildiği üzere bankanın esasında uygulamadığı bir faiz oranı üzerinde talepte bulunması mümkün değildir, aksi kabul taraflar arasındaki sözleşme ve bu sözleşmede ortaya çıkan menfaat dengesine aykırı olacaktır. 5464 sayılı Bankacılık ve Kredi Kartları Kanunu'nun 43. Maddesinde; tacirlere verilen kurumsal kredi kartları hakkında yasanın 8/2, 9, 12, 24, 25, 26 ve 44. maddelerinin uygulanmayacağı belirtilmiş, ancak 05/08/2013 tarihi itibarıyla 6495 sayılı yasa uyarınca kurumsal kredi kartları için T.C Merkez Bankası'nca kredi kartları için belirlenen azami akdi ve gecikme faiz oranlarının uygulanacağı kabul edilmiş olup, kurumsal kredi kartları için bankaların serbestçe faiz belirlemesi olanağı kaldırılmıştır. Bu durumda davacı bankanın akdi dönem ekstrelerinde gösterildiği ve T.C. Merkez Bankası'nca belirlenen 01/02/2021 - 30/04/2021 dönemi için akdi faiz %22,68, gecikme faizi %27,36 olup, davaya konu takip tarihi dahil olmak üzere 01/05/2021 tarihinden itibaren akdi faiz oranının %23,76, gecikme faizinin %27,36 olmasına rağmen davacı bankanın %26,28 oranındaki talebiyle bağlı bulunmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalıların borçlu olduğu miktarların usulünce hesaplanmasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık, anlaşılır, denetime elverişli, yerleşik yargısal kararlara uygun olması ve doğru hesaplamalar içermesine, 6100 sayılı HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.30/12/2025 ...