T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/24 - 2025/2028 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/24 KARAR NO : 2025/2028 BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2024 NUMARASI : 2023/516 Esas - 2024/411 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 1-... …
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/24 - 2025/2028 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/24 KARAR NO : 2025/2028 BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2024 NUMARASI : 2023/516 Esas - 2024/411 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 1-... İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 2- ... DAVALI : 3- TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ, ... VEKİLİ : Av. ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... İHBAR OLUNAN : AVEON GLOBAL SİGORTA A.Ş. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) BAŞVURU TARİHİ : 28.10.2024 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 02.01.2025 KARAR TARİHİ : 07.11.2025 İLAM YAZIM TARİHİ : 11.11.2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; sürücü Yusuf Haldızın idaresindeki 41... plakalı aracı ile seyir halinde iken davacının idaresindeki 41... plakalı araca çarparak trafik kazasına sebep olduğunu, söz konusu trafik kazasının yaşanmasında sürücü ...'ın %100 kusurlu olduğunu, 41... plakalı aracın Türkiye Sigorta A.Ş. Tarafından sigortalandığını, müvekkilinin hasara uğrayan aracın kaza tarihine kadar tüm bakımlarını zamanında yaptırdığını, araç değer kaybının karşılanabilmesi amacıyla fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL araç değer kaybı bedeli ve 500,00 TL araç mahrumiyet bedeli için şimdilik toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Türkiye Sigorta vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin poliçe limitlerinin sabit olduğunu ve limitin tamamının ödendiğini, kaza tarihinde ki ZMMS poliçe limiti kapsamında yapılan 120.000,00 TL rücu ödemesi ile limitin tamamen tüketildiğini, bu sebeple müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, davacı tarafın tüm taleplerinin karşılanmış olup, ZMMS poliçe limitinin tamamının ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün mezkur kazada atfa kabil bir kusurunun olmadığını, aracın daha önceki kazalarının kontrolünün şart olduğunu, aracın değer kaybı hesabında değişim veya onarım görmüş olan plastik parçaların hesaba katılmasının hukuka aykırı olduğunu, davaya konu kazada değer kaybı oluşup oluşmadığının incelenmesi gerektiğini belirterek, ZMMS poliçe limitinin tamamen tükenmesi ve müvekkilin herhangi bir sorumluluğunun kalmaması sebebiyle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasını talep etmiştir. karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kısmen kabulü ile, 72.000,00 TL değer kaybının kaza tarihi olan 23/06/2023 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ile ...’dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı Türkiye Sigorta A.Ş aleyhine açılan davanın reddine, karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı, davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı ... istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun yalnızca satış ilanlarındaki rakamları esas alınarak düzenlendiğini, kaza tespit tutanağında yer alan kusur oranlarının fahiş ve hatalı olduğunu, ancak mahkemece yeniden kusur incelemesi yapılmadan buna istinaden karar verilmesinin yapılan yargılamanın eksik olduğunun ispatı olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre dava konusu aracın daha önceki kazalarının kontrol edilmesinin zaruri olduğunu ancak mahkemece davacıya ait aracın dava konusu kaza öncesinde hasarının bulunup bulunmadığının tespiti ve önceki hasarları nedeniyle oluşan yeni hasarın değer kaybı meblağını azaltacağına dair herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, bu nedenlerle eksik ve hatalı inceleme ile verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... istinaf dilekçesinde; alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, yalnızca satış ilanlarındaki rakamlar esas alınarak bir değer biçildiğini, dosyanın tekrar kusur incelemesi yapılması gerekirken bu konuda bir inceleme yapılmadığını, kaza tespit tutanaklarının kesin delil olmadıklarını gibi bilirkişi raporu niteliğini de taşımadıklarını, bu nedenle kaza zabıtlarındaki kusur oranlarının hükme esas alınamayacağının yüksek Yargıtay içtihatları ile sabit olduğunu, ayrıca aracın değer kaybı hesabında değişim veya onarım görmüş plastik parçalarının hesaba katılmasının hukuka aykırı olduğunu, istinaf incelemesi neticesinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı değer kaybı ve araç yoksunluğu nedeniyle uğranılan zararla nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, 23.06.2023 tarihinde meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle kazaya karışan her iki aracın da hasar görmüş olduğu anlaşılmaktadır. Bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Bu nedenle aracın eski hale getirilmesi için yapılacak olan onarım giderleri ile aracın ekonomik olarak değerinin azalmasından kaynaklı zarardan, zarar veren sorumlu tutulmaktadır. Motorlu araç zarar görmüş ise, aracın kullanılış amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Davacının araç mahrumiyeti ya da araç kiralama bedelinden zarar verenlerin sorumlu tutulabilmesi için aracın onarımı ekonomik ise onarım süresince, aracın onarımı ekonomik değil ise davacının aynı model ve yaşta, aynı özellikleri taşıyan yeni bir araç satın alması için geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararı belirlenmesi gerekir. Araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir (Yargıtay 17. HD 2016/2072 E - 2018/11712 K sayılı ilam). Aracın perte ayrıldığının kabulü halinde de yeni bir araç alıncaya kadar geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararının belirlenmesi gerekecektir(Yargıtay 17. HD 2014/13531 E-2016/11340 K sayılı ilam). Bu durumda mahkemece, araç tamir edilmiş ise tamir süresince araç mahrumiyeti bedelinin, pert kabul edilmiş ise kaza tarihinden yeni bir araç satın alınmasına kadar geçecek makul süre için ikame araç bedelinin hesaplanması yönünden bilirkişi kurulundan rapor alınmalı, araç mahrumiyetine ilişkin belge sunulamaması halinde, B.K.’nun 42. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak mahkemece tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir(Yargıtay 17. HD 2012/6990 Esas, 2012/13761 Karar sayılı ilamı). Öte yandan, Yargıtay 17. HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15.03.2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Yanı sıra araç mahrumiyeti ve aracın işletilmemesinden kaynaklı dolaylı zararlar poliçe kapsamında bulunmadığından; bu zararlardan yalnızca işleten ve sürücü sorumlu tutulabilir. Buna göre, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemece hükme esas alınan ve kaza tespit tutanağı ile de uyumlu kusur raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamıştır. Davacıya ait araçtaki değer kaybı Yargıtay yerleşik içtihatları kapsamında gerçek zarar ilkesi gereğince, kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlendiği ve sigorta şirketince öncesinde yapılan ödemenin ise aracın onarımına ilişkin olduğu anlaşıldığından; mükerrer ödeme iddiasına da itibar edilememiş ve davalıların anılan yönlere değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, H.M.K'nun 353/1-b-1 maddesi gereği davalıların istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.09.2024 tarihli 2023/516 Esas, 2024/411 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalılar ... ve ...'ın istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı ...'dan alınması gereken 4.918,32 TL nispi ilam harcından peşin alınan 1.230,00TL harcın mahsubu ile bakiye 3.688,32 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı ...'dan alınması gereken 4.918,32 TL nispi ilam harcından peşin alınan 1.230,00TL harcın mahsubu ile bakiye 3.688,32 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalıların istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatıran tarafa iadesine, 5-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11.11.2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*