Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılar ... Holding AŞ ile Renaissance ... AO'ya ait işyerinde 18.03.2013-04.12.2018 tarihleri arasında çalıştığını, işverence iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine Ankara 1. İş Mahkemesinin 2019/53 Esas, 2021/9 Karar sayılı dosyası ile karara bağlanan işe iade davasında davanın kabulüne karar verildiğini, söz konusu kararın davalılarca istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 2021/977 Esas, 2021/1220 Karar sayılı
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılar ... Holding AŞ ile Renaissance ... AO'ya ait işyerinde 18.03.2013-04.12.2018 tarihleri arasında çalıştığını, işverence iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine Ankara 1. İş Mahkemesinin 2019/53 Esas, 2021/9 Karar sayılı dosyası ile karara bağlanan işe iade davasında davanın kabulüne karar verildiğini, söz konusu kararın davalılarca istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 2021/977 Esas, 2021/1220 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini, kararın 05.07.2021 tarihinde taraflarına tebliğ edilmesi üzerine 10 günlük yasal süresi içerisinde işe başlatılma talebi ile işverene başvuruda bulunulduğunu, bulunulmasına rağmen yasanın öngördüğü 1 aylık süre içerisinde işe başlatılmadığı gibi boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar ile işe başlatmama tazminatı alacaklarının da ödenmediğini, söz konusu alacakların tahsili amacıyla davalılar hakkında İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2021/21126 Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını; ancak davalıların itirazları üzerine takibin durmasına karar verildiğini, takibin dayanağı mahkeme kararı olduğundan yapılan itirazların haksız ve kötüniyetli olduğunu, söz konusu borcun davalılarca ödenmediği de sabit olduğundan davalılarca icra takibine yapılan haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, alacak likit olduğundan davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, uygulanacak hukuk, davalıya husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacının işe iadenin mali sonuçlarına hak kazanıp kazanmadığı ve söz konusu alacakların hesaplanma şekli ile icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.