T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:24/09/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:15/12/2021 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:24/09/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:24/09/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:15/12/2021 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:24/09/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davacının, ağabeyi ... ve ortağı ...'a ait Antalya İli, ... Mahallesi ... Caddesi No:... adresinde bulunan dükkanı kiraya vermek üzere ilan verdiğini, davalılardan ...'nun söz konusu dükkanı yetkilisi olduğu ... Tekstil adına kiralamak için davacı ile irtibata geçtiğini, kira sözleşmesi yapılmadan önce davalılardan ... ile ön görüşmeleri yapan davacının, davalıdan kiraya verilecek dükkanın tadilatı için ön ödeme olarak bir miktar para aldığını, henüz kira sözleşmesi imzalanmadığı için bu ön ödeme olarak alınan para için bir bono imzalayarak davalı ...'a teslim ettiğini, mülk sahipleri yani davacının ağabeyi ve ortağı ...'da yaşadığı için ön ödeme tutarını, davacının teslim aldığını, teslim almış olduğu miktar için davacının bono imzalayıp davalılardan ...'a verdiğini, müvekkilinin almış olduğu parayı dükkan tadilatı için harcadığını, tadilatı yapan mimarın ücreti, tadilat için gerekli işçilik ücretleri ve malzeme alımlarının bu paradan yapıldığını, davacının söz konusu dükkanı 01.05.2003 kira başlangıç tarihli sözleşmeyle davalılardan ...'ın yetkilisi olduğu ... Tekstil'e beş yıllığına kiraya verdiğini, davacının, imzalamış olduğu açık tarihli adi senedi talep ettiğini, davalılardan ...'ın ise davacıya söz konusu senedi iade ettiğini, bu sebeple davacının imza inkarında bulunduğunu, bu olayın üzerinden 17 yıl geçtikten sonra dava konusu sendin bono haline dönüştürüldüğünü ve icraya konulduğunu, davalı ...'ın ya davacının imzaladığı senet yerine sahtesini hazırlayıp davacıya teslim ettiğini, asıl senedin kendisinde kaldığını ve davacının imzası taşıyan gerçek senedi sonradan doldurulduğunu, ya da gerçek senedi teslim etmesine rağmen kendisi sahte bir senet düzenlendiğini, beş yıllık kira süresi dolmadan 2007 yılında davalı ...'ın kira sözleşmesini devir etmek istediğini söylediğini, devir konusunda 25.07.2007 tarihli protokol yapıldığını davacının o tarihte protokolün 5. maddesine "... ... ve ... birbirlerine karşı hiç bir borçlarının ( alacak verecek ) olmadığını kabul ve taahhüt ederler .." şeklinden yazdırdığını, protokole bu maddenin eklenmesinin sebebinin, davalılardan ...'ın o tarihlerdeki güvenilmez hareketleri ve hukuk dışına sapma eğiliminde olduğunu belirterek açıklanan nedenlerle; davacı tarafından imzalanan ve Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasında takip dayanağı olarak gösterilen 18.02.2003 keşide tarihli, 05.09.2018 ödeme tarihli, 9.315,00-Euro bedelli bono üzerinde sahtecilik yapılmış olması sebebiyle, dava konusu sahtecilik sebebiyle hükümsüzlüğüne, senet üzerinde sahtecilik yapılmadığı sonucuna ulaşılırsa, dava konusu senedin bedelsiz olması sebebiyle davacının bahsi geçen bono ve sahte bono dayanak yapılarak açılan Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasından davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; davacı tarafın senetteki imzanın kendilerine ait olmadığını iddia ettiklerini, bu iddiaların, senedin takibe konulduğu Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosya ödeme emrinin davacıya tebliğ olduktan sonra da ortaya atıldığını, davacının imzaya itirazı sonrası Antalya 7. İcra Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyada imza incelemesi yapıldığını ve imzanın davacı ...'ye ait olduğunun ortaya konulduğunu, 09.07.2020 tarihinde davacının açtığı imzaya itiraz davası reddedildiği, yine davacı tarafından söz konusu senedin sahteliği, sonradan doldurulduğu gibi hukuki ve yasal dayanaktan yoksun iddialarla Antalya Cumhuriye Başsavcılığı ... soruşturma numarasıyla diğer davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, bu soruşturma dosyasında da suç unsuru bulunmaması nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, davacı tarafın, senetlerin sonradan doldurulduğundan bahisle sahtecilik iddiasında bulunduğunu, bu iddianın gerçek olmadığını, davacının bu yönde hiçbir ispatı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere açığa imzanın ispatı ve geçerliliği ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Ceza Genel Kurulu, Hukuk Dairelerinin bir çok kararı olduğunu belirterek, davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, " davacı taraf, davaya konu bononun, ön ödeme olarak alınan paranın teminatı olarak davalılardan ...'a teslim edildiğini; söz konusu senedin 2007 yılında davacıya iade edildiğinden, senetteki imzanın davacıya ait olmadığı; davalılar senet üzerindeki vade tarihini sonradan düzenleyerek zamanaşımı itirazını geçmeyi amaçladıklarını; dava konusu senet üzerindeki zorunlu unsurların sonradan doldurulduğunu ve bono üzerinde sahtecilik yapıldığını; senedin bedelsiz kaldığını; davalıların birlikte hareket etme ihtimalleri bulunduğunu belirterek 18.02.2003 keşide tarihli, 05.09.2018 ödeme tarihli, 9.315,00-Euro bedelli bono üzerinde sahtecilik yapılmış olması sebebiyle, dava konusu sahtecilik sebebiyle hükümsüzlüğüne, senet üzerinde sahtecilik yapılmadığı sonucuna ulaşılırsa, dava konusu senedin bedelsiz olması sebebiyle davacının bahsi geçen bono ve sahte bono dayanak yapılarak açılan Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasından davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise, davacı tarafın, senedin sonradan doldurulduğundan bahisle sahtecilik iddiasında bulunduğunu, bu iddianın gerçek olmadığını, davacının bu yönde hiçbir ispatı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere açığa imzanın ispatı ve geçerliliği ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Ceza Genel Kurulu, Hukuk Dairelerinin bir çok kararı olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. a-Takip ve davaya konu bononun teminat bonosu olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi; İcra takibine konu olan düzenleyeni davacı olan bono incelendiğinde; senedin teminat senedi olduğuna dair herhangi bir açıklamanın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı da söz konusu senedin ihdas nedeni hakkında bir beyanda bulunmadığından, senedin düzenleme sebebini değiştirmemiş olmakla ispat yükü davacıdadır. Davacı HMK 200.maddesi gereğince senedin teminat senedi olarak düzenlendiğini kesin delillerle ispat etmesi gerekir. b-Davaya konu senetteki imzanın davacıya ait olmadığı hususunun değerlendirilmesi; İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporu ile, takibe ve davaya konu bonodaki keşideci imzalarının davacının eli ürünü olduğu anlaşılmıştır. c-Dava konusu senet üzerindeki zorunlu unsurların sonradan doldurulduğu hususu; 6102 sayılı TTK'nun 680.maddesine göre açığa senet düzenlenmesi mümkün olup, böyle bir senedin aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerekir. d-Sahtecilik iddiası ve senedin bedelsiz kaldığı hususunun değerlendirilmesi; davacı tarafından gerek bedelsizlik gerekse senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddialarının ispatına yarar yazılı delil sunulamadığı gibi Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca ... Soruşturma sayılı dosyada takip konusu senet yönünden bedelsiz senedi kullanma suçundan kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. e-On beş yıl sonra ödeme vadesi içeren belge düzenlemek hayatın olağan akışına aykırılığı hususunun değerlendirilmesi; Yukarıda anılı maddede görüleceği üzere meri hukuk sistemimizde açığa senet düzenlenmesi mümkün kılınmış ve bu kanun hükmü uyarınca senetteki eksik unsurların ibraz anına kadak tamamlanması mümkündür. Yine yukarıda anılı TTK'nun 749/1. Maddesinde bonoyu düzenleyene karşı yapılacak takiplerde zaman aşımı süresi, vadeden itibaren 3 yıl olarak belirlenmiştir. Bu durumda senet düzenleyen tarafından, senet vadesini hamilin inisiyatif ve insafına bıraktığı anlaşılmakta ve yürürlükte olan hukuk sistemimizde de bu duruma cevaz verildiğinden bu husustaki beyanlara itibar edilmemiş ve ayrıca Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin ... E. ... K. sayılı kararı da bu görüşümüzü destekler mahiyettedir. f-25.07.2007 tarihli protokolün 5. Maddesi hususunun değerlendirilmesi; söz konusu protokol, taraflar arasındaki kira ilişkisinde kaynaklı akdin sonlandırılmasına ilişkin olduğu ve davaya konu senet ile ilgili herhangi bir hüküm içermediğinden bu yöndeki savunmaya da itibar edilmemiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar, dosya kapsamı itibariyle taraflar arasındaki maddi ve hukuki olguların gerçekleşme biçimi, kambiyo hukuku ilkeleri ve hayatın olağan akışı kavramı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı takip ve dava konusu bono üzerinde sahtecilik iddiası ve bononun bedelsiz kaldığı savunmasını destekler, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, kesin ispata yeter güçte delil/belge sunmamıştır. Davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı görülmüştür. 2-İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi 2. fıkrasında “İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.” 4.fıkrasında ise “ Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez” denmekle icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında teminat karşılığında icra takibinin durdurulması halinde, yargılama neticesinde davalı alacaklı lehine davanın reddedilmesi durumunda alacağına geç kavuşan alacaklıya tazminat ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. 3-Sonuç olarak; Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı taraf, sahtecilik ve bedelsizlik iddiasını ispatlayamadığı; Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş sayılı 19/06/2020 tarihli değişik iş kararı uyarınca İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmiş olup, davacı tarafından teminatın yatırıldığı ve tedbir kararı icra dairesine gönderilerek infaz edilmiş olduğu anlaşılmakla davalı alacaklı lehine asıl alacağın %20'si oranında icra tazminatına hükmedilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin hile iddialarını değerlendirmediğini, hile iddialarına ilişkin süresi içerisinde bildirilen tanıklarının dinlemediğini, mahkemece bedelsizlik iddialarının hatalı değerlendirildiğini, davacı ile davalılardan ... arasında yapılan 25.07.2007 tarihli protokolün bedelsizlik iddialarının yazılı kanıtı olduğunu, taraflar arasında düzenlenen protokolün 5. maddesinde; davalı ... ile davacı ...'nin birbirlerine karşı hiç bir borçlarının ( alacak-verecek) olmadığının açıkça yazılı olduğunu, dava konusu bononun 2003 tarihinde düzenlendiği, protokol tarihinin de dava konusu bononun tarihinden sonra olduğu düşünüldüğünde dava konusu senet sebebiyle davalı ...'ın alacağının olmadığı, davacının davalıya borcu bulunmadığının sabit olduğunu, ödeme tarihi 15 yıl sonra olan bir bononun düzenlendiğinin iddia edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bedelsizlik iddialarının yazılı delil ile ispatlamış olmalarına rağmen davalılardan ... yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, davalı ...'ın 2007 yılında davacı ile karşılıklı protokol imzalayıp davacıyı ibra ettiğine göre 2003 yılında düzenlenen senet ile ilgili olarak da ibra ettiğinin ortada olduğunu, mahkemenin eksik inceleme ile hatalı karar verdiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava dilekçesinde davacının, davalı ...'ın ya davacının imzaladığı senet yerine sahtesini hazırlayıp davacıya teslim ettiğini, asıl senedin kendisinde kaldığını ve davacının imzasını taşıyan gerçek senedin sonradan doldurulduğunu, ya da gerçek senedi teslim etmesine rağmen kendisi sahte bir senet düzenlendiğini ileri sürdüğü, davacının tanık deliline dayandığı ve süresi içerisinde sunulan delil listesinde ...'nin tanık olarak dinlenmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece aldırılan İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporunda, senet üzerinde atılı bulunan borçlu imzalarının davacının eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Davacının dayandığı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında yapılan soruşturma sonucunda 18/06/2020 tarih ve ... Karar sayılı karar ile davalı hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş, karara itiraz üzerine Antalya 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 23/09/2020 tarih ve ... D. İş sayılı karar ile itirazın reddine karar verilmiştir. Mahkemece 08/12/2021 tarihli ara kararında, senedin hile sonucu düzenlenmesi iddiası olmadığı ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak ya da azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler senetle ispat sınırından az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamayacağı gerekçesiyle davacının tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiş ise de, bu karar yerinde değildir. Senede karşı senetle ispat zorunluluğuna ilişkin kuralın istisnaları bulunmakta olup hata, hile ve ikrah iddiaları bu istisnalar arasında yer almaktadır. (HUMK 293/5; HMK 203/1-ç) Hata, hile ve ikrah iddiaları senede bağlanması mümkün olmayan iddialardır ve senetle ispat edilmesinde maddi imkansızlık vardır. Bu iddiaların tanık dahil her türlü delille ispatı mümkündür. (Hukuk Genel Kurulunun 06.11.2013 gün ve 2013/11-200 E., 2013/1540 K. sayılı kararı, Hukuk Genel Kurulunun 25.03.2015 gün ve 2013/19-1707 E., 2015/1072 K. sayılı kararı.) Davacının, davalı ...'ın kendisine teslim edilen senet yerine sahtesini hazırlayıp davacıya iade ettiğine ilişkin beyanının hile iddiasını içerdiği, yukarıda açıklandığı üzere hile iddiasının senetle ispat zorunluluğunun istisnası olduğu, davacının dava dilekçesinde tanık deliline başvurup tanığını bildirmesine rağmen mahkemece davacı tanığının dinlenilmemesi hatalı olmuş olup, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, davacının tanık olarak bildirdiği ... dinlenerek dosyadaki ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasındaki deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesinden ibarettir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2021 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 615,40 TL maktu istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.24/09/2025 ...