9. Hukuk Dairesi 2025/9182 E. , 2026/138 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1472 E., 2025/1567 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/619 E., 2023/384 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlana…
9. Hukuk Dairesi 2025/9182 E. , 2026/138 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1472 E., 2025/1567 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/619 E., 2023/384 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... AŞ (...) ...Santrali işyerinde değişen alt işveren şirketlerde işyeri devri esaslarına göre santralin asıl işinde çalışmakta iken Santralin özelleştirme kapsamına alındığını, ... Elektrik Üretim AŞ (... AŞ) ile Özelleştirme İdaresi ve ... arasında özelleştirme sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin ...'ta yaptığı çalışmaların muvazaalı olduğunun mahkeme kararları ile kesinleştiğini, davacının ... Sendikası üyesi olduğunu, ... dönemindeki kıdemi ve çalışmaları dikkate alınmadan üyesi olduğu Sendika ile yapılan toplu iş sözleşmesinin 22.12.2014 öncesi işyerinde çalışanlara ilişkin hükümlerinden yararlandırılmadığını, bu nedenle ...'ın davalı Şirkete devredilen kendi işçileri ile davacı ücreti arasında fark oluştuğunu iddia ederek fark ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücretleri, asgari geçim indirimi, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan vardiya tazminatı, iş güçlüğü zammı, ikramiye, denge ödeneği, yemek ücreti ile ilave tediye ücreti farkları ve eşit davranmama tazminatının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, taleplerin hangi döneme ilişkin olduğunun belli olmadığını, belirsiz alacak davası açılmayacağından davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin davalı sıfatı bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasında özelleştirme sonrası yeni bir iş sözleşmesine dayalı iş ilişkisi başladığını, tüm ücret alacaklarının davacıya ödendiğini, davacının devir tarihinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi kapsamına, 01.12.2014 tarihinde imzalanan ek protokol gereğince dâhil olduğunu, ayrıca ...'ta muvazaalı çalıştığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının ayrımcılık tazminatı talebinin de yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. İhbar olunan ... vekili cevap dilekçesinde; görev, yetki, husumet, derdestlik, kesin hüküm, hak düşürücü süre itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacı ile müvekkili Şirket arasında hizmet ilişkisi söz konusu olmadığını, hizmet alımı yolu ile anahtar teslimi iş yaptırdıklarını, Şirketin ihale makamı olduğunu, yapılan sözleşmelerin muvazaalı olmadığını, davacının baştan itibaren asıl işveren işçisi sayılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çalıştığı işyerinin özelleştirme sonucu 22.12.2014 tarihinde davalı ... AŞ'ye devredildiği, özelleştirme döneminde davacının iş sözleşmesinin feshedilmediği ve işyeri devri yapıldığı hususunun yargı kararlarıyla kesinleştiği, özelleştirme sonrası davacının davalı ... AŞ bünyesinde ve aynı işyerinde çalışmasına devam ettiği, davalı ... AŞ ile ... Sendikası arasında özelleştirme tarihinde işyerinde uygulanmakta olan 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nde 01.12.2014 tarihli ek protokol ile değişiklik yapıldığı, davacının davalı bünyesine devir sonrası işe alınan işçiler için düzenlenen toplu iş sözleşmesi hükümleri ve kendisine sağlanan haklardan yararlandırılarak çalıştırılmaya devam edildiği, kamu işçisi olarak çalışmakta iken çalıştıkları işyeri özelleştirme ile özel sektöre devredilen bu kamu işçilerinin mali haklarını korumak amacıyla yapılan özel düzenlemeden davacı ve diğer alt işveren işçilerinin yararlanmasının mümkün olmadığı gerekçeisyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından ... aleyhine açılan davada, davalı ile yüklenici şirketler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle fark ücret alacaklarının talep edildiği, kabul kararının istinaf ve temyiz denetiminden geçerek kesinleştiği, dosya içeriğine göre davacının ilk olarak dava dışı ...'a ait ...Santrali işyerinde alt işveren nezdinde 21.08.2006 tarihinde çalışmaya başladığı, ...'ın asıl işveren olduğu, alt işverenlerin ise zaman zaman değiştiği, davacının çalıştığı işyerinin özelleştirme sonucu 22.12.2014 tarihinde dava dışı ... tarafından davalı ... AŞ'ye devredildiği, ... İş Mahkemesinde açılan ve kesinleşen dosyada davalı ... AŞ'nin taraf olmadığı gibi alacakların talep edildiği dönem özelleştirme öncesine ait olduğundan ... AŞ'nin ihbar olunan sıfatının da olmadığı, bu nedenle kararın davalı ... AŞ yönünden bağlayıcı olmadığı, ayrıca muvazaa tespiti yönündeki kararın, özelleştirme ve işyeri devri tarihinden çok sonra kesinleştiğinden davalı ... AŞ'den bu durumu öngörmesi ve davacıyı 2015 yılında emsal kadrolu işçi üzerinden çalıştırmaya devam etmesinin de beklenemeyeceği, yine özelleştirme döneminde davacının iş sözleşmesinin feshedilmediği ve işyeri devri yapıldığı hususunun uzun yıllar sonra tespit edilmiş olup bu yönüyle de davalıdan davacıyı emsal kadrolu işçi ücreti üzerinden işe alıp çalıştırmaya devam etmesinin de beklenemeyeceği, her ne kadar davacının ve aynı işyerinde çalışan bir kısım işçilerin açtıkları davalarda ... ve alt işveren şirketler arasındaki sözleşmelerin muvazaalı olduğu tespit edilmiş ve davacıların emsal kadrolu ... işçisi ücretlerinden yararlanması gerektiği kabul edilmiş ise de aynı işyerinde çalışan işçilerin daha sonra görülen emsal davalarda önceki kararların aksine her ihale döneminin ayrı ayrı değerlendirmeye tâbi tutularak muvaaza tespiti yapılması gerektiği, işyerinde sendikasız kadrolu işçi çalışmadığından kadrolu işçi ücretlerinden yararlanamayacağı, davacının işyerinin özelleştirilmesinden sonra davalı bünyesinde yeni iş sözleşmesi imzalayarak çalışmaya başladığı, ayrıca davacının ...'tan davalıya geçişinde hizmet süresinde kesinti bulunduğu, isminin devredilen personel listelerinde de bulunmadığı, ... döneminde aldığı son aylık ücret ile davalı ... AŞ döneminde sosyal haklar da eklenmek suretiyle tespit edilen ilk ücreti karşılaştırıldığında ücretinde artış olduğu, toplam yararlılık ilkesine göre davacının davalı ... AŞ tarafından daha yüksek ücretle çalıştırılmaya devam ettiği sonucuna ulaşıldığı, fazla çalışmalarının ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının karşılığının kendisine aylık ücret miktarına göre ödendiği konusunda taraflar arasında ihtilaf da bulunmadığı, muvazaa hususunun mevzuatımızda düzenlenmesinin temel sebebinin aynı işyerinde çalışan ve aynı işi yapan işçiler arasında ücret ve sosyal haklar yönünden eşit olmayan uygulamaların önüne geçmek, eşit işe eşit ücret ödenmesini sağlamak olduğu, davacı özelleştirme sonrası doğrudan davalı asıl işveren ... AŞ işçisi olarak çalışmış olup emsal kabul edilip ücret karşılaştırması yapılacak başka işçinin de bulunmadığı, davalı ... AŞ ile ... İşçileri Sendikası arasında özelleştirme tarihinde işyerinde uygulanmakta olan 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nde 01.12.2014 tarihli Ek Protokol ile değişiklik yapılarak işyerinde çalışan işçilerin iki gruba ayrıldığı, bu ek protokol uyarınca devir kapsamında olan kamu işçilerinin toplu iş sözleşmesinden de aynen yararlanmaya devam edecekken, devirden sonra işe alınan yeni işçilerin bazı hükümlerinden yararlanamayacağı veya farklı koşullarda yararlanabileceğinin düzenlendiği, toplu iş sözleşmesinden yaralanabilmek için ise özelleştirme öncesi kamu işçisi olmak gerektiği, davacı ve diğer bir kısım işçilerin devirden çok sonra açtıkları davalarda muvazaa tespiti yapılarak ... işçisi sayılması gerektiğine dair kararlar verildiği, ikili ayrım yapılmasında özelleştirme öncesi kamuda çalışan, devir kapsamında sayılıp isimleri ve sayıları açıkca belirlenen, belli mali haklara sahip kamu işçilerinin mevcut mali haklarını korumak amacı güdüldüğünden bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğundan söz edilemeyeceği, davacının fark alacak taleplerinin reddine karar verilmesinde her hangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ... döneminde kazanmış olduğu hakların davalı bünyesindeki çalışmasında korunmadığını, emsal kadrolu işçilere göre daha düşük ücretle çalıştırıldığını, 2. Müvekkilinin kesinleşen mahkeme kararları ile muvazaa sebebiyle ...'ın kendi işçisi olduğunun sabit olduğunu, 3. Davacının özelleştirme sonrası ... Sendikasına üye olduğunu, ... dönemi çalışmaları dikkate alınarak toplu iş sözleşmesinin 22.12.2014 tarihinden önce işe girenlere ilişkin hükümlerine göre çalıştırılması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının davalı işyerinde çalışmaya başladığı tarihte ve sonraki dönemde, ücretinin doğru belirlenip belirlenmediği, toplu iş sözleşmesi zamlarının doğru uygulanıp uygulanmadığı, buna bağlı olarak fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve ayrımcılık tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı hususlarındadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 2/7 hükmünde asıl işveren alt işveren ilişkisi düzenlenmiştir. Buna göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanun'dan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesinde ise işyeri devri ve bunun iş sözleşmesi ile işçilik alacakları üzerindeki etkisi düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre; işyeri veya işyerinin bir bölümü hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür. Özelleştirmede işyeri aynı tüzel kişilik altında faaliyetini sürdürmekte sadece kamuya ait hisselerin bir kısmı ya da tamamı el değiştirmektedir. Bununla birlikte, tamamı kamuya ait olan bir işyerinin özelleştirme işlemi sonucu başka bir işverene geçmesi işyeri devri niteliğindedir (Yargıtay 9 Hukuk Dairesi, 08.07.2008 tarihli ve 2008/25370 Esas, 2008/19682 Karar sayılı kararı). Elektrik üretim hizmetini üstlenen ...'a ait ...Santralinin özelleştirme programına alınması sonucunda, 22.12.2014 tarihinde ...Santrali özelleştirme mevzuatı gereğince ihaleyi alan yüklenici ... AŞ' ye devredilmiştir. Dosyaya sunulan Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının incelenmesinde, davacının ...Santralinde ... alt ... nezdinde çalışmaktayken, termik santralin özelleştirme suretiyle devir tarihi olan 22.12.2014 tarihinden sonra ilk olarak davalı ... AŞ alt işvereni nezdinde, akabinde ise ... AŞ sigortalısı olarak çalışmasının devam ettiği görülmektedir. Somut olayda davacı, devirden sonra da davalı işyerinde kesintisiz olarak çalışmaya devam ettiğini, kesinleşmiş mahkeme kararı ile ... işçisi olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple davacının ...'tan devredilen işçi olduğu kabulüne göre ücret ve haklarının hesaplanması gerektiğini iddia etmiştir. Sözü edilen devir öncesi dönemde ... ile dava dışı alt işverenler arasında 4857 sayılı Kanun'un 2/7 hükmüne aykırı olacak şekilde muvazaalı bir ilişki bulunduğu kesinleşen yargı kararı ile tespit edilmiştir. Asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olması durumunda ise bu kapsamdaki alt işveren işçilerinin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görmesi gerekmektedir. Bu itibarla davacının ... işçisi olduğu ve özelleştirme tarihinde ...'dan devredilen işçi olarak işlem görmesi gerektiği kabul edilmelidir. Ancak davacının davalı Şirkette işe başladığı sırada davalı Şirket ile yeni bir iş sözleşmesi imzaladığı, sözleşmede günlük ücret tutarının belirlendiği, davacının sözü edilen sözleşmeyi imzalamakla belirlenen ücreti kabul ettiği ve sözleşmede kararlaştırılan ücretin işçiyi bağlayacağı dikkate alındığında, emsali işçi ücreti ya da kesinleşen davada belirlenen ücret dikkate alınarak hesaplama yapılması mümkün değildir. Diğer yandan Mahkemece; davalı ... AŞ ile ... Sendikası arasında özelleştirme tarihinde işyerinde uygulanmakta olan 15. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nde 01.12.2014 tarihli Ek Protokol ile değişiklik yapılarak işyerinde çalışan işçilerin "22/12/2014 tarihinden önce işyerinde çalışmakta olan ...'a bağlı kamu işçileri" ve "22/12/2014 tarihinden sonra işveren bünyesinde bordrolu olarak işe başlayacak ve/veya sendikaya üye olacak işçiler" şeklinde iki gruba ayrıldığı, devir kapsamında olan kamu işçilerinin toplu iş sözleşmesinden aynen yararlanmaya devam edeceği, devirden sonra işe alınan yeni işçilerin ise toplu iş sözleşmesinin bazı hükümlerinden yararlanamayacağı veya farklı koşullarda yararlanacağının belirlendiği, davalı işverence davacının "devir tarihinden sonra işe alınan işçi" kabul edilmek suretiyle toplu iş sözleşmelerinin bu grup işçiler için düzenlenen hükümlerinden yararlandırıldığı, "Devir tarihinden önce işyerinde çalışmakta olan ...'a bağlı kamu işçileri" grubundaki işçilerden sayılmak için özelleştirme öncesi kamu işçisi olmak gerektiği gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı dikkate alındığında davacının, ... ile ... Sendikası arasında bağıtlanan 01.11.2013 imza tarihli ve 01.03.2013-28.02.2015 yürürlük süreli 15. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesi'nden yararlanamayacağının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak ... AŞ ile Sendika arasında bağıtlanan uyuşmazlık konusu dönemi kapsayan toplu iş sözleşmeleri incelendiğinde; "22 Aralık 2014 öncesi işyerinde çalışan ve kamudan devralınan işçiler" ve "Devir tarihinden sonra işe alınan işçiler" şeklinde iki işçi grubu bulunduğu ve işçilerin toplu iş sözleşmesi hükümlerinden dâhil oldukları gruba göre yararlandırıldığı görülmektedir. Davacı ise davalı işverence "Devir tarihinden sonra işe alınan işçiler" grubunda kabul edilmiştir. Başlangıçtan itibaren ... işçisi olduğu kesinleşen yargı kararı ile belirlenen davacı bakımından ... AŞ ile ... Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinin "Devir tarihinden sonra işe alınan işçiler" için düzenlenen hükümleri dikkate alınarak değerlendirme yapılması hatalı olmuştur. Şu hâlde Mahkemece; davacının kesinleşen yargı kararı doğrultusunda ... işçisi olduğu ancak davalı ... AŞ ile imzaladığı bireysel iş sözleşmesi ile belirlenen ücreti kabul ettiği dikkate alınarak bu sözleşmede belirlenen ücrete göre ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 39. maddesinde yer alan yararlanma koşulları da değerlendirilerek ... AŞ ile ... Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinde yer alan "22 Aralık 2014 öncesi işyerinde çalışan ve kamudan devralınan işçiler" için öngörülen hükümler doğrultusunda dava konusu talepler hakkında değerlendirme yapılması gerekir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.