(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1816 E. , 2010/7137 K. MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 103 ada 183 parsel sayılı 10891,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... ad…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1816 E. , 2010/7137 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 103 ada 183 parsel sayılı 10891,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın mera bütünlüğünü bozduğu iddiasına dayanarak mera niteliğiyle sınırlandırılması veya Hazine adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi davalı ... adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi olduğu ve davacı lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için yöntemine uygun biçimde mera araştırması yapılması, taşınmazın dere yatağına sınır olması nedeniyle jeolog bilirkişi dinlenerek taşınmazın niteliğinin belirlenmesi de zorunludur. Mahkemece bu hususlar yeterince araştırılmadan eksik incelemeyle karar verilmiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için taraflara yeni tanık bildirme imkanı tanınmalı, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle taraf tanıkları, daha önce dinlenmeyen tespit bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendisleri ve jeolog mühendisinden oluşan bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinden zilyetliğin başlangıç tarihi, sürdürülüş biçimi, taşınmazın ne şekilde kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tutanak bilirkişileri ile yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık olması halinde aykırılık giderilmeli, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın eğimi, toprak yapısı, bitki örtüsü, kullanım durumu ile ilgili olarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, ayrıca taşınmazın önceki raporda belirlenen eğimi ve toprak yapısına göre ne tür zirai faaliyet yapıldığı ve zirai faaliyete elverişli olup olmadığı yönünden bilimsel verilere dayalı olarak rapor düzenlenmesi istenmeli, çekişmeli taşınmaz ile mera arasında ayırıcı unsur olarak doğal ya da yapay bir sınırın bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Jeolog bilirkişiden ise çekişmeli taşınmazın aktif dere yatağı niteliğinde olup olmadığı hususunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın çevresinde bulunan komşu parsellerden, aynı nedenle davalı bulunan parsellere ilişkin davaların birleştirilmesi hususu tartışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 03.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.