T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1376 Esas KARAR NO : 2025/1548 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/09/2025 NUMARASI : 2025/856 Esas, 2025/798 Karar TALEBİN KONUSU: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ: 20/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1376 Esas KARAR NO : 2025/1548 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/09/2025 NUMARASI : 2025/856 Esas, 2025/798 Karar TALEBİN KONUSU: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) KARAR TARİHİ: 20/11/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Konkordato talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ..., ... Tekstil ve ... Gıda şirketlerinin % 100 payı tek ortağı olduğunu, müvekkilinin bu şirketlerde münferiden ve ilzama yetkili olduğunu, şirketlerin bazı kredi borçlarında müvekkilinin kefaletinin bulunduğunu, müvekkilinin anılan şirketlerde yalnızca bir ortak sıfatı bulunmamakta, şirketin borçlarında kefaleti/ sorumluluğu bulunduğunu, müvekkilinin hissedarı olduğu şirketlerin özelinde olmayıp, global bazda yaşanan ekonomik kriz ve enflasyon artışının söz konusu şirketlerin finansal açıdan nakit dar boğaza girmesine, vadesi gelen ödemelerin yapılmaması riski ile karşı karşıya kalınmasına neden olduğunu, söz konusu şirketlerin Bakırköy 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/595 E sayılı dosyası ile konkordato başvurusunda bulunduğunu ve Mahkemece şirketlere 26.06.2025 tarihinde itibaren 3 ay süre ile geçici mühlet verildiğini, müvekkili tarafından proje hazırlandığını ve borçların ne şekilde ödeneceğinin somut bir şekilde ortaya konulduğunu, müvekkili aleyhine başlayacak olan icra takip işlemleri sonucunda ikamet ettiği evine dahi hacizlerin gelebileceğini, böyle bir durumda icra ve hacizlerle uğraşmaktan ticari faaliyetini devam ettiremeyeceğinden ticari hayatının sonlanacağını ve hayatını dahi idame ettiremeyecek duruma geleceğini, müvekkilinin borçlarına ödeyebilmesi için ticari hayatını devam ettirmesinden başka bir seçeneğinin bulunmadığını, konkordato ön projesinde borçlardan herhangi bir tenzilat talep edilmediğini, ilgili borçları ödeyerek, sağlıklı bir mali yapıyla faaliyetlerine devam edebilmesi ve alacaklıların ani bir mali kriz ve tasfiye sonucunda tahsil edebilecekleri alacaklarından çok daha fazlasına kavuşabileceklerini, müvekkilinin konkordatoya tabi toplamda 6.232.625,00 TL tutarındaki finans kurumlarına olan adi borcu, 35.000.000,00 TL tutarında ipotek borcu olmak üzere toplamda 41.232.625,00 TL borcuna istinaden, müvekkilinin iş bu borç tutarları karşılığı sadece 35.000.000,00 TL tutarında malvarlığı olması nedeniyle konkordatoya tabi adi borcunun ödenebilmesi ve müvekkilinin konkordato müessesesini yürütebilmesi ve kaynak oluşturabilmesi için 3. Kişi kız kardeşinden iki taşınmazın ve 3. Kişi babasından da bir taşınmazın karşılıksız olarak vermeyi kabul ve taahhüt ettiklerini, müvekkilinin hissedarı olduğu iki şirketin hisselerinin bir kısmının hisse devri satışı yoluyla gerçekleştireceğini, buna ilişkin görüşmelerin devam ettiğini, müvekkilinin konkordato teklifinin tasdik edildiği tarihi takip eden aydan başlamak üzere 30 eşit taksitte ilave % 25 faizi ile konkordatoya tabi borçlarını ödemeyi teklif ettiğini, müvekkilinin rehinli alacaklılara konkordatonun tasdik edildiği tarihi takip eden aydan başmak üzere 30 eşit taksitte ilave % 35 faizi ile rehinli borçları ödemeyi teklif ettiğini, müvekkili bakımından ayrı ayrı hazırlanan raporun sonuç kısmında konkordato teklifinin gerçekleşmesinin mümkün olduğu değerlendirmesinin yer aldığını belirterek öncelikle geçici mühlet kararı verilmesini ardından da konkordatonun başarıya ulaşabilmesi için müvekkilinin mal varlığının korunması adına kesin mühlet kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Davacının konkordato talep ve projelerinin, şirketin konkordato talep ve projesinden bağımsız olması ve konkordato tasdik koşullarının bağımsız bir şekilde değerlendirilmesi gerekmekte iken, davacının, borçlu şirketten bağımsız bir konkordato projesinin bulunmadığı, projenin kendine özgü hiçbir konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, tamamen borçlu şirketin ön projesi üzerine temellendirildiği, borçlunun ödeme gücünün olmadığı ((Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, 23.HD, 27/10/2022 tarih, 2022/1375 Esas. 2022/1420 Karar, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, 23 HD, 05/06/2020 tarih, 2020/567 Esas, 2020/655 Karar, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi, 29/09/2023 tarih, 2023/1637 Esas, 2023/1491 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 17.HD, 18/02/2021 tarih, 2021/127 Esas, 2021/224 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 17.HD, 2020/2121 Esas, 2020/2116 Karar, Yargıtay 6.HD, 04/12/2023 tarih, 2023/3928 Esas, 2023/4035 Karar, Yargıtay 6.HD, 07/02/2023 tarih, 2023/303 Esas, 2023/464 Karar,) gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde konkordato talep eden vekili tarafından istinaf edilmiştir.Konkordato talep eden vekili istinaf nedenleri olarak; ilk derece Mahkemesinin gerekçesinde, müvekkilinin dosyaya sunulan ön projenin kendine özgü hiç bir konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, tamamen borçlu şirketin ön projesi üzerine temellendirdiğinden bahisle müvekkilinin ödeme gücünün olmadığı belirtilmişse de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, sunulan konkordato projesi ile müvekkilinin ödeme gücünün olduğunu, İİK 278. Maddesi kapsamında borçlarını vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun konkordato teklif etme hakkının bulunduğunun düzenlendiği gözetilerek müvekkili yönünden konkordato teklifinin bulunduğunu ve konkordato projesinin başarıya ulaşma şansının çok yüksek olduğunu, müvekkilinin ..., ... Tekstil ve ... Gıda şirketlerinin % 100 payı tek ortağı olduğunu, müvekkilinin bu şirketlerde münferiden ve ilzama yetkili olduğunu, şirketlerin bazı kredi borçlarında müvekkilinin kefaletinin bulunduğunu, müvekkilinin anılan şirketlerde yalnızca bir ortak sıfatı bulunmamakta, şirketin borçlarında kefaleti/ sorumluluğu bulunduğunu, müvekkilinin sahibi olduğu şirketlerin borçlarının ortak olduğunu, müvekkilinin alacağının da yine bu şirketlere bağlı olduğunu, dolayısıyla projede iş bu şirketlere yer verilmemesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin hissedarı olduğu şirketlere Bakırköy 2 Asliye Ticaret mahkemesinin 2025/595 E sayılı dosyası ile yapılan konkordato başvurusunda 26.09.2025 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile kesin mühlet verildiğini, müvekkili yönünden projenin hazırlanarak borçların ne şekilde ödeneceğinin somut bir şekilde ortaya konulduğunu, müvekkili aleyhine başlayacak olan icra takip işlemleri sonucunda ikamet ettiği evine dahi hacizlerin gelebileceğini, böyle bir durumda icra ve hacizlerle uğraşmaktan ticari faaliyetini devam ettiremeyeceğinden ticari hayatının sonlanacağını ve hayatını dahi idame ettiremeyecek duruma geleceğini, müvekkilinin borçlarına ödeyebilmesi için ticari hayatını devam ettirmesinden başka bir seçeneğinin bulunmadığını, konkordato ön projesinde borçlardan herhangi bir tenzilat talep edilmediğini, ilgili borçları ödeyerek, sağlıklı bir mali yapıyla faaliyetlerine devam edebilmesi ve alacaklıların ani bir mali kriz ve tasfiye sonucunda tahsil edebilecekleri alacaklarından çok daha fazlasına kavuşabileceklerini, müvekkilinin konkordatoya tabi toplamda toplamda 6.232.625,00 TL tutarındaki finans kurumlarına olan adi borcu, 35.000.000,00 TL tutarında ipotek borcu olmak üzere toplamda 41.232.625,00 TL borcuna istinaden, müvekkilinin iş bu borç tutarları karşılığı sadece 35.000.000,00 TL tutarında malvarlığı olması nedeniyle konkordatoya tabi adi borcunun ödenebilmesi ve müvekkilinin konkordato müessesesini yürütebilmesi ve kaynak oluşturabilmesi için 3. Kişi kız kardeşinden iki taşınmazın ve 3. Kişi babasından da bir taşınmazın karşılıksız olarak vermeyi kabul ve taahhüt ettiklerini, müvekkilinin hissedarı olduğu iki şirketin hisselerinin bir kısmının hisse devri satışı yoluyla gerçekleştireceğini, buna ilişkin görüşmelerin devam ettiğini,müvekkilinin konkordato teklifinin tasdik edildiği tarihi takip eden aydan başlamak üzere 30 eşit taksitte ilave % 25 faizi ile konkordatoya tabi borçlarını ödemeyi teklif ettiğini, müvekkilinin rehinli alacaklılara konkordatonun tasdik edildiği tarihi takip eden aydan başmak üzere 30 eşit taksitte ilave % 35 faizi ile rehinli borçları ödemeyi teklif ettiğini, müvekkili bakımından ayrı ayrı hazırlanan raporun sonuç kısmında konkordato teklifinin gerçekleşmesinin mümkün olduğu değerlendirmesinin yer aldığını, müvekkilinin İİK 285 maddesi uyarınca konkordato mühleti talebinde bulunma zorunluluğu doğduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak geçici mühlet kararı verilmesini devamında da bir yıl süreyle kesin mühlet kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK 285 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan konkordatonun tasdiki talebine ilişkindir.2004 sayılı İİK‘nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, iflasa tabi olan borçlu için, İİK‘nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, iflasa tabi olmayan konkordato talep eden gerçek kişinin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı anlaşılmıştır.Talep eden tarafından 11/09/2025 tarihinde konkordato talebinde bulunduğu, İlk derece Mahkemesince de aynı tarihte dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde istemin yazılı gerekçelerle reddedildiği anlaşılmaktadır.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; talep eden gerçek kişi lehine geçici mühlet ve akabinde kesin mühlet verilmesi şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK.nun 285/son maddesinde konkordato talebinde bulunanın Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan tarifede belirtilen konkordato gider avansını yatırmaya mecbur olduğu, bu durumda 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114 üncü ve 115 inci maddelerinin kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir.Konkordatonun tasdiki talepli işbu davada, İİK.nun 285/son maddesi uyarınca gider avansının depo edilmesinin dava şartı olarak düzenlendiği ancak ilk derece Mahkemesince dava şartı olarak düzenlenen gider avansı tamamlanmadan ve bu yönden konkordato talep edene bir süre verilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Konkordato talep eden gerçek kişinin, dava dışı ..., ... Tekstil ve ... Gıda şirketlerinin % 100 payı tek ortağı olduğunu, bu üç şirket yönünden ayrıca konkordato talebinde bulunulduğu, konkordato talep eden gerçek kişinin bu üç şirketin hissedarlığı dışında başkaca ticari faaliyetinin bulunmadığı, sahibi olduğu şirketlerden aldığı kar payı dışında başkaca gelirinin bulunmadığının ön projede belirtildiği, konkordato talep eden gerçek kişinin şirketlerin konkordoto sürecine girmesi nedeniyle kendisi aleyhine başlatılacak olan icra takipleri nedeniyle icra ve hacizler ile uğraşmaktan ticari faaliyetini devam ettiremeyeceği, şirketlerine ait konkordato ön projesinin hayata geçirilmesine zaman ayıramayacağı belirtelerek konkordato talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Konkordato talep eden gerçek kişinin ön projesinde, projede yer alan tabloda yer alan finans kuruluşlarına toplamda 6.232.625,00 TL tutarında adi borcunun bulunduğu, rehinli borcunun 35.000.000,00 TL olduğu, hissedarı olduğu Gama ... şirketine olan senet borcunun 69.032.375,00TL olduğu, hissedarı olduğu ... Tekstil şirketine 1.493.251,48 TL borcunun olduğu, ortağı olduğu ... Gıda şirketine 3.966.125,69 TL borcunun olduğu , faiz ilavesi ile birlikte toplam borcunun 148.155.471,46 TL olduğu belirtilmiştir. Konkordato talep eden gerçek kişinin ön projesinde konkordato kaynağı olarak üzerine kayıtlı bir adet taşınmazın satışı( taşınmazın şirketin borcuna istinaden üzerinde ...Bankası A.Ş. Lehine 35.000.000,00TL ipotek bulunduğu beyan edilmiştir.), 3. Kişiler (kız kardeşi ve babası) tarafından kendisine karşılıksız olarak verilecek üç adet taşınmazın satış bedeli ile iki şirketinin hisse satışlarının yer aldığı anlaşılmıştır. Konkordato talep edenin ön projesinde, üzerine kayıtlı taşınmazın üzerinde 35.000.000,00 TL ipotek bulunduğu belirtilmiş olup, bu taşınmazın satışından 35.000.000,00 TL kaynak gösterilmiştir. Yine konkordato talep edenin aile bireyleri adına kayıtlı üç adet taşınmazın satışından da toplam 25.500.000,00 TL kaynak gösterildiği ve bu taşınmazların 30.09.2026 tarihine kadar satılacağının öngörüldüğü belirtilmiştir. Yine hissedarı olduğu ... Gıda şirketi ile... Tekstil şirketlerinin hisse satışından toplam 92.250.000,00 TL'nin kaynak olarak gösterildiği ve konkordato ön projesinde yer alan hisse satışlarının 30.09.2026 tarihine kadar yapılacağı belirtilmiştir. Konkordato talep eden gerçek kişi tarafından ön projesinde yukarıda belirtilen toplam 152.750.000,00 TL konkordato kaynağı olarak gösterilmiştir. Konkordato talebine eklenecek belgeler İİK ‘nun 286. maddesinde düzenlenmiştir. Tacir olmayan bir borçlunun da, malvarlığının durumunu gösterir belgeleri konkordato talep dilekçesi ve ön proje ile mahkemeye sunması gerekir. Borçlu, malvarlığı durumunu açıklığa kavuştururken, kefalet borçlarını ve verdiği rehinleri de bildirmelidir. Adi borçlu ( tacir olmayan) ayrıca alacaklılarının bir listesini vermeli ve bu alacaklıların kimliği ile alacaklarının miktarını ve vadelerini belirtmeli, başlatılmış icra takipleri varsa bunların dökümünü yapmalı, bu icra takiplerinin hangi icra dairesinde, hangi miktar üzerinden ve ne zaman başlatıldığı açıklığa kavuşturulmalıdır.Konkordato talep eden borçlunun dilekçesine konkordato ön projesini eklemesi gerekmektedir. Konkordato talebinin esasını konkordato ön projesi oluşturur. Borçlu ön projesini geçici mühlet ve kesin mühlet zarfında değiştirebilir ve böylece alacaklılar toplantısına başlangıçtaki ön projeden farklı bir konkordato projesi sunabilir. Geçici mühlet başlıklı 287. Maddesinde de, konkordato talebi üzerine mahkemenin, 286 ıncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı vereceği ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alacağı, 287 inci maddenin üçüncü fıkrasında, Mahkemenin geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendireceği, alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiserin de görevlendirilebileceği, 287. Maddesinin 5. Fıkrasında da 291 inci ve 292 ncı maddelerinin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir. "...Konkordato talebiyle birlikte Mahkemeye verilmesi zorunlu olan konkordato projesi, bir ön projedir. Bu projenin geçici mühlet ve kesin mühlet zarfında özellikle komiserlerin yönlendirmesiyle- ve hatta tasdik aşamasında mahkemenin müdahelisiyle (İİKm.305, f.2)değiştirilerek netleştirilmesi ve böylece alacaklılar toplantısına başlangıçtaki ön projeden farklı bir konkordato projesinin sunulması mümkündür. Gerekçesiz ya da ekinde ön proje veya Kanunun aradığı diğer belgeleri içermeyen bir talep dilekçesi hemen reddedilmemelidir. Hiç kuşkusuz hakim, konkordato talep dilekçesini ve eklerini resen tamamlayamaz, ama eksiklikleri borçluya belirterek bunların makul bir süre içinde tamamlanmasını isteyebilir. (İİK 287, f.2 kıyasen); ama eksiklikler giderilene karar geçici mühlet kararı veremez..." (Prof. Dr. Selçuk Öztek, Prof. Dr. Ali Cem Budak, Doç. Dr. Müjgan Tunç Yücel, Doç. Dr. Serdar Kale, Doç. Dr. Bilgehan Yeşilova- Yeni Konkordato Hukuku, 3. Baskı, sayfa 222-223)"...Mahkemece mühlet kararının, İsviçre düzenlemesinden farklı olarak, 286. maddedeki belgeler incelendikten ve eksiksiz olarak sunulmuş olduğu tespit edildikten sonra verileceği kabul edilmiştir. Şu halde, mahkeme belgelerin mevcudiyeti dışında bir incelemeye girişmeksizin, yani sadece şekli bir incelemeden sonra geçici mühlet kararını verecektir..." (Prof Dr. Selçuk Öztek, Prof Dr. Ali Cem Budak, Doç. Dr. Müjgan Tunç Yücel, Doç. Dr. Serdar Kale, Doç. Dr. Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku, 3. Baskı, Ankara 2023, s. 277).Somut olayda, konkordato talep eden gerçek kişi tarafından konkordato ön projesi sunulmuş olup, ilk derece Mahkemesince konkordato talep eden gerçek kişinin borçlu şirketten bağımsız bir konkordato projesinin bulunmadığı sonucuna nasıl ulaşıldığı anlaşılamamıştır. Zira, konkordato talep eden diğer şirketler adına da Bakırköy 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/595 E sayılı dosyasında konkordato başvurusunda bulunulduğu belirtilmiş, ancak anılan borçlu şirketlerin ön projelerine dosya kapsamında rastlanmamıştır. Bu nedenle konkordato talep eden gerçek kişi ile konkordato talep eden şirketlerinin ön projesindeki ödeme planları ve ödeme tekliflerinin aynı olup olmadığı, konkordatoya tabi olan borçlar için özgün projelerinin bulunup bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu durumda, yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, İlk derece Mahkemesince öncelikle İİK 285 uyarınca konkordato talep eden tarafından yatırılması zorunlu olan gider avansını yatırması için konkordato talep edene süre verilerek dava şartı eksikliğinin giderilmesi ve sonucuna işlem yapılması, akabinde dava şartının tamamlanması halinde 286 ncı maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olup olmadığı tespit edilerek, belgelerin eksik olması halinde İİK'nun 287/2 maddesi uyarınca bir süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi, belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğu tespit edildiğinde, kanunun emredici hükmü gereğince (İİK'nın 287. Maddesi) konkordato talep edene geçici mühlet kararı ile birlikte yasada yer alan tedbirlere karar verilmesi ile geçici konkordato komiseri/komiserleri görevlendirilmesi ve akabinde de yasal düzenlemeler kapsamında inceleme yapılması gerekirken bu yasal zorunluluğu atlayarak doğrudan sonuca gidilerek yazılı şekilde dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda hüküm kurulması doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle konkordato talep eden vekilinin istinafının esasa dair talepleri incelenmeksizin kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 353/1a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Konkordato talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/856 Esas, 2025/798 Karar sayılı ve 11/09/2025 tarihli kararının HMK 353/1a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcı konkordato talep eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,5-Konkordato talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.20/11/2025