9. Hukuk Dairesi 2025/10098 E. , 2026/145 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/168 E., 2025/428 K. DAVA TARİHİ : 11.08.2021 İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüld…
9. Hukuk Dairesi 2025/10098 E. , 2026/145 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/168 E., 2025/428 K. DAVA TARİHİ : 11.08.2021 İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı işyerinde çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek ödenmeyen ücret, ikramiye, ilave tediye, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla çalışma ücreti, gece çalışması fark alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının sürekli işçi kadrosuna geçtikten sonra bu statünün öngördüğü haklardan yararlandığını, kadroya geçişi yapılan işçilerin ücret, malî ve sosyal haklarının ... tarafından karara bağlanan ve 31.10.2020 tarihine kadar uygulanacak olan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, davacının ücretinin düşürülmediğini, ücretlerinin eksiksiz ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2022 tarihli kararı ile; davacının ücretinin her ay brüt asgari ücretin %15 fazlası olarak kararlaştırıldığı ancak bu kararlaştırılmaya uygun ödeme yapılmadığının bilirkişi raporundaki tespitlerden anlaşıldığı, dosya içeriği ile uyumlu bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda davacının ücret farkı alacağı, ilave tediye fark alacağı, ikramiye fark alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı ve fazla çalışma ile gece çalışması ücreti fark alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 28.12.2023 tarihli kararı ile; davacının kadroya geçirilmesinden sonra taraflar arasında imzalanan 02.04.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde işçiye bu sözleşme süresince her ay brüt asgari ücretin %15 fazlası üzerinden günlük ödeme yapılacağının imza altına alındığı ve davacının bu uygulamadan vazgeçilmesine yazılı rızasının bulunduğuna dair yazılı delil ve belge sunulmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; arabuluculuğa başvuru 29.03.2021 tarihinde yapılmış olup anılan tarihte 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi imzalanmadığından 2021 yılı itibarıyla sadece bireysel iş sözleşmesindeki oran uygulanarak ücret tespiti ve buna göre fark hesaplaması yapılması gerekirken arabuluculuk başvuru tarihinde henüz imzalanmamış toplu iş sözleşmesine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğu, davacının üyelik koşulunu taşıması kaydıyla en erken 01.11.2020 tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanabileceği, arabuluculuk faaliyeti, tarafların anlaşamadığına ilişkin düzenlenen 06.04.2021 tarihli son tutanak öncesinde muaccel olan alacaklar için gerçekleştirildiğinden arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra muaccel hâle gelen talep dönemi için arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği dikkate alındığında, bu dönem yönünden dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, ek rapor aldırılarak ve arabuluculuk tarihi sonrası alacaklar usulden reddedilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yasal mevzuat uyarınca ödemelerin yapıldığını davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; bozma gereğinin yerine getirilip getirilmediği, davacının alacaklarının hesaplanması ve usuli kazanılmış hak ilkesine uygun karar verilip verilmediği hususlarındadır. Somut olayda davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesinde; Bakırköy 6. İş Mahkemesinin 2019/347 Esas, 2020/297 Karar sayılı ilâmı ile 4.003,85 TL ücret farkı alacağı ve 770,27 ilave tediye ücret alacağı hüküm altına alındığı açıklanarak bu miktarlar mahsup edilmek suretiyle ıslah yapılmış olup İlk Derece Mahkemesince de 15.05.2024 tarihli bozma kararından önce verilen kararda, belirtilen şekilde yapılan ıslaha göre hüküm kurulmuştur. Ne var ki bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda önceden hüküm altına dönem dışlanmaksızın hesaplama yapılmış ve Mahkemece de hesaplanan tüm miktar hüküm altına alınmıştır. Belirtilen husus ve hükmün sadece davalı tarafın temyizi üzerine bozulmuş olduğu gözetilmeden hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.