T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1612 KARAR NO : 2026/259 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/05/2024 NUMARASI : 2023/786 Esas - 2024/438 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Alacak (Bankacı…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1612 KARAR NO : 2026/259 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/05/2024 NUMARASI : 2023/786 Esas - 2024/438 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/12/2020 KARAR TARİHİ : 13/02/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 16/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, Gebze İlçesi, Muallimköyü, ... parsel sayılı taşınmaz davacı adına kayıtlı iken dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından bu taşınmaz ile ilgili acele kamulaştırma kararı alındığını ve Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/510 Esas sayılı dosyası ile acele kamulaştırma davası açıldığını, yargılama sırasında keşif yapıldığını ve bilirkişi kurulu tarafindan taşınmazın acele kamulaştırma bedeli 2.325.848,00 TL olarak tespit edildiğini, mahkemece dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğü'ne acele kamulaştırma bedelini davalı bankanın Gebze şubesine depo etmek üzere süre verildiğini ve ilgili bedel hak sahibi olan davacıya ödenmek üzere depo edildiğini, Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/510 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde "1-Davanın kabulü ile, Kocaeli ili, Gebze ilçesi, Muallimköy Mahallesinde yer alan ... parsel sayılı taşınmazda 10.244,00 m2 alana sahip bu taşınmazın kamulaştırmaya konu 2.720,29 m2'lik kısmının 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 27.maddesi gereğince dava tarihi olan 01/11/2017 tarihindeki kamulaştırma bedelinin 2.325.848,00.-TL olduğunun tespitine, 2- Takdir edilen ve Vakıflar bankası Gebze şubesine yatırılan kamulaştırma bedeli olarak toplam 2.325.848,00.-TL'nin konuya ilişkin yasal düzenleme, acele kamulaştırma işleminin aciliyeti , menfaat dengeleri birlikte değerlendirilerek yasanın m. 10/10 düzenlemesine göre tedbir öngörülmesi uygun görüldüğünden sonuçta 2942 sayılı yasanın 4650 sayılı yasa ile değişik 10. maddesinin 10. fıkrası gereğince davalılara veya mirasçılarına - hak sahiplerine tapu-mlras paylan oranında ödenmek üzere 3'er aylık vadeli hesaba dönüştürülerek nemalandtnlmasına ve hak sahipliğini belgeleyenlere ödenmesine" şeklinde karar verildiğini ve kararın bir örneği gereğinin yerine getirilmesi amacıyla davalı bankanın Gebze şubesine gönderildiğini, Mahkemece belirlenen acele kamulaştırma bedeli olan 2.325.848,00 TL nemalandınlmak üzere davacı şirket adına davalı bankanın Gebze şubesine yatırıldığını, davalı banka müvekkili adına yatırılan 2.325.848,00 TL'lik acele kamulaştırma bedelini davacının bankadan çektiği tarih olan 17/06/2019 tarihine kadar nemalandırmış ve çekim tarihinde davacıya 2.522.931,00 TL olarak ödemesini yaptığını, anlaşılacağı üzere davacıya ait acele kamulaştırma bedelinin davalı banka uhdesinde kaldığı sürece banka tarafından yalnızca 197.083,00 TL’lik bir faiz işletildiğini, davalı bankanın yatırılan kamulaştırma bedeline en yüksek banka mevduat faizi işletmesi gerekirken davalı bankaca bu yapılmadığını veya davacı adına yatırılan acele kamulaştırma bedeli davalı banka tarafından işletilmesine rağmen davacıya ödenmesi gerekenden çok düşük miktarda faiz ödemesi yapıldığını, davacıya yapılan faiz ödemesi miktarı yasal faiz oranının da çok altında olduğunu, davalı banka tarafından davacıya yapılan faiz ödemesinin son derece düşük olması nedeniyle taraflarınca paranın çekildiği esnada dilekçeleri ekinde sundukları 17/06/2019 tarihli dilekçeleri ile davacı adına yatırılan acele kamulaştırma bedelinin yatırıldığı tarihten çekildiği tarihe kadar nasıl ve ne şekilde nemalandırıldığı ile işletilen faiz miktarını gösterir hesap özetinin verilmesi talep edildiğini, ancak davalı taraf bu taleplerine paranın yatırıldığı hesabın Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan bahisle cevap veremeyeceklerini, Mahkemeye yazı yazdıklarını ve Mahkeme cevabına göre cevap verileceğini bildirdiklerini, davalı bankanın Mahkemeye yazdığı yazıya ise Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21/06/2019 tarihli müzekkeresi ile yatırılan paranın davacıya ait olduğu ve istenilen hususlarda cevap verilip verilmeyeceğinin Bankacılık Kanunu kapsamında olduğu belirtilerek hesabın ve hesaptaki bedelin davacıya ait olduğu belirtildiğini, yine müvekkili adına yatırılan acele kamulaştırma bedelinin bankadan çekildiği sırada faiz oranına itiraz etmeleri üzerine davalı bankanın Gebze şubesi yetkililerince taraflarına ” eğer işletilen faizde bir eksiklik olduğunu düşünüyorsanız bir dilekçe verin, biz eksik olan ödemeyi yaparız, bu konuyu aramızda hallederiz " şeklinde de beyanda bulunulduğunu, aradan geçen süreye rağmen banka tarafından ne dilekçelerine cevap verildiğini ne de bankanın yetkilileri tarafları ile iletişime geçtiklerini, bu nedenle davalı bankanın işlemi yapan Gebze şubesine Gebze 1. Noterliğinin 19/06/2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar çekilerek kamulaştırma bedeline en yüksek mevduat faizinin işletilmemesi nedeniyle davacının uğradığı fark zarar ve faiz alacağının ödenmesi talep edildiğini ve aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı belirtildiğini, ancak davalı banka tarafından bu ihtarlarına da cevap verilmediğini, bu nedenlerle (fazlaya ilişkin her türlü talep, başvuru ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla) davacı adına yatırılan acele kamulaştırma bedelinin davalı tarafından işletilmesi karşılığında davacıya eksik olarak ödenen faiz alacağına karşılık şimdilik 10.000,00-TL'nin acele kamulaştırma bedelinin çekildiği tarih olan 17/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili davacıya verilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı Göktaş Yassı Hadde Mamülleri San. ve Tic. A.Ş.'nin de tarafı olduğu Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/510 Esas sayılı Acele Kamulaştırma bedeli tespit davasında verilmiş olan karar ile Karayolları Genel Müdürlüğünce 2.325.848,00-TL davalı banka hesaplarına depo edildiğini, depo edilen bedel faizi ile birlikte 2.522.931,00-TL olarak davalı vekili Av. ...'a ödendiğini, uyuşmazlık konusu vadeli hesap, Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi adına mahkeme tarafından açıldığını, davacı ile davalı banka arasında vadeli hesap açılmasına dair herhangi bir sözleşme ilişkisi ve hesap-mudi ilişkisi bulunmadığını, bu sebeple davalı bankaya karşı davacı tarafından işbu davanın açılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemde açılmış bu davanın davalı bankaya yöneltilmesi davanın husumet yönünden reddini gerektirdiğini, davacı dava dilekçesinde Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/510 Esas sayılı dosyasında tespit edilen kamulaştırma bedelinin davalı banka Gebze Şubesi nezdinde açılmış olan vadeli hesapta uygulanması gereken en yüksek faiz oranının uygulanmadığını iddia ederek işbu davayı açtığını, davacı banka aleyhine açılan işbu dava haksız ve hukuka aykırı olup davanın husumetten reddi, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddedilmesi gerektiğini, mevcut uygulamaya ilişkin tereddüt edilen hususları netleştirmek amacıyla 104-1 Sayılı Genelgeye ilave olarak T.C. Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce 22.09.2017 tarih 82084579/7174-7176 sayılı yazılar yayımlandığını, buna göre; vadeli hesapların faiz oranları ile ilgili olarak T.C. Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası ve davalı banka Türkiye Vakıflar Bankasının, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdiği ve şubelerinde ilan edilen 1 aya kadar vadeli mevduatlara uyguladıkları tabela faizleri (davacı banka cari faiz oranı) referans faiz olarak belirlendiğini ve bu oranlardan en yüksek olanından az olmamak üzere nemalandırılması hususu ifade edildiğini, söz konusu hesaba yapılan fiyatlamalar bu kapsamda yapılmakta olup mevduat fiyatlamaları piyasa koşullarına mevduatın vadesine ve miktarına göre farklılaşabildiğini, müvekkili banka belirtildiği üzere söz konusu hesabın aktif olduğu 24.01.2018 - 17.06.2019 tarihleri arasında yürürlükte olan Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı tebliği doğrultusunda işlemlerini yürüttüğünü ve Mevduat Faiz Oranları başlıklı 3. maddesinde belirtilen "Bankalarca, mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranları serbestçe belirlenir." hükmü doğrultusunda söz konusu Mahkeme hesabına da tebliğ kapsamında, taraflar arasında aksi bir anlaşma da bulunmadığından T.C. Merkez Bankasına bildirilen oranlar üzerinden faiz işletildiğini, bankaların Merkez Bankası tebliğ/yönetmelikleri kapsamında faiz oranını serbestçe tespit, hak ve yetkisi bulunmakta olup aksinin kabulü mevzuata aykırı olduğunu, davalı banka söz konusu faiz uygulamasını mevcut yönetmeliklere ve hukuka uygun şekilde yaptığını, öncelikle davaya konu edilen hesabın gebze 2. asliye hukuk mahkemesi adına açılmış bir hesap olması ve davacı ile davalı banka arasında imzalanmış herhangi bir sözleşme olmaması nedeni ile davanın husumetten reddine; bu talebin reddi halinde ise söz konusu hesaplara davacı bankaca T.c. Merkez bankasına bildirilen oran uygulandığından ve söz konusu işlemin mevzuata uygun olması nedeni ile davanın esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KABULÜNE, 480.771,57.-TL'nin ödeme tarihi olan 17/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu hesaba, taraflar arasında aksi bir anlaşma da bulunmadığından T.C. Merkez Bankasına bildirilen cari mevduat faiz oranları uygulandığını, bu işlem tamamen yasaya uygun yapılmış olup davalı bankaya yüklenebilecek husumet veya kusur bulunmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının iddia ettiği hesaplar ortaklığın giderilmesi, İİK gereği satışlar ile tereke hesapları olup, acele kamulaştırmalarda vadeli hesaba yatırılan bedele mevduata uygulanan en yükse faiz oranın uygulanması gerektiğini beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/05/2024 Tarih - 2023/786 Esas - 2024/438 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; alacak istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından Kocaeli ili Gebze ilçesi Muallim köyü ... parsel sayılı taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verildiği ve Gebze 2. AHM'nin 2017/510 esas sayılı dosyasında acele kamulaştırma talep edildiği, acele kamulaştırma bedelinin 2.325.848,00 TL olarak tespit edildiğini ve bu bedelin davalı bankada açılan bir hesaba yatırıldığı mahkeme tarafından bedelin 3 aylık vadeli bir hesaba dönüştürülmesine karar verildiği, banka tarafından paranın tahsil ediliği 17/06/2019 tarihine kadar sadece 197.083,00 TL faiz işletildiğini, oysa en yüksek mevduat faizi uygulanması gerektiğini belirterek ödenmeyen faiz alacağına karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin 17/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği, davalının işletilen faiz oranının Adalet Bakanlığı ile yapılan yazışmalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilen tabela faiz oranları ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının 2006/1 sayılı tebliğine uygun olarak işletildiğini belirterek davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince bankacı bilirkişiden 03/08/2021 tarihli bilirkişi raporunun alındığı ve davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 15/09/2023 tarih 2022/1303 Esas- 2023/1357 karar sayılı kararı ile; " ... Davacının, taşınmazının acele kamulaştırılması nedeni ile Gebze 2. AHM'nin 2017/510 esas sayılı dosyasında mahkemenin talebi üzerine davalının acele kamulaştırma bedelini üç aylık vadeli hesap açarak bu hesaba yatırdığı, davacının hesaptaki ana para ve işlemiş faizi 17/06/2019 tarihinde tahsil ettiği, eldeki dava ile paranın hesapta kaldığı süre içerisinde uygulanan faiz oranı nedeni ile zararı olduğunu ileri sürdüğü, davalının davanın reddini istediği anlaşılmaktadır. Davalının cevap dilekçesinde; T.C Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü tarafından çıkartılan 06/05/2008 tarih 104/1 Sayılı Genelge ile "Tüm adli yargı yerlerinde elde edilen mahkeme emanet paraları ilgili genelge tarihinden itibaren T.Vakıflar Bankası T.A.O. şubelerinde açtırılacak olan hesaplara yatırılması" gerektiğinin belirtildiği, mevcut uygulamaya ilişkin tereddüt edilen hususları netleştirmek amacıyla 104-1 Sayılı Genelgeye ilave olarak T.C. Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce 22.09.2017 tarih 82084579/7174-7176 sayılı yazılar'ın yayımlandığı, buna göre; vadeli hesapların faiz oranları ile ilgili olarak T.C. Ziraat Bankası, Türkiye Halk Bankası ve müvekkil banka Türkiye Vakıflar Bankasının, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdiği ve şubelerinde ilan edilen 1 aya kadar vadeli mevduatlara uyguladıkları tabela faizleri (müvekkil banka cari faiz oranı) referans faiz olarak belirlendiği ve bu oranlardan en yüksek olanından az olmamak üzere nemalandırılması hususunun ifade edildiği, söz konusu hesaba yapılan fiyatlamaların bu kapsamda yapılmakta olup mevduat fiyatlamalarının piyasa koşullarına mevduatın vadesine ve miktarına göre farklılaşabildiğini belirtmiştir. İlk derece mahkemesince bankacı bilirkişiden alınan 03/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda; mevduat faiz oranlarının bilirkişi tarafından davalıdan talep edilmesi üzerine bankadan kendisine verildiği, davalı bankanın 26/04/2018-24/01/2019 tarihleri arasında %5,50, 24/01/2019-17/06/2019 tarihleri arasında %10,50 oranında mevduat faizi uygulandığı, uygulanan faiz oranlarına göre davacının başkaca faiz alacağı olmadığının bildirildiği, ilk derece mahkemesince de raporun hükme esas alındığı görülmektedir. Ancak bilirkişi raporu hazırlanmadan önce ilk derece mahkemesince davalının cevap dilekçesinde belirttiği genelge ve ilgili yazının ve davalı banka tarafından T.C. Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı tebliği uyarınca T.C. Merkez Bankası'na bildirilen faiz oranlarına ilişkin belgenin dosya arasına getirtilmediği, bilirkişi raporuna göre bu belgelerden sadece T.C. Merkez Bankası'na bildirilen faiz oranlarının davalıdan istendiği ve raporda dikkate alındığının belirtildiği ancak bu durumun taraf ve mahkeme denetimine elverişli olmadığı görülmektedir. ... " şeklindeki gerekçeyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada, Dairemizce verilen kaldırma kararı öncesinde bankacı bilirkişiden 03/08/2021 tarihli rapor alındığı, raporda davalı bankanın 26/04/1018-24/01/2019 tarihleri arasında% 5,50, 24/01/2019-17/06/2019 tarihleri arasında ise %10,50 oranında mevduat faizi uyguladığı, bu oranların uygulanması halinde davacının davalı bankadan faiz alacağının bulunmadığı yönünde görüş belirtildiği ve bu rapor doğrultusunda mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Eldeki davada, söz konusu kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 15/09/2023 tarih, 2022/1303 E. 2023/1357 K. Sayılı ilamı ile mahkemece daha önce verilen kararın kaldırılmasına karar verildiği ve verilen kaldırma kararın da kaldırma gerekçelerinin açık ve anlaşılır bir şekilde belirtildiği görülmektedir. Eldeki davada, dairemizin daha önceki kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sırasında bankacılık alanında uzman bilirkişiden 17/04/2024 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, söz konusu raporda; davalı Türkiye Vakıflar Bankası A.Ş tarafından dosyaya sunulan faiz oranı listesi incelendiğinde, dava konusu hesap bakımından 24/01/2018 - 24/04/2019 tarihleri arasında mevduata uygulanan faiz oranının %5,50 olduğu, buna karşılık bankacılık verileri ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kayıtları incelendiğinde; 2018 ve 2019 yıllarında bankalar tarafından mevduatlara fiilen uygulanan faiz oranlarının bu oranın oldukça üzerinde bulunduğu, bankalarca mevduatlara uygulanan azami TL üç aylık mevduat faiz oranlarının 2018 yılında %15 ile %32,5, 2019 yılında %26 ile %30,41 aralığında olduğu, kamu bankalarınca mevduatlara fiilen uygulanan azami TL üç aylık mevduat faiz oranlarının ise 2018 yılında %15,42 ile %31, 2019 yılında %22,28 ile 24,45 aralığında bulunduğu, ayrıca, T.C Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 22/09/2017 tarihli yazısının değerlendirilmesinde, söz konusu yazıda vadeli hesaplara uygulanacak faiz oranlarının T.C Ziraat Bankası A.Ş, Türkiye Halk Bankası A,Ş ve Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O 'nun Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri ve şubelerinde ilan ettikleri bir aya kadar vadeli mevduatlara uygulanan tabela faiz oranlarının referans alınarak ve bu oranlardan en yüksek olanından az olmamak üzere nemalandırılması gerektiğinin belirtildiği, raporda bu veriler doğrultusunda yapılan hesaplamada; 24/01/2018 - 31/12/2018 tarihleri arasında 2.350,848,00 TL ana para üzerinden 586.687,19 TL brüt faiz, 88.003,08 TL stopaj düşüldükten sonra 498.684,11 TL net faizle ana para toplamının 2.824,532,11 TL olması gerektiği, 01/01/2019- 25/04/2019 tarihleri arasında ise 210.400,56 TL brüt faiz, 31.560,08 TL stopaj düşüldükten sonra 178.847,00 net faiz oluşacağı, bu durumda ana para ve faiz toplamının 3.003,372,59 TL olması gerektiği, buna karşılık davacıya 2.522,931,02 TL ödeme yapıldığı olması gereken tutar ile yapılan ödeme arasındaki farkın 480.441,57 TL olduğu yönünde görüş belirtilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Dairimizin önceki kaldırma kararında belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sırasında 17/04/2024 tarihli bilirkişi raporunun dosya arasına alındığı, alınan raporda, davalı banka tarafından dosyaya sunulan faiz oranları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verileri, kamu bankalarınca uygulanan mevduat faiz oranları ile T.C Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 22/09/2017 tarihli yazısının değerlendirildiği, dava konusu hesapta uygulanması gereken faiz oranlarının ayrıntılı şekilde incelenerek hesaplama yapıldığı, böylece Dairemizin kaldırma kararında belirtilen ve önceki raporda bulunmayan hususların giderildiği, raporun dayanaklarının açıkça gösterildiği, ve yapılan hesaplamaların denetime elverişli olduğu, ilk derece mahkemesince de söz konusu bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 32.841,50 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 8.210,38 TL'nin mahsubu ile bakiye 24.631,12 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine, İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/02/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*