9. Hukuk Dairesi 2011/28198 E. , 2013/25540 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, ücret alacağı, resmi bayram ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş davacı avukatı tarafından duruşma talep edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incel
**9. Hukuk Dairesi 2011/28198 E. , 2013/25540 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:İŞ MAHKEMESİ DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, ücret alacağı, resmi bayram ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş davacı avukatı tarafından duruşma talep edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalılara ait Nalbur malzemeleri satan işyerinde 2001 yılı Ocak ayı başından 27.03.2008 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, 420 TL asgari ücret üzerinden maaş, ilave olarak 160 TL yol gideri, 200 TL kira yardımı olmak üzere toplam 780TL. maaş aldığını, davalılardan ...’ın 27.03.2008 tarihinde davacıya işe gelmemesini, gerekirse dükkanın kapatılacağını söyleyerek iş akdini tek taraflı olarak feshettiğini, çalışmalarının sabah 8 akşam 7 arası olduğunu, günde 11 saatlik çalışması bulunduğunu, fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, hiç izin kullanmadığını, resmi bayramlarda çalıştığını ücretini alamadığını, son 1 aylık maaşını da alamadığını iddia ederek kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, resmi bayram, yıllık izin ücreti ve 1 aylık son maaş alacağının faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının çalıştığı dönem boyunca sürekli disiplinsiz hal ve tavırlar sergilediğini, işini layıkıyla yerine getirmediğini, huzurdaki davanın da davacının birtakım usulsüzlüklerinin tespiti neticesinde hakkında gerekli yasal işlemlere başlanacağı ve suç duyurusunda bulunulacağının bildirilmesi üzerine gerek davalıyı vaz geçirmek ve gerekse haksız kazanç elde etmek gayesiyle açıldığını, davacının muhasebeci ile anlaşmalı olarak ve müvekkilinin imzasını taklit etmek suretiyle 31.10.2006 tarihinde işten çıkışının yapıldığını, davacının ayrıca müvekkilinin bilgisi dahilinde olmadan ve müvekkilinin imzası taklit edilerek 28.12.2006 tarihinde işe alındığını, bir diğer hususun işçinin çalışmadığı bu sürelerde de kendisine ücretinin ödendiğini, davacının hiçbir hak ve alacağı olmadığını, 27.03.2008 günü hiçbir gerekçe göstermeden işe gelmediğini, bu hususta tutanak tutulduğunu, ayrıca davacıya takip eden günlerde işe gelmesi hususunda defalarca çağrıda bulunulduğunu, davacının bu talebi sürekli olumsuz karşıladığını, bu nedenle 4857 Sayılı Yasanın 25/II-G maddesi gereği iş akdinin feshedildiğini, davacının henüz çıkmadan evvel birlikte çalıştığı ve aynı konulu bir davanın davacısı olan ... ile birlikte bir işyeri açma hazırlığına başladığı, bir işyeri açmış bulunduğunun öğrenildiğini, dolayısıyla iş akdini kendisi haksız yere sona erdiren işçinin kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, bilakis davacının ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, son aylık ücretinin eksiksiz ödendiğini, resmi tatillerde asla çalışmadığını, çalışılan günler varsa ödendiğini, yıllık izinlerini eksiksiz kullandığını, fazla mesaiye dair iddiaların gerçeklerle bağdaşmadığını, Pazartesiden cumaya kadar 08.45-18.00 arası çalışıldığını, günde 1 saat yemek ve 30 dakika çay molası verildiğini, cumartesileri ise 08.45-16.00 arası olduğunu, pazarları çalışılmadığını, yasal mesai üzerinde çalışma olmadığını savunmuştur. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile kıdem, ihbar tazminatı, ücret, fazla mesai, resmi bayram ve izin ücreti alacaklarının tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. E) Gerekçe: Anayasanın 141’inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 26.05.2008 gün ve 2007/20517 Esas, 2008/12483 Karar sayılı ilamı).Mahkemece yargılama aşamasında birden fazla rapor alınmış ve karar gerekçesinde 28.10.2009 tarihli ek rapora itibarla hüküm kurulduğu belirtilmiş ise de, 3 ayrı rapordan neden bu rapora itibar edildiği açıklanmamıştır. Mahkeme kararı bu açıdan gerekçesiz olup, bu durum Anayasanın 141 ve HMK madde 297’ye aykırıdır. Hükmün bu nedenle sair yönler incelenmeksizin bozulmasına karar vermek gerekmiştir.F) Sonuç:Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 09.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.