Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Afyon Şeker Fabrikasında muhasebe personeli olarak değişen alt işverenler bünyesinde çalıştığını, davalı İdare ile alt işveren arasındaki ilişkinin muvazaaya dayanmakta olduğunu ileri sürerek ücret farkı, kıdem zammı farkı, ulusal bayram ve genel tatil ücret farkı, sosyal yardım, giyim yardımı, şeker yardımı ve ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık; asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı ile vekâlet ücretine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13/1 ve 13/2 hükümleri şöyledir: "(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." Davada reddedilen toplam miktar 175,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan AAÜT'ye göre davalı lehine hükmedilmesi gereken vekâlet ücreti miktarı reddedilen bu miktarı geçemez. Buna göre Bölge Adliye Mahkemesince davalı yararına 175,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken daha fazla vekâlet ücreti takdir edilmesi hatalıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.