Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Eskişehir 1. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğünde çalıştığını, sendika üyesi olduğunu, toplu iş sözleşmesinin 59. maddesinin (d) bendinde yazılı görevi yaptığından 52. maddenin (d) bendindeki (C) grubu idareci primine hak kazanmasına karşın bu alacağının ödenmediğini, davacıya idareci primlerinin ödenmemesinin usul, kanun ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek toplu iş sözleşmesinin 52. maddesinin (d) bendi gereği idareci primi al…
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının, Türk Harb-İş Sendikası ile davalı işveren arasında bağıtlanan 24, 25 ve 26. Dönem Toplu İş Sözleşmeleri'nin 59. maddelerinin (d) bendinde tanımlanan görevi yapıp yapmadığı ve 52. maddelerinin (d) bendinde düzenlenen (C) grubu prime hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta bozma sonrası yapılan araştırma sonucu yazılan müzekkereye karşı verilen 03.10.2024 tarihli yanıt, davacının kalite kontrol işi operasyon yetkilisi olduğuna dair bilgi içermemektedir. Söz edilen yanıtta davacının (KE) mührü kullandığı ifade edilmiş olup (KE) mührü, üretim/işlem sürecinde kullanılan mühür tipleri arasında sayılmış ve "PMEL Elektrik/Elektronik kalibre işlemlerini yapan personelin kullandığı mühür" şeklinde tanımlanmıştır. İdarecilik primine hak kazanmak için, Bölge Adliye Mahkemesince uyulmasına karar verilen bozma kararında da ifade edildiği üzere, fiilen kalite kontrol işi yapılması ve kalite kontrol mührü kullanılması ya da elektronik ortamda 20 numaralı operasyon yetkilisi olunması gerekmektedir. Kalibre mührü ile kalite kontrol mührü farklıdır. Düzenlenen formlar üzerinde hem kalibre sütununa hem de kalite kontrol sütununa kalibre mührünün vurulmuş olması; kalite kontrol işleminin bu mührü vuran kişi tarafından gerçekleştirildiğini göstermediği gibi kalite kontrol sütununa kalite kontrol mührü dışında bir mühür vurulması da yetkisiz işlemdir. Kaldı ki bir kimsenin yaptığı işin kalite kontrolcüsü olması da mümkün değildir. Dolayısıyla kalibre mührünün, kalite kontrol sütununa vurulmuş olmasının hiçbir önemi bulunmamaktadır. Yapılan bu genel açıklamaya göre somut olayda davacının kullandığı mührün kalite kontrol mührü değil kalibre mührü olduğu ve davacının kalibre işlemi yapan işçi olduğu anlaşılmakla; davacı idarecilik primine hak kazanamayacağından, davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.