İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: Davalı ...'ın alt yüklenicisi olan ... şirketinin 03/09/2020 tarihinde müvekkilinin evinin civarında yer altı güç kablosu projesi sonrası gece saatlerinden müvekkilinin evine su bastığını, müvekkilinin tesisatçı çağırdığını, tesisatçı tarafından yapılan …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/3792 KARAR NO: 2026/1743 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/04/2024 NUMARASI: 2021/382 Esas - 2024/201 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: Davalı ...'ın alt yüklenicisi olan ... şirketinin 03/09/2020 tarihinde müvekkilinin evinin civarında yer altı güç kablosu projesi sonrası gece saatlerinden müvekkilinin evine su bastığını, müvekkilinin tesisatçı çağırdığını, tesisatçı tarafından yapılan kontroller sonrasında ... tarafından binanın giderlerine zarar verildiğini bu sebeple eve su bastığı söylendiğini, suyun tahliyesine çalışıldığını ancak çokluğu sebebiyle ... yardımıyla sabah 06:00'a kadar suyun tahliyenin devam ettiğini, suyun tahliyesi sonrası davalı ... personelleri ile yapılan kontrollerde eve suyun basma sebebinin kendi kusurlarından olduğunun anlaşıldığı ve kabul edildiği, zararın tazmin edileceğinin söylendiği ancak halen müvekkillerine ödemenin yapılmadığı, ...... Arabuluculuk Bürosu' nun 2020/.... arabuluculuk başvurusuna rağmen halen zararların tazmin edilmediğini bu sebeple davalı ... ...... Müdürlüğü'nün alt yüklenicisi olan davalı.....Şirketi sigortalısı olan ...'in yapmış olduğu hata sonucu müvekkilinin evine su basması sebebiyle oluşan 1.000,00 TL maddi zararın ve 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Arabuluculuk dosyasından yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkilinin yaptığı proje kapsamında meydana gelmesi muhtemel zararlar davalı sigorta şirketi olan...şirketinden tazmin edilmesi gerektiğini, bu sebeple de görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, müvekkili tarafından zararın giderilmeye çalışıldığı ancak davacı asil tarafından olayın yargıya taşınacağı gerekçesi ile müvekkili kuruma yardımcı olmadığını, davacının kasıtlı olarak zararın tazmininin gecikmesine sebep olduğunu, bu sebeple müvekkili aleyhine zarar dışında faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiğini, davacının istemiş olduğu manevi tazminatın çok yüksek olduğunu, bu sebeplerle öncelikle dosyanın görevli mahkeme olan Asliye Ticaret Mahkemesi' ne gönderilmesine karar verilmesini, aksi halde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı...A.Ş. vekili cevap dilekçesin de; Açılan davanın TTK 4. maddede belirtilen mutlak ticari davalardan olduğunu bu sebeple davanın usulden reddi ile görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, müvekkili tarafından davacıya 4.387,30-TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin sadece poliçe teminat sınırları ile sorumlu olabileceğini, bu sebeple davanın görevsizlik kararı verilerek görevli asliye ticaret mahke -mesi'ne gönderilmesine karar verilmesini, aksi halde davanın esastan reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu olay sebebiyle oluşan zararların davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen sigorta poliçesi kapsamında güvence altında alındığını, bu sebeple dava konucu alacağın ticari iş niteliğinde olduğunu bu sebeple davanın usulden reddi ile görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, müvekkilinin bahsi geçen olayda herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının taleplerinin çok yüksek bedeller olduğunu ve davacının manevi tazminat talebinin kötü niyetli olduğunu, bu sebeplerle davanın usulden reddi ile görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davanın müvekkili yönünden husumet yokluğu sebebiyle usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafın 29/12/2023 tarihli ıslah dilekçesinde; Müvekkili -nin uğradığı maddi zararlar için 30.822,00-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiziyle beraber -sigorta şirketinin maddi tazminatın 27.809,90-TL'sinden sorumlu olmak üzere- davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini, müvekkilinin yaşadığı acı ve ızdırap için 30.000TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiziyle beraber -sigorta şirketi hariç- davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Mahkememizce seçilen bilirkişi heyetinin 03.04.2022 tarihli raporunda;"Davalı ... A.Ş.'nin kusurunun bulunmadığı, Dava dışı .... .... A.Ş.- .... A.Ş. İş Ortaklığı'nın % 100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğuna, Olayda meydana gelen hasarın inşaat mühendisliği uzmanlık alanı açısından 16.850 ,00 TL olduğuna, (Davacı tarafça istenen ve sigorta ekspertizi tarafından hesaplanmış olunan tutarların dava tarihi itibariyle tarafımca uygun bulunduğuna)Davacı tarafından istenen ev eşyaları, kira kaybı, gelir kaybı... vb kalemlerin uzmanlık alanımız dışında olması sebebiyle bu kalemler hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığına, Sigorta Poliçesinin, montaj işlerinin yapımı esnasında ve bu işlerden kaynaklı olarak, olaya başı 3.Şahıslara (davacı) verilecek zararların 100.000.-TL'ye kadar temin edildiğine, Netice hasarlarının (iş kaybı, mesai ücretleri, kira, kira kaybı vb. Zaralar) olay başına 20.000.-TL'ye kadar temin edildiğine, Bulaşma ve kirlenme hasarlarının temin edilmediğine, Mahkeme masrafları ile avukatlık ücretlerinin de teminata dahil olduğuna, Aynı olaya bağlı olarak yukarıdaki zararların / masrafların toplamından asgari 1.000 USD olmak üzere hasar bedelinin %10'u muafiyetin eksiltilmesi sonucu elde edilen meblağın 100.000.-TL'sine kadar olan kısmının teminat altına alınmış olduğu, Sigortacının davacıya karşı tazminat ödemesi gerekebileceğine,Hasar tarihinin bakım devresine denk düşmesi sebebi, III. Şahıs Mali Mesuliyet Sigortasının bakım dönemini kapsamadığına, ancak Sigorta Poliçesinin montaj süresinin hasar tarihini kapsayacak şekilde uzatılmış ise, Sigortacının tazminat sorumluluğundan bahsedilebileceğine, Bu durumda, Sigortalının yüklenicisi olan ve montaj işlerini üstlenen davalı/davalıların Sigortadan faydalanabileceğini (6. Maddeye bağlı olarak)" mütalaa etmiştir.İtirazlar üzerine bilirkişi heyeti ek raporunda; "Davanın, ihale konusu işin yapımı sırasında üçüncü kişiye verilen zararın tazminine ilişkin olduğu, Kök rapordaki ...’ın teknik açıdan kusurunun bulunmadığı yönündeki tespit ve değerlendirmemizde bir değişiklik bulunmadığı,Ancak Yargıtay kararlarına göre işi sahibinin yükleniciye işin yapımıyla ilgili emir ve talimat vermesi veya işin denetim ve gözetim yükümlülüğü altında bulunması halinde üçüncü kişiye verilen zarardan yükleniciyle birlikte sorumlu olacağı,Somut olaydaki yapım işi sözleşmesinin gözetim, denetim ve talimat vermeye ilişkin hususlarda yapım işleri genel şartnamesine gönderme yaptığı, yapım işleri genel şartnamesinin yukarıdaki maddelerinde ise iş sahibinin, sahada bulunacak yapı denetim görevlisi ile denetim ve gözetim yükümlülüğü altında bulunduğunun düzenlendiği, bu durumda davalı iş sahibi ...’ın da yüklenici iş ortalığının işin ifası sırasında kusuruyla üçüncü kişi davacıya verdiği zararlardan müteselsilen sorumlu olduğu, Davacının talep ettiği zarar kalemlerinin, haksız fiil sebebiyle uğradığı fiili (maddi) zarar ve kâr mahrumiyeti niteliğinde olduğu ve hukukumuzda gerçek zarar kuramı geçerli olduğundan davacının, ancak zararını somut olarak ispat ettiği ölçüde tüm bu taleplerini istemek hak ve imkanına sahip olduğu,Kira bedeli olarak davacının, maliki olduğu dairede meydana gelen hasar sebebiyle taşınmak durumunda kaldığı ve aylık 1.000-TL bedel ile bir yıl süreli kira sözleşmesi imzalamış olup bu kira sözleşmesi sebebiyle 12.000-TL zararı bulunduğu, Davacının ayda 3.500-TL maaş aldığı işine 4 ay gidemediği için bu gelirden yoksun kaldığı kabul edilirsek 3.500 x 4 = 14.000-TL mahrum kaldığı gelirinin bulunduğu, 8. 03.04.2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda tesisat bedelinin belirlenmiş olduğu, tesisat bedeli dahil daire için yapılan masraf ve onarım bedelinin 16.850-TL olduğu, Davacının diğer kalemlere dair (telef olduğu gerekçesiyle) bir fatura veya ödeme belgesi sunamadığı, rayiç üzerinden belirleme yapılmasını istediği, buna göre davacı tarafın beyanları sonucunda, kullanılmayacak ev eşyalarının piyasa araştırmasına gidilerek üç firmada teklif araştırması yapılmış ve ortalama olarak aşağıdaki değerlemelerin yapıldığı; 2023 Yılı ağustos ayına göre taşınma bedelinin gidiş ve dönüş olarak toplam 12.000- TL, Dezenfekte bedeli için ise yapının bulunduğu ilçedeki ... Belediyesince ücretsiz yapıldığı tespit edilerek herhangi bir ücretlendirme yapılmadığı, 2023 Yılı ağustos ayı fiyatları ortalaması alındığında Şifonyer 2.800-TL, 4m2'lik Halı 4.000-TL, 4m2'lik Yolluk 2.300-TL, 2m2'lik Halı 2.500-TL olduğunun görüldüğü, 2023 ağustos ayı olarak tespit edilen tahmini toplam tutarın 23.600-TL civarında olduğu, Ek rapor açısından dosyaya eklenen belge ve beyanlardan kök raporda varılmış olan sonuçları değiştirecek bir bulguya rastlanmamıştır. Dava dosyasına sunulmuş Montaj Poliçesinin hasar tarihinde meydana gelen zararı temin edeceğini gösterir yönde Sigorta Sözleşmesinin Süresinin uzatıldığına dair zeyil ilave edilmemiştir. Bu sebeple Sigorta Poliçesinin ve düzenleyen Sigortacının herhangi bir tazminat ödeme sorumluluğu bulunmadığını" mütalaa etmiştir.Bilirkişi heyeti hazırladığı 18/10/2023 tarihli ek raporunda özetle; "Davaya konu olayın meydana geldiği 04.09.2020 tarihi itibariyle davacı tarafın talep edebile-ceği alacağın toplam 35.209,30 TL olabileceği, Davalı ...’ın müteselsil sorumlu tutulabilmesi için emir ve talimat vermesinin de aranması gerektiğine ilişkin itirazı yönünden yapılan inceleme sonucunda,30.08.2023 tarihli raporumuzda görüş ve değerlendirme -mizin hukuka uygun olduğunun tespit edildiği, Sigorta Uzmanlığı Açısından kök rapor sonuçlarına ilave olarak; Davalı ...... tarafından düzenlenen Poliçenin sigorta süresinin zeyil ile 31.05.2020 – 12.11.2022 olarak uzatıldığı, 3.09.2020 tarihinde meydana gelen hadisenin sigorta süresi içinde gerçekleştiği, Montaja konu olan işlerin 86.249.602,04.-TL olduğu, takiben UZLAŞMAZLIK açısından incelendiğinde, Montaj İşlerinin yapımı sırasında meydana gelecek kazalara, hasarlara istinaden 3.Şahıslara verilebilecek zararlar için, Olay Başına 400.000.-TL ve Proje Boyunca (Sigorta Süresi) 900.000.-TL teminat sağlandığı, Poliçe 3. Sayfasında "3.Şahıs Mali Mesuliyet teminatı ile inşaat firmasının yalnızca işbu poliçe ,konu montaj işi sırasında 3.şahıslara karşı doğabilecek hukuki sorumlu luğu temin edilecektir" notunun bulunduğu, poliçede "SİGORTALININ VE 3.ŞAHISLARIN UĞRAYACAĞI HER TÜRLÜ NETİCE HASARLARI OLAY BAŞINA 20.000.-TL TOPLAMDA 40.000.-TL LİMİT İLE TEMİNATA DAHİL EDİLMİŞTİR” notunun bulunduğu, Hasar Başına Uygulanacak Poliçe Muafiyetinin, 3.Şahıs Mali Mesuliyet Hasarlarında , 1000.-USD'dan az olmamak üzere, hasar bedelinin % 10'u olarak not edildiği, Eylül ayı itibari ile hasar tutarının 32.509,30 TL olduğu tespit edilmiştir. Riskin gerçekleştiği tarih olan 03.09.2020 tarihi itibari ile merkez bankası kurlarının USD için,Döviz alış tutarına göre muafiyetin (1000.-USD x 7,3994 TL/USD) 7.399,40 TL olarak hesap edildiği, bu anlamda meydana gelen hasar da davalı ... muafiyet tenzili sonrası (32.509,30TL – 7.399,40) 25.109,90 TL tutarından III. Şahıs Mali Mesuliyet hasar tazminatı borcu olduğu tespit edilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgelerle tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 03/09/2020'yi 04/09/2020 gününe bağlayan gece davacının evine kanalizasyon suyu bastığı, su taşkınına sebep olan eylemin davalı işveren ... tarafından yürütülen proje kapsamında ve davalı yüklenici ... tarafından yerine getirilen elektrik tesisatı işlemi esnasında davacının oturduğu binanın su borularına zarar verilmesi sebebiyle gerçekleştiği anlaşılmıştır. Davalı ..., haksız filin faili olup TBK 49. Maddesi gereği kusurlu ve hukuka aykırı haksız eylem neticesinde zarar görev davacının zararını gidermekle yükümlüdür. Davalı ... ise iş sahibi olup, denetim sorumluluğu bulunduğundan davacının davalı yüklenicinin haksız eylemi neticesinde meydana gelen zararını gidermekle yükümlüdür. Davalı ... bakımından ise haksız fiilin sigorta poliçesi süresi içerisinde gerçekleştiği gözetilerek poliçe miktarı ile (sorumluluğu 25.109,90TL ) sorumlu olduğu tespit olunmuştur. Alının bilirkişi raporları ile vaki haksız fiil sebebiyle davacının 30.822,00TL zararının oluştuğu anlaşılmış, davalılar .... ve ... yönünden haksız fiilin gerçekleştiği 04/09/2020 tarihinden itibaren davalı ... yönünden (... sorumluluğu 25.109,90TL olmak üzere ) ödeme tarihi olan 10/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesi-ne karar verilmiş; davacının manevi tazminat talepleri bakımından ise oluşan zarar, tarafların kusur durumları gözetilerek talebin kısmen kabulüne, 10.000TL tazminatın haksız fiil tarihi olan 04/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ...... VE ... tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 1-Davanın kısmen kabulüne; Toplamda 30.822,00TL maddi tazminatın davalılar ...... ve ..... yönünden 04/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... yönünden (... sorumluluğu 25.109,90TL olmak üzere ) 10/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 10.000TL tazminatın 04/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Alınması gereken 2.788,55TL harçtan peşin alınan 529,41TL ve 510,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.039,41TL harcın mahsubu ile 1.749,14TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafça yapılan 54,40TL başvuru harcı, 529,41TL peşin harç, 510,00 TL tamamlama harcı, 7.100,00TL bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafından oluşan 826,10TL olmak üzere toplam 9.019,91TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Davacının reddolunan manevi tazminat talebi bakımından; Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davacılar ... A.Ş. ve ...'a verilmesine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Manevi tazminat yönünden tam kabulü olması gerektiği sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı .... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; ... Müdürlüğüne ihbar edilmiş olmasına kararda adı olmadığını, görevsizlik kararı mevcut olup bu karar sebebiyle müvekkili şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin ve Islaha ilişkin alacak kalemlerini tek tek kuruşlandırması gerekirken toplu olarak bedel artırımı yapılmasının hatalı olduğunu, raporda hesaplanan zarar 32.509,30TL olmasına karşın, davacı nın ıslahı 35.209,30 TL üzerinden yaptığını, kararın gerekçesinde hangi kalemler üzerinden davayı kabulün açıklanmadığını, Karar 30.822,00 TL üzerinden çıkmış olmasına rağmen reddedilen maddi tazminat sebebiyle tarafına vekalet ücretine hükmedilmediğini, davacının alacak kalemleri ile ilgili yapılan bilirkişi hesaplamalarında hatalar bulunmakta olup bilirkişi raporuna itirazları giderilmedi ğini, müvekkili şirkete verilen kusur oranına itiraz ettiğini, haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiz işlemesine karar verilmesine itiraz ettiğini, gerekçede ilgisiz bölümler olduğunu, manevi tazminat koşullarının oluşmaması ve miktarının fazla olması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ....Bölge Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde; Meydana gelen zarar ile illiyet bağları olmadığını, meydana gelen zarar gözetim ve denetimin eksik yapılması, hiç yapılmaması yada yanlış ve hatalı bir şekilde yerine getirilmesi sebepleriyle ortaya çıkmadığından kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ...vekili istinaf dilekçesinde; Sorumluluk sona ermiştir. .....'ye .....numaralı hasar dosyasın dan 10/12/2020 tarihinde 4,387.30 TL ödeme yapıldığını, davalılar ile birlikte müşterek müteselsil sorumlu tutulmasının hatalı oldu -ğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından müvekkili sigorta şirketi aleyhine kabul edilen tutara bakılmaksızın toplam dava tutarı üzerinden aleyhe yargılama giderlerine hükmedildiğini, hükümde açıkça açıkça manevi tazminat bakımından aleyhe hüküm kurulmamışsa da bu bakımdan da aleyhe yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız eylemden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır. TBK.m.49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi "(1) İspat yükü, kanun da özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir."Dosyada mevcut delil durumuna göre; İspat yükü kendisine düşen davacının, dava konusu eylem sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığı iddiasını ispat ettiği, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ve dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü, alanında uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, anlaşıldığından davalılar vekillerinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı.... A.ş. vekilinin faiz başlangıç tarihi yönünden yapılan incelemeye göre;Borçlunun temerrüdü I. koşulları MADDE 117- Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşme de saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçme siyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır. Bu durumda dava konusu somut uyuşmazlıkta meydana gelen haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın faiz başlangıç tarihinin haksız fiilde fiilin işlendiği günden başlaması gerektiğinden davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Davacının Manevi tazminatın miktarı yönünden yapılan incelemeye göre;6098 sayılı TBK’nın 58. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlen melidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan sebepleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda; Olayın meydana geliş biçimi, davalının eylemi, eylemin davacı üzerindeki etkisi, olay tarihi ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında tazminat miktarının takdirinde 4721 sayılı yasanın 4. maddesine aykırı bir yön bulunmamaktadır. ...STİ.'nin vekalet ücreti yönünden yapılan incelemede;Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13/2 maddesi; "Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklindedir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü sebebiyle kabul/red oranına ve davalı ...aleyhine poliçedeki teminat limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunmasına göre oranlama yapılarak maddi tazmianat yönünden aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağından davalı ...vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davalı Sampo vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davanın kısmen kabulü ne toplamda 30.822,00TL maddi tazminatın davalılar .. ve ... yönünden 04/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... yönünden (... sorumluluğu 25.109,90TL olmak üzere) 10/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar dan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 10.000TL tazminatın 04/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ... A.Ş ve ...'tan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili ve davalılar .... A.Ş., ... vekillerinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/.. Esas 2024/.. Karar sayılı 02/04/2024 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda; 3-Davacı tarafından davalılar ... A.Ş. ve ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte işbu davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Davacı tarafından tüm davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasının KABULÜ ile 30.822,00 TL maddi tazminatın (... A.Ş.'nin sorumluluğu 25.109,90 TL olmak üzere) 04/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.788,55 TL nispi karar ve ilam harcının peşin yatırılan 1.039,41 TL'nin mahsubuyla bakiye 1.749,14 TL harcın (... A.Ş.'nin sorumluluğu 675,85 TL olmak üzere) davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 529,41 TL peşin harç, 510,00 TL tamamlama harcı, 7,80 TL vekalet harcı ile müzekkere, bilirkişi, posta ve tebligat gideri 7.926,10 TL olmak üzere toplam 9.027,71 TL yargılama giderinin (... A.Ş.'nin sorumluluğu 7.347,62 TL olmak üzere) davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-Davalı ... .... A.Ş. tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(1-2). maddelerine göre kabul edilen maddi tazminat yönünden 30.822,00 TL (... A.Ş.'nin sorumluluğu 25.109,90 TL olmak üzere) nispi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. ve 13/(2). maddelerine göre kabul edilen manevi tazminat yönünden 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... A.Ş. ve ...'dan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. ve 13/(2). maddelerine göre reddedilen manevi tazminat yönünden 10.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılar ... A.Ş. ve ...'a verilmesine, 6- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı ... A.Ş. tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 6/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 304,40 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 6/c-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.788,55 TL nispi karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 2.176,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 611,95 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalı .... A.Ş.'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 6/d-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.788,55 TL nispi karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 697,14 TL'nin mahsubuyla bakiye 2.091,41 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 6/e-İstinaf yargılaması için davalı ... A.Ş tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 330,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.499,40 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle işbu davalıya verilmesine, 6/f-İstinaf incelemesi duruşmasız yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 8-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 08/04/2026