T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/155 Esas KARAR NO : 2025/1326 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/10/2021 NUMARASI : 2018/954 Esas, 2021/735 KararY DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/155 Esas KARAR NO : 2025/1326 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/10/2021 NUMARASI : 2018/954 Esas, 2021/735 KararY DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 16/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçe ile; taraflar arasında düzenlenen 01.06.1995 tarihli Bakım/Onarım Sözleşmesi ve bu sözleşmeye ek sözleşme hükümleri doğrultusunda, 2016 ve 2017 yılında davalıya hizmet sunduklarını, düzenlenen faturalardan dolayı bakiye 114.496,16 TL alacakları bulunduğunu, alacağın ödenmemesi üzerine davalı borçlu aleyhine İstanbul 22. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, ticari defterlerin incelenmesi halinde davalının müvekkili şirkete borçlu olduğunun ortaya çıkacağını ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevabında; davacının hizmet verdiğini ispatlaması gerektiğini, iddiayı tevsik eder mahiyette herhangi bir delil sunulmadığını, tevsik edilmemiş fatura bedellerinin tahsilinin istenmesinde hukuki yarar bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu faturalar ile ilgili herhangi bir mal ve/veya hizmet almadığını, müvekkilinin 2017 yılı fazla faturalandırma iadesi başlığı altında iade faturası kestiğini, davacının iade faturasına itiraz etmediğini, iade faturası içeriğini kabul eden davacının sonrasında düzenlediği iade faturasına yasal süresinde itiraz ettiklerini, davacının takipte kötü niyetli olduğunu, alacağın likit olması şartının sağlanmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddine, davacı aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; alınan son bilirkişi raporunda davacının davalıdan 114.496,16 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; delillerinin değerlendirilmediğini ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davacıdan hizmet almadıklarını, davacının da bu nedenle düzenledikleri iade faturasına yasal süresinde itiraz etmeyerek içeriğini kabul ettiğini, iade faturasını kabul eden davacının hemen ardından iade faturası için iade faturası düzenlemişse de, bu faturayı yasal süresinde itiraz ederek iade ettiklerini, alacağın likit olmayıp yargılamaya muhtaç olduğunu, davacının kötü niyetli takip başlattığını savunarak kararın kaldıralarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; davacının İstanbul 22. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 114.496,16 TL asıl alacağın tahsili için davalı borçlu aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece, davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacının davalıdan takip konusu miktar alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.1-İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda; tarafların 2016 — 2017 - 2018 yılları ticari defterlerinin sahipleri lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterler ve kayıtlarına göre, 18.09.2018 takip tarihi itibariyle davalıdan 114.496,16 TL cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre, 18.09.2018 takip tarihi itibariyle davacıya 12.796,09 TL borçlu olduğu, tarafların ticari defterleri arasında 101.700,00 TL fark olup, bu farklılığın davalı tarafından davacıya 31.12.2017 tarihinde düzenlenen “...2017 yılı Fazla faturalandırma iadesi...” açıklamalı 101.700,08 TL tutarlı iade faturası nedeniyle, davacı tarafından anılan faturaya düzenlenen 101.700,08 TL tutarlı iade faturasının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı belirtilmiştir.Ayrı bilirkişiden alınan 28/04/2021 tarihli raporda, davalının davacının düzenlediği faturaları itiraz etmeyerek defterlerine kaydettiği, davacının sözleşme kapsamındaki hizmete ilişkin tanzim ettiği belirlenen faturalardan kaynaklı davalının iade faturası hariç 114.496,16 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır.TTK'nın 21/2 fıkrası "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünü düzenlemektedir. Ticari işletmesi ile ilgili bir faturayı alan tacir, faturaya aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde itirazda bulunmazsa o fatura münderacatını aynen kabul etmiş sayılır.YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir.Somut olayda, davacı alacaklının düzenlediği faturaları defterlerine kaydeden davalı borçlunun sonrasında 2017 yılı fazla faturalandırma iadesi açıklamalı 101.700,08 TL tutarlı iade faturası düzenlediği, davacı alacaklının bu iade faturasını defterlerine kaydettikten sonra, anılan iade faturasına istinaden iade faturası düzenlediği, ancak davalı borçlunun iade faturasına istinaden düzenlenen iade faturasını defterlerine kaydetmediği görülmektedir. Buna göre davacının 101.700,08 TL alacak için düzenlediği faturaya istinaden davalı tarafından iade faturası düzenlenmiş, davacı alacaklı iade faturasını defterlerine kaydetmiştir. Davacı alacaklı iade faturasını defterlerine kaydettiğine göre, karine olarak iade faturasına konu mal ve/veya hizmeti vermediğini kabul etmiş olduğundan, aksini ispatlamalıdır. Davacı alacaklının iade faturasını defterlerine kaydettikten sonra, iade faturasına istinaden düzenlediği iade faturası, sadece kendi defterlerine kayıtlı olup, tek başına davacının defterleri ve davacı tarafından iade faturasına istinaden düzenlenen iade faturası, alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Buna göre tarafların ticari defterleri ve dosya kapsamına göre, davacı alacaklı 101.700,08 TL alacağı olduğunu ispatlayamamıştır. Bu durumda mahkemece, 12.796,09 TL asıl alacak yönünden davanın kabulüne, 101.700,09 TL asıl alacak yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, fazla alacağa hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulü ile takibin 12.796,09 TL asıl alacak yönünden (takipteki koşulları ve takipten belirtilen faiz oranı ile) devamına, fazlaya dair istemin reddine karar verilmesi gerekir.2-Ayrıca tarafların ticari defterleri ve fatura ile belirlenen alacak likit olduğundan, davalı vekilinin icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği yönünde istinaf nedeni yerinde olmadığından, hükmedilen asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.Hernekadar davalı borçlu, davacı alacaklının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmişse de, davacının takibinde kötüniyetli olduğuna dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, bu nedenle İİK'nın 67/2 fıkrasında belirtilen kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, reddedilen miktar yönünden davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebinin ise reddi gerekir.Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenlerle KABULÜ ile İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/954 Esas, 2021/735 Karar sayılı ve 19/10/2021 tarihli kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın KISMEN KABULÜNE,b)Davalının İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 12.796,09 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, takibin 12.796,09 TL asıl alacak yönünden takipteki koşullar ve takipte belirtilen faiz oranı ile DEVAMINA, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, c)Alacağın %20'si oranındaki 2.559,22 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, d)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 874,10 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.382,83 TL harçtan mahsubu ile bakiye 508,73 TL harcın talep halinde davacıya İADESİNE,e)Davacı tarafından yatırılan 874,10 TL peşin harç ile 35,90 TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, f)Davacı tarafından sarf edilen toplam 1.105,20 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 123,51 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,g)Davalı tarafından sarf edilen toplam 757,80 TL yargılama giderinin davanın red oranı dikkate alınarak hesaplanan 673,11 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,h)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 12.796,09 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, ı)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.000,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.384,60 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,4-Davalı tarafından karşılanan 84,00 TL istinaf yargılama gideri ile 777,50 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 861,50 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,5-Davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 362/1a maddesi gereğince kabul edilen miktar yönünden kesin, reddedilen miktar yönünden 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/10/2025