T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:17/02/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:03/10/2025 İlk Derece Mahkemesi'nin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; …
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:17/02/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:03/10/2025 İlk Derece Mahkemesi'nin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalı tarafından müvekkili aleyhine toplam 46.000,00 TL bedelli iki adet bonoya dayalı olarak Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, müvekkilinin takip alacaklısı şahsa böyle bir borcunun bulunmadığını, müvekkili ile davalı arasında 22/03/2018 tarihli iş sözleşmesi yapıldığını, dava konusu edilen 20.000,00 TL bono ile 26.000,00 TL bononun davalı yana teminat olarak verildiğini, bu hususun iş sözleşmesinin içeriğinde de yer aldığını, edimini yerine getirmemesi halinde iş sözleşmesinin 5. Maddesinde 20.000,00 TL'nin tazminat olarak ödenmesi ve 26.000,00 TL karşılığı anlaşılan aracın iade edilmesini ve sözleşme ekinde de ... model gri renkli ... marka araca istinaden müvekkili tarafınca teminat olarak 22/03/2018 düzenleme tarihli 26.000,00 TL tutarlı senet verildiğini, müvekkilinin 22/03/2018 tarihli iş sözleşmesinde kararlaştırılan edimini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini ve işi sözleşmesinde belirtilen şekilde teslim ettiğini, ancak teminat adı altında müvekkili tarafça verilen bonoların davalı tarafından müvekkiline teslim edilmediğini, icra takibine konu edildiğini, davalı tarafın iş sözleşmesinden kaynaklı edimleri yerine getirmediğini, söz konusu bonoların teminat için verildiğini, bu nedenle davanın kabulü ile müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile bonolarda yazılı miktar olan 26.000,00 TL'nin %20'si üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; davacı ile müvekkili arasında sözleşmenin imzalanmasından 7 ay sonraki süreçte 10. aya kadar davacıya sözleşmenin “ödeme şekli” başlıklı 4.bölümü uyarınca; ... model ... marka aracın devredildiğini,74.000,00 TL bedelli çek ve elden ödenen paralarla birlikte 126.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacının bu ödemeye karşılık 10. aya kadar hiç bir işe başlamadığını, sözleşmeye göre tüm işlerin, malzeme ve işçilik dahil olarak anlaşılmasına rağmen inşaata konu tüm malzemelerin müvekkili tarafından alındığını, hatta yükümlü olduğu mal sahiplerine karşı mahcup olmak istemeyen müvekkilinin bir kısım işçilik ücretlerini bile işin bir an önce bitmesi için kendisinin ödediğini, müvekkilinin sözleşmeye göre 180.000,00 TL olarak malzeme dâhil davacıyla anlaşmasına rağmen, davacıya 222.940,00 TL ödeme yaptığını, yine sözleşmeye göre ... model ... marka aracın Denizli 4.Noterliği'nde 05.04.2018 tarihinde davacıya devredildiğini, davacının sözleşmeye göre 14 adet antreye dresuvar ve 14 adet salon tv ünitesi işini de hiç yapmadığını, dava konusu senetlerin davacının müvekkilinden haricen aldığı borçlara ilişkin olduğunu, davacının haksız ve kötü niyetli olarak dava konusu senetleri teminat senedi olarak lanse etmeye çalıştığını, bu nedenle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "... yalnızca davalının defterlerinin HMK 222.maddesi gereği lehine delil niteliği taşıdığı, teminat bonosu olduğuna dair bono üzerinde ibare bulunmaması ve davalının davacıdan alacaklı olduğunun tespit olunduğu ayrıca borçlunun ödeme taahhüdünde bulunduğu da dikkate alınarak ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eser sözleşmesinde geçen işin yapımı ve fazla yapılan işlerle alakalı keşif taleplerinin bulunmasına rağmen söz konusu talepleri ile alakalı olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden hüküm kurulduğunu, mahkemece tanıklarının dinlenmesi veya dinlenmemesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğini, mahkeme kararının gerekçesinin hatalı olduğunu, davaya konu bonoların teminat amacı ile verildiğinin çok açık olduğunu, bu durumun bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, fatura tutarları ile ödeme makbuzları karşılaştırıldığında birbirini tutmadığını, ödeme makbuzunun daha fazla olduğunun anlaşıldığını, ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca kambiyo senedinden kaynaklı icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup bağımsız borç ikrarını içerir. Bonoda şekil şartları TTK'nın 776. maddesinde sayılmıştır. Bedel kaydı ise bononun zorunlu olmayan, ihtiyari unsurlarından biridir ve bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehtarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Bonoda bedelsizlik iddiası ileri sürüldüğünde kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Eğer taraflardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil, senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.02.2019 tarihli ve 2017/(19)11-821 Esas, 2019/58 Karar sayılı kararı). Somut olayda; davacının takip ve dava konusu bonoların keşidecisi, davalının ise lehdarı olduğu, bonoların düzenleme nedeninin malen kaydı ile gösterildiği çekişmesizdir. Davacı, davaya konu senetlerin davalıyla kurulan ticari ilişkiye teminat olmak üzere verildiğini ancak bu ilişkiden kaynaklı edimleri yerine getirmesine rağmen davalı tarafça takibe konu bonoların kendisine teslim edilmediğini, bonoların bedelsiz kaldığını ileri sürmektedir. Bu hâliyle ispat yükü bedelsizlik iddiasında bulunan borçlu davacıdadır. Ancak yargılama süreci içerisinde tarafların ileri sürdükleri vakıa ve beyanlarına göre elbette ispat yükü yer değiştirebilecektir. Nitekim davaya konu uyuşmazlıkta da davalı taraf kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın davacıya verilen nakit borç karşılığında olduğunu savunarak usul hukuku anlamında bononun düzenleme sebebi ile ilgili ihdas nedenini değiştirerek ispat yükünü üzerine almıştır. Artık davalı savunmasının temelini teşkil eden bu yeni vakıayı ispat yükü altındadır (Aynı yönde Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2014/18033 Esas, 2015/8564 Karar sayılı ilamı). İlk Derece Mahkemesi tarafından ispat yükünün davacı tarafta olduğunun düşünülmesi yerinde görülmemiştir. Öte yandan takibe konu 22/03/2018 keşide tarihli 26.000,00-TL bedelli bono yönünden, üst tarafında işbu bono örneğinin bulunduğu alt tarafında ise her iki tarafın ıslak imzaları ile " Bu sözleşme eki olan senet ...'den alınan ... model gri renkli ... araca istinaden ... Dekor-... tarafından 26.000,00-TL olan araç değeri karşılığında verilmiştir. İş teslimi yapıldığında senedin bir hükmü kalmayacak, ...'ye geri iade edilecektir." açıklamasının yer aldığı ancak davalının dava dilekçesine ekli bu belge yönünden isticvap beyanının alınmaması da hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş; davalı tarafın cevap dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanları dikkate alınarak ispat yükü üzerinde durularak, davalı tarafa bu hususta delillerini sunmak üzere süre vermek ve ayrıca dava dilekçesine ekli yukarıda yer verilen belge hususunda davalının isticvap edilip beyanı alınarak oluşacak sonuç neticesinde karar vermekten ibarettir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/02/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesince uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.03/10/2025 ...