16. Hukuk Dairesi 2016/15414 E. , 2020/3346 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alınında bulunan 106 ada 32 parsel sayılı 162.118,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden o…
**16. Hukuk Dairesi 2016/15414 E. , 2020/3346 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alınında bulunan 106 ada 32 parsel sayılı 162.118,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek, hali arazi vasfıyla, davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazın bir kısmına yönelik tapu iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 106 ada 32 parsel sayılı taşınmazın 07.07.2014 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 4.411,38 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro öncesi haklara dayanan, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü üzerinde, davacı yararına, eklemeli olarak kadastro tespit tarihine kadar 3402 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, davanın esasına ilişkin yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Keşif sonucu alınan tek ziraat bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda, dava konusu taşınmazın üzerinde herhangi bir kültür bitkisinin bulunmadığı, öncesinde kültür bitkisi yetiştiriciliği yapıldığı, 3. sınıf tarım arazisi vasfında olduğu, keşif tarihi itibarıyla arı kovanlarının bulunduğu belirtildiği halde, söz konusu raporda, taşınmaz bölümünün öncesinin ne olduğu, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığı, imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise imar-ihyaya hangi tarihte başlandığı ve tamamlandığı hususlarına yer verilmemiş, davacı ve miras bırakanı ...'ün aynı çalışma alanında belgesizden taşınmaz edinip edinmedikleri araştırılmamış ve çekişmeli taşınmazın geçmişteki niteliğini, kullanım şeklini ve sınırlarını belirleme bakımından en önemli yöntem olan hava fotoğraflarından da yararlanılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir.