T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2026/118 Esas KARAR NO :2026/135 DAVA:Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:17/11/2025 KARAR TARİHİ:12/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 17/11/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle: Davacı ve davalı arasında 12.07.2024 tarihinde Franchise Sözleşmesi…
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2026/118 Esas KARAR NO :2026/135 DAVA:Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:17/11/2025 KARAR TARİHİ:12/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 17/11/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle: Davacı ve davalı arasında 12.07.2024 tarihinde Franchise Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca, davacı ''... '' adresindeki kafeterya işletmesinde, davalıya ait "..." markası altında yeme içme faaliyetleri işletme hakkını devraldığını, bu sözleşme, davacı için davalıya duyulan güven ve davacı tarafından işletme hakkı devralınan markanın ticari potansiyeline ilişkin beklentiler üzerine kurulduğunu, davacı, söz konusu franchise ilişkisinin getirdiği yükümlülükler doğrultusunda, sözleşmenin imzalanması akabinde ciddi bir finansal yatırım gerçekleştirdiğini, nitekim, sözleşme maddesi gereğince sabit bir yatırım yaptığını, bu yatırımın yanı sıra kira, ürün masrafları ve aylık yüksek faaliyet giderlerini de düzenli olarak karşıladığını, bu yatırım ve devam eden giderler, davacı şirketin davalı ile kurduğu ticari ortaklığa verdiği önemin ve uzun vadeli işbirliği beklentisinin somut bir göstergesi olduğunu ancak davalı taraf, franchise sözleşmesi kapsamında yükümlülüklerini gereği gibi ve zamanında yerine getirmediğini, davalı şirketin yönetim kararları ve aksiyonları, markanın boykota uğramasına sebep olduğunu, davacı şirketin franchise sözleşmesinden beklediği ticari menfaati ve güveni tamamen ortadan kaldırdığını, bu nedenle davacı için sözleşmenin sürdürülmesi kendisinden beklenemeyecek derecede çekilmez hale geldiğini, bu durum karşısında, davacı tarafından davalıya noter aracılığı ile ihtarname gönderilerek uğranılan tüm zararların tazmini talep edildiğini ancak talebin, davalı tarafından haksız şekilde karşılıksız bırakıldığını belirterek davacı vekili davanın kabulünü, davacının, davalı tarafın kusurlu davranışları ve sözleşmeye aykırılığı nedeniyle uğradığı, şimdilik 50.000 TL doğrudan kar kaybı maddi zararın, dava tarihinden itibaren işleyecek Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası avans faizi oranıyla birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesini, davacının uğramış olduğu munzam zararın davalıdan alınıp davacıya verilmesini, davacının ticari itibarının zedelenmesi sonucunda uğramış olduğu 200.000 TL tutarında manevi zararın davalıdan alınıp davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, taraflar arasında imzalanan 12/07/2024 tarihli "Franchise Sözleşmesi"ne dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyasında yetkisizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize tevzi edildiği görülmüştür. Yargıtay 5.HD'nin 2025/7379 Esas - 2025/10594 Karar sayılı ilamında: "..taraflar arasındaki uyuşmazlıkta kesin yetki durumu bulunmadığı ve davalı tarafça cevap dilekçesi ile birlikte yetki itirazında bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmede yetkili mahkeme belirlenmiş olsa dahi yetki itirazı, bir ilk itiraz olarak ileri sürülebilir; mahkeme yetkisizliğini kendiliğinden (resen) nazara alamaz. Bu durumda uyuşmazlığın, davanın ilk açıldığı ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesince sonuçlandırılması gerekmektedir." belirtildiği üzere cevap dilekçesi ile birlikte yetki itirazında bulunulmadan yetkisizlik kararı verilemeyeceği açıkça belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyasında tensiben " taraflar arasında "Franchise Sözleşmesi"nin "Uygulanacak Hukuk, Yetki ve Görevli Mahkeme" başlıklı 16. maddesine göre sözleşmeden doğan ihtilaflarda İstanbul (Çağlayan) Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabul edildiği, HMK'nın 17. maddesine göre tacirler arasında yapılan yetki sözleşmesinin geçerli olduğu.." gerekçesiyle re'sen yetkisizlik kararı vermiştir. Halbuki, yetki sözleşmesi "kesin yetki" hallerinden biri değildir. Bu çerçevede, mahkemece re'sen yetkisizlik kararı verilemez. Bilakis, yetki sözleşmesi kesin yetki hallerinden olmadığından davalı tarafından cevap dilekçesinde usulüne uygun şekilde ve ilk itiraz olarak ileri sürülmesi zorunludur. Somut olayda, dava dilekçesi dahi davalıya tebliğ edilmeden hukuka aykırı şekilde re'sen yetkisizlik kararı verilmiştir. 6100 sayılı HMK 19.maddesine ve açık hükmüne muhalefet edilerek verilen yetkisizlik kararı mahkememiz açısından bağlayıcı nitelikte değildir. Kaldı ki, yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme (emredici yasa hükmü uyarınca) yetkili hâle gelir. (HMK 19/4). O halde, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden, taraf teşkili dahi sağlanmadan, davalının yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunup sunmayacağı beklenmeden, yasal süre içinde cevap dilekçesi sunulması halinde ise davalının yetki ilk itirazında bulunup bulunmayacağı dahi belirlenmeden, dosya üzerinden ve sanki kesin yetki hali / dava şartı varmışcasına, davalının cevap dilekçesinin ve yetki ilk itirazının bulunmadığı ayrıca kesin yetki halinin bulunmadığı davada, resen yetkisizlik kararı verilemez. Mahkemece aslında kesin yetki hali olmamasına rağmen dosya üzerinden 6100 sayılı HMK 17.maddesinin kesin yetki hali kabul edilerek hukuka ve usule aykırı şekilde re'sen yetkisizlik kararı verildiği, .... Asliye Ticaret Mahkemesine davalı tarafından yasal süre içerisinde sunulmuş yetki itirazı bulunmadığından ve mahkemece re'sen yetkisizlik kararı verilemeyeceğinden karşı yetkisizlik kararı verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;. 1-)Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, HMK 114/1-ç ve HMK 115/2 md. uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-)Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli ve yetkili olan ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-)Yetki uyuşmazlığının çözümü ve yargı yeri tayini için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 4-)HMK’nun 331 mad. uyarınca Harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde talep üzerine harç yargılama gideri ve gider avansı konusunda mahkememizce karar oluşturulmasına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden tensiben karar verildi.12/02/2026 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır