T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 30/03/2022 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 19/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı veki…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 30/03/2022 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 19/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; borçlu davalıya Antalya 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, borçlunun borca itirazı üzerine haksız yere takibin durdurulduğunu, davalının icra dosyasında mevcut olan belgeden mütevellit alışveriş yaptığını ve karşılığında fatura düzenlendiğini, davalının herhangi bir ödemede bulunmadığını, borcun ödenmesi hususunda borçluya Antalya 10. Noterliği'nin 10.01.2017 tarih ve ... yevmiye numarasıyla ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcunu ödemeyen borçlu hakkında Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınarak haciz işlemi yapıldığını, davalının malları teslim aldıktan sonra malları kullanmış olmasına rağmen borcunu ödemeyip haksız ve kötü niyetli bir şekilde itirazda bulunduğunu, tarafların tacir olduğunu ve faturayı teslim aldıktan sonra TTK'nın 21/2. maddesi gereği 8 gün içerisinde itiraz edilmesi gerektiğini, davalı tarafça faturaya itiraz da edilmediğini, takibe konu olan faturanın müvekkili şirket ve davalıya ait şirketin ticari defterlerinde ve mali kayıtlarında mevcut olduğunu, yapılacak araştırma neticesinde müvekkili şirketin davalıdan alacaklı olduğunun tespit edileceğini iddia ederek borçlunun normal icra takibini etkisiz bırakması sebebiyle borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesine, itirazın iptali ile alacağın tahsiline, İİK gereği davalının en az %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "... Davacı taraf, elindeki fatura olarak adlandırdığı bir belgeye dayanarak alacak iddiasında bulunmaktadır. Eğer ki faturadaki imzaların tümü davacı şirket yetkilisi elinden çıkmamış olması ihtimalinde dahi faturanın vergi mevzuatı gereği hatalı olması sonucuna varılsa da bu husus vergi mevzuatını ilgilendirmekte olup, vergi mevzuatı çerçevesinde sonuçlarını doğuracaktır. İmza incelemesi sonucu ortaya çıkan durum kapalı faturanın varlığı değildir. Bu nedenle, ödenmiş olduğu karinesinden davalı yararlanamaz.Mali müşavir bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın takip tarihi itibari ile 30.000,00TL asıl alacak 360,62TL işlemiş faiz olmak üzere 30.360,62TL alacağı olacağı ancak davacı yanın icra takibinde 48,08TL işlemiş faiz talebinde bulunduğu talep gereğince işlemiş faizin 48,08TL olduğunun kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davalı taraf ticari defterlerini sunmamıştır. Davalı vekili, 21/11/2018 tarihli beyan dilekçesinde, defterlerin mali müşavirde olduğundan sunulamadığını beyan etmiş ve yerinde inceleme talep etmiştir. Davalı vekili verilen kesin sürede de defterlerin yerine bildirebilecek durumda olup, bildirmediğinden talebi 19/12/2018 tarihli celsede reddedilmiştir. Davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur.Davacının ticari defterlerinde alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediğinden, davacının ticari defterleri, davacı lehine delil olma vasfına sahiptir. Dayanak belgenin kapalı fatura vasfına sahip olmadığı anlaşılmakla, davalı ödenme karinesinden yararlanamaz. Tüm dosya kapsamı, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi, bilirkişi raporunda davacının haklılığının tespit edilmesi hususları bir arada düşünülerek; davanın kabulüne, davacının inkar tazminatının kabulüne" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın eksik incelemeye dayandığını, davacı şirketin yetkili müdürü .. nin 20/05/2021 tarihli duruşmada "Bana göstermiş olduğunuz 30.11.2016 tarihli faturada ki imzalar tarafıma ait değildir, "düzeltmeler tarafımızca yapılmıştır" şeklinde yazı da tarafıma ait değildir, faturayı kapalı hale biz getirmedik, davalı tarafın iddiası doğru değildir." şeklinde beyanda bulunduğunu, davacı şirket yetkilisinin faturada bulunan her iki imzayı da reddettiğini, her iki kaşe üzerinde bulunan iki imzanın da ... nin eli ürünü olmadığının bilirkişi raporunda belirtildiğini, hem .. nin beyanı hem de bilirkişi raporu ile bir faturanın esaslı unsurlarından olan imzanın faturada eksik hale geldiğini, bu nedenle uyuşmazlık konusu alacağın iddiasının kaynağı olan faturanın bu aşamada bir alacağının kaynağı olamayacağından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, şirketin tanzim etmiş olduğu diğer faturalarla da söz konusu imza ve kaşelerin karşılaştırılması gerektiğini, sadece faturanın alt kısmında yer alan kaşenin altındaki yazının karşılaştırıldığını, faturada yer alan sair yazıların karşılaştırılmadığını, ... nin faturadaki imzaların kendisine ait olmadığını ileri sürerek aslında faturanın sahte olduğunu beyan ve kabul ettiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ticari defterlerini sunması için kesin süre ve ek süre verilmesine ve yasal ihtaratların yapılmasına rağmen davalının ticari defterlerini sunmadığı, davacının delil niteliğini taşıyan ticari defterlerinin incelenmesi sonucu mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunun, davaya konu faturanın davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, davalının usulüne uygun yapılan ihtara rağmen defterlerini sunmayarak HMK'nın 222. maddesinin 3. fıkrası doğrultusunda davacının usulüne uygun tuttuğu defterlerdeki kayıtları kabul etmiş sayıldığı, davalı tarafça ödemeye dair başkaca delil de ibraz edilmediği ve ayrıca fatura üzerinde imza bulunup bulunmamasının VUK uyarınca tartışılması gereken bir husus olup faturanın geçerliliğini etkilemeyeceği anlaşılmış olmakla Yerel Mahkemece dosya kapsamıyla uyumlu, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi rapor ve ek raporu doğrultusunda takip tarihi itibariyle davacı şirketin taleple bağlı kalınarak 30.048,08TL alacaklı olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.088,63 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 391,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.697,01 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.19/12/2025 ...