9. Hukuk Dairesi 2025/9040 E. , 2025/10366 K. "" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3584 E., 2025/1997 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde İş Mahkemesi SAYISI : 2023/93 E., 2023/328 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…
9. Hukuk Dairesi 2025/9040 E. , 2025/10366 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3584 E., 2025/1997 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde İş Mahkemesi SAYISI : 2023/93 E., 2023/328 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 03.09.2001-03.02.2023 tarihleri arasında çatlak denetim elemanı olarak çalıştığını, en son aldığı ücretin net 14.600,00 TL olduğunu, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının görevini yapmadığını, insan hayatını kasten tehlikeye attığını, işverenin kendisine gösterdiği güveni suistimal ettiğini, işverenin müşterileri nezdindeki itibarına zarar verdiğini, davacının sebebiyet verdiği zararın 30 günlük ücretini aştığını ve işvereni maddi kayba uğratması nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı işçinin davalı işveren nezdinde 03.09.2001-03.02.2023 tarihleri arasında 21... ay 1 gün çalışmasının bulunduğu, davacının işten ayrılış kodunun kod 46 (Güveni kötüye kullanma, hırsızlık veya sırların ifşa edilmesi; İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması) olarak gösterildiği, en son brüt ücretinin 18.576,00 TL olduğu, iş sözleşmesinin feshi noktasında uyuşmazlık bulunduğu, davacı tarafından hatalı kontrol edilen parçalar olduğu, bu parçaların iade geldiği, davacının bu hususta savunmasının alındığı, davacının talimatları amirlerin verdiğini iddia ettiği, davacının özlük dosyası incelendiğinde daha önce benzer nitelikte bir eyleminin olmadığı, yerleşik Yargıtay içtihatlarında "İş sözleşmesinin işçinin davranışı nedeniyle geçerli bir şekilde feshedilebilmesi için, işçinin kendisine verilen ihtardan sonra bir defa daha yükümlülüğünü ihlal teşkil eden davranışta bulunması gerekir. İşçiye verilen ihtardan sonra yeni bir yükümlülük ihlali meydana gelmemişse, sırf ihtara konu olan davranışa dayanılarak iş sözleşmesi geçerli bir şekilde feshedilemez." dendiği, eldeki olayda tek olayın yaşandığı, geçmişte buna benzer bir olgunun yaşandığına dair iddia ve dosya içerisinde delil olmadığı, davalı tarafın uğranılan zararın işçinin bir aylık brüt ücretinden fazla olduğuna dair bir iddiasının bulunmadığı, dinlenen davalı tanıklarının zararın miktar olarak fazla olmadığını beyan ettikleri, ayrıca yine Yargıtay içtihatlarında "Davranış nedeniyle fesih, ancak, sözleşmeyi sona erdirmeye oranla daha hafif bir çare söz konusu olmadığında gerekli olur. Ölçülülük ilkesinin ihtardan başka diğer bir aracı da çalışma yerinin değiştirilmesidir. Çalışma yerinin değiştirilmesi feshe oranla daha hafif çare olarak gündeme gelen bir araçtır. Ancak bu tedbirin uygulanabilmesi, işveren açısından mümkün olması ve kendisinden haklı olarak beklenebilmesi koşuluna bağlıdır." denildiği, somut olayda ihtar yapılmadan savunma ile birlikte iş sözleşmesinin feshedildiğinin anlaşıldığı, yapılan feshin ölçülülük ilkesi ve ultima ratio prensibi ile uyuşmadığının değerlendirildiği ve yapılan feshin haklı fesih olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının eyleminin sıradan bir hata olmadığını, ağır sonuçları olabilecek bir hata olduğunu, 2. Mahkemece davacının kusurunun sabit görüldüğünü, o hâlde ihtilafın haklı/geçerli fesih noktasında olduğunu, davacının davranışının bir ihmal olmadığını, kasten yapılmış bir davranış olduğunu, 3. Davanın teknik yönü olduğunu, Mahkemece keşif yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, 4. Davacının çatlak kontrolü yapılmış gibi kayıt tutması hususunda Mahkemece değerlendirme yapılmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ile buna bağlı olarak kıdem ve ihbar tazminatı talep hakkı olup olmadığı noktasındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.