T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1250 Esas KARAR NO: 2026/13 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 24/03/2025 NUMARASI: 2022/1023 Esas, 2025/349 Karar DAVA: Tapu İptal Tescil veya Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1250 Esas KARAR NO: 2026/13 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 24/03/2025 NUMARASI: 2022/1023 Esas, 2025/349 Karar DAVA: Tapu İptal Tescil veya Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili Tüketici Mahkemesine sunduğu dava dilekçesi ile; davalı ... Konut Yapı Kooperatifi ile davalı ... Ltd. Şti. arasında imzalanan 22.06.1995 tarihli sözleşme ile şirkete kooperatife üye temin etme yetkisi verildiğini, bu sözleşme ile kooperatifin, şirketten daire satın alanları kendi üyesi olarak kabul ettiğini, davalı kooperatifin anılan sözleşmeyi genel kurul toplantısında kabul ederek kendisini bağladığını, müvekkilinin davalı şirket ile imzaladığı 18.07.1995 tarihinde konut satış sözleşmesi gereği 6. Blok 501 numaralı bağımsız bölümü 1.249,00 (1.249.000.000,00) TL ödeyerek satın aldığını, ancak davalı kooperatifin yeni yönetiminin davalı şirketten daire satın alanları üyeliğe kabul etmeyerek, üyelik için değişen oranlarda toplu ödeme ve aidat ödemesi talep ettiğini, müvekkilinin sözleşme gereği daire bedelinin tamamını ödediği için ödeme yapmadığını, bunun üzerine kooperatifin yasal olmayan bir şekilde 12.09.2003 tarih 72 sayılı kararı ile müvekkilini kooperatif üyeliğinden çıkarttığını, 14.06.2004 tarihli yazı ile de ihraç kararının kesinleştiğinin bildirildiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatife ait 6. Blok 501 numaralı bağımsız bölüm yönünden üyeliğinin tespitini ve konutun hükmen tescilini, ihraç kararının iptali ile üyeliğin tespiti ve hükmen tescili talepleri kabul edilmediği taktirde ödenen paranın karşılığı olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 80.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı kooperatif vekili cevabında; kooperatifle ilgili tüm ihtilaflarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan davanın görev yönünden reddi gerektiğini, ayrıca davanın üç aylık hak düşürücü süre geçtikten ve ortaklıktan çıkartılmaya ilişkin ihraç kararı kesinleştikten sonra açıldığını, davacı parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğinden 01/10/2003 tarihinde kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini, davacıya usulüne uygun ihtarname ve ihraç kararı gönderildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, M.K. 2 maddesi ve Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları çerçevesinde kimsenin hukuka aykırı olarak hak talebinde bulunamayacağını savunarak davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı şirket vekili cevabında; kooperatifler hukukuna ilişkin tüm davalarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın sebepsiz zenginleşme iddiasına dayandığını ve sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan davaların bir yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunu, davacının sebepsiz zenginleşeni ve miktarını öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılmadığını, müvekkilinin davacı tarafından yapılan ödemeleri davalı kooperatif için yaptığı inşaatlarda kullanması nedeniyle kooperatifin malvarlığına aktardığını, dava konusu konutların davalı kooperatifin hakimiyet ve kontrolünde bulunduğunu, müvekkilinin hiçbir sorumluluğu ve tasarrufunun bulunmadığını, bu nedenle hükmen tescil veya bedelin ödenmesi talebinde muhatap kooperatif olduğundan davanın pasif husumet nedeniyle reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise davaya konu Büyükçekmece ilçesi ... köyü 1196 ada 1197 parsel (yeni 293 ada 4 parsel) sayılı arsa üzerine inşa edilecek meskenlerin yapımının başlangıçta müvekkili şirket tarafından üstlenildiğini, müvekkili şirketin düzenlediği kampanyalar sonucunda diğer davalı kooperatifin dairelerinin, kooperatifin verdiği yetkiye dayanılarak müvekkili şirket tarafından pazarlanarak satışların gerçekleştirildiğini, müvekkili şirket tarafından müşterilerin tümünün isimlerinin liste halinde davalı kooperatife bildirildiğini ve davalı kooperatif genel kurul ve yönetim kurulu kararları ile kooperatif tarafından bu kişilerin üye olarak kabul edildiğini, daha sonraki yıllarda kooperatifin yönetimin değiştiğini ve yeni gelen yönetimlerin kendilerine verilen müşteri listesini yok sayarak üye olarak kabul ettikleri bazı müşterileri de çeşitli sebepler uydurarak kooperatif üyeliğinden çıkardığını, müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülüklerini fazlası ile yerine getirdiğini savunarak öncelikle usulden, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; asıl dava yönünden, davacı davalı kooperatife yönelik hükmen tescil, bu talep kabul edilmediğinde bağımsız bölüm karşılığı tazminat talep etmişse de, davacının dava tarihinden önce kooperatif üyeliğinden ihraç edildiği ve kararın kesinleştiği, üyelikten ihracı kesinleşen davacının davalı kooperatife açtığı davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığı; birleşen davada davalı...Ltd.Şti'nin davacıdan tahsil ettiği parayı, davacının kooperatife ortak olarak kabul edilmesiyle kooperatife aktardığının kabulü gerektiği, davacının davalı kooperatife ortak olarak kabul edilmesi ve davalı kooperatif defter ve kayıtlarında diğer davalı...Ltd.Şti'ne ödenen paranın davacı ödemesi olarak kayıtlı olması karşısında, davacının hükmen tescil olmadığı takdirde konut karşılığı tazminat taleplerinin davalı...Ltd.Şti'ne karşı yöneltilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle, birleşen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. DAİREMİZİN KARAR İLAMI Dairemizin 2019/1441 Esas, 2022/1161 Karar sayılı kararı ile; "Davacı taraf dava dilekçesinde açıkça, davalı kooperatife ait 6. Blok ... numaralı bağımsız bölüm üyeliğinin tespitini ve hükmen tescilini, ihraç kararının iptali ile üyeliğin tespiti ve hükmen tescili talepleri kabul edilmediği taktirde fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ödenen paranın karşılığı olarak şimdilik belirlemiş oldukları 80.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği, yine davacı vekilinin 18/04/2017 tarihli dilekçesinde taleplerinin müvekkilinin ödemiş olduğu daire karşılığı rayiç bedelin kendisine ödenmesi olduğunu, bu açık taleplere rağmen mahkemece 24/04/2017 tarihli celsede davacı vekiline müvekkilinin kooperatif üyeliğinden ihracının kesinleşmesi karşısında dava dilekçesindeki terditli talepleri olan ödenen paranın iadesine yönelik talebin Kooperatifler Kanunu'nun 17.maddesi gereğince kooperatif üyeliğinden ihraç nedeniyle ödenen paranın iadesi istemini içerip içermediği veya iadesi istenen paranın daire karşılığı tazminat istemini mi içerdiği hususunda açıklamada bulunması için süre verildiği, davacı vekilince de 08.05.2017 tarihli dilekçeyle müvekkilinin aradan bu kadar uzun yıllar geçtikten sonra, paranın değer kaybı da hesaplandığında Kooperatifler Kanunu'nun 17. Maddesine göre ödenen paranın iadesini istemesi tamamen zararına sebebiyet vereceğini, bu nedenle dava dilekçesinde belirttikleri daire karşılığı tazminat talepleri doğrultusunda hesap yapılarak bu talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği, tüm bu talep ve beyanların davacının kooperatif ortaklığından çıkma payı alacağını da kapsadığından işin esası konusunda karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur." denilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, kararın kaldırılmasından sonra yapılan yargılama sonucunda; asıl dosya yönünden; davacının hükmen tescil, olmadığı takdirde konut karşılığı tazminat talep edebilmesi için kooperatif ortağı olması gerektiği, zira bu taleplerin ancak kooperatif ortaklığına bağlı olarak ileri sürülebileceği, oysa davacının kooperatif ortaklığından çıkarılma kararının 08/11/2004 tarihinde kesinleştiği, diğer bir ifadeyle davanın açıldığı 29/08/2008 tarihi itibariyle davacının davalı kooperatif ortağı olmadığı, kooperatif üyeliği sona eren davacının davalı kooperatife yönelik hükmen tescil, bu talep kabul edilmediğinde bağımsız bölüm karşılığı tazminat talebinin reddi gerektiği, ancak davacının tüm talep ve beyanlarının davacının kooperatif ortaklığından çıkma payı alacağını da kapsadığı, ortaklığı sona eren davacının ayrılma payı alacağının tahsilini 1163 Sayılı Yasa'nın 17. ve ana sözleşmenin 15. maddeleri hükümleri çerçevesinde davalı kooperatiften talep edebileceği, anılan hükümlere göre davacının 22/06/2005 tarihinden itibaren ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ihracın kesinleştiği yılın bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep edebileceği, davacının ihracının kesinleştiği 2004 hesap yılı bilançosunun 22/05/2005 tarihinde yapılan genel kurulda kabulü suretiyle kesinleştiği, 1 aylık sürenin 22/06/2005 tarihinde dolduğu, davacının 2004 yılı bilançosuna göre payına isabet eden masraf hissesi mahsup edildikten sonra (1.509,00 TL- 265,03 TL=) 1.324,97 TL tutarındaki ayrılma payı alacağını 22/06/2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı kooperatiften birlikte talep edebileceği; birleşen dava yönünden ise; davacı 1.249,00 TL'yi davalı şirkete ödemişse de, davalı şirketin kooperatif ile yaptığı sözleşme kapsamında kooperatife ortak temini için bu paraları tahsil ettiği, akabinde davacının kooperatife ortak yapıldığı, davalı şirketin davacıdan tahsil ettiği parayı davacının kooperatife ortak olarak kabul edilmesiyle kooperatife aktardığının kabulü gerektiği, davacının kooperatife ortak olarak kabul edilmesi ve davalı kooperatif defter ve kayıtlarında diğer davalı Jetpa şirketine ödenen paranın davacı ödemesi olarak kayıtlı olması karşısında, hükmen tescil olmadığı takdirde konut karşılığı tazminat taleplerinin davalı şirkete karşı yöneltilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl davada davacının davalı kooperatife yönelik hükmen tescil, bu talep kabul edilmediğinde bağımsız bölüm karşılığı tazminat talebini reddine, davacının 1.324,97 TL çıkma payı alacağının 22/06/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; kaldırma kararının gereğini yerine getirilmediğini ve önceki kararın tekrarlandığını, Mahkemenin kendi ara kararına rağmen taşınmazın değeri hususunda rapor almadan karar verdiğini, müvekkilinin davalı şirkete konut bedelini tamamen ödemesi nedeniyle davalı kooperatife üye yapıldığını, müvekkilinin başka ödeme yükümlülüğü olmadığını, sözleşme gereği edimlerini yerine getiren insanların dairelerinin birden çok kişiye satılarak haksız kazanç elde edildiğini, sözleşmeyi devralan davalı kooperatifin sözleşme ile bağlı olması gerektiğini, verilen karar ile sözleşmenin yok sayıldığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, davalı kooperatife ait bağımsız bölüm üyeliğinin tespiti ve hükmen tescil ile bu taleplerin kabul edilmemesi halinde ödenen paranın tazmini istemine ilişkindir.Öncelikle davanın açıldığı Bakırköy Tüketici Mahkemesi'nce, davalı kooperatif aleyhine açılan davanın tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmesine ve davalı ... Ltd. Şti. hakkında açılan davanın yetkili İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, davalı kooperatif hakkında açılan davanın da, dava konusu taşınmazın bulunduğu yetkili İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne gönderildiği, İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi'nce kooperatife ilişkin davalarda Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, dosyanın gönderildiği İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesindeki yetki kuralı uyarınca yetkisizlik kararı verildiği, dosyanın Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği, Ticaret Mahkemeleri'nin tek hakimli olması sebebiyle yapılan paylaşım sonucu dosyanın Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/629 Esasına kaydedildiği, bu dosyada 13.03.2013 tarihli ara karar ile ihraç kararının iptali davasının diğer istemlerden tefriki ile ayrı esasa kaydına karar verildiği, tefrik edilen edilen dosyanın Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/172 Esas sayısına kaydedildikten sonra, mahkeme hakiminin yetkilendirilmesi sonucunda Bakırköy 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/245 Esas sayılı dosyasından yargılamanın yapıldığı, Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/629 Esas dosyasının ise Bakırköy 15 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/70 Esas numarasına aktarıldığı, Bakırköy 15.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin faaliyetinin durdurulması üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin 08.09.2014 tarih 1945 Sayılı Kararı uyarınca yapılan devir işlemi nedeniyle Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/317 Esas numarasını aldığı anlaşılmıştır.Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/317 Esas sayılı kararı ile asıl davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleşen davanın ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekilinin hükmü istinaf etmesi üzerine Dairemizin yukarıda yazılı kararı ile, tüm bu talep ve beyanların davacının kooperatif ortaklığından çıkma payı alacağını da kapsadığından işin esası konusunda karar verilmesi gerektiğine değinilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.Kararın kaldırılmasından sonra Mahkemece; davadan önce kooperatiften ihracı kesinleşen davacının davalı kooperatiften sadece çıkma payı alacağını talep edebileceği, davacının hükmen tescil olmadığı takdirde konut karşılığı tazminat taleplerini davalı şirkete karşı yöneltilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl davada çıkma payı alacağının davalı kooperatiften tahsiline, birleşen davada ise davalı şirkete yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık, davacının hükmen tescil ve olmadığı takdirde tazminat taleplerinin kabulü gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır.İlk derece mahkemesinde alınan 25.06.2023 tarihli raporda; davacının davalı kooperatif üyeliğinden ihraç edildiği ve ihraç kararının 08.08.2004 tarihinde Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, ortaklığı sona eren davacının ayrılma payı alacağının tahsilini 1163 Sayılı Yasa'nın 17. ve ana sözleşmenin 15. maddeleri hükümleri çerçevesinde davalı kooperatiften talep edebileceği, davacının 22.06.2005 tarihinden itibaren ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ihracın kesinleştiği yılın bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep edebileceği, ihracın kesinleştiği davalı kooperatif 2004 hesap yılı bilançosunun 22.05.2005 tarihinde yapılan genel kurulda kabulü suretiyle kesinleştiği, 1 aylık sürenin 22.06.2005 tarihinde dolduğu, davacının davalı kooperatif ticari defter kayıtlarında tespit edilen 2004 yılı ödeme payından, 2004 yılı bilançosuna göre payına isabet eden masraf hissesi mahsup edildikten sonra davalı kooperatiften (1.509,00 TL- 265,03.TL=) 1.324,97 TL tutarındaki ayrılma payı alacağının tahsilini 22.06.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte talep edebileceği belirtilmiştir. 17.01.2025 tarihli ikinci ek raporda aynı görüşü tekrarlamıştır.Davacının ihraç kararının iptali talebi yönünden tefrik edilen Bakırköy 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/245 Esas ve 2014/75 Karar sayılı dosyasında; hak düşürücü sürede açılmayan davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay 23. HD'nce hüküm düzeltilerek onanmıştır. Böylelikle eldeki davadan önce davacı hakkında verilen ihraç kararının kesinleştiği sabit olmuştur. Davacının kooperatif üyeliğine bağlı olarak talepte bulunması için (üyelik hak ve sıfatına bağlı olarak açılan tapu iptal tescil veya tescilin mümkün olmaması halinde tazminat talepleri) üyelik sıfatının yargılama sonucuna kadar devam etmesi gerekir. Kooperatif ortağı olmayan davacının kooperatiften tapu iptal tescil veya bunun mümkün olmaması halinde kooperatif ortaklığına dayalı olarak tazminat ödenmesini istemesi mümkün değildir (Benzer şekilde Yargıtay 6. HD'nin 2021/2586 Esas, 2022/1313 Karar sayılı kararı). Bu nedenle ilk derece mahkemesinin davalı kooperatife yönelik hükmen tescil, bu talep kabul edilmediğinde bağımsız bölüm karşılığı tazminat talebini reddine karar vermesinde isabetsizlik görülmemiştir.Ancak Dairemizin kaldırma kararında belirtildiği üzere davacının talebinin çıkma payı alacağının tahsili de kapsadığı gözetildiğinde, ilk derece mahkemesinin davadan önce ihraç edilen davacının çıkma payı alacağına hükmetmesi yerindedir.Birleşen dosya yönünden ise, davacı 1.249,00 TL'yi davalı şirkete ödemişse de, davalı şirketin kooperatif ile yaptığı sözleşme kapsamında kooperatife ortak temini için bu paraları tahsil ettiği, akabinde davacının kooperatife ortak yapıldığı, davalı şirketin davacıdan tahsil ettiği parayı davacının kooperatife ortak olarak kabul edilmesiyle kooperatife aktardığının kabulü gerektiği, davacının kooperatife ortak olarak kabul edilmesi ve davalı kooperatif defter ve kayıtlarında diğer davalı ... şirketine ödenen paranın davacı ödemesi olarak kayıtlı olması karşısında, hükmen tescil olmadığı takdirde konut karşılığı tazminat taleplerinin davalı şirkete karşı yöneltilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından birleşen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde de isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin asıl ve birleşen dosyada istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1023 Esas, 2025/349 Karar ve 24/03/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin asıl ve birleşen davalarda istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl davada alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince birleşen davada alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/01/2026