TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/06/2025 NUMARASI : 2022/311 Esas, 2025/437 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 31/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınır…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1749 KARAR NO : 2026/394 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/06/2025 NUMARASI : 2022/311 Esas, 2025/437 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 31/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Asıl ve karşı dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili; taraflar arasında 02.08.2012 tarihli ... numaralı sözleşmenin imzalandığını, sözleşmenin 3. maddesine göre davacı şirketin .... A.Ş. ...Projesi kapsamında "Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, ... Mevkii ... Ada 2 Parsel" de kayıtlı taşınmaz üzerinde ...İnşaat İşleri ... İmalatları Yapımını" yüklendiğini, sözleşmenin 5. Maddesine göre işin toplam bedeli 3.649.000,00 TL + KDV olarak belirlendiğini, müvekkli şirketin sözleşme konusu işleri 30.09.2013 tarihinde %98,85 oranında tamamladığını, bu tarihe göre eksik kalan %1,15 oranındaki imalatın, davalı firmanın diğer taşeronlarının ve kendisinin yapması gereken imalatlara bağlı olduğu için zorunlu olarak kalan imalat miktarı olup, çok kısa süre içinde de tamamlandığını, 13.12.2013 onay tarihli Geçici Kabul Belgesinin sözleşme konusu imalatların en geç 22.10.2013 tarihinde tamamlandığını gösterdiğini, yapılan ödeme ile sair tevkifatlar mahsup edildikten sonra davacı şirketin, müteahhit ... ...Limited Şirketi'nden 217.400,11- TL alacaklı olduğunu, davalı şirket geçici kabul belgesine ve gerekli tüm dokümanlar kendisine sunulmasına rağmen kesin hakedişi düzenlemekten kaçındığını, davacı şirketin iyi niyetle 2 ay bekledikten sonra dayanak belgeleri esas alarak 25.12.2013 tarihli kesin hakedişi düzenleyerek davalıya bildirdiğini, ancak davalının gerekli işlemleri yapacağını ve bakiye alacağı ödeyeceğini sözlü olarak bildirerek davacıyı geçici kabulden itibaren 8 ay oyaladığını, sonuçta davacının kesin hakedişin düzenlenmeyeceği ve alacağının ödenmeyeceğini görerek yasal işlemlere başladığını, sözleşme konusu imalatların tamamlandığı belgeli olmasına rağmen davalı şirketin dürüstlük kurallarına aykırı tavırlarını sürdüreceği endişesiyle Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/99 D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını, İstanbul 26. İcra Müdürtüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile bakiye alacaklarının tahsili için davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin borcu bulunmadığını savunarak takibe ve borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, takip konusu alacaklarının likit olduğunu, davalı şirketin itirazının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli ve alacağın tahsilini geciktirme amacına yönelik olduğunu belirterek, itirazın iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında ...inşaat işleri ... imalatları yapımı inşaatlarında 2.8.2012 tarih ve ... sayılı sözleşmenin imzalandığını ve davacının alt yüklenici olarak çalıştığını, söz konusu firma tarafından yapılan işlerin bedelinin hakedişlerle ve 13 nolu son hakedişle ödendiğini, davacı tarafın söz konusu işi 30.9.2013 tarihinde % 98,85 oranında tamamladığını, kalan imalatın diğer taşeronların ve davalının imalatlarına bağlı imalatlar olduğunu, 13.12.2013 onay tarihli geçici kabul belgesine göre söz konusu imalatların en geç 22.10.2013 tarihinde tamamlandığını iddia ettiğini, bunun doğru olmadığını, geçici kabul davacının 21.10.2013 tarihli geçici kabul dilekçesine istinaden 22.10.2013 tarihinde geçici kabul heyeti görevlendirildiğidiğini, davacının belirttiği tarihin geçici kabul heyetinin belirlediği tarih olduğunu, davacının belirttiği geçici kabul tutanağının tarihinin 12.12.2013 olduğunu, davacının işi 3.7.2013 tarihinde geçici kabule hazır hale getirmek zorunda olmasına rağmen bu süreye riayet etmediğini, işin gecikmesine neden olduğunu, 12.12.2013 tarihi itibariyle eksik imalatlar belirtilmek suretiyle işin tamamlanmadığının açıkca belli olduğunu, geçici kabul tutanağına yapılan imalat miktarlarının kesin hesapta dikkate alınması kaydıyla notu konulduğunu, bunun anlamının hala yapılmayan imalatlar olduğunu, daha sonra davacının imzalamaktan imtina ettiği kesin hakediş raporunda da bu tespitlerin dikkate alındığını, yapılmayan işler bedeli yönünden kesin hakediş raporlarında bu tespitlerin dikkate alındığını, yapılmayan işler bedelinin kesin hakediş tutarlarından düşüldüğünü, yapılan imalat bedellerinin ise hakedişe eklediğini, davacının, yapılan ödeme ve kesintiler düşüldükten sonra alacağının 217.400,00-TL olduğunu belirttiğini, davacının bu alacağı hesaplarken sözleşme gereği kesilmesi gereken beton zayiatı, eksik işler bedelini ve müvekkili şirketin kendisinden olan vinç kiralama bedelini dikkate almadığını, sözleşme hükümleri yok sayılarak yapılan işin komple bir inşaat işi değil de sanki ticari bir satım gibi değerlendirip talepte bulunulmasının kabul edilemeyeceğini, kesin hesabın yapılma şeklinin 16. Maddede açıklandığını, davacı tarafça yapılmayan işlerin sahada tespit edilmesi ve davacı yetkilileri ile görüşmek ve e-mail yolu ile yazışmalar yapılmak suretiyle kesin hesaba esas hakediş ve iç sayfaları hesabı yapıldığını ve davacının bu hesaplara itirazının olmadığını, kesin hesabın 30.6.2014 tarihinde yapıldığını, davacının bakiye 80.092,82-TL alacağı çıktığını, kendisinin vinç bedeli borcu olduğunu ve kesin hakedişi imzalamadığı için bu alacağının ödenmediğini, bu nedenle davacıya ihtarname gönderilerek kesin hesabı imzalamasının istendiğini ancak davacının görüşmeye dahi gelmediğini, davacının geçici kabul eksiklerini ve bildirilen bu eksiklikleri kendisinin giderdiğini kanıtlaması gerektiğini, davacının davalı şirkete olan borcu düşünüldüğünde alacağının bulunmadığını, alacaklı bulunsa dahi, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözeşmesi olduğunu ve alacağın belirlenmesi yargılamayı gerektireceğini, dolayısı ile alacak likit olarak kabul edilemeyeceğinden, inkar tazminatı talebinin de yerinde olmadığını, davacının alacağı muaccel hale gelmediği için davacının davasının reddinin gerektiğini, karşı davada ise; taraflar arasında dava konusu yapılan işte kullanılacak kule vincin kiralanması ile ilgili olarak 3.8.2012 tarhili sözleşme imzalandığını, sözleşme uyarınca davalı tarafından davacıya 2 adet vinç tahsis edildiğini, davacının taşeron olarak üstlendiği işleri kullandığı vinçler ile gerçekleştirdiğini, davacının 09 SİN. 001.08-K kalıp pozu toplam imalatı olan 93.256,15 M2 ile 2,50 TL birim fiytaının çarpımı sonucu davalının 233.140,38-TL vinç kiralama bedeli ödemesi gerektiğini, 14 numaralı hakediş ile belirlendiğini, davacının ise bu bedele karşılık 3 adet fatura ile toplam 122.462,37-TL ödeme yaptığını, kalan 110.678,01-TL + KDV borcunu ödemediğinin belirlenmesi ile bu miktar için kendisine fatura kesildiğini, davacının bu faturayı haksız olarak iade ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin açık olduğunu, kiralama bedeli yapılan iş miktarı ile çarpılarak belirlendiğini belirterek, davacının kiralamadan dolayı borcu olan KDV dahil 130.600,04-TL'sini ihtarda belirtilen sürenin geçmesinden itibaren işleyecek temerrüt (avans ) faizi ile ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece 06/02/2019 tarihli karar ile, taraflar arasında 02/08/2012 tarihli ... numaralı sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin 3. maddesine göre davacı şirketin .... A.Ş. ...Projesi kapsamında "Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, ... Mevkii ... Ada 2 Parsel" de kayıtlı taşınmaz üzerinde ...İnşaat İşleri ... İmalatları Yapımını" yüklendiği, sözleşmenin 5. Maddesine göre işin toplam bedelinin 3.649.000,00 TL + KDV. olarak belirlendiği, asıl dava yönünden hükme esas alınan ikinci bilirkişi heyetinin 08/02/2018 tarihli kök ve 23/11/2018 tarihli ek raporunda belirtildiği üzere, taraflar arasında bu iş kapsamında 13 adet hakediş yapıldığı ve karşılıklı imzalanarak fatura edildiği, 13 no.lu hakedişe kadar taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, tarafların karşılıklı mutabık olarak kesin hesap yapılmadığı, asıl yüklenici ... tarafından tek taraflı olarak 14 no.lu kesin hakedişin yapıldığı ve bu hakedişin alt yüklenici ... Müh. Firmasınca kabul görmediği ve imzalanmadığı, taraflar arasındaki ihtilaf, kesin hakedişte kesilen alt yüklenicinin namı hesabına yaptırılan eksik ve kusurlu işler bedeli ile beton zayiat kesintisi, karşı davada ise, kule vinç kirası bedeli noktasında toplandığı, taraflar arasında 13/12/2013 tarihinde imzalanan " geçici kabul tutanağında" alt yüklenicinin 21/10/2013 tarihli talebi ile 22/10/2013 tarihinde kabul heyeti oluşturularak mezkûr işler incelenerek "alt yüklenici tarafından yapılan işler geçici kabul bakımından incelenmiş, yapılan imalatların kesin hesapta dikkate alınması kaydı ile 12/12/2013 tarihi itibariyle eksiksiz olarak tamamlandığı tespit edilmiştir." denildiği, buna göre sözleşme konusu imalatların geçici kabul bakımından 22/10/2013 tarihi itibariyle tamamlandığı ve tutanağının da 13/12/2013 tarihinde ... yetkilisi tarafından onaylandığı, geçici kabul tutanağının eksiksiz olarak yapıldığı, yani eksikliklerin belirtilmediği, ayrıca namı hesabına yaptırıldığı iddia edilen işlerin kime, hangi firmaya yaptırıldığı, bu işlere ait tutanak, sözleşme ve ödeme tutarlarının da ibraz edilmemesi göz önüne alınarak ... tarafından tek taraflı olarak yapılan kesin hakedişte kesilen 54.854,96-TL'lik kesintinin haksız olduğu, asıl yüklenici ... tarafından tek taraflı olarak yapılan kesin hakedişte beton zayiat kesintisi olarak kesilen 106.283,41 TL'nin nasıl hesap edildiği, neye göre hesap edildiğinin belli olmadığı, dosyaya da bunu teyit edecek belge bulunmadığı, pompa ucuna gelen beton miktarları her hakediş döneminde listelenip tutanağa bağlanması gerektiği, dosyadaki belgelerden pompanın ucuna gelen beton miktarlarının belli olmadığı, ayrıca projelere göre zayiatlı beton miktarı, metrajının da yapılması gerektiği, tek taraflı yapılan 14 no.lu kesin hakedişte bu miktarın 21.801,71 metreküp olarak gözüktüğü, ancak bu hakedişin alt yüklenici tarafından imzalanmadığı ve kabul edilmediği, dosyada as-built proje ve beton hesabı ile pompa ucuna gelen beton miktarları için, bu yönde bir imzalı belge tutanakta olmadığı, bu sebeple kesin hakedişte beton zayiat kesintisi adındaki kesinti yapılmasının haksız olduğu, buna göre bilirkişi heyetince raporda ayrıntılı şekilde hesaplandığı üzere, davacı alt yüklenici ... Mühendislik Müşavirlik ve İnşaat Ltd.Şti firmasının kesin hesap hakediş tutarı 249.231,19-TL olarak hesap edildiğini, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacı kendi defter ve kayıtlarına göre 276.877,11 TL alacaklı, davalı kendi defter ve kayıtlarına göre 135.581,31 TL alacaklı olduğu, aradaki farkın davalının kayıtlarında yer almayan davacının kaydında yer alan 10/06/2014 tarihli 89074 no.lu 236.778,15-TL lik fatura ( davacının hakediş alacağı ) ile davalının kayıtlarında yer alan davacının kayıtlarında yer almayan toplam 174.780,15-TL (SGK ödemeleri, ferdi kaza sigortaları, SGK idari para cezası, kule vinç kiralama bedeli, ... Bankası makbuzu) ile 10/10/2012 tarihinde yapılan havale kaydının cari hesaplarda... tarafından 30.000,00-TL, ... Mühendislik tarafından 29.100,00-TL olarak alınması nedeni ile aradaki farktan kaynaklanan 900,00-TL'en kaynaklandığı, 276.877,11-Tl + 135.581,31-TL = 412.458,42-TL / 174.780,15-TL + 236.788,15-TL + 900,00-TL = 412.458,30-TL ) , hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davalı/karşı davacı tarafından yapılan " alt yüklenici namı hesabına yaptırılan eksik ve kusurlu işler " ile " beton zayiat kesintisi " adı altında yapılan kesintilerin haksız olduğu, davalının ticari defterlerinde alacak olarak kaydedilen SGK ödemesi, kaza sigortası, idari para cezası, ... Bankası makbuzu ve 900,00-TL'lik havale farkına ilişkin dosyaya her hangi bir belge sunulmadığından, bu alacak kalemleri yönünden davalının alacaklı olduğunu ispata elverişli yasal delillerle kanıtlayamadığından, davalının bu kalemler adı altında talep ettiği alacak tutarlarının mahkemece kabul edilmediği, davacının hakediş alacağından mahsup edilmediği, bilirkişi raporunda davacı alt yüklenici ... Mühendislik firmasının kesin hesap hakediş alacağı 249.231,19-Tl olarak hesap edilmiş ise de; davacı kendi ticari defter ve kayıtlarında hakediş alacağı 236.778,15-TL olarak hesapladığı, bu miktar üzerinden fatura düzenlemiş olduğu dikkate alınarak, taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacının hakediş alacağı 236,778,15-TL olarak kabul edildiği, davacı şirket vekili, davalı tarafından 3 adet çek ile yapılan ödemeyi kabul ettiğinden, toplam 22.480,00-TL'nin davacının hakediş alacağından mahsup edilmek suretiyle davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariyle toplam 214.298,15-TL alacaklı olduğu, bu miktar üzerinden takibin devamına karar verildiği, davacı vekili, icra inkâr tazminat talebinin taraflar arasında düzenlenmiş kesin hakediş bulunmadığı, takibe dayanak yapılan hakediş alacağının hesaplanması yargılamayı gerektirdiği bu nedenle alacak likit olmadığından, icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, karşı dava yönünden ise; taraflar arasında bu iş kapsamında kule vinç kullanımı için 03/08/2012 tarihli ...sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmeye göre alt yükleniciye tahsis edilen 2 adet kule vinç için kiralama bedeli olarak 09.SİN.001.08-K pozunda yapılan kalıp miktarı üzerinden metre kare kalıp başına birim fiyatı 2,5- TL m2 olarak belirlendiğini, buna göre, kesin hesap hakedişinde alt yükleniciye ödenen kalıp bedeli miktarı 93.651,37 m2 olarak gözükse de; bu hakediş alt yüklenici tarafından kabul edilip imzalanmamış olduğunu, davalı/karşı davacının vinçlerin kullanıldığı imalat alanının 93.256,15 m2 olduğunu ve bu vinçlerin bu imalatın tamamında kullanıldığını ispata elverişli yasal delillerle kanıtlaması gerektiği, ancak dosyaya bu yönde her hangi bir delil sunulmadığı, ayrıca dava konusu işin 22/10/2013 tarihi itibariyle bitirildiği, 13/12/2013 tarihi itibariyle geçici kabulün eksiksiz olarak yapıldığı, geçici kabul tarihine kadar alt yüklenici davacı/ karşı davalı tarafından toplam 150.531,40-TL ödeme yapıldığı, kabul yapıldıktan sonra sahada kaba inşaat için vinç kullanılmasının teknik olarak mümkün olmadığı, geçici kabulden önceki vinç kiralama bedellerinin faturalandırılarak ödenmiş olduğu, dolayısı ile geçici kabulden 6 ay sonra vinç kullanıldığı gerekçesi ile davalı/karşı davacı tarafından vinç kullanım bedeli adı altında düzenlenen 130.600,04-TL fatura alacağını ispatlayamadığından, karşı davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ise de; mahkemece sehven davacı alt yüklenici tarafından kabul edilip imzalanmayan kesin hesap hakediş tutanağında belirtilen 93.651,37 m2 üzerinden sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatı üzerinden yapılan hesaplama ile tespit edilen 125.740,14-TL tutar üzerinden karşı davanın kabulüne karar verildiği, hükmün tefhim edilmesi nedeni ile hakimin verdiği kararla bağlı kaldığı, usul yasası uyarınca hükmün sonradan düzeltilemeyeceği, hükmün istinaf edilmesi halinde üst mahkeme tarafından hükmün düzeltilebileceği gerekçesi ile, asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı karşı davacının İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 214.298,15 TL miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak tamamen ödeninceye kadar takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa uyarınca TCMB kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizinin uygulanmasına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, karşı davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 125.740,14 TL'nin karşı dava tarihi olan 27/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Yerel mahkeme kararı davacı yanca istinaf edilmiştir. Dairemizin 27/01/2022 tarih 2019/869 - 2022/147 karar sayılı ilamıyla, Taraflar arasında imzalanan 02.08.2012 tarihli Ankara ili Yenimahalle ilçesi ... mevkii ... ada 2 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde ...inşaat işleri ... imalatları yapım sözleşmesi gereğince davacı alt yüklenici tarafından 217.400,00 TL alacağın tahsili için icra takibi yapılmış olup, itiraz üzerine duran takibe itirazın iptali talep edilmiştir. Karşı davada yüklenici ise 130.600,04 TL vinç kiralama bedelinin tahsilini talep edilmiştir. Mahkeme tarafından asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilerek 214.298,15 TL miktar itibariyle itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, davacının icra inkar tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; karşı dava dosyasında ise, davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilerek 124.740,14 TL kısmının kabulü ile 27.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birleşen dava davalısından alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafça düzenlenen ancak davacı tarafından imzalanmayan 30.06.2014 tarihli 14 nolu hakediş (kesin hakediş) hesabında alt yüklenicinin 88.092,82 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de, yüklenici 54.554,96 TL bedelli işlerin davacı alt yüklenici namı hesabına yaptırıldığını, 106.283,41 TL beton zayiatı olduğunu belirterek bu miktar alt yüklenicinin hakedişinden düşülmüştür. Alt yüklenici namı hesabına yaptırılan işler ile beton zayiatına ilişkin kesintilere dair üst yüklenici tarafından yasal deliller sunulup kanıtlanamadığı, bu durumda, asıl davada davalı-karşı davada davacı tarafın bu kalemlere ilişkin kesinti yapması doğru olmamıştır. Davalı üst yüklenici tarafından yapılan kesin hesaba bu miktarların eklenmesi halinde alt yüklenici davacı alacağının 249.231,19 TL olduğu anlaşılmaktadır. Davacı alt yüklenici tarafından 217.400,11 TL talep edildiğinden asıl yüklenici davalı hesabına göre dahi davada talep edilen miktardan fazla alacak hesaplandığından asıl davanın tam kabulü yerine 214.298,15 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olduğunu, karşı dava yönünden ise, davalı yüklenici defterinde fatura kaydı bulunmakta olup, bilirkişi raporunda toplam yapılan iş miktarının 93.651,37 m2 olduğu, taraflar arasındaki 03.08.2012 tarihli ...sözleşmesi gereği m2 birim fiyatı 2,50 TL'den hesaplandığı KDV dahil 276.271,54 TL olduğu, bundan yapılan 150.531,40 TL miktarlı ödemeler düşüldüğünde davalı yüklenicinin 125.740,14 TL alacağı bulunduğu sonucuna varılmakta ise de, bilirkişi tarafından esas alınan imalat miktarı her iki tarafın mutabık olmadığı yüklenici tarafından yapılan 14 nolu kesin hakediş hesabından yola çıkarak bulunmuştur. Sözleşme gereği yüklenicinin yapılan ve gerçekleşen imalat miktarı üzerinden kule vinç kira bedeli talep edilebileceği anlaşıldığından, tarafların kabulünde olan hakedişler göz önüne alınarak bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak, kalıp imalat miktarı belirlenip, 2,5 TL/m2 + KDV birim fiyatı üzerinden hesaplama yapılarak bulunacak kule vinç kira bedelinden 150.531,40 TL vinç kira ödemelerinin mahsubu ile varsa bakiye alacağa hükmedilmesi gerekmektedir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmediğinden, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılmıştır. Mahkemece, Asıl dava yönünden davanın kabulü ile İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen koşullarda devamına, davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, karşı Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi İle; 122.380,05-TL nin karşı dava tarihi olan 27/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacı karşı davalı .... Şti.'nden alınarak karşı davacı... Ltd.Şti.,'ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, Yasal düzenleme ve Yargıtay uygulamasına göre alacağın gerçek miktarı belli veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit olacağını, somut olayda sözleşme konusu iş, gerçekleştirilen imalat, yapılan ödemeler ve bakiye borç miktarının davalı şirket tarafından bilindiğini, salt davalı karşı davacı tarafından kesin hakediş adıyla tek yanlı olarak düzenlenen ve dosyaya sunulan hakediş asıl dava yönünden borç miktarının belirli ve muayyen olduğunu, giderek borçlu yönünden borç miktarının tespit edilebilir nitelikte olduğunu ve davalı şirketin borç miktarını bizzat belirlediğini açıkça gösterdiğini, yerel mahkeme kararında alacağın belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiğinden bahsedilmiş ise de söz konusu alacağın belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği kanaatinin gerekçelendirilmemesi gerekçeli karar hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, bu itibarla asıl dava yönünden hükmün usul ve yasaya aykırı 2. fıkrasının kaldırılmasına ve davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, gerekirken bu konudaki taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, "...Mahkememizce istinaf ilamında yer alan gerekçeler yerine getirilerek yargılama yapılmış ve istinaf ilamının gerekleri yerine getirilmeye çalışılmış, bilirkişiden ek raporlar alınmıştır..."denildiğini, diğer bir deyişle davalı karşı davalının herhangi bir alacağı mevcut olmadığı halde sırf Bölge Adliye Mahkemesinin söz konusu kararında "...Sözleşme gereği yüklenicinin yapılan ve gerçekleşen imalat miktarı üzerinden kule vinç kira bedeli talep edilebileceği anlaşıldığından, tarafların kabulünde olan hakedişler göz önüne alınarak bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak..." denilmesi sebebi ile yerel mahkemece istinaf ilamındaki gerekçelerin yerine getirilmesi için özel bir çalışma yapılmasının gerektiği düşünülmüş ve bu çalışmanın da yapıldığını, ...Sözleşmesinin 6/IV Maddesi gereğince; hizmet/kullanım bedelinin hizmet verenin (davalı-karşı davacının) idare ile yaptığı her hak edişteki ...'lu Konvansiyonel Kalıp ile döşeme, kolon veya perde kalıp yapılması imalatındaki miktar esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, ir. Diğer bir deyişle sözleşmenin 6/IV Maddesine göre; kule vincin kullanıldığı imalat miktarı ve dolayısıyla hizmet bedeli sadece hizmet verenin (davalı-karşı davacının) idare ile yaptığı hakedişlerle kanıtlanabileceğini, bu itibarla ...Sözleşmesinin 6/IV Maddesi gereğince hizmet/kullanım bedelinin hizmet verenin (davalı-karşı davacının) idare ile yaptığı her hak edişteki ...'lu Konvansiyonel Kalıp ile döşeme, kolon veya perde kalıp yapılması imalatındaki miktar esas alınarak belirlenmesi gerekirken dairenizin söz konusu kararı ile sözleşme hükmüne açıkça aykırı şekilde "...tarafların kabulünde olan hakedişler göz önüne alınarak bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak..." hesaplama yapılmasının istenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, kararda, alt yüklenici namı hesabına yaptırılan işler ile beton zayiatına ilişkin kesintilere dair üst yüklenici tarafından yasal deliller sunulup kanıtlanamadığı, bu durumda, asıl davada davalı-karşı davada davacı tarafın bu kalemlere ilişkin kesinti yapmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle hüküm tesis edilmiş ise de, bu değerlendirmenin hatalı olduğunu, zira, davacı tarafça eksik bırakıldığı için müvekkil şirket tarafından tamamlanmak zorunda kalınan işlere ilişkin herhangi bir inceleme/ değerlendirme yapılmadığını, ayrıca beton zayiatına ilişkin olarak da herhangi araştırma yapılmamış olup, dosyada mevcut beton zayiat hesapları dahi göz ardı edilerek hüküm kurulduğunu, bu nedenle, objektif olmayan kanı ve yorumlara dayalı bilirkişi raporuna ve yetersiz inceleme/ araştırmaya dayanarak kesintilerin ispatlanamadığı yönündeki değerlendirmenin usul ve yasaya aykırı olduğunu, diğer taraftan sözleşmenin 9. maddesine göre işin süresi ''yer teslimi yapılmasından itibaren 11 ay'' olarak belirlenmiş olup, 03.08.2012 tarihinde yer teslimi yapılan ve sözleşme uyarınca 03.07.2013 tarihinde bitirilmesi gereken iş, mahkeme kabulüne göre 22.10.2013 tarihinde son bulduğunu, söz konusu tespite rağmen, gecikme cezası hesaplaması yapılmaması, bir diğer hatalı unsur olup, kararın bu açıdan da kaldırılması gerektiğini, nitekim sözleşmenin 10. maddesinde "Alt Yüklenici, sözleşme kapsamındaki işleri, iş programındaki terminler içerisinde, kendisinden kaynaklanan sebeplerle işi bitirmediği veya Sözleşmede belirtilen diğer süreli işleri zamanında yerine getirmediği takdirde, herhangi bir ihtara gerek kalmaksızın, belirlenen süreleri aşan her takvim günü için 3.700-TL tutarında günlük gecikme cezası ödemeyi kabul eder." düzenlemesi mevcut olmakla, sözleşmede açık şekilde yer alan hükümler dikkate alınmadan, iddianın ispata elverişli yasal delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle hüküm kurulması eksik/ hatalı olduğunu, karşı dava yönünden ise; kabul kararı verilmesi gerekir iken, kısmen kabul, kısmen ret yönlü hüküm tesisinin isabetsiz olduğunu, zira sözleşmede mevcut tablolarda ve şartnamede görüldüğü üzere. davacının sözleşme kapsamındaki birim fiyatları kule vinç mobilizasyonu, kule vinç hizmeti dahil olarak belirlendiğini, müvekkil şirket, davacı yanın vermediği hizmeti ayrı bir sözleşme ile davacıya sağlamış ve bu hizmet için ödenecek bedelin hesaplama yöntemi sözleşmede açıkça düzenlendiğini, müvekkil şirket, davacının ödemelerini Kule Vinç kesintisi yapmadan (Son hesap aşamasında mahsup iradesiyle) yaptığını, davacı yanın geçici kabul tarihi dosyada mevcut tutanaktan görüleceği üzere 13.12.2013 olarak belirlendiğini, sözleşmesinin 15.maddesi ''Geçici kabul ile kesin kabul arasında geçecek müddete teminat müddeti denir. Bu işler için teminat müddeti 12 (oniki) aydır." hükmünden anlaşılacağı üzere davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri bitmemiş olduğundan, müvekkil şirketin kesmiş olduğu fatura sözleşme süresi içerisinde olduğu, hükme esas alınan raporda, bilirkişi heyetinin "geçici kabulden 6 ay sonra vinç kullanım faturası kesilmesinin uygun düşmediği belirlemesi" yerinde olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK'nın 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında üstlenilen ... imalat işlerinin büyük ölçüde tamamlandığını, geçici kabulün yapıldığını, yapılan işlere karşılık düzenlenen hakedişler ve yapılan ödemeler sonrasında bakiye alacağın bulunduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, alacağın belirli ve hesaplanabilir olduğunu ileri sürmüş, gerekçe olarak sözleşme, hakedişler ve yapılan imalat miktarına dayanmış, sonuç olarak itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının alt yüklenici olarak yaptığı işlerin bedelinin ödendiğini, eksik ve kusurlu imalatların bulunduğunu, geçici kabulde bu hususların tespit edildiğini, davacı namına yapılan işler ve beton zayiatı nedeniyle kesintiler yapıldığını, davacının bakiye alacağı bulunmadığını savunmuş, gerekçe olarak sözleşme hükümleri, hakedişler ve kesinti kalemlerine dayanmış, sonuç olarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde, taraflar arasında yapılan sözleşme gereği kule vinç kullanım bedelinin yapılan imalat miktarı üzerinden metrekare birim fiyat esasına göre hesaplanması gerektiğini, bu kapsamda düzenlenen faturaya rağmen davacı tarafından ödeme yapılmadığını, yapılan ödemelerin mahsup edilmesi sonrası bakiye alacağın bulunduğunu ileri sürmüş, gerekçe olarak sözleşme hükümleri ve hesaplanan vinç kira bedeline dayanmış, sonuç olarak 130.600,14 TL tutarındaki kule vinç kira bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl dava yönünden davacının icra takibine konu alacağının bulunduğu ve davalının itirazının haksız olduğu kabul edilerek davanın kabulüne ve takibin devamına karar verilmiş, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle icra inkar tazminatı talebi reddedilmiş, karşı dava yönünden ise taraflar arasındaki sözleşme ve bilirkişi raporları doğrultusunda kule vinç kullanım bedelinin hesaplandığı, yapılan ödemelerin mahsubu sonrası davalı karşı davacı lehine 122.380,05 TL alacak bulunduğu kabul edilerek karşı davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, sonuç olarak asıl davanın kabulü ile takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine ve karşı davanın kısmen kabulü ile 122.380,05 TL alacağın davacıdan tahsiline hükmedilmiştir. Mahkemece alınan denetime elverişli bilirkişi raporlarında, taraflar arasındaki sözleşme ve hakedişler incelenerek davacı alt yüklenicinin kesin hesap hakediş alacağının 249.231,19 TL olarak hesaplandığı, taraf defterleri arasındaki farkın davalının kayıtlarında yer almayan fatura ve kesinti kalemlerinden kaynaklandığının tespit edildiği, ...sözleşmesi kapsamında yapılan hesaplama için alınan ek bilirkişi raporunda dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapıldığı, vinç kira bedelinin sözleşmeye göre metrekare üzerinden hesaplandığı, geçici kabul tarihinden sonra vinç kullanımının teknik olarak mümkün olmadığı ve bu tarihten sonra düzenlenen faturaların uygun olmadığı yönünde kanaat bildirildiği, sonraki bilirkişi incelemesinde ise kalıp metrajı ve birim fiyat esas alınarak vinç kira bedelinin yeniden hesaplandığı, bu kapsamda toplam kira bedelinin 272.911,45 TL olduğu, yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye vinç kira bedelinin 122.380,05 TL olarak belirlendiği, bu tutarın davacı alacağından mahsup edilmesi suretiyle davacının bakiye alacağının hesaplanarak rapor olarak sunulmuştur. Dosya kapsamında alacak miktarının bilirkişi incelemesi ile belirlendiği, farklı hesaplamalara konu olduğu ve yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla, alacağın likit olmadığı kabul edilebileceğinden bu yöndeki davacı istinaf sebebinin yerinde değildir. Davacı vekilinin icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, kesinti kalemlerinin yerinde olmadığı ve karşı davanın reddi gerektiğine yönelik istinaf sebeplerinin, alacağın yargılamayı gerektirmesi, bilirkişi raporları ile hesaplama yapılması ve dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmenin usul ve yasaya uygun bulunması karşısında yerinde olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin kesinti kalemlerinin dikkate alınması gerektiği, kule vinç kira bedelinin hesaplanmasına ilişkin itirazları ile asıl davanın reddi ve karşı davanın tamamen kabulü gerektiğine yönelik istinaf sebeplerinin, dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemeleri, sözleşme hükümleri ve mevcut delil durumu karşısında hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 25/06/2025 tarih ve 2022/311 Esas, 2025/437 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Asıl davada davalı... şirketinden alınması gereken 14.850,59 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.713,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 11.137,59 TL istinaf karar harcının davalı... şirketinden alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Karşı davada davacı... şirketinden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacı... şirketinden alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Karşı davada davalı ... Mühendislikten alınması gereken 8.359,78 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.090,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.269,78 TL istinaf karar harcının davalı ... mühendislikten alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 31/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.