T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 17/04/2024 DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 ila 308/h)) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 18/11/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜN…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 17/04/2024 DAVANIN KONUSU: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 ila 308/h)) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 18/11/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACILARIN İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili; ... yılında ... Tekstil Kollektif Şirketi olarak Türkiye'de bir ilk olan .... ve ..... fantazi kumaşlardan yatak örtüsü, masa örtüsü ve divan örtüsü gruplarında üretime başladığını, şirketin 2010 yılından itibaren .... öncülüğünde iç piyasa ve ihracata yönelerek, aylık 90 ton kapasitesi ile birlikte müşterilerine hizmet verdiğini, 750 m2 kapalı alanda 34 çalışanıyla ürettiği ürünlerin yanı sıra almış olduğu siparişleri birçok fason üretim yaptırdığı firmayla birlikte faaliyetine devam etmekte olduğunu, dünyanın 16 farklı ülkesine ürün temin ederek/ihraç ederek ülkeye ciddi anlamda döviz girdisi sağladığını, şirketin 09.08.2017 tarihinde sermayesi 400.000,00 TL olup tamamının ödenmiş sermaye olduğunu, ortakların sermaye taahhüt borcu bulunmadığını, davacılar .... ve ... un şirket ortağı ve imza yetkilisi olduklarını, davacı gerçek kişiler ve şirket arasında ekonomik ve organik bağ olup borçluların işbu konkordato başvurusu ile yapılandırmak istedikleri borçların ortak borçlar olduğunu, davacı gerçek kişilerin davacı şirketin kolektif şirket olmasından dolayı şirket borçlarına, şahsi malvarlığı ile sorumluluğu bulunan davacı şirketin alacaklarına karşı kefaleten sorumlu olduğunu, diğer davacı ..un ise .... Kollektif Şirketi'nin kurucusu ve eski ortağı olduğunu, davacı gerçek kişi ve şirket arasında ekonomik ve organik bağ olup borçluların işbu konkordato başvurusu ile yapılandırmak istedikleri borçların ortak olduğunu, davacı gerçek kişinin, davacı müvekkili şirketin borçlarına kefil olması sebebi ile açılması muhtemel icra takiplerine muhatap olduğundan/olacağından mal varlığını ipotek olarak şirket borçları sebebi ile göstermesi hasebiyle sorumluluğunun mevcut olduğunu, müvekkili şirketin dünyayı saran Covid -19 salgınından olumsuz etkilendiğini, tüm dünya genelinde tekstil sektörünün büyük perakende zincirleri tedarikçilerine verdikleri siparişleri teslim almaya yanaşmadıklarından ve verilen siparişlerin ödemeleri konusunda sıkıntılar yaşadıklarından ve yeni siparişler alamadıklarından bu salgından kaynaklı müvekkili şirketin de ticari hayatının olumsuz olarak etkilendiğini, ayrıca müvekkili şirket ve şahısların alacaklarını vadelerinde tahsil edememelerinin net işletme sermayesi ve nakit döngüsünü sekteye uğrattığını, 2020 yılından itibaren günümüze kadar yaşanan anormal kur dalgalanmalarının da şirketin nakit akış dengesini bozduğunu, .... ailesinin şirket kurucusu baba .. un 2019 yılında yaşamıs olduğu sağlık problemleri ve geçirdiği felç sebebiyle öncelikle hareketlerinin sınırlanması ve 2020 yılı itibariyle tamamı ile yatar/bakıma muhtaç hale gelmesinin şirket işleyişini sekteye uğrattığını, söz konusu nedenlerin müvekkillerini finansal güçlüğe soktuğunu, hatta borçlarını ödeyemez duruma girmesine sebep olduğunu, bu doğrultuda müvekkili şirketin ve müvekkilinin son dönemde yaşamış olduğu nakit sıkışıklığı ile konkordato taleplerinin zaruri hale geldiğini beyan ederek müvekillerinin ticari faaliyetlerine devam edebilmeleri ve malvarlıklarını koruyabilmeleri için birinci aşamada; tensiben üç aylık geçici mühlet verilmesine ve konkordato komiseri görevlendirilmesine, müvekkilli şahıs ve şirketlerin malvarlıklarının korunmasına yönelik koruyucu tedbirler alınmasına, ikinci aşamada; Mahkemenin tayin ettiği geçici komiser ile alacaklıların konkordato talebine ilişkin beyanları dikkate alınarak müvekkili firmalar tarafından teklif edilen konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde müvekkili firmalara alacaklıları ile konkordato yapabilmesi için bir yıl kesin mühlet verilmesine (gerektiğinde 6 ay uzatılmak kaydıyla), kesin mühlet kararı ile birlikte komiserlerin görevinin devamı ile İİK 294. m. hükmünde belirtilen kesin mühletin tüm sonuçlarına hükmedilmesine, üçüncü aşamada; kesin mühlet içerisinde yine mahkemece görevlendirilen komiser nezaretinde yapılacak alacaklılar toplantısı ve İİK hükümlerine göre işletilen prosedürün tamamlanmasının ardından İİK 305. m. uyarınca konkordato tasdiki için belirtilen şartların yerine getirildiği tespit edilerek İİK 306. m. hükmü uyarınca konkordatonun tasdikine, konkordatonun tasdiki kararı ile birlikte İİK m. 306 uyarınca tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim yönetim ve tasfiye tedbirleri almakla görevli bir kayyım tayin edilmesine ve İİK m. 307 uyarınca rehinli malların muhafaza altına alınmasına ve satışının karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere ertelenmesine ve 307. maddede yer alan şartları taşıyan müvekkili şirketlerin finansal kiralama konusu mallarının iadesinin karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere ertelenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "Davacılar tarafından alacaklara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken konkordato tasdik harcının mahkememiz veznesine depo edilerek İİK 305/1-e maddesindeki şartın yerine getirildiği anlaşılmakla İİK 305 maddesinde düzenlenen konkordatonun tasdiki şartlarının gerçekleştiği sonucuna varılarak konkordatonun İİK 308 maddesi gereğince tasdikine karar verilmiştir. Davacılar .... ve ... un adi alacaklılları yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; davacı şirket ile ayrı konkordato projesi sunmuş olsalar da ödeme planları ve ödeme tekliflerinin aynı olduğu, şirket ortakları olmaları nedeniyle şirketin çektiği kredilere kefil oldukları, şirket ortağı olan davacıların ekonomik varlıklarının tehlikeye düşmesinin davacı şirketin ticari faaliyetinin sekteye uğramasına neden olabileceği,TTK 237. Maddesi uyarınca kollektif şirketin borçlarından dolayı birinci derecede şirket sorumlu olup şirket hakkında yapılan takibin semeresiz kalması halinde veya şirketin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde ortaklar hakkında da dava açılıp takip yapılabileceği hususu da dikkate alınarak davacı şirket ortakları için İİK 305 maddesinde düzenlenen konkordatonun tasdiki şartlarının gerçekleştiği anlaşılmakla konkordatonun İİK 308 maddesi gereğince tasdikine karar verilmiştir. Davacı .... Şirketi - .... - .... ve Davacılar .... - .... ve ... un Rehinli alacaklılar yönünden konkordatonun tasdikine karar verilmesi taleplerinin değerlendirilmesi neticesinde;Komiser heyeti tarafından düzenlenen 30/03/2024 tarihli nihai gerekçeli rapordan davacıların rehinli alacaklılarının alacaklılar toplantısına katılmadıkları dolayısıyla İİK'302/2 maddesinde aranan çoğunlukla eklifin kabul edilmediği anlaşılmakla davacıların Rehinli alacaklılar yönünden konkordatonun tasdikine karar verilmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir. İİK 307. maddesi uyarınca davacı .... Kolletif Şirketi - .... - ...a ait Denizli ili,... ilçesi, .... mahallesi ... ada ... parsel numaralı taşınmazın ve davacı ...a ait Denizli ili, .... ilçesi, ... mahallesi ... ada ... parsel ... numaralı taşınmazın, konkordato heyetinin 08.04.2024 tarihli görüş raporuna göre davacı şirketin faaliyet alanında bulunması ve bu iki taşınmaz yönünden İİK 307.maddesinde aranan satış erteleme koşullarının gerçekleştiğinin tespit edilmesi karşısında talebe konu rehinli malların muhafaza altına alınmasının ve satışının karardan tarihinden itibaren bir yılı geçmemek üzere ertelenmesi talebinin kabulüne" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, asli müdahil .... vekili, asli müdahil .... A.Ş. vekili ve asli müdahil .... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Asli müdahil .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin konkordato verilmesi talebinde bulunan .... Kollektif Şirketi .... ve .... Şirketi'nden 652.719,00 TL alacaklı olduğunu, müvekkilinin bu alacağına istinaden ... Denizli ... Şubesi'ne ait 17/08/2022 keşide tarihli 250.000,00 bedelli .... seri nolu ve ... Denizli ... Şubesi'ne ait 31/08/2022 keşide tarihli 250.000,00 bedelli .... seri nolu çekleri borcun bir kısmına karşılık olarak aldığını ve kalan kısmın cari olarak kaldığını, toplamda 652.719,00 TL alacaklarının tahsil edilemediğini, Yerel Mahkeme dosyasında da anlaşma yapılmış olmasına rağmen müvekkilinin ödeme alamadığını, konkordatonun tasdiki şartlarının İİK 305. maddede sayıldığını ve konkordato talep eden davacı açısından konkordato tasdiki şartlarının oluşmadığını, Mahkemenin konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebileceğini, İİK'nın 305. maddesinde belirtilen koşullardan herhangi birinin sağlanamaması halinde konkordatonun tasdik edilmesinin mümkün olmadığını, başka bir anlatımla, konkordato tasdiki için İİK'nın 305. maddesinde belirtilen tüm koşulların aynı anda gerçekleşmesinin zorunlu olduğunu, dosya içeriğinden tasdik koşullarının tümünün gerçekleşmediğinin açıkça anlaşıldığını, konkordato tasdik şartlarının oluşmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, konkordato projesinin uygulanabilir olmadığını, Mahkeme tarafından tasdik edilen davacının konkordato projesinin ''Adi alacak toplam miktarı olan 40.705.52,00 TL) borçlarını 31/01/2025 tarihinden başlamak üzere; 36 taksitte % 15 faiz ile, ilk taksit borcun % 10‘u ödenerek kalan borcun 35 eşit taksit halinde ödemesine" şeklinde tasdik edildiğini, tasdik olan projede, ödemesiz dönem öngörüldüğünü, borcun tasfiyesi için 4 yıllık sürenin kabul edildiğini, borç ödemesinin uzunca bir zamana yayılarak enflasyonist ortamda borcun zamanla eritildiğini ve firmanın iyileşme yükünün alacaklılara yıkıldığını, Yargıtay içtihatlarında borçlarını uzun vadeye yaymak sureti ile konkordato talep etmesinin dürüst borçlunun mali durumunun iyilesmesini saglamayı amaçlayan konkordato müessesesinin bu amacına uygun olmadığı dikkate alınarak konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerekeceğinin belirtildiğini, ayrıca kanun koyucunun bu süreleri oldukça kesin sekilde belirlediğini, uzun olmamasına özen gösterdiğini, hakimin alacaklılar lehine projeye müdahale edebilecegi kanun koyucu tarafından kabul edildiğine göre hakimin bu sekilde ödemesiz dönemlere müdahale etmesi gerektiğinin belirtildiğini, davacının konkordato talebinin gerçekleşebilecek düzeyde ve inandırıcı bilgi ve belgelere dayanması gerektiğini, davacının konkordato projelerinin başarıya ulaşamayacağını ve borçlarını ödemeyeceğini, Konkordato talebine dayanak alınan raporların eksik ve yetersiz olduğunu, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde davacının konkordato projesinin inandırıcılıktan uzak gerçekleştirilme kabiliyeti bulunmadığını ve kötü niyetli olduğunu, Konkordatonun başarıya ulaşmasının iki şekilde mümkün olduğunu, birincisinin; borçlu şirketin mali durumunu düzelterek borca batıklıktan çıkması, ikincisinin ise konkordato projesine göre ödemelerin yapılarak borçların sona erdirilmesi olduğunu, konkordato talebinde bulunurken bu amaçla dürüstçe hareket etmek ve kötü niyetli olmamak gerektiğini, davacı şirketin bu süreci borçlarını ödemek için hiçbir ilerleme kaydedemediğini ve kötü niyetli olarak kullandıklarını, 7101 sayılı sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki İİK’nın 286. maddede dürüstlük koşulu öngörülmemiş ise de, aynı maddede konkordato projesinin alacaklılarının zarara sokmak kastından ari olması koşulunun öngörüldüğünü, ayrıca 7155 sayılı “Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun“ un 16. maddesi ile 2004 sayılı İİK’nın 292. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “uymazsa” ibaresinden sonra gelmek üzere “ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa“ ibaresinin eklendiğini, TMK’nın 2. maddesinde, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorunda olduğunu, bir hakkın kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağının ifade edildiğini, 6100 sayılı HMK’nın ikinci bölümünde yargılamaya hakim olan ilkeler üst başlığı ile 29. Maddede dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğü düzenlenerek, tarafların dürüstlük kuralına uygun davranmak zorunda olduğunun belirtildiğini, somut olayda kambiyo senedine dayanan alacağın davacı tarafından reddedilmesinin açıkça alacaklıyı zarara uğratmakta olduğunu, kesinleşen bir alacağa kanundan doğan hakları kullanmadan sonrasında konkordato sürecini uzatmak ve alacaklıları zarara uğratmak amacıyla itiraz edildiğini, konkordato sürecini kötüniyetle uzatmaya çalışan davacı borçlunun konkordato taleplerinin kabul edilmeyerek alacaklıların daha fazla zarara uğramaması için tedbirlerin kaldırılması gerektiğini ileri sürerek ön projenin gerçekçiliğinin olmaması, alacaklıları zarara uğratması ve tasdik şartlarının oluşmaması nedenleriyle istinaf incelemesi neticesinde İlk Derece Mahkemesi'nin haksız ve dayanaksız konkordato tasdik kararının kaldırılmasını ve konkordato taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asli müdahil .... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile imzalanan Faktoring Sözleşmesi'ne istinaden konkordato talep eden davacı borçlunun keşideci olduğu ... Bankası .... Şubesi'ne ait .... seri numaralı 29.08.2022 keşide tarihli 100.000,00 TL bedelli, .... Bankası .... Şubesi'ne ait .... seri numaralı10.08.2022 keşide tarihli 54.200,00 TL bedelli, ... Bankası .... Şubesi'ne ait ....seri numaralı 26.08.2022 keşide tarihli 55.000,00 TL bedelli çeklerden kaynaklı olarak alacağının bulunduğunu, müvekkili şirketin konkordato talep eden davacı borçlu şirketten geçici mühlet tarihi itibariyle toplam 209.200,00 TL alacağı bulunduğunu, alacaklarının çekişmeli bir alacak olmadığını, alacaklarının nisaba, rapora ve ödeme planına kaydedilmediğini, müvekkilin alacağı nisaba dahil edilmediğinden konkordato tasdik nisabının hatalı hesaplandığını, müvekkilinin alacağının oylamaya etki edecek miktarda olduğunu, müvekkili şirketin 22/08/2022 tarihli verilmiş geçici mühlet kararı itibari ile davacılardan çek bedelleri olan 209.200,00 TL alacağı bulunduğunu, konkordato komiserinin hem borçlunun hem alacaklının menfaatini koruması gerektiğini, konkordatonun tasdikine ilişkin karar verilmeden önce gerekli araştırmanın yapılmadığını, eksik inceleme ile müvekkili alacağının nisaba dahil edilmemesinin hukuka aykırı ve alacaklılar arasında eşitliği bozan bir uygulama yarattığını, Yerel Mahkemenin kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu, konkordato tasdiki şartlarının oluşmadığını, konkordato tasdiki için İİK'nın 305. maddesinde belirtilen tüm koşulların aynı anda gerçekleşmesinin zorunlu olduğunu, dosya içeriğinden tasdik koşullarının tümünün gerçekleşmediğinin açıkça anlaşıldığını, konkordato projesinin uygulanabilir olmadığını, davacının konkordato talebinin gerçekleşebilecek düzeyde ve inandırıcı bilgi ve belgelere dayanmasının zorunlu olduğunu, davacının konkordato projelerinin başarıya ulaşamayacağını ve borçlarını ödemeyeceğinin ortada olduğunu, konkordato talebine dayanak alınan raporların eksik ve yetersiz olduğunu, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde davacının konkordato projesinin inandırıcılıktan uzak olduğunu, gerçekleştirilme kabiliyeti bulunmadığını ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Asli müdahil ... Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; adi alacaklılar yönünden konkordato talep eden .... (dava açıldıktan sonra vefat ettiğinden mirasçıları yönünden) menfi veya müspet bir hüküm kurulmamasının usuli eksiklik oluşturduğunu, şartları oluşmamasına rağmen rehinli malların satışının bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı firmanın rehinli alacaklılar yönünden konkordato talebinin reddedildiğini, ancak buna karşın rehinli alacaklıların hukuki durumunda değişiklik meydana getirecek mahiyette hüküm kurularak rehinli malların satışının ertelenmesine karar verilmesinin mevzuata uygun olmadığını, rehinli malların satışının hangi şartlarda ertelenebileceğinin mevzuatta açıkça sayma suretiyle belirlendiğini, söz konusu şartlardan birinin de taşınmaz üzerindeki rehin/ipotek borcundan kaynaklı ödenmemiş faiz olmaması şartı olduğunu, Mahkemece söz konusu kredide banka adına faiz alacağı doğmuş olmasına ve borçlu şirketçe bu faizin ödenmemiş olmasına bakılmaksızın ve bu yönde bir bilirkişi incelemesine yer verilmeksizin rehinli malın satışının ertelenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, rehinli malın satışının ertelenmesi için talebe konu rehinli malin ticari faaliyetin devamlılığı için elzem olması gerektiğini, hükümde yer verilen Denizli İli ... İlçesi ... Mah. ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın ticari faaliyete konu olmayan boş arsa vasfında olduğunu, söz konusu taşınmazın niteliği ve halihazır durumunun dosya kapsamında alınan değerleme raporuyla sabit olduğunu, Mahkemece bu şartın varlığı değerlendirilmeden talebin kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, rehinli malın satışının ertelenmesine karar verilen Denizli İli ... İlçesi ... Mah. ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazın şirketin ticari faaliyetinde kullanılmadığını ve atıl durumda bulunan taşınmazın satışına izin verilmesi yönünde davacı tarafın talebinin mevcut olduğunu bu talep uyarınca mahkemece 28/12/2023 tarihinde İİK'nın 295/2. maddesi uyarınca satışa izin verildiğini, bu taşınmaza ilişkin rehinli alacaklılar yönünden davanın da reddolmasına rağmen Mahkemece satışın ertelenmesi kararı verilmesinin çelişkili ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava; konkordato istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davacı .... Kolletif Şirketi - ... - ... ve davacılar ... , ... ’un konkordato projelerinin adi alacaklılar yönünden tasdikine, davacı ... Kolletif Şirketi - ... - ... ve davacılar ... - ... ve ... un rehinli alacaklılar yönünden konkordato tasdik taleplerinin reddine karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun “Kanun yolları” başlıklı 308/a maddesinde, konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklının kararın tebliğinden, itiraz eden diğer alacaklıların ise tasdik kararının ilanından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabileceği düzenlenmiştir. Anılan düzenlemede konkordato hakkında verilen karara karşı kimlerin ne zaman kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiş olup, buna göre borçlu veya konkordato talep eden alacaklı ile birlikte itiraz eden diğer alacaklılara kanun yolu hakkı tanınmıştır. İcra ve İflas Kanunu’nun 308/a maddesinin, aynı Kanun’un “Konkordatonun mahkemece incelenmesi” başlıklı 304 üncü maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde anılan maddede komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkemenin konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlayacağı, mahkemenin, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her halde kesin mühlet içinde kararını vermek zorunda olduğu, karar vermek için tayin olunan duruşma gününün 288 inci madde uyarınca ilan edileceği, itiraz edenlerin ise itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabileceklerinin de ilana yazılacağı belirtilmiştir. Bu düzenlemeye göre projeye itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmemeleri halinde tasdik duruşmasında yer alamayacakları anlaşılmaktadır. Komiserlerin tasdik talebine ilişkin nihai raporu ve dosyayı mahkemeye sunmasına kadar geçen süreçte alacaklının öncesinde, teklif edilen konkordato projesine ret oyu kullanması, herhangi bir hususta komisere ya da doğrudan mahkemeye dilekçe vermesi, tasdik talebini inceleyen mahkeme bakımından hiçbir anlam ifade etmemektedir. Alacaklının ancak tasdik talebine ilişkin nihai raporun ve dosyanın mahkemeye sunulmasından sonra tasdik raporuna karşı duruşma gününden üç gün öncesine kadar itirazlarını bildirmesi halinde mahkemece dikkate alınacaktır. Henüz tasdik talebine ilişkin komiser raporunun sunulmadığı aşamada verilen dilekçeler, mahkemece verilecek tasdik kararına karşı yasa yollarına başvuru imkanı tanımayacaktır. Bu yasal düzenlemelerden hareketle, 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesinde kanun yoluna başvuru hakkı tanınan “itiraz eden alacaklı” deyiminden, “tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren alacaklı” olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24/01/2024 tarih 2023/6-1161 Esas ve 2024/5 Karar sayılı ilamı) Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; konkordato talebinde bulunan şirket ile .... ve .... konkordato projeleri, İlk Derece Mahkemesi'nce nisaba dahil edilecek alacaklar belirlendikten sonra komiser tarafından düzenlenen rapor ve 2004 sayılı Kanun'un 302. maddesinde belirlenen alacaklı sayısı ve alacak miktarına ilişkin nisabın oluşup oluşmadığı ve 2004 sayılı Kanun'un 305. maddesinde düzenlenen tasdik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden değerlendirme yapılarak 17/04/2024 tarihli tasdik duruşmasında tasdik isteminin adi alacaklılar yönünden kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. I. Asli müdahil ... vekilinin istinaf isteminin değerlendirilmesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının asli müdahil ... vekili tarafından dosyaya sunulan 15/05/2024 tarihli istinaf dilekçesi ile istinaf edildiği; ancak İİK'nın 308/a maddesinde konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklının, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklıların ise; tasdik kararının ilanından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabileceğinin düzenlendiği, Mahkemece tasdik kararının 19/04/2024 tarihinde ilan edildiği nazara alındığında asli müdahilin istinaf isteminin süresinde olmadığı anlaşılmakla; asli müdahil ... nun istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-c maddesi uyarınca süre yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiştir. II. Asli müdahil .... Faktoring A.Ş. vekilinin istinaf isteminin değerlendirilmesinde; İlk Derece Mahkemesince tasdik yargılama duruşma gününün İİK'nın 304/1. maddesine uygun olarak İİK'nın 288. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Gazetesi'nde ve Basın İlan Kurumu Portalı'nda 04/04/2024 tarihinde ilan edildiği, ilana itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabileceklerinin şerh düşülmesine rağmen, istinaf yoluna başvuran asli müdahil ...Faktoring A.Ş. tarafından Yasa'nın (İİK m. 304/I) ifade ettiği biçimde "itiraz" edilmediğinden ve bu suretle "itiraz eden alacaklı" sıfatına haiz olmadığından İcra ve İflas Kanunu'nun 308/a maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvuru hakkının da bulunmadığı anlaşılmakla, asli müdahil ....Faktoring A.Ş.'nin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-ç maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir. III. Asli müdahil ... Bankası A.Ş. vekilinin istinaf isteminin değerlendirilmesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karara karşı asli müdahil ....Bankası A.Ş. vekili tarafından süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmişse de; asli müdahil .... A.Ş. vekili 14/03/2022 tarihli dilekçesi ile istinaf talebinden feragat ettiğini bildirmiştir. Asli müdahil .... Bankası A.Ş. vekilinin dosyaya sunduğu vekaletnamesi incelendiğinde davadan ve kanun yollarından feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmış olmakla 6100 sayılı HMK'nın 349/2. maddesi gereğince asli müdahil ...Bankası A.Ş'nin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine karar vermek gerek karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asli müdahil ... nun İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-c maddesi gereğince istinaf istemi süresinde olmadığından USULDEN REDDİNE, 2-Asli müdahil .... A.Ş.'nin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-ç maddesi gereğince başvuru şartları yerine getirilmediğinden USULDEN REDDİNE, 3-Asli müdahil .... Bankası A.Ş.'nin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 349/2. maddesi uyarınca İSTİNAFTAN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 4-Asli müdahil ... nun istinaf başvurusu açısından asli müdahil tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının talep halinde asli müdahil ... ya İADESİNE, 5-Asli müdahil .... A.Ş.'nin istinaf başvurusu açısından Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubuyla bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının asli müdahil .... A.Ş.'den tahsiliyle HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Asli müdahil .... Bankası A.Ş.'nin istinaf başvurusu açısından Harçlar Kanunu'na bağlı tarife uyarınca alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 427,60 TL harcın mahsubuyla bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının asli müdahil .... Bankası A.Ş.'den tahsiliyle HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Asli müdahillerin yaptığı istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA, 8-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 9-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgililere İADESİNE, 10-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi ve İİK'nın 308/a maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/11/2025