Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin daimi kadroya alınmadan önce mevsimlik işçi olarak çalıştığı sürelerin derece ve kademesinde dikkate alınması gerekirken intibakının yanlış yapıldığını, uzun yıllardır Valilik Olur'u ile farklı pozisyonda çalıştırılmasına rağmen davacıya alt pozisyon üzerinden ücret ödendiğini, derece ve kademe hesaplamasındaki yanlışlığa bağlı olarak yevmiye ücretlerinin, ikramiyelerin, yıpranma primlerinin davacının aleyhine olacak şekilde yanlış hesaplandığını, bu
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin daimi kadroya alınmadan önce mevsimlik işçi olarak çalıştığı sürelerin derece ve kademesinde dikkate alınması gerekirken intibakının yanlış yapıldığını, uzun yıllardır Valilik Olur'u ile farklı pozisyonda çalıştırılmasına rağmen davacıya alt pozisyon üzerinden ücret ödendiğini, derece ve kademe hesaplamasındaki yanlışlığa bağlı olarak yevmiye ücretlerinin, ikramiyelerin, yıpranma primlerinin davacının aleyhine olacak şekilde yanlış hesaplandığını, bu durumun davacının emsal işçilere göre eksik ücret alınmasına yol açtığını ve ücrette adalet ve eşit davranma ilkesini ihlal ettiğini belirterek dava tarihi itibarıyla davacının derece ve kademesi ile skalaya uygun yevmiyesinin tespitine, doğru tespit edilecek derece ve kademesi ile skalaya uygun yevmiye rakamları üzerinden hesaplanacak ücret farkı, yıpranma prim farkı ve ikramiye farkı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, mevsimlik işçilikte geçen sürelerin derece ve kademe hesabında dikkate alınıp alınmayacağı, davalı İdare tarafından davacının derece ve kademesinin doğru belirlenip belirlenmediği ve buna göre davacının ücretinin tespiti ile dava konusu fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.