Davacı vekili dava dilekçesinde; 2006 yılında davalı Kuruma ait Üzülmez Müessesi işyerinde yer altı maden işçisi olarak işe alındığını ve bu tarihten 2016 yılına kadar yer altı maden işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, 2016 yılında geçirmiş olduğu rahatsızlıktan ötürü müvekkilinin yer üstüne nakli yapıldığını, bugüne kadar yer üstünde çalıştırılmaya devam edildiğini, davalı Kurumun hizmet aldığı ve ... ... göre hakem hastanesi olan ... Üniversitesi Hastanesi Durum Bildirir Sağlık Kurulu Rapo
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; 2006 yılında davalı Kuruma ait Üzülmez Müessesi işyerinde yer altı maden işçisi olarak işe alındığını ve bu tarihten 2016 yılına kadar yer altı maden işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, 2016 yılında geçirmiş olduğu rahatsızlıktan ötürü müvekkilinin yer üstüne nakli yapıldığını, bugüne kadar yer üstünde çalıştırılmaya devam edildiğini, davalı Kurumun hizmet aldığı ve ... ... göre hakem hastanesi olan ... Üniversitesi Hastanesi Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu ile; “...’ın yapılan muayenesinde Pankreas Ca nedenli tedavisinin tamamlandığı, hastanın kürü sağlanmış olup, ağır ve tehlikeli iş yapmasında sakınca yoktur. Yeraltında çalışmasında sakınca olmadığını bildirir sağlık kurulu raporudur.” şeklinde tespit yapıldığını, bu rapor ile Kuruma başvuru yapılmasına karşın, başvurusunun Kurum tarafından reddedildiğini, müvekkilinin davalı Kurum bünyesinde yer altında çalışabilecek olmasına karşın yer üstünde çalıştırılmaya devam edilmesi hâlinde özellikle ücret, sigortalılık süresi ve fiilî hizmet zammı avantajlarından yararlanamayacağını, müvekkilinin yer altında çalışmasına engel hiç bir durumu bulunmamasına karşın davalı tarafın bu durumu inkâr ettiğini, bu nedenle davanın kabul edilerek müvekkilinin yer altında çalışabileceğinin tespiti ile davalı Kurumun yarattığı uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, davacının yer altında çalışabilme yeterliliğine sahip olup olmadığının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan ".... göre 4. Grup işçiliklerde (bu gruptaki yer altı işçilikleri dahil) çalışabileceğinin TESPİTİNE..." şeklindeki hükmün, işveren yönünden idari işlem yapmaya zorlayıcı bir hüküm niteliğinde olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.