TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/12/2021 NUMARASI : 2019/138 Esas, 2021/1120 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden) BİRLEŞEN İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2020/56 ESAS - 2020/413 KARAR SAYILI DOSYASI DAVA: Tazminat KARAR TARİHİ : 17/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna b…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1640 KARAR NO : 2026/384 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/12/2021 NUMARASI : 2019/138 Esas, 2021/1120 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden) BİRLEŞEN İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2020/56 ESAS - 2020/413 KARAR SAYILI DOSYASI DAVA: Tazminat KARAR TARİHİ : 17/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. ASIL DAVA A)Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 12/02/2016 ve 16/08/2017 tarihli "....Sözleşmesi"leri akdedildiğini, müvekkili şirketin gayrimenkul projesinin mekanik-elektrik işlerini üstlendiğini, müvekkilinin her iki sözleşme gereğince üzerine düşen sorumluluğu yerine getirerek tüm mekanik işlemleri yaptığını ve faturalandırdığını, 30/05/2018 tarihli cari hesap ekstresinde bakiye tutarın 894.380 TL olduğunu, devam eden süreçte müvekkili şirketin davalı şirketin talebi doğrultusunda mekanik ve elektrik ilave işleri yaptığını ve davalı şirkete 13/08/2018 tarihli ve 132.944,70 TL bedelli bir fatura daha kestiğini, davalı firmanın faturayı iade ettiğini, davalı şirket aleyhine İstanbul 11.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını,davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini, bu nedenlerle davanın kabulünü, itirazın iptalini ve takibin devamını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasını talep ve dava etmiştir. B)Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin taahhütlerini sözlü ve yazılı uyarılara rağmen, belirtilen süreler içinde yerine getirmediğini, bunun üzerine müvekkilinin 01/09/2018 tarihli e-mail ile davacıya temerrüde düşürdüğünü, eksik ve hatalı işçilik yapıldığını, bu nedenle sözleşmeden kaynaklanan haklarını kullanacağını bildirdiğini, temerrüte düşen davacının müvekkili şirketin iyi niyetli uyarı ve ihtarlarına rağmen, anahtar teslimini halen gerçekleştirmediğini, davacının hukuka ve sözleşmeye aykırı şekilde fatura düzenlediğini ve faturaların noter kanalı ile iade edildiğini, müvekkili şirketin borcu olmaması nedeniyle ödeme emrine haklı olarak itiraz ettiğini, otelin planlanan tarihten aylar sonra açılması nedeniyle müvekkilinin milyonlarca liralık zarara uğradığını, davalıya 2016, 2017 ve 2018 yıllarında toplam 2.751.642,02 TL ödeme yapıldığını, sözleşmedeki tutarın 2.550.000,00 TL olduğunu, bu durumda müvekkilinin 201.642,02 TL fazla ödeme bulunduğunu, karşı davada bulunduklarını, davacı-karşı davalı şirketin temerrüte düştüğünün ve sözleşme hükümlerini ihlal ettiğinin sabit olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararların toplamının 34.294.042,00 TL olduğunu, bu nedenlerle davacının davasının reddini, karşı davalarının kabulünü, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı aleyhine bırakılmasını talep etmiştir. II. BİRLEŞEN DAVA A)Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında ...Cad. ... Nişantaşı Şişli/İstanbul adresinde bulunan Otel'in elektrik ve mekanik işlerinin yapılması konusunda sözleşme imzalandığını, ancak davalının gerek sözlü, gerekse yazılı uyarılara rağmen belirtilen süreler içinde yerine getirmemiş olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen nedenlerle davalının sözleşme hükümlerini ihlal etmesi nedeniyle sebep olduğu zarar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve ıslah etmek kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren kısa vadeli banka kredilerine uygulanan faiz ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. B)Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından her ne kadar huzurdaki dava ile sözleşme konusu edimlerin müvekkili şirket tarafından yerine getirilmediği ve zarara uğradıkları iddia edilerek somut olayın tamamen aksine haksız talepler ileri sürülmüş ise de, esasen açılan davanın, davacı şirket tarafından sözleşmeden ve ek işlerden kaynaklı alacaklarımızın ödenmemesi nedeniyle, müvekkili tarafınca açılan ve halen derdest olan davayı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılamada; taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinin gecikmenin hangi taraftan kaynaklandığı konusunda toplandığı, binanın çelik konstrüksiyon restaurant katının imalatı tamamlanmadan ve davacı yüklenici ...'e teslim edilmeden binadaki hiçbir katın mekanik tesisatının tamamlanmasının mümkün olmadığı ve ayrıca gecikmeler nedeniyle davacı ...'in işe yeniden başlaması halinde diğer işini bırakıp ... Otel'de kaldığı yerden anında başlamasının mümkün olmadığı, yeniden planlama gerektiği, işin teslim tarihi 2016 tarihli sözleşmede 30/06/2016, 2017 tarihli sözleşmede ise 01/10/2017 olarak kararlaştırıldığı, ancak davacı ...'in edimini ifası için zorunlu olan çatı katı konstrüksiyon işinin davalı ... ile 3. Kişi çelik konstrüksiyon firması ile yapılan sözleşmeye göre 05.07.2017 olduğu, cihazların konulacağı çatı imalatının tamamlanması için planlanan tarihin gecikme de davacı yüklenici ...'in bir kusurunun bulunmasının söz konusu olmadığı, davalı işveren ...'in kontrol görevlisi makine mühendisi ... tarafından gönderilen 01/06/2018 tarihinde yapılan geçici kabul konulu mailde tespit edilen eksikliklerin önemsiz olduğu ve sözleşme gereği yapılması gereken ödemelerin yapılmasında sakınca olmadığının kabul edildiği, buna göre geçici kabul tarihinin 01/06/2018 tarihi olduğu, tanık beyanlarıyla sabit olduğu üzere ayıba ilişkin hususların ispat edilemediği, koku probleminin davacı yüklenici ...'in imalatlarından kaynaklanmadığı ve gecikmenin de davalı ...'den kaynaklandığı bu hususun davalı ...'in mekanik işler konusunda danışmanı ve kontrolürü olan tanık ...'in beyanlarıyla da sabit olduğu, davalı ...'in bu şekilde yerine getirmesi gereken fiilleri gerçekleştirmemesi, geç başlaması, kesilmesi veya yavaş ilerlemesi nedeniyle bu gecikmelerden davacı yüklenici ...'in sorumlu olamayacağı ve bu nedenle davacı ...'in temerrüde düşemeyeceği, gecikmelerin iş sahibinden kaynaklandığı, geçici kabul sırasındaki eksikliklerin önemsiz olduğu, tüm bunlara göre davacı ...'in eseri teslim borcunda temerrüde düşmediği, iş sahibinden kaynaklanan nedenlerden dolayı gecikme olduğu, sözleşmelerdeki işin teslim tarihine rağmen işin teslimine başlanması için zorunlu olan çatı imalatının tamamlanması için planlanan tarihin 05/06/2017 tarihi olması ve işin durması ve gecikmesi nedeniyle davacı ...'in ekibini başka bir işe yönlendirip daha sonra davalı ...'in oteline yönlendirmesi için gerekli sürelerde dikkate alındığında, gecikilen süre kadar sürenin teslim süresine eklenmesi gerektiği, buna göre de davacı ...'in temerrüde düşmemiş olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın reddine, asıl davanın asıl alacak yönünden kabulüne, işlemiş faiz yönününden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ A)Davacı-birleşen dosyada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TTK'nın 90 ve 94.maddeleri uyarınca, davalı şirket bizzat kendileri tarafından imzalı ve kaşeli olarak müvekkil firmaya gönderilen ve dosyaya da ibraz edilen 26.06.2018 tarihli cari hesaba dayalı mutabakat metnine karşı herhangi bir itirazda bulunmadığından temerrüde düşmüş olup, iş bu tarih itibari ile faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, yalnızca faiz isteminin reddine yönelik mahkeme kararı kaldırılarak asıl alacak ve ek işler alacağına yönelik faiz isteminin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. B)Davalı-birleşen dosyada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Asıl davanın ilave imalatın bedelinin ödenip ödenmemesi noktasında toplandığı, her iki sözleşmede de işin artmasından kaynaklı bedel yansıtılmayacağının ilave edildiği, kesilen fazla fatura ve buna bağlı yapılan kısmi ödemelerin, işlerin biran önce bitirilmesi için davalı müvekkillin çabasından ibaret olduğu, tarafların sözleşmenin 4. Maddesini iptal etmediği, davalı müvekkilin faturalara itiraz etmemiş olmasının, sözleşmenin hükmünün ancak yazılı olarak tadili hükmünü de bertaraf ettiği anlamını taşımayacağı, davalı müvekkilin yeni veya ilave işler talep etmediği, davacı maliyeti yakalayamadığından bu farkı fatura ederek çözmeye çalıştığı, sözleşmenin 23.maddesinde sözleşme hükümleri kapsamında olmayan yeni işler başlığında, açıkça işveren onayı olmaksızın yapılan işlerin geçersiz olduğunun belirtildiği gerekçeleriyle, mahkeme kararı kaldırılarak asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.-Tarafların 12.02.2016 tarihinde 4.5 ay sürecek bir iş takvimi belirlemesine rağmen, davalınını 2 yıl geciktiği, bu duruma gerekçe olarak, çelik konstrüksiyon imalatı ileri sürülmüşse de, bu durum karara esas alınan bilirkişi raporunda tahmin yürütülerek bertaraf edildiği, yerel mahkeme, çelik konstrüksiyon imalatının ne zaman sonlandığını uydu görüntüleri ile öğrenebilmek yerine niyet okuyarak tahmini olarak belirlediği, gerekçeli kararda, çelik katın imalatının birleşen dosya davalısının iş akışını bozduğu belirtilmişse de, birleşen dosya davalısının o dönemki ticari defterleri incelenmediği, birleşen dosya davacısı müvekkilin 07.03.2016 tarihinde sözleşmenin 15. maddesine göre 510.000 TL ödeme yapmış olmasının da, ilave katın konu dışı olduğunun ve işin derhal bitirilmesi gerektiğinin açık ispatı olduğu, mahkemenin tüm davayı çelik konstrüksiyon imalatına bağlamış olup açıkça kolaya kaçtığı, 12.02.2016 ile 01.06.2016 arasında sadece 4.5 ay sürecek bir süreçte, gecikmeye neden olarak da 2017 yılında meydana gelen 1.5 aylık bir ek imalatı sebep gösterdiği gerekçeleriyle, mahkeme kararı kaldırılarak birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Asıl davada; davacı yüklenici, taraflar arasında imzalanan 12.02.2016 tarihli eser sözleşmesi kapsamında yapılan iş karşılığı olarak, taraflarca mutabakat altına alınan 894.379.90 TL'nin ve yapılan ilave işler karşılığı düzenlenen 132.944,70 TL'lik fatura alacağının işlemiş faizleri ile birlikte tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptalini talep ettiği, davalı iş sahibi ise, işin süresinde ve gereği gibi teslim edilmediği gibi, sözleşme kapsamında yapılmış ödemeler itibariyle bakiye alacağın kalmadığı, sözleşmelere göre ilave iş bedeli talep edilemeyeceği beyanıyla davanın reddini talep ettiği,Birleşen davada ise; davacı iş sahibi, otelin geç tesliminden kaynaklı uğranılan gelir kaybı zararının, sözleşmenin 6 ve 24.maddeleri kapsamında gecikme cezasının, prestij kaybı cezasının, yine restoranın geç tesliminden kaynaklı uğranılan gelir kaybı zararının, sözleşmenin 6 ve 24.maddeleri kapsamında gecikme cezasının, fazla yapılan ödemenin şimdilik 1.000 TL olarak tahsilini talep ettiği, davalı yüklenici ise, belediyeye bildirilen iş projesinin 7 katlı olmasına rağmen, 8.kata ilişkin resmi işlemlerden kaynaklı olarak çatı katının tarafına Mart 2018'de teslim edilmiş olması sebebiyle işin uzadığı beyanıyla davanın reddini talep ettiği,Mahkemece, bilirkişi raporunda tespit edilen alacaklar yönünden asıl davanın kabulüne, eserde ayıp iddiasının ispatlanamadığı, gecikmenin iş sahibinden kaynaklandığı sabit görülerek birleşen davanın reddine karar verildiği görülmüştür.Taraflar arasında imzalanan 12.02.2016 tarihli ....Sözleşmesinde; yüklenicinin otel projesindeki elektik ve mekanik işleri 2.550.000+KDV götürü bedel karşılığında yapmayı üstlendiği, işin 01.07.2016 tarihinde teslim edileceği, 16.08.2017 tarihli ....Sözleşmesinde ise; yüklenicinin otelin restoran ve mutfak projesindeki mekanik işleri birim fiyatlı bedel karşılığında yapmayı üstlendiği, işin 15.11.2017 tarihinde teslim edileceği kararlaştırılmıştır.20.06.2018 tarihli mutabakat akdinde, 30.05.2018 tarihi itibariyle davalının davacıya cari hesap bakiye borcu 894.379,90 TL olarak kabul edilmiştir. Bilirkişi kök ve ek raporlarında özetle; taraf ticari defterlerinin birbirini doğruladığı ve davacının davalıdan bakiye 894.379,90 TL alacağının olduğu, otelde yapılan mekanik tesisat iş karşılığı KDV hariç 2.332.246,70 TL'lik hak edişin iş sahibince onaylandığı, ayıplı ve eksik iş olmadığı, elektrik tesisatı kapsamında ilave iş karşılığının 79.563,95+KDV=93.885,46 TL, mekanik tesisat kapsamında ilave iş karşılığının 55.552,09+KDV=65.551,47 TL olduğu, iş tesliminde yükleniciden kaynaklı gecikme olmadığından, birleşen dava kapsamında ceza ve zarar talep edilemeyeceği görüşü bildirilmiştir. Asıl Dava Yönünden Taraf İstinafları Kapsamında Yapılan Değerlendirmede: Takip öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için borçlunun alacak miktarını gösterir ve ödeme talebini içerir bir ihtarla temerrüde düşürülmesi (TBK'nın 117/1) ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK'nın 117/2) gerekir. Somut olayda, icra takibinden önce alacak miktarı gösterilmek ve ödenmesi talep edilmek suretiyle borçlu temerrüde düşürülmediğinden ve kararlaştırılmış kesin vade bulunmadığından temerrüt, icra takip tarihi ile oluşmuştur. Bu durumda, takip öncesine ait işlemiş faiz alacağına ilişkin itirazın iptali talebinin reddine yönelik mahkeme kararı doğru olup, davacı vekilinini istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Asıl dava, mutabakata dayalı cari hesap alacağı ile ilave işler bedelinin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dayanak cari hesap belgesi ile fatura konusu ilave işlerle ilgili, yapılan keşif neticesinde bilirkişi tarafından usulünce tespit yapılmış ve denetime elverişli şekilde bedeller belirlenmiş, yapılan bu belirlemelerin de dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar faturaya konu işlerin iş artışı niteliğinde olduğu ve sözleşmenin 4.maddesi uyarınca talep edilemeyeceği savunulmuşsa da, ilgili maddede yer alan, işin artması veya azalması nedeniyle fiyat farkı talep edilemeyeceğine dair hükmün, ilave işleri kapsamadığı, icra takibine konu işlerin ilave iş niteliğinde olduğu, iş artışı kapsamında değerlendirilemeyeceği, bedelinin de bilirkişilerce usulüne uygun şekilde belirlendiği sabit olmakla; davalı vekilinin özellikle beyan ettiği istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, davalı vekilinin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Birleşen Dava Yönünden Davacı İstinafları Kapsamında Yapılan Değerlendirmede: Birleşen davada davacı iş sahibinin talepleri, davalı yüklenicinin işi süresinde teslim edememesine dayalı (gecikmeden kaynaklı) talepler olmakla; taraf beyanları, bilirkişi raporu ve özellikle tanık beyanları itibariyle, sözleşmeye konu otel binasının 7 katlı olduğu, 8.katın kaçak olarak inşa edildiği (davalı beyanı itibariyle de), 8.kat yapım işinin 2018 yılı Mart ayında tamamlanması sonrasında yükleniciye yer tesliminin yapıldığı, yüklenici tarafından işin tamamlanabilmesi için 8.katın da bitmesi gerektiği (sözleşmeye konu bir kısım mekanik aksamın 8.kat üstüne yerleştirilmesi sebebiyle), işin tesliminin ise 01.06.2018 tarihinde yapıldığı, bu sürenin de makul olduğu sabit görülmekle, gecikmede davalı yüklenicinin kusuru olmadığı, gecikmenin davacı iş sahibinden kaynaklandığı kabul edilmiştir. Kaldı ki, davacı iş sahibince dinletilen tanıklar da, işin tesliminde gecikme olmadığını, sözleşmede belirlenen sürede teslim edilmemiş olmasının davacı iş sahibinden kaynaklı olduğunu beyan etmişlerdir. Bu durumda, sözleşme konusu işin, sözleşmede belirlenen sürede teslim edilmemiş olmasında davalı yüklenicinin kusuru olmadığından, gecikmenin davacı iş sahibinden kaynaklandığından, davacı iş sahibinin gecikmeye bağlı taleplerinin reddine dair mahkeme kararı doğru olup, istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/12/2021 tarih ve 2019/138 Esas, 2021/1120 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı-birleşen dosya davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacı-birleşen dosyada davalı yönünden; alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30-TL harcın davacı-birleşen dosyada davalı ... 'den alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı-birleşen dosyada davacı yönünden; alınması gereken (732,00+70.176,54=) 70.908,54-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan (17.556,00+80,70=)17.636,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 53.271,84-TL harcın davalı-birleşen dosyada davacı ...'nden alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 17/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.